MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Teşkilat Tahkimat ve Mali Yapısıyla Osmanlılarda Serhaddin Savunması — Hakan Engin

Teşkilat Tahkimat ve Mali Yapısıyla Osmanlılarda Serhaddin Savunması
1,07
Genelİslam OrtadoğuAraştırma İnceleme

Teşkilat Tahkimat ve Mali Yapısıyla Osmanlılarda Serhaddin Savunması

Hakan Engin

KİTABEVİ

05.02.2024780 sf.
Karton Kapak16 x 23.5 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz

Teşkilat Tahkimat ve Mali Yapısıyla Osmanlılarda Serhaddin Savunması

Hakan Engin

Osmanlı tarihi içerisinde değerlendirildiğinde kaleler fonksiyonel olarak birçok işleve sahipti Bulunduğu bölgenin asayişi ve serhaddin güvenliği için birer karakol savaş zamanlarında askerin kışlaması için birer garnizon her şeyden önemlisi bölge halkının yaşam standartlarının oluştuğu birer şehir ve bunu muhafaza eden bir tahkimat sistemi olarak kuşkusuz bir kale kent tanımına karşılık gelmektedir Kale kentler farklı arazi yapısı üzerinde muhtelif ölçü ve şekillerle inşa edilmişlerdi Bunlar bulunduğu bölgede hem hâkimiyet hem de stratejik bir unsur olarak Osmanlı askeri ve idari yapısının birer sembolüydü Öncelikle askeri bir savunma mekanizması akla gelmesine rağmen esasen Osmanlı kalelerinin birçoğu etrafı surlarla çevrilmiş birer yaşam alanıydı İç kale denilen ve daha çok askeri maksatlı kullanılan tahkimat yapısıyla şehri çevreleyen surlar duvarlar arasında askeri tesisler olduğu kadar bu alan dâhilinde ve hâricinde çarşı cami kilise sinagog han hamam dükkân vs birçok dini sosyal ve iktisadi unsuru içeren yapılar mevcuttu Bu sebeple kale kentler Müslüman Yahudi Hıristiyan ve sair dinlerden birçok etnik ve dini grubun birlikte yaşadığı sosyal ve kültürel canlılığa sahip birer yerleşim yeri olarak düşünülmelidir Bilhassa Balkan coğrafyasında ve Tuna Nehri kıyısında Osmanlı hâkimiyetinde çoğu birer şehir statüsünde olan bu kaleler içerisinde birçok sosyal tesisi ihtiva ederken harp zamanlarında operasyonel manada askeri özelliklerinden üst düzeyde istifade edilen ve aynı zamanda neredeyse her biri birer lojistik üs olarak kullanılan savunma sistemleriydi Bu savunma sistemlerinin askeri teşkilatlanmasını idari ve fiziki yapısını gelirlerini ve harcamalarını irdelemek Osmanlı tarihi bağlamında bir bütün olarak araştırılmayı hak eden uzun süreli bir akademik çalışmayı gerektirmektedir Tam da bu sebepten Tuna kıyısında mevcut kale kentlerden İbrail Braila çalışmamızın ana noktasını teşkil eden Osmanlı serhadlerinde savunma sistemlerinin tahkimat ve teşkilat yapısını Tuna hattı boyunca anlamlandırmayı sağlayacak son derece önemli bir kale kentti Dolayısıyla bu çalışma Osmanlı sınırlarında savunma mimarisinin ve askeri teşkilatlanmasının bir bütün olarak anlamlandırılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır

Ucuz Kitap Al
1,20

Kitabevi Yayınları

2024780 sf.
16.00x23.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Hakan Engin tarafından kaleme alınan Teşkilat Tahkimat ve Mali Yapısıyla Osmanlılarda Serhaddin Savunması Kitabevi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Teşkilat Tahkimat ve Mali Yapısıyla Osmanlılarda Serhaddin Savunması Hakan Engin Kitap Özeti Osmanlı tarihi içerisinde değerlendirildiğinde kaleler fonksiyonel olarak birçok işleve sahipti Bulunduğu bölgenin asayişi ve serhaddin güvenliği için birer karakol savaş zamanlarında askerin kışlaması için birer garnizon her şeyden önemlisi bölge halkının yaşam standartlarının oluştuğu birer şehir ve bunu muhafaza eden bir tahkimat sistemi olarak kuşkusuz bir kale kent tanımına karşılık gelmektedir Kale kentler farklı arazi yapısı üzerinde muhtelif ölçü ve şekillerle inşa edilmişlerdi Bunlar bulunduğu bölgede hem hâkimiyet hem de stratejik bir unsur olarak Osmanlı askeri ve idari yapısının birer sembolüydü Öncelikle askeri bir savunma mekanizması akla gelmesine rağmen esasen Osmanlı kalelerinin birçoğu etrafı surlarla çevrilmiş birer yaşam alanıydı İç kale denilen ve daha çok askeri maksatlı kullanılan tahkimat yapısıyla şehri çevreleyen surlar duvarlar arasında askeri tesisler olduğu kadar bu alan dâhilinde ve hâricinde çarşı cami kilise sinagog han hamam dükkân vs birçok dini sosyal ve iktisadi unsuru içeren yapılar mevcuttu Bu sebeple kale kentler Müslüman Yahudi Hıristiyan ve sair dinlerden birçok etnik ve dini grubun birlikte yaşadığı sosyal ve kültürel canlılığa sahip birer yerleşim yeri olarak düşünülmelidir Bilhassa Balkan coğrafyasında ve Tuna Nehri kıyısında Osmanlı hâkimiyetinde çoğu birer şehir statüsünde olan bu kaleler içerisinde birçok sosyal tesisi ihtiva ederken harp zamanlarında operasyonel manada askeri özelliklerinden üst düzeyde istifade edilen ve aynı zamanda neredeyse her biri birer lojistik üs olarak kullanılan savunma sistemleriydi Bu savunma sistemlerinin askeri teşkilatlanmasını idari ve fiziki yapısını gelirlerini ve harcamalarını irdelemek Osmanlı tarihi bağlamında bir bütün olarak araştırılmayı hak eden uzun süreli bir akademik çalışmayı gerektirmektedir Tam da bu sebepten Tuna kıyısında mevcut kale kentlerden İbrail Braila çalışmamızın ana noktasını teşkil eden Osmanlı serhadlerinde savunma sistemlerinin tahkimat ve teşkilat yapısını Tuna hattı boyunca anlamlandırmayı sağlayacak son derece önemli bir kale kentti Dolayısıyla bu çalışma Osmanlı sınırlarında savunma mimarisinin ve askeri teşkilatlanmasının bir bütün olarak anlamlandırılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır Yayınevi Kitabevi Yayınları Yazar Hakan Engin Sayfa 780 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı 2024 Barkod 9786258055542 Kategori Araştırma İnceleme İslam Ortadoğu

Şehadet Kitap
960,00

Kitabevi Yayınları

2024780 sf.
Şehadet Kitap

Osmanlı tarihi içerisinde değerlendirildiğinde kaleler fonksiyonel olarak birçok işleve sahipti Bulunduğu bölgenin asayişi ve serhaddin güvenliği için birer karakol savaş zamanlarında askerin kışlaması için birer garnizon her şeyden önemlisi bölge halkının yaşam standartlarının oluştuğu birer şehir ve bunu muhafaza eden bir tahkimat sistemi olarak kuşkusuz bir kale kent tanımına karşılık gelmektedir Kale kentler farklı arazi yapısı üzerinde muhtelif ölçü ve şekillerle inşa edilmişlerdi Bunlar bulunduğu bölgede hem hâkimiyet hem de stratejik bir unsur olarak Osmanlı askeri ve idari yapısının birer sembolüydü Öncelikle askeri bir savunma mekanizması akla gelmesine rağmen esasen Osmanlı kalelerinin birçoğu etrafı surlarla çevrilmiş birer yaşam alanıydı İç kale denilen ve daha çok askeri maksatlı kullanılan tahkimat yapısıyla şehri çevreleyen surlar duvarlar arasında askeri tesisler olduğu kadar bu alan dâhilinde ve hâricinde çarşı cami kilise sinagog han hamam dükkân vs birçok dini sosyal ve iktisadi unsuru içeren yapılar mevcuttu Bu sebeple kale kentler Müslüman Yahudi Hıristiyan ve sair dinlerden birçok etnik ve dini grubun birlikte yaşadığı sosyal ve kültürel canlılığa sahip birer yerleşim yeri olarak düşünülmelidir Bilhassa Balkan coğrafyasında ve Tuna Nehri kıyısında Osmanlı hâkimiyetinde çoğu birer şehir statüsünde olan bu kaleler içerisinde birçok sosyal tesisi ihtiva ederken harp zamanlarında operasyonel manada askeri özelliklerinden üst düzeyde istifade edilen ve aynı zamanda neredeyse her biri birer lojistik üs olarak kullanılan savunma sistemleriydi Bu savunma sistemlerinin askeri teşkilatlanmasını idari ve fiziki yapısını gelirlerini ve harcamalarını irdelemek Osmanlı tarihi bağlamında bir bütün olarak araştırılmayı hak eden uzun süreli bir akademik çalışmayı gerektirmektedir Tam da bu sebepten Tuna kıyısında mevcut kale kentlerden İbrail Braila çalışmamızın ana noktasını teşkil eden Osmanlı serhadlerinde savunma sistemlerinin tahkimat ve teşkilat yapısını Tuna hattı boyunca anlamlandırmayı sağlayacak son derece önemli bir kale kentti Dolayısıyla bu çalışma Osmanlı sınırlarında savunma mimarisinin ve askeri teşkilatlanmasının bir bütün olarak anlamlandırılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır

Kitap Sepeti
1.155,00

Kitabevi Yayınları

2024780 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Osmanlı tarihi içerisinde değerlendirildiğinde kaleler fonksiyonel olarak birçok işleve sahipti Bulunduğu bölgenin asayişi ve serhaddin güvenliği için birer karakol savaş zamanlarında askerin kışlaması için birer garnizon her şeyden önemlisi bölge halkının yaşam standartlarının oluştuğu birer şehir ve bunu muhafaza eden bir tahkimat sistemi olarak kuşkusuz bir kale kent tanımına karşılık gelmektedir Kale kentler farklı arazi yapısı üzerinde muhtelif ölçü ve şekillerle inşa edilmişlerdi Bunlar bulunduğu bölgede hem hâkimiyet hem de stratejik bir unsur olarak Osmanlı askeri ve idari yapısının birer sembolüydü Öncelikle askeri bir savunma mekanizması akla gelmesine rağmen esasen Osmanlı kalelerinin birçoğu etrafı surlarla çevrilmiş birer yaşam alanıydı İç kale denilen ve daha çok askeri maksatlı kullanılan tahkimat yapısıyla şehri çevreleyen surlar duvarlar arasında askeri tesisler olduğu kadar bu alan dâhilinde ve hâricinde çarşı cami kilise sinagog han hamam dükkân vs birçok dini sosyal ve iktisadi unsuru içeren yapılar mevcuttu Bu sebeple kale kentler Müslüman Yahudi Hıristiyan ve sair dinlerden birçok etnik ve dini grubun birlikte yaşadığı sosyal ve kültürel canlılığa sahip birer yerleşim yeri olarak düşünülmelidir Bilhassa Balkan coğrafyasında ve Tuna Nehri kıyısında Osmanlı hâkimiyetinde çoğu birer şehir statüsünde olan bu kaleler içerisinde birçok sosyal tesisi ihtiva ederken harp zamanlarında operasyonel manada askeri özelliklerinden üst düzeyde istifade edilen ve aynı zamanda neredeyse her biri birer lojistik üs olarak kullanılan savunma sistemleriydi Bu savunma sistemlerinin askeri teşkilatlanmasını idari ve fiziki yapısını gelirlerini ve harcamalarını irdelemek Osmanlı tarihi bağlamında bir bütün olarak araştırılmayı hak eden uzun süreli bir akademik çalışmayı gerektirmektedir Tam da bu sebepten Tuna kıyısında mevcut kale kentlerden İbrail Braila çalışmamızın ana noktasını teşkil eden Osmanlı serhadlerinde savunma sistemlerinin tahkimat ve teşkilat yapısını Tuna hattı boyunca anlamlandırmayı sağlayacak son derece önemli bir kale kentti Dolayısıyla bu çalışma Osmanlı sınırlarında savunma mimarisinin ve askeri teşkilatlanmasının bir bütün olarak anlamlandırılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır

Nobel Kitap
1.275,00

Kitabevi Yayınları

2024780 sf.
Nobel Kitap

Osmanlı tarihi içerisinde değerlendirildiğinde kaleler fonksiyonel olarak birçok işleve sahipti Bulunduğu bölgenin asayişi ve serhaddin güvenliği için birer karakol savaş zamanlarında askerin kışlaması için birer garnizon her şeyden önemlisi bölge halkının yaşam standartlarının oluştuğu birer şehir ve bunu muhafaza eden bir tahkimat sistemi olarak kuşkusuz bir kale kent tanımına karşılık gelmektedir Kale kentler farklı arazi yapısı üzerinde muhtelif ölçü ve şekillerle inşa edilmişlerdi Bunlar bulunduğu bölgede hem hâkimiyet hem de stratejik bir unsur olarak Osmanlı askeri ve idari yapısının birer sembolüydü Öncelikle askeri bir savunma mekanizması akla gelmesine rağmen esasen Osmanlı kalelerinin birçoğu etrafı surlarla çevrilmiş birer yaşam alanıydı İç kale denilen ve daha çok askeri maksatlı kullanılan tahkimat yapısıyla şehri çevreleyen surlar duvarlar arasında askeri tesisler olduğu kadar bu alan dâhilinde ve hâricinde çarşı cami kilise sinagog han hamam dükkân vs birçok dini sosyal ve iktisadi unsuru içeren yapılar mevcuttu Bu sebeple kale kentler Müslüman Yahudi Hıristiyan ve sair dinlerden birçok etnik ve dini grubun birlikte yaşadığı sosyal ve kültürel canlılığa sahip birer yerleşim yeri olarak düşünülmelidir Bilhassa Balkan coğrafyasında ve Tuna Nehri kıyısında Osmanlı hâkimiyetinde çoğu birer şehir statüsünde olan bu kaleler içerisinde birçok sosyal tesisi ihtiva ederken harp zamanlarında operasyonel manada askeri özelliklerinden üst düzeyde istifade edilen ve aynı zamanda neredeyse her biri birer lojistik üs olarak kullanılan savunma sistemleriydi Bu savunma sistemlerinin askeri teşkilatlanmasını idari ve fiziki yapısını gelirlerini ve harcamalarını irdelemek Osmanlı tarihi bağlamında bir bütün olarak araştırılmayı hak eden uzun süreli bir akademik çalışmayı gerektirmektedir Tam da bu sebepten Tuna kıyısında mevcut kale kentlerden İbrail Braila çalışmamızın ana noktasını teşkil eden Osmanlı serhadlerinde savunma sistemler

Pandora
1.500,00

Kitabevi

2024780 sf.
Pandora

Osmanlı tarihi içerisinde değerlendirildiğinde kaleler fonksiyonel olarak birçok işleve sahipti Bulunduğu bölgenin asayişi ve serhaddin güvenliği için birer karakol savaş zamanlarında askerin kışlaması için birer garnizon her şeyden önemlisi bölge halkının yaşam standartlarının oluştuğu birer şehir ve bunu muhafaza eden bir tahkimat sistemi olarak kuşkusuz bir kale kent tanımına karşılık gelmektedir Kale kentler farklı arazi yapısı üzerinde muhtelif ölçü ve şekillerle inşa edilmişlerdi Bunlar bulunduğu bölgede hem hâkimiyet hem de stratejik bir unsur olarak Osmanlı askeri ve idari yapısının birer sembolüydü Öncelikle askeri bir savunma mekanizması akla gelmesine rağmen esasen Osmanlı kalelerinin birçoğu etrafı surlarla çevrilmiş birer yaşam alanıydı İç kale denilen ve daha çok askeri maksatlı kullanılan tahkimat yapısıyla şehri çevreleyen surlar duvarlar arasında askeri tesisler olduğu kadar bu alan dâhilinde ve hâricinde çarşı cami kilise sinagog han hamam dükkân vs birçok dini sosyal ve iktisadi unsuru içeren yapılar mevcuttu Bu sebeple kale kentler Müslüman Yahudi Hıristiyan ve sair dinlerden birçok etnik ve dini grubun birlikte yaşadığı sosyal ve kültürel canlılığa sahip birer yerleşim yeri olarak düşünülmelidir Bilhassa Balkan coğrafyasında ve Tuna Nehri kıyısında Osmanlı hâkimiyetinde çoğu birer şehir statüsünde olan bu kaleler içerisinde birçok sosyal tesisi ihtiva ederken harp zamanlarında operasyonel manada askeri özelliklerinden üst düzeyde istifade edilen ve aynı zamanda neredeyse her biri birer lojistik üs olarak kullanılan savunma sistemleriydi Bu savunma sistemlerinin askeri teşkilatlanmasını idari ve fiziki yapısını gelirlerini ve harcamalarını irdelemek Osmanlı tarihi bağlamında bir bütün olarak araştırılmayı hak eden uzun süreli bir akademik çalışmayı gerektirmektedir Tam da bu sebepten Tuna kıyısında mevcut kale kentlerden İbrail Braila çalışmamızın ana noktasını teşkil eden Osmanlı serhadlerinde savunma sistemlerinin tahkimat ve teşkilat yapısını Tuna hattı boyunca anlamlandırmayı sağlayacak son derece önemli bir kale kentti Dolayısıyla bu çalışma Osmanlı sınırlarında savunma mimarisinin ve askeri teşkilatlanmasının bir bütün olarak anlamlandırılmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır