MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Tıbbi Fizyoloji Sistematik İlişkilerle — Demir Enver Ahmet

Tıbbi Fizyoloji Sistematik İlişkilerle
750,00
Tıp SağlıkFizyoloji

Tıbbi Fizyoloji Sistematik İlişkilerle

Demir Enver Ahmet

Hipokrat Kitabevi

336 sf.
16x24
Pelikan KitabeviEn ucuz

Tıbbi Fizyoloji Sistematik İlişkilerle

Demir Enver Ahmet

Tıbbın tüm parçalarını sıraya koyacak olsaydık fizyoloji ilk sırada yer alırdı çünkü fizyoloji tamamen sağlıklı insanoğlunun doğasıyla yani bütün işlev ve kudretleriyle meşgul olmaktadır Jean F Fernel Physiologia 1542 İnsan doğası gereği merak edendir İnsan haricinde hiçbir varlık kendi varlığının özünü ve bu özün düşünebilir üretebilir yapısını ve işleyişini sorgulamak kabiliyetine sahip değildir Antik insanların on binlerce yıl önce birbirleriyle temasa sahip olmayan farklı coğrafyalarda mağara duvarlarına çizdikleri tasvirler öze dair arayışın bugüne uzanan kanıtlarıdır Primitif el baskıları ve doğa figürleri ile başlayan ne sorusu antik Sümer den Mısır ve Grek medeniyetlerine ilerlenirken nasıl sorusuna evrilmiştir Nihayetinde milattan önce 600 lü yıllarda doğaya ait olanın felsefesi manasıyla fizyoloji tabiri doğmuştur Her ne kadar milattan önce 200 lü yıllarda Galen deneysel fizyolojinin ilk adımlarını atmışsa olsa da sonraki yüzyıllar boyunca fizyoloji büyük oranda gözlemsel niteliğini devam ettirmiştir Özgür düşüncenin hâkim olduğu şehir devletleri emperyal Roma ya dönüşürken sosyal gelişmelere kıyasla tıbbi ilerleme zayıf kalmıştır Anadolu ve Mezopotamya da filizlenen hekimlerin antik Grek medeniyetinden kalan bilgilerle yoğurdukları ve bugün İslam tıbbi olarak tanımladığımız aydınlanmaya kadar tababet Orta Çağ Avrupasının karanlığı altında boğulmuştur Batılı bilimsel düşüncenin yükselişe geçtiği 1500 lü yıllarda Fransız hekim Jean François Fernel Fizyolojiye göre anatomi tarihe göre coğrafya gibidir Gerçekleşen olayların sahnesini anlatır benzetmesiyle fizyoloji ifadesine terimsel anlam kazandırmıştır 19 yüzyılın sonlarına kadar fizyoloji tıbbın bütününü temsil etmiş ve ancak sonrasında branşlaşmanın bir sonucu olarak tababetin temeli kalmak birlikte bir tıbbi bilim alanı halini almıştır 20 yüzyıl ortalarından itibaren modern tıbbın uygulanagelmesi artık neden sorusuna yanıt aranabilmesine imkân tanımıştır Bu sorunun yanıtına giden yol ise nasıl dan yani fizyolojiden geçmektedir Üç seneye yakın bir emeğin ürünü olan bu kitapta fizyolojik fonksiyonlar geleneksel yöntem ile sistemlere ayrılmış halde ancak önceki kaynakların aksine birbirleriyle ilişkileri Bakınız Bkz Sayfa parantezleri yoluyla belirtilmek suretiyle okuyucularına anlatılmıştır Deneysel addedilebilecek bu yöntem sayesinde bilginin birbirlerinden kopuk parçalardan ziyade bütünsel değerlendirilebilmesi amaçlanmıştır Geleneksel kaynaklara kıyasla bir diğer farklılık öğe imleri kullanılarak bilginin öbeklere ayrılmış olmasıdır Uzun paragraflar boyunca dikkatin dağılması ve