Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın — Fatmagül Berktay

Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın
Fatmagül BerktayMetis Yayıncılık
Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın
Fatmagül BerktayKadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması her üç tektanrılı dinin ortak özelliği Bu ortak özellik tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile ilginç olan bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları Günümüzde Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konumu ve denetimi üzerinde yoğunlaştığını ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının doğru toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz Karşılaştırmalı yaklaşım bu konuda da partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendinciliğin İslam ın egzotik alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir Fatmagül Berktay

Metis Yayınları
Hıristiyanlık ta Ve İslamiyet te Kadının Statüsü Üzerine Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım Kadının ikinciliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması her üç tektanrılı dinin ortak özelliği Bu ortak özellik tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile ilginç olan bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları Günümüzdeki Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konfmu ve denetimi üzerinde yoğunlaştuğunu ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının doğru toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz Karşılaştırmalı yaklaşım bu konuda da partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendönciliğin İslam ın egzotik alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir Sayfa Sayısı 240 Baskı Yılı 2016 Dili Türkçe Yayınevi Metis Yayıncılık

Metis Yayınları
Hıristiyanlık ta Ve İslamiyet te Kadının Statüsü Üzerine Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım Kadının ikinciliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması her üç tektanrılı dinin ortak özelliği Bu ortak özellik tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile ilginç olan bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları Günümüzdeki Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konfmu ve denetimi üzerinde yoğunlaştuğunu ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının doğru toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz Karşılaştırmalı yaklaşım bu konuda da partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendönciliğin İslam ın egzotik alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir

Metis Yayınları
Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması her üç tektanrılı dinin ortak özelliği Bu ortak özellik tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile ilginç olan bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları Günümüzdeki Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konumu ve denetimi üzerinde yoğunlaştığını ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının doğru toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz Karşılaştırmalı yaklaşım bu konuda da partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendinciliğin İslam ın egzotik alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir Fatmagül Berktay

Metis Yayınları
Fatmagül Berktay tarafından kaleme alınan Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın Metis Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın Fatmagül Berktay Kitap Özeti Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması her üç tektanrılı dinin ortak özelliği Bu ortak özellik tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile ilginç olan bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları Günümüzdeki Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konumu ve denetimi üzerinde yoğunlaştığını ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının doğru toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz Karşılaştırmalı yaklaşım bu konuda da partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendinciliğin İslam ın egzotik alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir Fatmagül Berktay Yayınevi Metis Yayınları Yazar Fatmagül Berktay Sayfa 280 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x19 50 cm Basım Yılı Şubat 2021 Barkod 9789753420969 Kategori Diğer İslam Kitapları Diğer Politikat Siyaset Hıristiyanlık Kadın Sorunu Feminizm

METİS YAYINLARI
Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması her üç tektanrılı dinin ortak özelliği Bu ortak özellik tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile ilginç olan bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları Günümüzdeki Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konumu ve denetimi üzerinde yoğunlaştığını ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının doğru toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz Karşılaştırmalı yaklaşım bu konuda da partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendinciliğin İslam ın egzotik alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir Fatmagül Berktay Yayınevi METİS YAYINLARI Yazar FATMAGÜL BERKTAY

Metis
Hıristiyanlıkta ve İslamiyet te Kadının Statüsü Üzerine Karşılaştırmalı Bir Yaklaşım Kadının ikinciliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması her üç tektanrılı dinin ortak özelliği Bu ortak özellik tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile ilginç olan bugünkü ifadelerinde dekadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları Günümüzdeki Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konumu ve denetimi üzerinde yoğunlaştığını ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının doğru toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz Karşılaştırmalı yaklaşım bu konuda da partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı ve salt İslam a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendinciliğin İslam ın egzotik alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir Fatmagül Berktay

