Tezkiretü l Hulefa — Mustafa Uğurlu Arslan Şem i

Tezkiretü l Hulefa
Mustafa Uğurlu Arslan Şem iDBY Yayınları
Tezkiretü l Hulefa
Mustafa Uğurlu Arslan Şem iBaşka yer ve zamanlara ait insan varlık ilişkisinin bugün yeniden derhatır edilişine tarih diyoruz İnsanı tabiatın diğer varlıklarından ayıran başlıca özellik de onun başka yer ve zamanlara yani tarihe ait bilgi birikimine sahip oluşudur Dolayısıyla insanı bugünden alıp maziye ve istikbale götüren başkalarının duyuları üzerinde etkide bulunmasına yarayan temel araç dildir Öyleyse edebiyatın da tarihin de ana konusu insan ve onun yaşamıdır Tarih insanlığın bu serüvenini olabildiğince nesnel bir bakış açısıyla sergilemeye çalışırken edebiyat ise kendine böyle bir sınırlama getirmez ve insan gerçeğini kurgulayarak bir başka ifadeyle yeniden üreterek okura gösterme yolunu tercih eder XIV asırdan itibaren Türk kültür ve siyasî tarihini geleceğe aktarmada tarihî şahsiyet ve olaylar ekseninde teşekkül eden çok sayıda manzum tarih kaleme alınmıştır Bu manzum tarihlerden birisi de tarihî nitelik taşıyan ve IV Murad Han a kadar İslâm dünyasında gelmiş geçmiş tüm İslâm halifelerinin yaşamları hakkında muhtasar bilgiler veren Şem î nin Tezkiretü l Hulefâ adlı eseridir Tezkiretü l Hulefâ nın yazılış amacı İslâm halifeleri hususiyle de Osmanlı Padişahları halifelerinin hayatları önemli icraatları ve yaşadıkları devrin sosyal ve siyasî olayları ile ilgili bilgi vermek İslâm tarihi açısından ehemmiyet arz eden olay ve şahısları unutulmaktan kurtarmaktır

DBY Yayınları
Başka yer ve zamanlara ait insan varlık ilişkisinin bugün yeniden derhatır edilişine tarih diyoruz İnsanı tabiatın diğer varlıklarından ayıran başlıca özellik de onun başka yer ve zamanlara yani tarihe ait bilgi birikimine sahip oluşudur Dolayısıyla insanı bugünden alıp maziye ve istikbale götüren başkalarının duyuları üzerinde etkide bulunmasına yarayan temel araç dildir Öyleyse edebiyatın da tarihin de ana konusu insan ve onun yaşamıdır Tarih insanlığın bu serüvenini olabildiğince nesnel bir bakış açısıyla sergilemeye çalışırken edebiyat ise kendine böyle bir sınırlama getirmez ve insan gerçeğini kurgulayarak bir başka ifadeyle yeniden üreterek okura gösterme yolunu tercih eder 14 asırdan itibaren Türk kültür ve siyasî tarihini geleceğe aktarmada tarihî şahsiyet ve olaylar ekseninde teşekkül eden çok sayıda manzum tarih kaleme alınmıştır Bu manzum tarihlerden birisi de tarihî nitelik taşıyan ve 4 Murad Han a kadar İslâm dünyasında gelmiş geçmiş tüm İslâm halifelerinin yaşamları hakkında muhtasar bilgiler veren Şem î nin Tezkiretü l Hulefâ adlı eseridir Tezkiretü l Hulefâ nın yazılış amacı İslâm halifeleri hususiyle de Osmanlı Padişahları halifelerinin hayatları önemli icraatları ve yaşadıkları devrin sosyal ve siyasî olayları ile ilgili bilgi vermek İslâm tarihi açısından ehemmiyet arz eden olay ve şahısları unutulmaktan kurtarmaktır

DBY Yayınları
Başka yer ve zamanlara ait insan varlık ilişkisinin bugün yeniden derhatır edilişine tarih diyoruz İnsanı tabiatın diğer varlıklarından ayıran başlıca özellik de onun başka yer ve zamanlara yani tarihe ait bilgi birikimine sahip oluşudur Dolayısıyla insanı bugünden alıp maziye ve istikbale götüren başkalarının duyuları üzerinde etkide bulunmasına yarayan temel araç dildir Öyleyse edebiyatın da tarihin de ana konusu insan ve onun yaşamıdır Tarih insanlığın bu serüvenini olabildiğince nesnel bir bakış açısıyla sergilemeye çalışırken edebiyat ise kendine böyle bir sınırlama getirmez ve insan gerçeğini kurgulayarak bir başka ifadeyle yeniden üreterek okura gösterme yolunu tercih eder 14 asırdan itibaren Türk kültür ve siyasî tarihini geleceğe aktarmada tarihî şahsiyet ve olaylar ekseninde teşekkül eden çok sayıda manzum tarih kaleme alınmıştır Bu manzum tarihlerden birisi de tarihî nitelik taşıyan ve 4 Murad Han a kadar İslâm dünyasında gelmiş geçmiş tüm İslâm halifelerinin yaşamları hakkında muhtasar bilgiler veren Şem î nin Tezkiretü l Hulefâ adlı eseridir Tezkiretü l Hulefâ nın yazılış amacı İslâm halifeleri hususiyle de Osmanlı Padişahları halifelerinin hayatları önemli icraatları ve yaşadıkları devrin sosyal ve siyasî olayları ile ilgili bilgi vermek İslâm tarihi açısından ehemmiyet arz eden olay ve şahısları unutulmaktan kurtarmaktır

