MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Tevhid Ehli Askerler İçin Cihad ve Dine Dair Öğütler — Mehmet Emin Nas

Tevhid Ehli Askerler İçin Cihad ve Dine Dair Öğütler
146,40
İslam EğitimiAnasayfaFıkıh İlmihal

Tevhid Ehli Askerler İçin Cihad ve Dine Dair Öğütler

Mehmet Emin Nas

Kitabe Yayınları

2026164 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Tevhid Ehli Askerler İçin Cihad ve Dine Dair Öğütler

Mehmet Emin Nas

Osmanlı Devleti nin son dönemleri siyasal askerî ve toplumsal bakımdan derin krizlerin yaşandığı devlet yapısının ve kurumlarının ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığı bir süreci ifade eder Özellikle Balkan Savaşları ile birlikte yaşanan toprak kayıpları ve askerî başarısızlıklar Osmanlı yönetimini yalnızca stratejik ve idarî düzlemde değil aynı zamanda toplumun manevî yapısı üzerinde de etkili olacak yeni arayışlara yöneltmiştir Bu süreçte değişim ve dönüşümün en yoğun biçimde hissedildiği alanlardan biri Osmanlı ordusu olmuş askerî teşkilat hem yapısal hem de zihinsel olarak yeniden düzenlenmeye çalışılmıştır Her ne kadar Osmanlı ordusu tarihsel süreç içerisinde çeşitli reformlara tâbi tutulmuş olsa da askerî yapının dinî ve manevî karakteri süreklilik arz etmiştir Bu çerçevede ordunun manevî motivasyonunu canlı tutmak askerlerin dinî eğitimini sağlamak ve savaş koşullarında moral desteği sunmak amacıyla farklı dönemlerde çeşitli din görevlileri askerî teşkilat bünyesinde yer almıştır Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra kurulan Asâkir i Mansûre i Muhammediye teşkilatında ortaya çıkan alay müftülüğü bu kurumsal sürekliliğin önemli örneklerinden biridir Alay müftüleri askerî hiyerarşi içinde belirli bir statüye sahip olup özellikle vaaz irşad ve dinî rehberlik görevlerini yerine getirmişlerdir Birinci Dünya Savaşı öncesinde Balkan Savaşları nın yarattığı travmatik ortamda görev yapan alay müftülerinden biri olan Hafız İzzet Efendi tarafından kaleme alınan cihada dair risale Osmanlı askerî düşüncesi ve manevî seferberlik anlayışını yansıtan dikkat çekici bir metin niteliğindedir Söz konusu risale askerlere cihad kavramını Kur an ayetleri hadisler ve yer yer menkıbeler eşliğinde aktarmayı amaçlamakta aynı zamanda Balkanlar da yaşanan gelişmeler üzerinden dönemin tehdit algısını ve muhtemel tehlikeleri gözler önüne sermektedir Müellifin mevcut durumla geçmişte yaşanan felaketler arasında kurduğu karşılaştırmalar metnin uyarıcı ve mobilize edici yönünü güçlendirmektedir Bu çalışma Osmanlı Devleti nin son döneminde dinî hukukî yapının askerî teşkilatla kesiştiği özgün bir kurumsal alanı ele alarak alay müftülüğü kurumunu tarihî kurumsal ve metinsel boyutlarıyla incelemeyi amaçlamaktadır Bu çerçevede önce Osmanlı Devleti nin son dönemine genel bir bakış sunulmakta ardından müftülük kavramı sözlük ve terim anlamlarıyla ele alınarak Osmanlı da müftülük makamının tarihî gelişimi ve müftülerin resmî gayri resmî fonksiyonları ortaya konulmaktadır Bu genel zemin üzerinde askerî yapı içerisindeki alay müftülüğü kurumu özel olarak değerlendirilmekte Alay Müftüsü Hacı Hafız İzzet Bey in şahsiyeti görev alanı ve gümüş madalya ile taltifine dair arşiv vesikaları ışığında kurumsal rolü somutlaştırılmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan ve cihada dair kaleme alınmış risale ise telif sebebi Balkan mezalimine dikkat çekmesi Anadolu yu uyaran yönü ve şapka meselesine erken teması gibi dikkat çekici hususlar bağlamında tanıtılıp değerlendirilmektedir Ayrıca eserde yer alan bazı önemli fıkhî meseleler ve risaleden seçilen çarpıcı bölümler aktarılmakta ve metnin tamamı transkripsiyonlu olarak sunulmaktadır Metinde geçen ve günümüz okuyucusu için kapalı kalabilecek kavram ve ifadeler ise açıklayıcı dipnotlarla izah edilerek hem tarihî bağlamın hem de ilmî muhtevanın daha sağlıklı anlaşılması hedeflenmektedir