bilimsel kaynağın bir roman gibi okunur hale gelmesi hemen hepimizin karşılaştığı sorunlardandır Halbuki bellek büyük bilgi yığınlarını değil odaklanmış bilgi öbeklerini sever Öğe imleri yoluyla öğrenme sürecinin hızlandırılması ve belleğe taşınan bilginin kalıcılığının artırılması hedeflenmiştir Bu yöntemin sonucu olarak bilgi içermeyen bağlayıcı ve çoğu okur için sıkıcı cümlelerden kurtulunmuş ve sayfa sayısı itibariyle emsallerinden küçük fakat kapsayıcı bir eser elde edilmiştir Bu kitabın çeşitli başlıklarında doğru olduğunu kabul ettiğiniz bilgilerinize aykırılıklar fark edeceksiniz Takdimin girişinde kısaca değinildiği üzere fizyoloji statik bir bilim olmaktan uzaktır Dönüşür değişir ve böylece gelişir Geleneksel kabul edilen kaynaklar ise yıldan yıla revizyonun güçlüğü neticesinde 20 30 ve hatta kimi bahislerde 50 sene öncesinden kalan bilgileri zikretmektedir Esasında elinizdeki eserin yazılmasına yol açan ihtiyaç da tam olarak bu noktadan doğmuştur Bu eserde mevcut fizyolojik bilginin yayın tarihi itibariyle en güncel hali ile karşılaşacaksınız Buna karşın geçmişin hatalarından ders çıkartarak belki yarın bu kitabın da eskimiş olabileceğine hazır olmalısınız Bilhassa fizyoloji okurluğuna yeni adım atmış olanlar temel biyolojik ve tıbbi kavramların izah edilmemiş olması nedeniyle kitabı takip ederken zorlanabileceklerdir Bu bir ihmal değil düşünülmüş kasıtla gerçekleştirilmiş bir tercih idi Yeni başlayanlar ki büyük kısmının tıbbiye öncelikli olmak üzere sağlık alanındaki öğrenciler olacağı aşikardır kitabı eğiticilerinin rehberliğinde okuyacakları için eksik kalınan noktaları telafi imkanına sahip olacaklardır Fizyolojiye aşina okurlar ise temel izahların monotonluğundan kurtulacakları için bu kitabı günceli yakalamanın yanı sıra unutulmuş süreçlerin hatırlanması amacıyla hızlı okunabilir bir kaynak olarak değerlendirebilirler Yine bilinçli bir tercih ile patofizyolojik olaylardan nadiren bahsedilmiştir çünkü burada maksat hastalıkların temellerini değil sağlıklı insan vücudunun işleyişine dair bir kavrayış sunacak temel tıbbi fizyolojik bilginin aktarılması olmuştur Hastalık fizyolojik fonksiyonların bozulması ve hekimlik sıhhati korumak ve hastalıkları sağaltmak anlamları taşıdığına göre hastalıkların temellerinin idrak edilebilmesi ve hekimlik sanatının icrası açısından fizyolojik süreçlere hakimiyet zaruridir Neden sorusunun karşılığı nasıl ın yanıtına muhtaçtır ve bu eser ile patofizyolojinin idrakına giden yolun taşları döşenmeye çalışılmıştır Son olarak kitapta karşılaşacağınız şekillerin değinilmeye değer olduğuna inanıyorum Her biri özenle hazırlanmış 190 dan fazla özgün vektörel çizim ile fizyolojik süreçler mikro dünyanın hayali olayları olmaktan çıkartılarak makro dünyada görülebilir dokunulabilir hale getirilmiştir Bu kitabın yalnızca bir damla olduğunun fakat okyanusların damlalardan oluştuğunun farkındalığıyla ve faydalı olabilmek temennisiyle Doç Dr Enver Ahmet DEMİR

