Televizyon ve İçimizdeki Şiddet — Nilgün Tutal Cheviron

Televizyon ve İçimizdeki Şiddet
Nilgün Tutal ChevironEkslibris Yayıncılık
Televizyon ve İçimizdeki Şiddet
Nilgün Tutal Chevironİletişim teknolojileri piyasanın kısa vadeli kar arayışıyla durmadan gelişip yenileniyor Her yeni iletişim aracı görme işitme konuşma dokunma düşünme duyularımızı ve yeteneklerimizi elimizden alıyor Teknolojik aparatlarımız sayesinde dünyanın hakimi olduğumuzu düşünmeye bile başlıyoruz Oysa daha az görüyor daha az duyuyor neredeyse hiç dokunmuyor ve düşünemiyoruz İletişim araçları gerçekliği temsil pratikleri sayesinde bizi kör sağır ve zihinsel özürlü haline getiriyor Düşünmeyi medyatik gevezelik görmeyi ve işitmeyi ise eğlence sanıyoruz Dokunmatik ekranlar ve elektronik postalarla birbirimizle ilişkiye giriyor ve bunu yeterli buluyoruz Kısacası zihinsel ve düşünsel körelme ve yoksullaşma çağında tüm duyularımızı teknolojik araçlara devretmiş haldeyiz Tüm bu seyirsel şiddet ve düşünsel yoksulluk evreninin prototipi olan televizyon ekranından savaş felaket aile içi şiddet ve cinayet görüntüleri akarken kendi günlük yaşamımızı olağan akışı içinde sürdürüyor ertesi gün yine tekrarlanacak olan felaketleri savaşları ve cinayetleri seyretmek üzere hazır bekliyoruz img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kırmızı Yayınları - Araştırma İnceleme Dizisi
Piyasanın kısa vadeli kâr arayışıyla iletişim teknolojileri durmadan gelişip yenileniyor Her yeni iletişim aracı görme işitme konuşma dokunma ve düşünme duyularımızı ve yeteneklerimizi elimizden alıyor Modern insanlar olarak teknolojik aparatlarımız sayesinde dünyanın hâkimi olduğumuzu düşünmeye bile başlıyoruz Oysa daha az görüyor daha az duyuyor neredeyse hiç dokunmuyor ve düşünemiyoruz Gerçekliği temsil pratikleri sayesinde iletişim araçları bizi kör sağır ve zihinsel özürlü haline getiriyor Düşünmeyi medyatik gevezelik görmeyi ve işitmeyi ise eğlence sanıyoruz Dokunmatik ekranlar ve elektronik postalarla birbirimizle ilişkiye giriyor ve bunu yeterli buluyoruz Kısacası zihinsel ve düşünsel körelme ve yoksullaşma çağında tüm duyularımızı teknolojik araçlara devretmiş bu araçların kurduğu gerçekliğin ve şiddetin seyirselliği içinde kendimizden geçiyoruz Tüm bu seyirsel şiddet ve düşünsel yoksulluk evreninin prototipi olan televizyon ekranından savaş felaket aile içi şiddet ve cinayet görüntüleri akarken kendi günlük yaşamımızı olağan akışı içinde sürdürüyor ertesi gün yine tekrarlanacak olan felaketleri savaşları ve cinayetleri seyretmek üzere hazır bekliyoruz Televizyon ve İçimizdeki Şiddet genel olarak tüm iletişim araçlarının ama özellikle de televizyonun zihinlerimizi nasıl köleleştirdiğini gerçeklik algımızı nasıl yitirdiğimizi ele alıyor Bu düşünsel ve duygusal köleliğe karşı çıkma zamanının çoktan geldiğini bunun bizim elimizde olduğuna işaret ediyor İddiasını gençlerin internet kamera video telefon ve televizyonla çevrili yaşamlarına hâkim olan seyirlik şiddet ve gerçekliğin uzaktan temsili hakkında neler düşündüklerini tartışarak güçlendiriyor Gençlerse bu tartışmalara kurgulanmış gerçeklik ve şiddet arasındaki ilişkiyi radikal bir tarzda eleştiren ünlü sinemacı Michael Haneke nin 1992 yılında çektiği Benny nin Videosu isimli filmi üzerinden katılıyor Televizyonun temsil pratiklerinin yarattığı duyusal ve düşünsel rahatsızlıkları merak edenler için az rastlanan tezlere sahip etkileyici bir kitap Televizyon ve İçimizdeki Şiddet Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 256Baskı Yılı 2013Dili TürkçeYayınevi Kırmızı Yayınları

