Tevrat Da Mucizedir — Bahaeddin Sağlam

Tevrat Da Mucizedir
Bahaeddin SağlamGülnar Yayınları
Tevrat Da Mucizedir
Bahaeddin SağlamEvrim bugün için onlarca bilim dalı tarafından gözlemlenen bir gerçekliktir Dolayısıyla ilk insanlar çocukluk seviyesinde yaşadıkları ve soyut değerleri idrak etmedikleri için putperestlik yani her bir kabilenin somut bir putu var olmuştur Bu ise o dönem için yanlış değil idi İbn Arabi Çünkü bu doğal fakat ilkel inançlar insanları göreceli olarak birliğe aidiyete ve yine göreceli olarak rekabete sevk ettiği gibi o inançlar sayesinde bilim ve medeniyet gibi birçok soyut kavram da öğreniliyordu Tevrat ta Tekvin 6 8 ve Kur an da 4 163 görüldüğü gibi ilk semavi din Nuh dönemi ile başlıyor Din gelince artık bölünmeye sebep olan kabile ve klanlara mahsus putlar yerine herkesin taptığı manasına gelen Elohim kelimesi kullanılmaya başlandı Elo tapılan demektir him de herkes demektir İkisi beraber Herkesin Tanrısı manasına gelir Yani kelime çoğul edatı almış değildir herkesin taptığı manasına gelen isim tamlamasıdır Eğer başta Arkeoloji olmak üzere bilimsel disiplinleri esas alırsak Yahudi milletinin Milattan 700 yıl öncesini bilmiyoruz diyebiliriz Yani Akadlar Milattan 2000 yıl önce Mezopotamya da imparatorluk kurdular sonra beşe bölündüler Bu 2000 yılın 1300 yılı Yahudiler için göçebelik olarak geçmiş Milattan 700 yıl öncesinden Filistin de Güney ve Kuzey iki krallık kurduklarını tarihen biliyoruz Bundan öncesi için Yahudilere yönelik Orta Doğuda özellikle Filistin de hiçbir tarih ve arkeolojik veri bulunmamıştır Tufan Kıssasını onun Akad versiyonu olan Gılgamış Destanı ile karşılaştırdığımızda Yahudilerin çok dindar göçebe ve Akad kültürünün geç dönem bir devamı olduğunu anlıyoruz Arketipler konusunda çok verimli bir kültüre sahip olan Akadların torunlarından olan Yahudilerden çok peygamberler gelmiştir Her birisi metafizik açılımlarını yani aldıkları vahyi bir havuz gibi olan Talmud a geçiriyorlardı Sonra dini yetkililer onları millete mal ediyorlardı Fakat göçebelik bitince ve akabinde krallıklar kurulunca insanlar o metafizik ve sosyal kollektif kavramları tarih sandılar Çünkü diğer milletlere karşıüstünlüklerini ispat etmek zorunda idiler Babil sürgününe M Ö 608 538 kadar böyle devam etti Sürgünde Tevrat kaybolunca Üzeyir Peygamber tarafından yeniden yazıya geçirildi Üzeyir in Yahudi tarihinde ön plana çıkışı Babil sürgünü sonrası döneme rastlar Onun bu dönemde gerçekleştirdiği en önemli bir faaliyet Tevrat ı yeniden yazmasıdır Ezra ve Nehemya kitaplarında Musa nın şeriatı konusunda zeyrek bir yazıcı olarak nitelenmesinin yanında din bilgini anlamında kâhin diye de anılmıştır Haggadacı gelenekte ise Üzeyir e çok büyük bir saygınlık atfedilmiş onun sıradan bir rahip kâhin değil çok büyük bir dinî lider olduğu kabul edilmiştir Üzeyir Yahudilerce peygamber üstü konuma sahip mümtaz bir şahsiyet olarak telakki edilmiştir Üzeyir i Hz Musa ile mukayese eden Rabbiler onun da Musa gibi Tevrat ı almaya layık olduğunu iddia etmiş ve bu iddialarını Eğer Musa dünyaya daha önce gelmemiş olsaydı Tevrat Üzeyir e vahyedilirdi sözüyle klişeleştirmişlerdir

Gülnar Yayınları
