Tecelliler Levayih — Molla Cami

Tecelliler Levayih
Molla CamiBüyüyenay Yayınları
Tecelliler Levayih
Molla CamiAbdurrahman Câmî İslam irfanının önemli eserlerini vermiş bir âlimdir Eserleri tasavvuf alanında önemli bir yere sahiptir Levâyih tasavvufun amelî ve nazarî meselelerini özlü bir şekilde ele almıştır Câmî nin eserleri Osmanlı edebiyat ve tasavvuf hayatına büyük etki yapmıştır Tercüme i Levâyih İstanbul da kaleme alınmış ve Câmî nin eserlerini günümüze taşımıştır

Büyüyen Ay Yayınları
Abdurrahman Câmî bir dönem İslâm irfanının en nadide eserlerini vermiş Farsça konuşan dünyada Ekberî tasavvuf okulunun tercümanı olmuştur Horasan ve Maverâünnehr gibi ilim ve irfan ocakları uyandıran ilim ve irfan otoriteleri yetiştiren bir coğrafyada bu âlî ilimlerin tahkimatına mühim hizmetlerde bulunmuştur Dil tefsir hadis fıkıh akâid ve ahlâk alanında onlarca eser vermiş olmakla beraber en çok tasavvuf ve edebiyat alanında kaleme aldıklarıyla şöhret bulmuştur Tasavvuf sahasındaki her biri pek mühim eserlerinden biri hacmi itibarıyla küçük ancak içeriği bakımından fevkalade bir niteliğe sahip olan Levâyih tir Farsça yazılmış bu eser tasavvufun amelî ve nazarî meselelerini öz bir halde muhtevasında toplamıştır Nüsha farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda muhtelif olmakla birlikte otuz üç veya otuz altı lâyihadan yani bölümden oluşan eserin her bölümünde rubâîlere yer verilmiştir Birçok eserinde olduğu gibi Câmî Levâyih te de nesire nazım zevkini derç etmekten imtinâ etmemiştir Câmî nin Osmanlı edebiyat ve tasavvuf hayatına etkisi izahtan vârestedir Tasavvuf alanında Nefehâtü l Üns başta olmak üzere birçok eseri Osmanlı sûfîleri tarafından okunmuş ve tercüme edilerek maârif âlemine kazandırılmıştır Levâyih birçok defa tercüme edilmiştir Zeyniyye den Abdülmecid Amâsî Halvetiyye Şemsiyye piri Şemseddin Sivâsî Nakşibendiyye den İsmail Müfid İstanbûlî ve Halvetiyye Şâbâniyye den Yakub Han Kaşgârî bunlardandır Meşrepler ve tarihler değerlendirildiğinde eserin muhtelif tarikatlara mensup kimseler tarafından farklı dönemlerde ilgiye mazhar olduğu anlaşılmaktadır Tecelliler ismiyle yayına hazırlanan Tercüme i Levâyih isimli eser 18 yüzyılın sonlarında İstanbullu bir âlim ve Nakşibendî dervişi olan İsmail Müfid İstanbûlî tarafından kaleme alınmıştır Serbest bir üslupla tercüme edilmiş olan eser Câmî nin vefatından ortalama üç yüz yıl sonra kendisi gibi dini ilimlerin muhtelif alanlarında eserler vermiş edebî zevke sahip bir âlim derviş tarafından bu sefer İstanbul da tekrar ihya edilmiştir

Büyüyenay Yayınları
Abdurrahman Câmî bir dönem İslâm irfanının en nadide eserlerini vermiş Farsça konuşan dünyada Ekberî tasavvuf okulunun tercümanı olmuştur Horasan ve Maverâünnehr gibi ilim ve irfan ocakları uyandıran ilim ve irfan otoriteleri yetiştiren bir coğrafyada bu âlî ilimlerin tahkimatına mühim hizmetlerde bulunmuştur Dil tefsir hadis fıkıh akâid ve ahlâk alanında onlarca eser vermiş olmakla beraber en çok tasavvuf ve edebiyat alanında kaleme aldıklarıyla