Kırmızı Yayınları
Piyasanın kısa vadeli kâr arayışıyla iletişim teknolojileri durmadan gelişip yenileniyor Her yeni iletişim aracı görme işitme konuşma dokunma ve düşünme duyularımızı ve yeteneklerimizi elimizden alıyor Modern insanlar olarak teknolojik aparatlarımız sayesinde dünyanın hâkimi olduğumuzu düşünmeye bile başlıyoruz Oysa daha az görüyor daha az duyuyor neredeyse hiç dokunmuyor ve düşünemiyoruz Gerçekliği temsil pratikleri sayesinde iletişim araçları bizi kör sağır ve zihinsel özürlü haline getiriyor Düşünmeyi medyatik gevezelik görmeyi ve işitmeyi ise eğlence sanıyoruz Dokunmatik ekranlar ve elektronik postalarla birbirimizle ilişkiye giriyor ve bunu yeterli buluyoruz Kısacası zihinsel ve düşünsel körelme ve yoksullaşma çağında tüm duyularımızı teknolojik araçlara devretmiş bu araçların kurduğu gerçekliğin ve şiddetin seyirselliği içinde kendimizden geçiyoruz Tüm bu seyirsel şiddet ve düşünsel yoksulluk evreninin prototipi olan televizyon ekranından savaş felaket aile içi şiddet ve cinayet görüntüleri akarken kendi günlük yaşamımızı olağan akışı içinde sürdürüyor ertesi gün yine tekrarlanacak olan felaketleri savaşları ve cinayetleri seyretmek üzere hazır bekliyoruz Televizyon ve İçimizdeki Şiddet genel olarak tüm iletişim araçlarının ama özellikle de televizyonun zihinlerimizi nasıl köleleştirdiğini gerçeklik algımızı nasıl yitirdiğimizi ele alıyor Bu düşünsel ve duygusal köleliğe karşı çıkma zamanının çoktan geldiğini bunun bizim elimizde olduğuna işaret ediyor İddiasını gençlerin internet kamera video telefon ve televizyonla çevrili yaşamlarına hâkim olan seyirlik şiddet ve gerçekliğin uzaktan temsili hakkında neler düşündüklerini tartışarak güçlendiriyor Gençlerse bu tartışmalara kurgulanmış gerçeklik ve şiddet arasındaki ilişkiyi radikal bir tarzda eleştiren ünlü sinemacı Michael Haneke nin 1992 yılında çektiği Benny nin Videosu isimli filmi üzerinden katılıyor Televizyonun temsil pratiklerinin yarattığı duyusal ve düşünsel rahatsızlıkları merak edenler için az rastlanan tezlere sahip etkileyici bir kitap Televizyon ve İçimizdeki Şiddet Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 256 Baskı Yılı 2013 Dili Türkçe Yayınevi Kırmızı Yayınları

Kırmızı Yayıncılık
Piyasanın kısa vadeli kâr arayışıyla iletişim teknolojileri durmadan gelişip yenileniyor Her yeni iletişim aracı görme işitme konuşma dokunma ve düşünme duyularımızı ve yeteneklerimizi elimizden alıyor Modern insanlar olarak teknolojik aparatlarımız sayesinde dünyanın hâkimi olduğumuzu düşünmeye bile başlıyoruz Oysa daha az görüyor daha az duyuyor neredeyse hiç dokunmuyor ve düşünemiyoruz Gerçekliği temsil pratikleri sayesinde iletişim araçları bizi kör sağır ve zihinsel özürlü haline getiriyor Düşünmeyi medyatik gevezelik görmeyi ve işitmeyi ise eğlence sanıyoruz Dokunmatik ekranlar ve elektronik postalarla birbirimizle ilişkiye giriyor ve bunu yeterli buluyoruz Kısacası zihinsel ve düşünsel körelme ve yoksullaşma çağında tüm duyularımızı teknolojik araçlara devretmiş bu araçların kurduğu gerçekliğin ve şiddetin seyirselliği içinde kendimizden geçiyoruz Tüm bu seyirsel şiddet ve düşünsel yoksulluk evreninin prototipi olan televizyon ekranından savaş felaket aile içi şiddet ve cinayet görüntüleri akarken kendi günlük yaşamımızı olağan akışı içinde sürdürüyor ertesi gün yine tekrarlanacak olan felaketleri savaşları ve cinayetleri seyretmek üzere hazır bekliyoruz