Bahaeddin Sağlam tarafından kaleme alınan Tevrat Da Mucizedir Gülnar Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Tevrat Da Mucizedir Bahaeddin Sağlam Kitap Özeti Evrim bugün için onlarca bilim dalı tarafından gözlemlenen bir gerçekliktir Dolayısıyla ilk insanlar çocukluk seviyesinde yaşadıkları ve soyut değerleri idrak etmedikleri için putperestlik yani her bir kabilenin somut bir putu var olmuştur Bu ise o dönem için yanlış değil idi İbn Arabi Çünkü bu doğal fakat ilkel inançlar insanları göreceli olarak birliğe aidiyete ve yine göreceli olarak rekabete sevk ettiği gibi o inançlar sayesinde bilim ve medeniyet gibi birçok soyut kavram da öğreniliyordu Tevrat ta Tekvin 6 8 ve Kur an da 4 163 görüldüğü gibi ilk semavi din Nuh dönemi ile başlıyor Din gelince artık bölünmeye sebep olan kabile ve klanlara mahsus putlar yerine herkesin taptığı manasına gelen Elohim kelimesi kullanılmaya başlandı Elo tapılan demektir him de herkes demektir İkisi beraber Herkesin Tanrısı manasına gelir Yani kelime çoğul edatı almış değildir herkesin taptığı manasına gelen isim tamlamasıdır Eğer başta Arkeoloji olmak üzere bilimsel disiplinleri esas alırsak Yahudi milletinin Milattan 700 yıl öncesini bilmiyoruz diyebiliriz Yani Akadlar Milattan 2000 yıl önce Mezopotamya da imparatorluk kurdular sonra beşe bölündüler Bu 2000 yılın 1300 yılı Yahudiler için göçebelik olarak geçmiş Milattan 700 yıl öncesinden Filistin de Güney ve Kuzey iki krallık kurduklarını tarihen biliyoruz Bundan öncesi için Yahudilere yönelik Orta Doğuda özellikle Filistin de hiçbir tarih ve arkeolojik veri bulunmamıştır Tufan Kıssasını onun Akad versiyonu olan Gılgamış Destanı ile karşılaştırdığımızda Yahudilerin çok dindar göçebe ve Akad kültürünün geç dönem bir devamı olduğunu anlıyoruz Arketipler konusunda çok verimli bir kültüre sahip olan Akadların torunlarından olan Yahudilerden çok peygamberler gelmiştir Her birisi metafizik açılımlarını yani aldıkları vahyi bir havuz gibi olan Talmud a geçiriyorlardı Sonra dini yetkililer onları millete mal ediyorlardı Fakat göçebelik bitince ve akabinde krallıklar kurulunca insanlar o metafizik ve sosyal kollektif kavramları tarih sandılar Çünkü diğer milletlere karşı üstünlüklerini ispat etmek zorunda idiler Babil sürgününe M Ö 608 538 kadar böyle devam etti Sürgünde Tevrat kaybolunca Üzeyir Peygamber tarafından yeniden yazıya geçirildi Üzeyir in Yahudi tarihinde ön plana çıkışı Babil sürgünü sonrası döneme rastlar Onun bu dönemde gerçekleştirdiği en önemli bir faaliyet Tevrat ı yeniden yazmasıdır Ezra ve Nehemya kitaplarında Musa nın şeriatı konusunda zeyrek bir yazıcı olarak nitelenmesinin yanında din bilgini anlamında kâhin diye de anılmıştır Haggadacı gelenekte ise Üzeyir e çok büyük bir saygınlık atfedilmiş onun sıradan bir rahip kâhin değil çok büyük bir dinî lider olduğu kabul edilmiştir Üzeyir Yahudilerce peygamber üstü konuma sahip mümtaz bir şahsiyet olarak telakki edilmiştir Üzeyir i Hz Musa ile mukayese eden Rabbiler onun da Musa gibi Tevrat ı almaya layık olduğunu iddia etmiş ve bu iddialarını Eğer Musa dünyaya daha önce gelmemiş olsaydı Tevrat Üzeyir e vahyedilirdi sözüyle klişeleştirmişlerdir Yayınevi Gülnar Yayınları Yazar Bahaeddin Sağlam Sayfa 464 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Nisan 2023 Barkod 9786256369788 Kategori Araştırma İnceleme Diğer İslam Kitapları Meal Tefsir Hadis