şöhret bulmuştur Tasavvuf sahasındaki her biri pek mühim eserlerinden biri hacmi itibarıyla küçük ancak içeriği bakımından fevkalade bir niteliğe sahip olan Levâyih tir Farsça yazılmış bu eser tasavvufun amelî ve nazarî meselelerini öz bir halde muhtevasında toplamıştır Nüsha farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda muhtelif olmakla birlikte otuz üç veya otuz altı lâyihadan yani bölümden oluşan eserin her bölümünde rubâîlere yer verilmiştir Birçok eserinde olduğu gibi Câmî Levâyih te de nesire nazım zevkini derç etmekten imtinâ etmemiştir Câmî nin Osmanlı edebiyat ve tasavvuf hayatına etkisi izahtan vârestedir Tasavvuf alanında Nefehâtü l Üns başta olmak üzere birçok eseri Osmanlı sûfîleri tarafından okunmuş ve tercüme edilerek maârif âlemine kazandırılmıştır Levâyih birçok defa tercüme edilmiştir Zeyniyye den Abdülmecid Amâsî Halvetiyye Şemsiyye piri Şemseddin Sivâsî Nakşibendiyye den İsmail Müfid İstanbûlî ve Halvetiyye Şâbâniyye den Yakub Han Kaşgârî bunlardandır Meşrepler ve tarihler değerlendirildiğinde eserin muhtelif tarikatlara mensup kimseler tarafından farklı dönemlerde ilgiye mazhar olduğu anlaşılmaktadır Tecelliler ismiyle yayına hazırlanan Tercüme i Levâyih isimli eser 18 yüzyılın sonlarında İstanbullu bir âlim ve Nakşibendî dervişi olan İsmail Müfid İstanbûlî tarafından kaleme alınmıştır Serbest bir üslupla tercüme edilmiş olan eser Câmî nin vefatından ortalama üç yüz yıl sonra kendisi gibi dini ilimlerin muhtelif alanlarında eserler vermiş edebî zevke sahip bir âlim derviş tarafından bu sefer İstanbul da tekrar ihya edilmiştir Tanıtım Bülteninden

Büyüyen Ay Yayınları
Abdurrahman Câmî bir dönem İslâm irfanının en nadide eserlerini vermiş Farsça konuşan dünyada Ekberî tasavvuf okulunun tercümanı olmuştur Horasan ve Maverâünnehr gibi ilim ve irfan ocakları uyandıran ilim ve irfan otoriteleri yetiştiren bir coğrafyada bu âlî ilimlerin tahkimatına mühim hizmetlerde bulunmuştur Dil tefsir hadis fıkıh akâid ve ahlâk alanında onlarca eser vermiş olmakla beraber en çok tasavvuf ve edebiyat alanında kaleme aldıklarıyla şöhret bulmuştur Tasavvuf sahasındaki her biri pek mühim eserlerinden biri hacmi itibarıyla küçük ancak içeriği bakımından fevkalade bir niteliğe sahip olan Levâyih tir Farsça yazılmış bu eser tasavvufun amelî ve nazarî meselelerini öz bir halde muhtevasında toplamıştır Nüsha farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda muhtelif olmakla birlikte otuz üç veya otuz altı lâyihadan yani bölümden oluşan eserin her bölümünde rubâîlere yer verilmiştir Birçok eserinde olduğu gibi Câmî Levâyih te de nesire nazım zevkini derç etmekten imtinâ etmemiştir Câmî nin Osmanlı edebiyat ve tasavvuf hayatına etkisi izahtan vârestedir Tasavvuf alanında Nefehâtü l Üns başta olmak üzere birçok eseri Osmanlı sûfîleri tarafından okunmuş ve tercüme edilerek maârif âlemine kazandırılmıştır Levâyih birçok defa tercüme edilmiştir Zeyniyye den Abdülmecid Amâsî Halvetiyye Şemsiyye piri Şemseddin Sivâsî Nakşibendiyye den İsmail Müfid