DBY Yayınları
Başka yer ve zamanlara ait insan varlık ilişkisinin bugün yeniden derhatır edilişine tarih diyoruz İnsanı tabiatın diğer varlıklarından ayıran başlıca özellik de onun başka yer ve zamanlara yani tarihe ait bilgi birikimine sahip oluşudur Dolayısıyla insanı bugünden alıp maziye ve istikbale götüren başkalarının duyuları üzerinde etkide bulunmasına yarayan temel araç dildir Öyleyse edebiyatın da tarihin de ana konusu insan ve onun yaşamıdır Tarih insanlığın bu serüvenini olabildiğince nesnel bir bakış açısıyla sergilemeye çalışırken edebiyat ise kendine böyle bir sınırlama getirmez ve insan gerçeğini kurgulayarak bir başka ifadeyle yeniden üreterek okura gösterme yolunu tercih eder 14 asırdan itibaren Türk kültür ve siyasî tarihini geleceğe aktarmada tarihî şahsiyet ve olaylar ekseninde teşekkül eden çok sayıda manzum tarih kaleme alınmıştır Bu manzum tarihlerden birisi de tarihî nitelik taşıyan ve 4 Murad Han a kadar İslâm dünyasında gelmiş geçmiş tüm İslâm halifelerinin yaşamları hakkında muhtasar bilgiler veren Şem î nin Tezkiretü l Hulefâ adlı eseridir Tezkiretü l Hulefâ nın yazılış amacı İslâm halifeleri hususiyle de Osmanlı Padişahları halifelerinin hayatları önemli icraatları ve yaşadıkları devrin sosyal ve siyasî olayları ile ilgili bilgi vermek İslâm tarihi açısından ehemmiyet arz eden olay ve şahısları unutulmaktan kurtarmaktır

DBY Yayınları
Mustafa Uğurlu Arslan tarafından kaleme alınan Tezkiretül Hulefa DBY Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Tezkiretül Hulefa Mustafa Uğurlu Arslan Kitap Özeti Başka yer ve zamanlara ait insan varlık ilişkisinin bugün yeniden derhatır edilişine tarih diyoruz İnsanı tabiatın diğer varlıklarından ayıran başlıca özellik de onun başka yer ve zamanlara yani tarihe ait bilgi birikimine sahip oluşudur Dolayısıyla insanı bugünden alıp maziye ve istikbale götüren başkalarının duyuları üzerinde etkide bulunmasına yarayan temel araç dildir Öyleyse edebiyatın da tarihin de ana konusu insan ve onun yaşamıdır Tarih insanlığın bu serüvenini olabildiğince nesnel bir bakış açısıyla sergilemeye çalışırken edebiyat ise kendine böyle bir sınırlama getirmez ve insan gerçeğini kurgulayarak bir başka ifadeyle yeniden üreterek okura gösterme yolunu tercih eder 14 asırdan itibaren Türk kültür ve siyasî tarihini geleceğe aktarmada tarihî şahsiyet ve olaylar ekseninde teşekkül eden çok sayıda manzum tarih kaleme alınmıştır Bu manzum tarihlerden birisi de tarihî nitelik taşıyan ve 4 Murad Han a kadar İslâm dünyasında gelmiş geçmiş tüm İslâm halifelerinin yaşamları hakkında muhtasar bilgiler veren Şem î nin Tezkiretü l Hulefâ adlı eseridir Tezkiretü l Hulefâ nın yazılış amacı İslâm halifeleri hususiyle de Osmanlı Padişahları halifelerinin hayatları önemli icraatları ve yaşadıkları devrin sosyal ve siyasî olayları ile ilgili bilgi vermek İslâm tarihi açısından ehemmiyet arz eden olay ve şahısları unutulmaktan kurtarmaktır Yayınevi DBY Yayınları Yazar Mustafa Uğurlu Arslan Sayfa 496 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 15 00x21 00 cm Basım Yılı Ekim 2020 Barkod 9786257760102 Kategori Tarihsel Romanlar

DBY YAYINLARI
Başka yer ve zamanlara ait insan varlık ilişkisinin bugün yeniden derhatır edilişine tarih diyoruz İnsanı tabiatın diğer varlıklarından ayıran başlıca özellik de onun başka yer ve zamanlara yani tarihe ait bilgi birikimine sahip oluşudur Dolayısıyla insanı bugünden alıp maziye ve istikbale götüren başkalarının duyuları üzerinde etkide bulunmasına yarayan temel araç dildir Öyleyse edebiyatın da tarihin de ana konusu insan ve onun yaşamıdır Tarih insanlığın bu serüvenini olabildiğince nesnel bir bakış açısıyla sergilemeye çalışırken edebiyat ise kendine böyle bir sınırlama getirmez ve insan gerçeğini kurgulayarak bir başka ifadeyle yeniden üreterek okura gösterme yolunu tercih eder XIV asırdan itibaren Türk kültür ve siyasî tarihini geleceğe aktarmada tarihî şahsiyet ve olaylar ekseninde teşekkül eden çok sayıda manzum tarih kaleme alınmıştır Bu manzum tarihlerden birisi de tarihî nitelik taşıyan ve IV Murad Han a kadar İslâm dünyasında gelmiş geçmiş tüm İslâm halifelerinin yaşamları hakkında muhtasar bilgiler veren Şem î nin Tezkiretü l Hulefâ adlı eseridir Tezkiretü l Hulefâ nın yazılış amacı İslâm halifeleri hususiyle de Osmanlı Padişahları halifelerinin hayatları önemli icraatları ve yaşadıkları devrin sosyal ve siyasî olayları ile ilgili bilgi vermek İslâm tarihi açısından ehemmiyet arz eden olay ve şahısları unutulmaktan kurtarmaktır

DBY Yayınları
Başka yer ve zamanlara ait insan varlık ilişkisinin bugün yeniden derhatır edilişine tarih diyoruz İnsanı tabiatın diğer varlıklarından ayıran başlıca özellik de onun başka yer ve zamanlara yani tarihe ait bilgi birikimine sahip oluşudur Dolayısıyla insanı bugünden alıp maziye ve istikbale götüren başkalarının duyuları üzerinde etkide bulunmasına yarayan temel araç dildir Öyleyse edebiyatın da tarihin de ana konusu insan ve onun yaşamıdır Tarih insanlığın bu serüvenini olabildiğince nesnel bir bakış açısıyla sergilemeye çalışırken edebiyat ise kendine böyle bir sınırlama getirmez ve insan gerçeğini kurgulayarak bir başka ifadeyle yeniden üreterek okura gösterme yolunu tercih eder 14 asırdan itibaren Türk kültür ve siyasî tarihini geleceğe aktarmada tarihî şahsiyet ve olaylar ekseninde teşekkül eden çok sayıda manzum tarih kaleme alınmıştır Bu manzum tarihlerden birisi de tarihî nitelik taşıyan ve 4 Murad Han a kadar İslâm dünyasında gelmiş geçmiş tüm İslâm halifelerinin yaşamları hakkında muhtasar bilgiler veren Şem î nin Tezkiretü l Hulefâ adlı eseridir Tezkiretü l Hulefâ nın yazılış amacı İslâm halifeleri hususiyle de Osmanlı Padişahları halifelerinin hayatları önemli icraatları ve yaşadıkları devrin sosyal ve siyasî olayları ile ilgili bilgi vermek İslâm tarihi açısından ehemmiyet arz eden olay ve şahısları unutulmaktan kurtarmaktır

DBY (Dün Bugün Yarın)
Başka yer ve zamanlara ait insan varlık ilişkisinin bugün yeniden derhatır edilişine tarih diyoruz İnsanı tabiatın diğer varlıklarından ayıran başlıca özellik de onun başka yer ve zamanlara yani tarihe ait bilgi birikimine sahip oluşudur Dolayısıyla insanı bugünden alıp maziye ve istikbale götüren başkalarının duyuları üzerinde etkide bulunmasına yarayan temel araç dildir Öyleyse edebiyatın da tarihin de ana konusu insan ve onun yaşamıdır Tarih insanlığın bu serüvenini olabildiğince nesnel bir bakış açısıyla sergilemeye çalışırken edebiyat ise kendine böyle bir sınırlama getirmez ve insan gerçeğini kurgulayarak bir başka ifadeyle yeniden üreterek okura gösterme yolunu tercih eder 14 asırdan itibaren Türk kültür ve siyasî tarihini geleceğe aktarmada tarihî şahsiyet ve olaylar ekseninde teşekkül eden çok sayıda manzum tarih kaleme alınmıştır Bu manzum tarihlerden birisi de tarihî nitelik taşıyan ve 4 Murad Han a kadar İslâm dünyasında gelmiş geçmiş tüm İslâm halifelerinin yaşamları hakkında muhtasar bilgiler veren Şem î nin Tezkiretü l Hulefâ adlı eseridir Tezkiretü l Hulefâ nın yazılış amacı İslâm halifeleri hususiyle de Osmanlı Padişahları halifelerinin hayatları önemli icraatları ve yaşadıkları devrin sosyal ve siyasî olayları ile ilgili bilgi vermek İslâm tarihi açısından ehemmiyet arz eden olay ve şahısları unutulmaktan kurtarmaktır