Metis Yayınları
Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması her üç tektanrılı dinin ortak özelliği Bu ortak özellik tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile ilginç olan bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları Günümüzdeki Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konumu ve denetimi üzerinde yoğunlaştığını ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının doğru toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz Karşılaştırmalı yaklaşım bu konuda da partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendinciliğin İslam ın egzotik alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir Fatmagül Berktay img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Metis Yayınları
Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması her üç tektanrılı dinin ortak özelliği Bu ortak özellik tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile ilginç olan bugünkü ifadelerinde de kadınlara ilişkin tutum ve anlayışı odak almaları Günümüzde Protestan ve İslamcı köktendinciliğin de kadının konumu ve denetimi üzerinde yoğunlaştığını ve kendilerini toplumsal cinsiyet ve kadının doğru toplumsal rolü aracılığıyla meşrulaştırdıklarını görüyoruz Karşılaştırmalı yaklaşım bu konuda da partikülarizme ve oryantalizme düşülerek dinsel canlanışı salt İslam a özgü bir olgu olarak görme yanılgısına engel olacak ve köktendinciliğin İslam ın egzotik alanıyla sınırlı ve anlaşılmaz bir şey olmadığının görülmesine yardım edecektir Fatmagül Berktay Önsöz s 7 13 Bu kitap bir doktora tezi AÜSBF Siyaset Bilimi olarak hazırlandı dolayısıyla akademik bir çalışmanın tüm olumsuzluklarını ve dezavantajlarını taşıyor Ancak tezin yazımının olmasa bile araştırma ve zihinde olgunlaştırma sürecinin epey uzun bir zaman dilimine yayılmış ve oldukça geç bir yaşta kotarılmış olmasının getirdiği bazı avantajlar da yok değil Bir kere insanın olgunluk ve özgüven düzeyi ister istemez biraz artmış oluyor özellikle ikincisi kadınlar açısından önemli ve bu niteliği görece geç bir yaşta kazanabilmemiz başlı başına düşündürücü Bu ise gerek içerik gerekse dil açısından daha cesur ya da serüvenci bir tutum alınabilmesini kolaylaştırıyor Bu tezi yazarken kendimi olayların ve dilin akışına kaptırdığım çok oldu Elimdeki malzeme özellikle eski yaratılış mitosları ve üç kutsal kitabın dili böyle bir kaptırışa elbette çok yatkındı Dolayısıyla yazım aşaması sancılı da olsa yer yer epey keyifliydi Sonuç Kendi Adını Koymaya Cesaret Etmek s 209 217 İnsan yaşamında çok önemli bir yer tutan dinin sosyolojik ve ideolojik bir olgu olarak gerek tarihsel gerekse çağdaş bağlamlarda incelenmesi toplumsal cinsiyet bölünmesinin iki tarafı için farklı anlamlar taşıdığına ve kadınlar ile erkeklerin maddi ve ideolojik yaşamları üzerinde farklı etkiler yarattığına işaret ediyor Özellikle kadınların dinle olan ilişkisi her zaman karmaşık çelişkili ve gerilimli olmuştur Din kadınlara zaman zaman kendilerini ifade olanağı sunsa da kadını ikincil ve bağımlı olarak değişmez bir biçimde tanımlamasıyla onlar için yalnızca ideolojik düzlemde kalmayan bir cendere oluşturmuş ve kadınlar yüzyıllar boyunca kendilerine ve başkalarına eksiksiz insanlığa ulaşabilme ve soyut düşünme yetisine sahip olduklarını kanıtlayabilmek için çırpınıp durmuşlardır Nermin Abadan Unat Tek Tanrılı Dinler Karşısında Kadın 8 Mart 2000 Fatmagül Berktay Tektanrılı Dinler Karşısında Kadın başlıklı yapıtında Hıristiyanlık Musevilik ve İslamda kadının statüsünü karşılaştırmalı bir yaklaşımla ele almaktadır Aslında bir doktora tezi olan bu çalışma konusu gereği felsefe teoloji sosyoloji antropoloji arkeoloji sanat tarihi etimoloji siyaset bilimini kapsamak üzere disiplinlerarası bir çerçevede irdelenmiştir Berktay tektanrılı üç dinin her birinde kadının ikincilliğinin doğal olarak kabul edildiğini dolayısıyla bedeninin denetiminin de meşru olduğunu ayrıntılı metin analizleri ile ortaya koymaktadır Berktay bu dinleri incelerken Durckheim Weber Gaertz Turner gibi toplumbilimcilere başvurduğu gibi dinin siyaset alanındaki etkisini Fransız filozof Foucault nun geliştirdiği bilgi iktidar söylemi ile çözmeye çalışıyor