MejelleKitap fiyat karşılaştırma

The Anatolikon Anatolikon — John Ash

The Anatolikon Anatolikon
8,75
ŞiirŞiir Üzerine

The Anatolikon Anatolikon

John Ash

Yapı Kredi Yayınları ( YKY )

1999151 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

The Anatolikon Anatolikon

John Ash

The Anatolikon Anatolikon ilginç bir işbirliğinin ürünü İstanbul doğumlu ressam Peter Hristoff İstanbul da yaşayan şair John Ash in İstanbul ve Türkiye konulu şiirlerini resimledi Geçen yıl Türkçede ilk kitabını yayımlamıştık Ash in Selected Poems Seçme Şiirler Güven Turan o kitaba yazdığı sunuşta soruyordu Çoğunluğu İstanbul da yazılmış şiirlerden oluşan yeni bir kitabı ağır ağır tamamlıyor Ash Acaba İstanbul da Manchester ve New York gibi bir ana bölüm oluşturabilecek mi oluşturdu mu şiir dünyasında Bu sorunun yanıtında biraz da biz İstanbul da İstanbul u unutacak kadar uzunca bir süre yaşayanlar için nasıl bir İstanbul la yüzleşeceğiz sorusu da yatıyor İşte o şiirler İki dilde de ilk kez Ve o resimler Tadımlık ANATOLİKON Neden gitmek istiyorsun oraya Görecek bir şey yok ki dediler Dedim ki Adını sevdim afyon ve hisar Bir ilgisi olmalı mavi ve kırmızı ile İşte Tozlu bir alanda küçük bir bahçe ve neredeyse tükenmiş bir çeşme Birbiri ardınca duraklar geçen bir otobüse bindim Birinde sergilenen çirkin mi çirkin lületaşı pipolara baktım Ve Andrew benimleydi fotoğraflamak için Yol boyunca görülen görülmeyen ne varsa Afyonda hayran kaldım lokanta aynalarının barok çerçevelerine Göz alan önlüklerine garsonların ve evlerin rengine Bir sıçan Koşturdu bahçenin basamaklarında duraladı bir an kararsız kalmış gibi Uşaklı iki genç satıcıyla karşılaştık şarkı söylediler bize tepesinde Kayanın üstündeki kalenin siyahtı menevişliydi üstleri yosunlarla Üzüldük fark edince camideki bütün kilimlerin çalınmış olduğunu Gül bahçelerinden geçerek indik güneye kokuları boğuyordu vadileri Kırık bıçaklar gibi yükselen tepelere tırmanıyordu buram buram Sıcak Koyulaşıyordu Ağaçlar yok oldu ve yeniden çıktı ortaya Haziran başlarıydı İlkyaz boyunca yağmıştı yağmur bozkırı çiçeklerle kaplamıştı Frigyanın taş aslanları kükredi ve sıçradı Sağnaklar doldurdu sarnıçları Midas Kentinde Yol krallar için yapılmıştı dümdüzdü Yoruldu gözlerim bakmaktan Uzakta devasa bir bulut gördüm Güneşte parlayan karlı bir dağ çıktı sonra Öyle yüksek öyle genişti ki Algılayamıyordu insan Alt yamaçlarında dizi dizi yatıyordu Katledilmiş şehzadeler sümbül ve ayva çiçekli mezarlarında Gluckun bir parçası çalıyordu otomobilin radyosunda ve birden sütun gövdeleri Belirdi kayalar arasından Bir eşek anırdı bir tapınağın içlerinde Tıraşsız yüzler gibi mavi mavi çamlar kaplamıştı yamaçları ve kuşlar uçuşuyordu yolun kıyılarında Bunca şey arasında olmayan bir şeyi arayıp duruyorduk Bir düğüne gidermiş gibi giyinmiş kadınlar dolanıyordu beyaz ve mor haşhaşlar arasında Akşamla soğuk bir yel esmeye başladı gölün kuzeyinden Ve birden arduvaz rengini aldı gölün suları Ve o tepelerde bir yerde ardında küçük Myriokefalon kalesinin Dar bir vadide kum fırtınası içinde yenilmişti İmparator Manuel Ve Daha sonra hiç görülmedi Eski neşeli ruhundan eser ya da halk önünde neşelenmedi Ne kadar yalvarıp yakarsalar da dediler sonradan Nis adasında Mustafa isimli genç adam dört dilde seslendi bana Ve dördüncüde İngilizce babasının arabasını vermeyi önerdi Dağları gezmem için birkaç günlüğüne Bahçesinde Panjurlu bir evin altında birbirine dolanmış yaşlı bir asmanın bir balıkçı kayığı Yan yatmış duruyordu öylesine eskimişti ki tahtaları bir kayık anısıydı daha çok Önce kuzeye kıvrıldı yol sonra güneye seyrek tarlalı bir vadiye girmeden doğuya dönüp Yaşlı bir adam safran sattı bana Bilir Hanımın gülüşü bir kuş cıvıltısı kadar sevimliydi Belisırmada bir kadın yürüyüp gitti köprüden bir imparatoriçe edasıyla Uzun Hanımın çardaklı lokantasında kırmızı şarap içti Avustralyalılar Ardından rakı ve haber alınamadı ertesi gün onlardan Narlı Kuyunun yanında ızgara barbun ve roka yedim Işık yok oldu Cennet Obruğunda Kumların bir kenti yuttuğu Sarp bir burunda Herodot okuyan bir öğretmene rastladım Günün bu geç saatinde ne aradığımı sordu yıkıntılar arasında Bilemedim ne diyeceğimi Yakınlarda nemli bir çukurda

Yapı Kredi Yayınları
10,42

Yapı Kredi Yayınları

03.1999151 sf.
17 x 22 cm

çev. Güven Turan

Yapı Kredi Yayınları

The Anatolikon Anatolikon ilginç bir işbirliğinin ürünü İstanbul doğumlu ressam Peter Hristoff İstanbul da yaşayan şair John Ash in İstanbul ve Türkiye konulu şiirlerini resimledi Geçen yıl Türkçede ilk kitabını yayımlamıştık Ash in Selected Poems Seçme Şiirler Güven Turan o kitaba yazdığı sunuşta soruyordu Çoğunluğu İstanbul da yazılmış şiirlerden oluşan yeni bir kitabı ağır ağır tamamlıyor Ash Acaba İstanbul da Manchester ve New York gibi bir ana bölüm oluşturabilecek mi oluşturdu mu şiir dünyasında Bu sorunun yanıtında biraz da biz İstanbul da İstanbul u unutacak kadar uzunca bir süre yaşayanlar için nasıl bir İstanbul la yüzleşeceğiz sorusu da yatıyor İşte o şiirler İki dilde de ilk kez Ve o resimler