İstanbûlî ve Halvetiyye Şâbâniyye den Yakub Han Kaşgârî bunlardandır Meşrepler ve tarihler değerlendirildiğinde eserin muhtelif tarikatlara mensup kimseler tarafından farklı dönemlerde ilgiye mazhar olduğu anlaşılmaktadır Tecelliler ismiyle yayına hazırlanan Tercüme i Levâyih isimli eser 18 yüzyılın sonlarında İstanbullu bir âlim ve Nakşibendî dervişi olan İsmail Müfid İstanbûlî tarafından kaleme alınmıştır Serbest bir üslupla tercüme edilmiş olan eser Câmî nin vefatından ortalama üç yüz yıl sonra kendisi gibi dini ilimlerin muhtelif alanlarında eserler vermiş edebî zevke sahip bir âlim derviş tarafından bu sefer İstanbul da tekrar ihya edilmiştir

Büyüyen Ay Yayınları
Abdurrahman Câmî bir dönem İslâm irfanının en nadide eserlerini vermiş Farsça konuşan dünyada Ekberî tasavvuf okulunun tercümanı olmuştur Horasan ve Maverâünnehr gibi ilim ve irfan ocakları uyandıran ilim ve irfan otoriteleri yetiştiren bir coğrafyada bu âlî ilimlerin tahkimatına mühim hizmetlerde bulunmuştur Dil tefsir hadis fıkıh akâid ve ahlâk alanında onlarca eser vermiş olmakla beraber en çok tasavvuf ve edebiyat alanında kaleme aldıklarıyla şöhret bulmuştur Tasavvuf sahasındaki her biri pek mühim eserlerinden biri hacmi itibarıyla küçük ancak içeriği bakımından fevkalade bir niteliğe sahip olan Levâyih tir Farsça yazılmış bu eser tasavvufun amelî ve nazarî meselelerini öz bir halde muhtevasında toplamıştır Nüsha farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda muhtelif olmakla birlikte otuz üç veya otuz altı lâyihadan yani bölümden oluşan eserin her bölümünde rubâîlere yer verilmiştir Birçok eserinde olduğu gibi Câmî Levâyih te de nesire nazım zevkini derç etmekten imtinâ etmemiştir Câmî nin Osmanlı edebiyat ve tasavvuf hayatına etkisi izahtan vârestedir Tasavvuf alanında Nefehâtü l Üns başta olmak üzere birçok eseri Osmanlı sûfîleri tarafından okunmuş ve tercüme edilerek maârif âlemine kazandırılmıştır Levâyih birçok defa tercüme edilmiştir Zeyniyye den Abdülmecid Amâsî Halvetiyye Şemsiyye piri Şemseddin Sivâsî Nakşibendiyye den İsmail Müfid İstanbûlî ve Halvetiyye Şâbâniyye den Yakub Han Kaşgârî bunlardandır Meşrepler ve tarihler değerlendirildiğinde eserin muhtelif tarikatlara mensup kimseler tarafından farklı dönemlerde ilgiye mazhar olduğu anlaşılmaktadır Tecelliler ismiyle yayına hazırlanan Tercüme i Levâyih isimli eser 18 yüzyılın sonlarında İstanbullu bir âlim ve Nakşibendî dervişi olan İsmail Müfid İstanbûlî tarafından kaleme alınmıştır Serbest bir üslupla tercüme edilmiş olan eser Câmî nin vefatından ortalama üç yüz yıl sonra kendisi gibi dini ilimlerin muhtelif alanlarında eserler vermiş edebî zevke sahip bir âlim derviş tarafından bu sefer İstanbul da tekrar ihya edilmiştir

Büyüyen Ay Yayınları