Kırmızı
Piyasanın kısa vadeli kâr arayışıyla iletişim teknolojileri durmadan gelişip yenileniyor Her yeni iletişim aracı görme işitme konuşma dokunma ve düşünme duyularımızı ve yeteneklerimizi elimizden alıyor Modern insanlar olarak teknolojik aparatlarımız sayesinde dünyanın hâkimi olduğumuzu düşünmeye bile başlıyoruz Oysa daha az görüyor daha az duyuyor neredeyse hiç dokunmuyor ve düşünemiyoruz Gerçekliği temsil pratikleri sayesinde iletişim araçları bizi kör sağır ve zihinsel özürlü haline getiriyor Düşünmeyi medyatik gevezelik görmeyi ve işitmeyi ise eğlence sanıyoruz Dokunmatik ekranlar ve elektronik postalarla birbirimizle ilişkiye giriyor ve bunu yeterli buluyoruz Kısacası zihinsel ve düşünsel körelme ve yoksullaşma çağında tüm duyularımızı teknolojik araçlara devretmiş bu araçların kurduğu gerçekliğin ve şiddetin seyirselliği içinde kendimizden geçiyoruz Tüm bu seyirsel şiddet ve düşünsel yoksulluk evreninin prototipi olan televizyon ekranından savaş felaket aile içi şiddet ve cinayet görüntüleri akarken kendi günlük yaşamımızı olağan akışı içinde sürdürüyor ertesi gün yine tekrarlanacak olan felaketleri savaşları ve cinayetleri seyretmek üzere hazır bekliyoruz Televizyon ve İçimizdeki Şiddet genel olarak tüm iletişim araçlarının ama özellikle de televizyonun zihinlerimizi nasıl köleleştirdiğini gerçeklik algımızı nasıl yitirdiğimizi ele alıyor Bu düşünsel ve duygusal köleliğe karşı çıkma zamanının çoktan geldiğini bunun bizim elimizde olduğuna işaret ediyor İddiasını gençlerin internet kamera video telefon ve televizyonla çevrili yaşamlarına hâkim olan seyirlik şiddet ve gerçekliğin uzaktan temsili hakkında neler düşündüklerini tartışarak güçlendiriyor Gençlerse bu tartışmalara kurgulanmış gerçeklik ve şiddet arasındaki ilişkiyi radikal bir tarzda eleştiren ünlü sinemacı Michael Haneke nin 1992 yılında çektiği Benny nin Videosu isimli filmi üzerinden katılıyor Televizyonun temsil pratiklerinin yarattığı duyusal ve düşünsel rahatsızlıkları merak edenler için az rastlanan tezlere sahip etkileyici bir kitap Televizyon ve İçimizdeki Şiddet Beyoğlu İstanbul

Kırmızı Yayınları
Piyasanın kısa vadeli kâr arayışıyla iletişim teknolojileri durmadan gelişip yenileniyor Her yeni iletişim aracı görme işitme konuşma dokunma ve düşünme duyularımızı ve yeteneklerimizi elimizden alıyor Modern insanlar olarak teknolojik aparatlarımız sayesinde dünyanın hâkimi olduğumuzu düşünmeye bile başlıyoruz Oysa daha az görüyor daha az duyuyor neredeyse hiç dokunmuyor ve düşünemiyoruz Gerçekliği temsil pratikleri sayesinde iletişim araçları bizi kör sağır ve zihinsel özürlü haline getiriyor Düşünmeyi medyatik gevezelik görmeyi ve işitmeyi ise eğlence sanıyoruz Dokunmatik ekranlar ve elektronik postalarla birbirimizle ilişkiye giriyor ve bunu yeterli buluyoruz Kısacası zihinsel ve düşünsel körelme ve yoksullaşma çağında tüm duyularımızı teknolojik araçlara devretmiş bu araçların kurduğu gerçekliğin ve şiddetin seyirselliği içinde kendimizden geçiyoruz Tüm bu seyirsel şiddet ve düşünsel yoksulluk evreninin prototipi olan televizyon ekranından savaş felaket aile içi şiddet ve cinayet görüntüleri akarken kendi günlük yaşamımızı olağan akışı içinde sürdürüyor ertesi gün yine tekrarlanacak olan felaketleri savaşları ve cinayetleri seyretmek üzere hazır bekliyoruz Televizyon ve İçimizdeki Şiddet genel olarak tüm iletişim araçlarının ama özellikle de televizyonun zihinlerimizi nasıl köleleştirdiğini gerçeklik algımızı nasıl yitirdiğimizi ele alıyor Bu düşünsel ve duygusal köleliğe karşı çıkma zamanının çoktan geldiğini bunun bizim elimizde olduğuna işaret ediyor İddiasını gençlerin internet kamera video telefon ve televizyonla çevrili yaşamlarına hâkim olan seyirlik şiddet ve gerçekliğin uzaktan temsili hakkında neler düşündüklerini tartışarak güçlendiriyor Gençlerse bu tartışmalara kurgulanmış gerçeklik ve şiddet arasındaki ilişkiyi radikal bir tarzda eleştiren ünlü sinemacı Michael Haneke nin 1992 yılında çektiği Benny nin Videosu isimli filmi üzerinden katılıyor Televizyonun temsil pratiklerinin yarattığı duyusal ve düşünsel rahatsızlıkları merak edenler için az rastlanan tezlere sahip etkileyici bir kitap Televizyon ve İçimizdeki Şiddet

Kırmızı Yayınları
Piyasanın kısa vadeli kâr arayışıyla iletişim teknolojileri durmadan gelişip yenileniyor Her yeni iletişim aracı görme işitme konuşma dokunma ve düşünme duyularımızı ve yeteneklerimizi elimizden alıyor Modern insanlar olarak teknolojik aparatlarımız sayesinde dünyanın hâkimi olduğumuzu düşünmeye bile başlıyoruz Oysa daha az görüyor daha az duyuyor neredeyse hiç dokunmuyor ve düşünemiyoruz Gerçekliği temsil pratikleri sayesinde iletişim araçları bizi kör sağır ve zihinsel özürlü haline getiriyor Düşünmeyi medyatik gevezelik görmeyi ve işitmeyi ise eğlence sanıyoruz Dokunmatik ekranlar ve elektronik postalarla birbirimizle ilişkiye giriyor ve bunu yeterli buluyoruz Kısacası zihinsel ve düşünsel körelme ve yoksullaşma çağında tüm duyularımızı teknolojik araçlara devretmiş bu araçların kurduğu gerçekliğin ve şiddetin seyirselliği içinde kendimizden geçiyoruz Tüm bu seyirsel şiddet ve düşünsel yoksulluk evreninin prototipi olan televizyon ekranından savaş felaket aile içi şiddet ve cinayet görüntüleri akarken kendi günlük yaşamımızı olağan akışı içinde sürdürüyor ertesi gün yine tekrarlanacak olan felaketleri savaşları ve cinayetleri seyretmek üzere hazır bekliyoruz Televizyon ve İçimizdeki Şiddet genel olarak tüm iletişim araçlarının ama özellikle de televizyonun zihinlerimizi nasıl köleleştirdiğini gerçeklik algımızı nasıl yitirdiğimizi ele alıyor Bu düşünsel ve duygusal köleliğe karşı çıkma zamanının çoktan geldiğini bunun bizim elimizde olduğuna işaret ediyor İddiasını gençlerin internet kamera video telefon ve televizyonla çevrili yaşamlarına hâkim olan seyirlik şiddet ve gerçekliğin uzaktan temsili hakkında neler düşündüklerini tartışarak güçlendiriyor Gençlerse bu tartışmalara kurgulanmış gerçeklik ve şiddet arasındaki ilişkiyi radikal bir tarzda eleştiren ünlü sinemacı Michael Haneke nin 1992 yılında çektiği Benny nin Videosu isimli filmi üzerinden katılıyor Televizyonun temsil pratiklerinin yarattığı duyusal ve düşünsel rahatsızlıkları