Ekin Kitap
172,80

Kitabe Yayınları

Şubat 2026164 sf.
Ekin Kitap

Osmanlı Devleti nin son dönemleri siyasal askerî ve toplumsal bakımdan derin krizlerin yaşandığı devlet yapısının ve kurumlarının ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığı bir süreci ifade eder Özellikle Balkan Savaşları ile birlikte yaşanan toprak kayıpları ve askerî başarısızlıklar Osmanlı yönetimini yalnızca stratejik ve idarî düzlemde değil aynı zamanda toplumun manevî yapısı üzerinde de etkili olacak yeni arayışlara yöneltmiştir Bu süreçte değişim ve dönüşümün en yoğun biçimde hissedildiği alanlardan biri Osmanlı ordusu olmuş askerî teşkilat hem yapısal hem de zihinsel olarak yeniden düzenlenmeye çalışılmıştır Her ne kadar Osmanlı ordusu tarihsel süreç içerisinde çeşitli reformlara tâbi tutulmuş olsa da askerî yapının dinî ve manevî karakteri süreklilik arz etmiştir Bu çerçevede ordunun manevî motivasyonunu canlı tutmak askerlerin dinî eğitimini sağlamak ve savaş koşullarında moral desteği sunmak amacıyla farklı dönemlerde çeşitli din görevlileri askerî teşkilat bünyesinde yer almıştır Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra kurulan Asâkir i Mansûre i Muhammediye teşkilatında ortaya çıkan alay müftülüğü bu kurumsal sürekliliğin önemli örneklerinden biridir Alay müftüleri askerî hiyerarşi içinde belirli bir statüye sahip olup özellikle vaaz irşad ve dinî rehberlik görevlerini yerine getirmişlerdir Birinci Dünya Savaşı öncesinde Balkan Savaşları nın yarattığı travmatik ortamda görev yapan alay müftülerinden biri olan Hafız İzzet Efendi tarafından kaleme alınan cihada dair risale Osmanlı askerî düşüncesi ve manevî seferberlik anlayışını yansıtan dikkat çekici bir metin niteliğindedir Söz konusu risale askerlere cihad kavramını Kur an ayetleri hadisler ve yer yer menkıbeler eşliğinde aktarmayı amaçlamakta aynı zamanda Balkanlar da yaşanan gelişmeler üzerinden dönemin tehdit algısını ve muhtemel tehlikeleri gözler önüne sermektedir Müellifin mevcut durumla geçmişte yaşanan felaketler arasında kurduğu karşılaştırmalar metnin uyarıcı ve mobilize edici yönünü güçlendirmektedir Bu çalışma Osmanlı Devleti nin son döneminde dinî hukukî yapının askerî teşkilatla kesiştiği özgün bir kurumsal alanı ele alarak alay müftülüğü kurumunu tarihî kurumsal ve metinsel boyutlarıyla incelemeyi amaçlamaktadır Bu çerçevede önce Osmanlı Devleti nin son dönemine genel bir bakış sunulmakta ardından müftülük kavramı sözlük ve terim anlamlarıyla ele alınarak Osmanlı da müftülük makamının tarihî gelişimi ve müftülerin resmî gayri resmî fonksiyonları ortaya konulmaktadır Bu genel zemin üzerinde askerî yapı içerisindeki alay müftülüğü kurumu özel olarak değerlendirilmekte Alay Müftüsü Hacı Hafız İzzet Bey in şahsiyeti görev alanı ve gümüş madalya ile taltifine dair arşiv vesikaları ışığında kurumsal rolü somutlaştırılmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan ve cihada dair kaleme alınmış risale ise telif sebebi Balkan mezalimine dikkat çekmesi Anadolu yu uyaran yönü ve şapka meselesine erken teması gibi dikkat çekici hususlar bağlamında tanıtılıp değerlendirilmektedir Ayrıca eserde yer alan bazı önemli fıkhî meseleler ve risaleden seçilen çarpıcı bölümler aktarılmakta ve metnin tamamı transkripsiyonlu olarak sunulmaktadır Metinde geçen ve günümüz okuyucusu için kapalı kalabilecek kavram ve ifadeler ise açıklayıcı dipnotlarla izah edilerek hem tarihî bağlamın hem de ilmî muhtevanın daha sağlıklı anlaşılması hedeflenmektedir

Benli Kitap
180,00

Kitabe Yayınları

2026-03-101. baskı164 sf.
Karton135-210-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Osmanlı Devleti nin son dönemleri siyasal askerî ve toplumsal bakımdan derin krizlerin yaşandığı devlet yapısının ve kurumlarının ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığı bir süreci ifade eder Özellikle Balkan Savaşları ile birlikte yaşanan toprak kayıpları ve askerî başarısızlıklar Osmanlı yönetimini yalnızca stratejik ve idarî düzlemde değil aynı zamanda toplumun manevî yapısı üzerinde de etkili olacak yeni arayışlara yöneltmiştir Bu süreçte değişim ve dönüşümün en yoğun biçimde hissedildiği alanlardan biri Osmanlı ordusu olmuş askerî teşkilat hem yapısal hem de zihinsel olarak yeniden düzenlenmeye çalışılmıştır Her ne kadar Osmanlı ordusu tarihsel süreç içerisinde çeşitli reformlara tâbi tutulmuş olsa da askerî yapının dinî ve manevî karakteri süreklilik arz etmiştir Bu çerçevede ordunun manevî motivasyonunu canlı tutmak askerlerin dinî eğitimini sağlamak ve savaş koşullarında moral desteği sunmak amacıyla farklı dönemlerde çeşitli din görevlileri askerî teşkilat bünyesinde yer almıştır Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra kurulan Asâkir i Mansûre i Muhammediye teşkilatında ortaya çıkan alay müftülüğü bu kurumsal sürekliliğin önemli örneklerinden biridir Alay müftüleri askerî hiyerarşi içinde belirli bir statüye sahip olup özellikle vaaz irşad ve dinî rehberlik görevlerini yerine getirmişlerdir Birinci Dünya Savaşı öncesinde Balkan Savaşları nın yarattığı travmatik ortamda görev yapan alay müftülerinden biri olan Hafız İzzet Efendi tarafından kaleme alınan cihada dair risale Osmanlı askerî düşüncesi ve manevî seferberlik anlayışını yansıtan dikkat çekici bir metin niteliğindedir Söz konusu risale askerlere cihad kavramını Kur an ayetleri hadisler ve yer yer menkıbeler eşliğinde aktarmayı amaçlamakta aynı zamanda Balkanlar da yaşanan gelişmeler üzerinden dönemin tehdit algısını ve muhtemel tehlikeleri gözler önüne sermektedir Müellifin mevcut durumla geçmişte yaşanan felaketler arasında kurduğu karşılaştırmalar metnin uyarıcı ve mobilize edici yönünü güçlendirmektedir Bu çalışma Osmanlı Devleti nin son döneminde dinî hukukî yapının askerî teşkilatla kesiştiği özgün bir kurumsal alanı ele alarak alay müftülüğü kurumunu tarihî kurumsal ve metinsel boyutlarıyla incelemeyi amaçlamaktadır Bu çerçevede önce Osmanlı Devleti nin son dönemine genel bir bakış sunulmakta ardından müftülük kavramı sözlük ve terim anlamlarıyla ele alınarak Osmanlı da müftülük makamının tarihî gelişimi ve müftülerin resmî gayri resmî fonksiyonları ortaya konulmaktadır Bu genel zemin üzerinde askerî yapı içerisindeki alay müftülüğü kurumu özel olarak değerlendirilmekte Alay Müftüsü Hacı Hafız İzzet Bey in şahsiyeti görev alanı ve gümüş madalya ile taltifine dair arşiv vesikaları ışığında kurumsal rolü somutlaştırılmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan ve cihada dair kaleme alınmış risale ise telif sebebi Balkan mezalimine dikkat çekmesi Anadolu yu uyaran yönü ve şapka meselesine erken teması gibi dikkat çekici hususlar bağlamında tanıtılıp değerlendirilmektedir Ayrıca eserde yer alan bazı önemli fıkhî meseleler ve risaleden seçilen çarpıcı bölümler aktarılmakta ve metnin tamamı transkripsiyonlu olarak sunulmaktadır Metinde geçen ve günümüz okuyucusu için kapalı kalabilecek kavram ve ifadeler ise açıklayıcı dipnotlarla izah edilerek hem tarihî bağlamın hem de ilmî muhtevanın daha sağlıklı anlaşılması hedeflenmektedir