Abdurrahman Câmî bir dönem İslâm irfanının en nadide eserlerini vermiş Farsça konuşan dünyada Ekberî tasavvuf okulunun tercümanı olmuştur Horasan ve Maverâünnehr gibi ilim ve irfan ocakları uyandıran ilim ve irfan otoriteleri yetiştiren bir coğrafyada bu âlî ilimlerin tahkimatına mühim hizmetlerde bulunmuştur Dil tefsir hadis fıkıh akâid ve ahlâk alanında onlarca eser vermiş olmakla beraber en çok tasavvuf ve edebiyat alanında kaleme aldıklarıyla şöhret bulmuştur Tasavvuf sahasındaki her biri pek mühim eserlerinden biri hacmi itibarıyla küçük ancak içeriği bakımından fevkalade bir niteliğe sahip olan Levâyih tir Farsça yazılmış bu eser tasavvufun amelî ve nazarî meselelerini öz bir halde muhtevasında toplamıştır Nüsha farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda muhtelif olmakla birlikte otuz üç veya otuz altı lâyihadan yani bölümden oluşan eserin her bölümünde rubâîlere yer verilmiştir Birçok eserinde olduğu gibi Câmî Levâyih te de nesire nazım zevkini derç etmekten imtinâ etmemiştir Câmî nin Osmanlı edebiyat ve tasavvuf hayatına etkisi izahtan vârestedir Tasavvuf alanında Nefehâtü l Üns başta olmak üzere birçok eseri Osmanlı sûfîleri tarafından okunmuş ve tercüme edilerek maârif âlemine kazandırılmıştır Levâyih birçok defa tercüme edilmiştir Zeyniyye den Abdülmecid Amâsî Halvetiyye Şemsiyye piri Şemseddin Sivâsî Nakşibendiyye den İsmail Müfid İstanbûlî ve Halvetiyye Şâbâniyye den Yakub Han Kaşgârî bunlardandır Meşrepler ve tarihler değerlendirildiğinde eserin muhtelif tarikatlara mensup kimseler tarafından farklı dönemlerde ilgiye mazhar olduğu anlaşılmaktadır Tecelliler ismiyle yayına hazırlanan Tercüme i Levâyih isimli eser 18 yüzyılın sonlarında İstanbullu bir âlim ve Nakşibendî dervişi olan İsmail Müfid İstanbûlî tarafından kaleme alınmıştır Serbest bir üslupla tercüme edilmiş olan eser Câmî nin vefatından ortalama üç yüz yıl sonra kendisi gibi dini ilimlerin muhtelif alanlarında eserler vermiş edebî zevke sahip bir âlim derviş tarafından bu sefer İstanbul da tekrar ihya edilmiştir Yayınevi Büyüyen Ay Yayınları Yazar Molla Cami Sayfa 160 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2023 Barkod 9786256394407 Kategori Tasavvuf Mezhepler Tarikatlar

Büyüyen Ay Yayınları
Abdurrahman Câmî bir dönem İslâm irfanının en nadide eserlerini vermiş Farsça konuşan dünyada Ekberî tasavvuf okulunun tercümanı olmuştur Horasan ve Maverâünnehr gibi ilim ve irfan ocakları uyandıran ilim ve irfan otoriteleri yetiştiren bir coğrafyada bu âlî ilimlerin tahkimatına mühim hizmetlerde bulunmuştur Dil tefsir hadis fıkıh akâid ve ahlâk alanında onlarca eser vermiş olmakla beraber en çok tasavvuf ve edebiyat alanında kaleme aldıklarıyla şöhret bulmuştur Tasavvuf sahasındaki her biri pek mühim eserlerinden biri hacmi itibarıyla küçük ancak içeriği bakımından fevkalade bir niteliğe sahip olan Levâyih tir Farsça yazılmış bu eser tasavvufun amelî ve nazarî meselelerini öz bir halde muhtevasında toplamıştır Nüsha farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda muhtelif olmakla birlikte otuz üç veya otuz altı lâyihadan yani bölümden oluşan eserin her bölümünde rubâîlere yer verilmiştir Birçok eserinde olduğu gibi Câmî Levâyih te de nesire nazım zevkini derç etmekten imtinâ etmemiştir Câmî nin Osmanlı edebiyat ve tasavvuf hayatına etkisi izahtan vârestedir Tasavvuf alanında Nefehâtü l Üns başta olmak üzere birçok eseri Osmanlı sûfîleri tarafından okunmuş ve tercüme edilerek maârif âlemine kazandırılmıştır Levâyih birçok defa tercüme edilmiştir Zeyniyye den Abdülmecid Amâsî Halvetiyye Şemsiyye piri Şemseddin Sivâsî Nakşibendiyye den İsmail Müfid İstanbûlî ve Halvetiyye Şâbâniyye den Yakub Han Kaşgârî bunlardandır Meşrepler ve tarihler değerlendirildiğinde eserin muhtelif tarikatlara mensup kimseler tarafından farklı dönemlerde ilgiye mazhar olduğu anlaşılmaktadır Tecelliler ismiyle yayına hazırlanan Tercüme i Levâyih isimli eser 18 yüzyılın sonlarında İstanbullu bir âlim ve Nakşibendî dervişi olan İsmail Müfid İstanbûlî tarafından kaleme alınmıştır Serbest bir üslupla tercüme edilmiş olan eser Câmî nin vefatından ortalama üç yüz yıl sonra kendisi gibi dini ilimlerin muhtelif alanlarında eserler vermiş edebî zevke sahip bir âlim derviş ta

Büyüyenay Yayınları
Abdurrahman Câmî bir dönem İslâm irfanının en nadide eserlerini vermiş Farsça konuşan dünyada Ekberî tasavvuf okulunun tercümanı olmuştur Horasan ve Maverâünnehr gibi ilim ve irfan ocakları uyandıran ilim ve irfan otoriteleri yetiştiren bir coğrafyada bu âlî ilimlerin tahkimatına mühim hizmetlerde bulunmuştur Dil tefsir hadis fıkıh akâid ve ahlâk alanında onlarca eser vermiş olmakla beraber en çok tasavvuf ve edebiyat alanında kaleme aldıklarıyla şöhret bulmuştur Tasavvuf sahasındaki her biri pek mühim eserlerinden biri hacmi itibarıyla küçük ancak içeriği bakımından fevkalade bir niteliğe sahip olan Levâyih tir Farsça yazılmış bu eser tasavvufun amelî ve nazarî meselelerini öz bir halde muhtevasında toplamıştır Nüsha farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda muhtelif olmakla birlikte otuz üç veya otuz altı lâyihadan yani bölümden oluşan eserin her bölümünde rubâîlere yer verilmiştir Birçok eserinde olduğu gibi Câmî Levâyih te de nesire nazım zevkini derç etmekten imtinâ etmemiştir Câmî nin Osmanlı edebiyat ve tasavvuf hayatına etkisi izahtan vârestedir Tasavvuf alanında Nefehâtü l Üns başta olmak üzere birçok eseri Osmanlı sûfîleri tarafından okunmuş ve tercüme edilerek maârif âlemine kazandırılmıştır Levâyih birçok defa tercüme edilmiştir Zeyniyye den Abdülmecid Amâsî Halvetiyye Şemsiyye piri Şemseddin Sivâsî Nakşibendiyye den İsmail Müfid İstanbûlî ve Halvetiyye Şâbâniyye den Yakub Han Kaşgârî bunlardandır Meşrepler ve tarihler değerlendirildiğinde eserin muhtelif tarikatlara mensup kimseler tarafından farklı dönemlerde ilgiye mazhar olduğu anlaşılmaktadır Tecelliler ismiyle yayına hazırlanan Tercüme i Levâyih isimli eser 18 yüzyılın sonlarında İstanbullu bir âlim ve Nakşibendî dervişi olan İsmail Müfid İstanbûlî tarafından kaleme alınmıştır Serbest bir üslupla tercüme edilmiş olan eser Câmî nin vefatından ortalama üç yüz yıl sonra kendisi gibi dini ilimlerin muhtelif alanlarında eserler vermiş edebî zevke sahip bir âlim derviş tarafından bu sefer İstanbul da tekrar ihya edilmiştir Tanıtım Bülteninden