Gülnar Yayınları
Evrim bugün için onlarca bilim dalı tarafından gözlemlenen bir gerçekliktir Dolayısıyla ilk insanlar çocukluk seviyesinde yaşadıkları ve soyut değerleri idrak etmedikleri için putperestlik yani her bir kabilenin somut bir putu var olmuştur Bu ise o dönem için yanlış değil idi İbn Arabi Çünkü bu doğal fakat ilkel inançlar insanları göreceli olarak birliğe aidiyete ve yine göreceli olarak rekabete sevk ettiği gibi o inançlar sayesinde bilim ve medeniyet gibi birçok soyut kavram da öğreniliyordu Tevrat ta Tekvin 6 8 ve Kur an da 4 163 görüldüğü gibi ilk semavi din Nuh dönemi ile başlıyor Din gelince artık bölünmeye sebep olan kabile ve klanlara mahsus putlar yerine herkesin taptığı manasına gelen Elohim kelimesi kullanılmaya başlandı Elo tapılan demektir him de herkes demektir İkisi beraber Herkesin Tanrısı manasına gelir Yani kelime çoğul edatı almış değildir herkesin taptığı manasına gelen isim tamlamasıdır Eğer başta Arkeoloji olmak üzere bilimsel disiplinleri esas alırsak Yahudi milletinin Milattan 700 yıl öncesini bilmiyoruz diyebiliriz Yani Akadlar Milattan 2000 yıl önce Mezopotamya da imparatorluk kurdular sonra beşe bölündüler Bu 2000 yılın 1300 yılı Yahudiler için göçebelik olarak geçmiş Milattan 700 yıl öncesinden Filistin de Güney ve Kuzey iki krallık kurduklarını tarihen biliyoruz Bundan öncesi için Yahudilere yönelik Orta Doğuda özellikle Filistin de hiçbir tarih ve arkeolojik veri bulunmamıştır Tufan Kıssasını onun Akad versiyonu olan Gılgamış Destanı ile karşılaştırdığımızda Yahudilerin çok dindar göçebe ve Akad kültürünün geç dönem bir devamı olduğunu anlıyoruz Arketipler konusunda çok verimli bir kültüre sahip olan Akadların torunlarından olan Yahudilerden çok peygamberler gelmiştir Her birisi metafizik açılımlarını yani aldıkları vahyi bir havuz gibi olan Talmud a geçiriyorlardı Sonra dini yetkililer onları millete mal ediyorlardı Fakat göçebelik bitince ve akabinde krallıklar kurulunca insanlar o metafizik ve sosyal kollektif kavramları tarih sandılar Çünkü diğer milletlere karşı üstünlüklerini ispat etmek zorunda idiler Babil sürgününe M Ö 608 538 kadar böyle devam etti Sürgünde Tevrat kaybolunca Üzeyir Peygamber tarafından yeniden yazıya geçirildi Üzeyir in Yahudi tarihinde ön plana çıkışı Babil sürgünü sonrası döneme rastlar Onun bu dönemde gerçekleştirdiği en önemli bir faaliyet Tevrat ı yeniden yazmasıdır Ezra ve Nehemya kitaplarında Musa nın şeriatı konusunda zeyrek bir yazıcı olarak nitelenmesinin yanında din bilgini anlamında kâhin diye de anılmıştır Haggadacı gelenekte ise Üzeyir e çok büyük bir saygınlık atfedilmiş onun sıradan bir rahip kâhin değil çok büyük bir dinî lider olduğu kabul edilmiştir Üzeyir Yahudilerce peygamber üstü konuma sahip mümtaz bir şahsiyet olarak telakki edilmiştir Üzeyir i Hz Musa ile mukayese eden Rabbiler onun da Musa gibi Tevrat ı almaya layık olduğunu iddia etmiş ve bu iddialarını Eğer Musa dünyaya daha önce gelmemiş olsaydı Tevrat Üzeyir e vahyedilirdi sözüyle klişeleştirmişlerdir img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img