Nobel Kitap
211,20

Kitabe Yayınları

2026164 sf.
Ciltsiz13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Osmanlı Devleti nin son dönemleri siyasal askerî ve toplumsal bakımdan derin krizlerin yaşandığı devlet yapısının ve kurumlarının ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığı bir süreci ifade eder Özellikle Balkan Savaşları ile birlikte yaşanan toprak kayıpları ve askerî başarısızlıklar Osmanlı yönetimini yalnızca stratejik ve idarî düzlemde değil aynı zamanda toplumun manevî yapısı üzerinde de etkili olacak yeni arayışlara yöneltmiştir Bu süreçte değişim ve dönüşümün en yoğun biçimde hissedildiği alanlardan biri Osmanlı ordusu olmuş askerî teşkilat hem yapısal hem de zihinsel olarak yeniden düzenlenmeye çalışılmıştır Her ne kadar Osmanlı ordusu tarihsel süreç içerisinde çeşitli reformlara tâbi tutulmuş olsa da askerî yapının dinî ve manevî karakteri süreklilik arz etmiştir Bu çerçevede ordunun manevî motivasyonunu canlı tutmak askerlerin dinî eğitimini sağlamak ve savaş koşullarında moral desteği sunmak amacıyla farklı dönemlerde çeşitli din görevlileri askerî teşkilat bünyesinde yer almıştır Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra kurulan Asâkir i Mansûre i Muhammediye teşkilatında ortaya çıkan alay müftülüğü bu kurumsal sürekliliğin önemli örneklerinden biridir Alay müftüleri askerî hiyerarşi içinde belirli bir statüye sahip olup özellikle vaaz irşad ve dinî rehberlik görevlerini yerine getirmişlerdir Birinci Dünya Savaşı öncesinde Balkan Savaşları nın yarattığı travmatik ortamda görev yapan alay müftülerinden biri olan Hafız İzzet Efendi tarafından kaleme alınan cihada dair risale Osmanlı askerî düşüncesi ve manevî seferberlik anlayışını yansıtan dikkat çekici bir metin niteliğindedir Söz konusu risale askerlere cihad kavramını Kur an ayetleri hadisler ve yer yer menkıbeler eşliğinde aktarmayı amaçlamakta aynı zamanda Balkanlar da yaşanan gelişmeler üzerinden dönemin tehdit algısını ve muhtemel tehlikeleri gözler önüne sermektedir Müellifin mevcut durumla geçmişte yaşanan felaketler arasında kurduğu karşılaştırmalar metnin uyarıcı ve mobilize edici yönünü güçlendirmektedir Bu çalışma Osmanlı Devleti nin son döneminde dinî hukukî yapının askerî teşkilatla kesiştiği özgün bir kurumsal alanı ele alarak alay müftülüğü kurumunu tarihî kurumsal ve metinsel boyutlarıyla incelemeyi amaçlamaktadır Bu çerçevede önce Osmanlı Devleti nin son dönemine genel bir bakış sunulmakta ardından müftülük kavramı sözlük ve terim anlamlarıyla ele alınarak Osmanlı da müftülük makamının tarihî gelişimi ve müftülerin resmî gayri resmî fonksiyonları ortaya konulmaktadır Bu genel zemin üzerinde askerî yapı içerisindeki alay müftülüğü kurumu özel olarak değerlendirilmekte Alay Müftüsü Hacı Hafız İzzet Bey in şahsiyeti görev alanı ve gümüş madalya ile taltifine dair arşiv vesikaları ışığında kurumsal rolü somutlaştırılmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan ve cihada dair kaleme alınmış risale ise telif sebebi Balkan mezalimine dikkat çekmesi Anadolu yu uyaran yönü ve şapka meselesine erken teması gibi dikkat çekici hususlar bağlamında tanıtılıp değerlendirilmektedir Ayrıca eserde yer alan bazı önemli fıkhî meseleler ve risaleden seçilen çarpıcı bölümler aktarılmakta ve metnin tamamı transkripsiyonlu olarak sunulmaktadır Metinde geçen ve günümüz okuyucusu için kapalı kalabilecek kavram ve ifadeler ise açıklayıcı dipnotlarla izah edilerek hem tarihî bağlamın hem de ilmî muhtevanın daha sağlıklı anlaşılması hedeflenmektedir

Pandora
216,00

Kitabe

2026164 sf.
Pandora

Osmanlı Devleti nin son dönemleri siyasal askerî ve toplumsal bakımdan derin krizlerin yaşandığı devlet yapısının ve kurumlarının ciddi sınamalarla karşı karşıya kaldığı bir süreci ifade eder Özellikle Balkan Savaşları ile birlikte yaşanan toprak kayıpları ve askerî başarısızlıklar Osmanlı yönetimini yalnızca stratejik ve idarî düzlemde değil aynı zamanda toplumun manevî yapısı üzerinde de etkili olacak yeni arayışlara yöneltmiştir Bu süreçte değişim ve dönüşümün en yoğun biçimde hissedildiği alanlardan biri Osmanlı ordusu olmuş askerî teşkilat hem yapısal hem de zihinsel olarak yeniden düzenlenmeye çalışılmıştır Her ne kadar Osmanlı ordusu tarihsel süreç içerisinde çeşitli reformlara tâbi tutulmuş olsa da askerî yapının dinî ve manevî karakteri süreklilik arz etmiştir Bu çerçevede ordunun manevî motivasyonunu canlı tutmak askerlerin dinî eğitimini sağlamak ve savaş koşullarında moral desteği sunmak amacıyla farklı dönemlerde çeşitli din görevlileri askerî teşkilat bünyesinde yer almıştır Yeniçeri Ocağı nın ilgasından sonra kurulan Asâkir i Mansûre i Muhammediye teşkilatında ortaya çıkan alay müftülüğü bu kurumsal sürekliliğin önemli örneklerinden biridir Alay müftüleri askerî hiyerarşi içinde belirli bir statüye sahip olup özellikle vaaz irşad ve dinî rehberlik görevlerini yerine getirmişlerdir Birinci Dünya Savaşı öncesinde Balkan Savaşları nın yarattığı travmatik ortamda görev yapan alay müftülerinden biri olan Hafız İzzet Efendi tarafından kaleme alınan cihada dair risale Osmanlı askerî düşüncesi ve manevî seferberlik anlayışını yansıtan dikkat çekici bir metin niteliğindedir Söz konusu risale askerlere cihad kavramını Kur an ayetleri hadisler ve yer yer menkıbeler eşliğinde aktarmayı amaçlamakta aynı zamanda Balkanlar da yaşanan gelişmeler üzerinden dönemin tehdit algısını ve muhtemel tehlikeleri gözler önüne sermektedir Müellifin mevcut durumla geçmişte yaşanan felaketler arasında kurduğu karşılaştırmalar metnin uyarıcı ve mobilize edici yönünü güçlendirmektedir Bu çalışma Osmanlı Devleti nin son döneminde dinî hukukî yapının askerî teşkilatla kesiştiği özgün bir kurumsal alanı ele alarak alay müftülüğü kurumunu tarihî kurumsal ve metinsel boyutlarıyla incelemeyi amaçlamaktadır Bu çerçevede önce Osmanlı Devleti nin son dönemine genel bir bakış sunulmakta ardından müftülük kavramı sözlük ve terim anlamlarıyla ele alınarak Osmanlı da müftülük makamının tarihî gelişimi ve müftülerin resmî gayri resmî fonksiyonları ortaya konulmaktadır Bu genel zemin üzerinde askerî yapı içerisindeki alay müftülüğü kurumu özel olarak değerlendirilmekte Alay Müftüsü Hacı Hafız İzzet Bey in şahsiyeti görev alanı ve gümüş madalya ile taltifine dair arşiv vesikaları ışığında kurumsal rolü somutlaştırılmaktadır Çalışmanın merkezinde yer alan ve cihada dair kaleme alınmış risale ise telif sebebi Balkan mezalimine dikkat çekmesi Anadolu yu uyaran yönü ve şapka meselesine erken teması gibi dikkat çekici hususlar bağlamında tanıtılıp değerlendirilmektedir Ayrıca eserde yer alan bazı önemli fıkhî meseleler ve risaleden seçilen çarpıcı bölümler aktarılmakta ve metnin tamamı transkripsiyonlu olarak sunulmaktadır Metinde geçen ve günümüz okuyucusu için kapalı kalabilecek kavram ve ifadeler ise açıklayıcı dipnotlarla izah edilerek hem tarihî bağlamın hem de ilmî muhtevanın daha sağlıklı anlaşılması hedeflenmektedir