Şehadet Kitap
750,00

Hipokrat Kitabevi

2023336 sf.
Şehadet Kitap

Tıbbın tüm parçalarını sıraya koyacak olsaydık fizyoloji ilk sırada yer alırdı çünkü fizyoloji tamamen sağlıklı insanoğlunun doğasıyla yani bütün işlev ve kudretleriyle meşgul olmaktadır Jean F Fernel Physiologia 1542 İnsan doğası gereği merak edendir İnsan haricinde hiçbir varlık kendi varlığının özünü ve bu özün düşünebilir üretebilir yapısını ve işleyişini sorgulamak kabiliyetine sahip değildir Antik insanların on binlerce yıl önce birbirleriyle temasa sahip olmayan farklı coğrafyalarda mağara duvarlarına çizdikleri tasvirler öze dair arayışın bugüne uzanan kanıtlarıdır Primitif el baskıları ve doğa figürleri ile başlayan ne sorusu antik Sümer den Mısır ve Grek medeniyetlerine ilerlenirken nasıl sorusuna evrilmiştir Nihayetinde milattan önce 600 lü yıllarda doğaya ait olanın felsefesi manasıyla fizyoloji tabiri doğmuştur Her ne kadar milattan önce 200 lü yıllarda Galen deneysel fizyolojinin ilk adımlarını atmışsa olsa da sonraki yüzyıllar boyunca fizyoloji büyük oranda gözlemsel niteliğini devam ettirmiştir Özgür düşüncenin hâkim olduğu şehir devletleri emperyal Roma ya dönüşürken sosyal gelişmelere kıyasla tıbbi ilerleme zayıf kalmıştır Anadolu ve Mezopotamya da filizlenen hekimlerin antik Grek medeniyetinden kalan bilgilerle yoğurdukları ve bugün İslam tıbbi olarak tanımladığımız aydınlanmaya kadar tababet Orta Çağ Avrupasının karanlığı altında boğulmuştur Batılı bilimsel düşüncenin yükselişe geçtiği 1500 lü yıllarda Fransız hekim Jean François Fernel Fizyolojiye göre anatomi tarihe göre coğrafya gibidir Gerçekleşen olayların sahnesini anlatır benzetmesiyle fizyoloji ifadesine terimsel anlam kazandırmıştır 19 yüzyılın sonlarına kadar fizyoloji tıbbın bütününü temsil etmiş ve ancak sonrasında branşlaşmanın bir sonucu olarak tababetin temeli kalmak birlikte bir tıbbi bilim alanı halini almıştır 20 yüzyıl ortalarından itibaren modern tıbbın uygulanagelmesi artık neden sorusuna yanıt aranabilmesine imkân tanımıştır Bu sorunun yanıtına giden yol ise nasıl dan yani fizyolojiden geçmektedir Üç seneye yakın bir emeğin ürünü olan bu kitapta fizyolojik fonksiyonlar geleneksel yöntem ile sistemlere ayrılmış halde ancak önceki kaynakların aksine birbirleriyle ilişkileri Bakınız Bkz Sayfa parantezleri yoluyla belirtilmek suretiyle okuyucularına anlatılmıştır Deneysel addedilebilecek bu yöntem sayesinde bilginin birbirlerinden kopuk parçalardan ziyade bütünsel değerlendirilebilmesi amaçlanmıştır Geleneksel kaynaklarakıyasla bir diğer farklılık öğe imleri kullanılarak bilginin öbeklere ayrılmış olmasıdır Uzun paragraflar boyunca dikkatin dağılması ve bilimsel kaynağın bir roman gibi okunur hale gelmesi hemen hepimizin karşılaştığı sorunlardandır Halbuki bellek büyük bilgi yığınlarını değil odaklanmış bilgi öbeklerini sever Öğe imleri yoluyla öğrenme sürecinin hızlandırılması ve belleğe taşınan bilginin kalıcılığının artırılması hedeflenmiştir Bu yöntemin sonucu olarak bilgi içermeyen bağlayıcı ve çoğu okur için sıkıcı cümlelerden kurtulunmuş ve sayfa sayısı itibariyle emsallerinden küçük fakat kapsayıcı bir eser elde edilmiştir Bu kitabın çeşitli başlıklarında doğru olduğunu kabul ettiğiniz bilgilerinize aykırılıklar fark edeceksiniz Takdimin girişinde kısaca değinildiği üzere fizyoloji statik bir bilim olmaktan uzaktır Dönüşür değişir ve böylece gelişir Geleneksel kabul edilen kaynaklar ise yıldan yıla revizyonun güçlüğü neticesinde 20 30 ve hatta kimi bahislerde 50 sene öncesinden kalan bilgileri zikretmektedir Esasında elinizdeki eserin yazılmasına yol açan ihtiyaç da tam olarak bu noktadan doğmuştur Bu eserde mevcut fizyolojik bilginin yayın tarihi itibariyle en güncel hali ile karşılaşacaksınız Buna karşın geçmişin hatalarından ders çıkartarak belki yarın bu kitabın da eskimiş olabileceğine hazır olmalısınız Bilhassa fizyoloji okurluğuna yeni adım atmış olanlar temel biyolojik ve tıbbi kavramların izah edilmemiş olması nedeniyle kitabı takip ederken zorl

Pandora

Hipokrat

2023336 sf.
Pandora

Tıbbın tüm parçalarını sıraya koyacak olsaydık fizyoloji ilk sırada yer alırdı çünkü fizyoloji tamamen sağlıklı insanoğlunun doğasıyla yani bütün işlev ve kudretleriyle meşgul olmaktadır Jean F Fernel Physiologia 1542 İnsan doğası gereği merak edendir İnsan haricinde hiçbir varlık kendi varlığının özünü ve bu özün düşünebilir üretebilir yapısını ve işleyişini sorgulamak kabiliyetine sahip değildir Antik insanların on binlerce yıl önce birbirleriyle temasa sahip olmayan farklı coğrafyalarda mağara duvarlarına çizdikleri tasvirler öze dair arayışın bugüne uzanan kanıtlarıdır Primitif el baskıları ve doğa figürleri ile başlayan ne sorusu antik Sümer den Mısır ve Grek medeniyetlerine ilerlenirken nasıl sorusuna evrilmiştir Nihayetinde milattan önce 600 lü yıllarda doğaya ait olanın felsefesi manasıyla fizyoloji tabiri doğmuştur Her ne kadar milattan önce 200 lü yıllarda Galen deneysel fizyolojinin ilk adımlarını atmışsa olsa da sonraki yüzyıllar boyunca fizyoloji büyük oranda gözlemsel niteliğini devam ettirmiştir Özgür düşüncenin hâkim olduğu şehir devletleri emperyal Roma ya dönüşürken sosyal gelişmelere kıyasla tıbbi ilerleme zayıf kalmıştır Anadolu ve Mezopotamya da filizlenen hekimlerin antik Grek medeniyetinden kalan bilgilerle yoğurdukları ve bugün İslam tıbbi olarak tanımladığımız aydınlanmaya kadar tababet Orta Çağ Avrupasının karanlığı altında boğulmuştur Batılı bilimsel düşüncenin yükselişe geçtiği 1500 lü yıllarda Fransız hekim Jean François Fernel Fizyolojiye göre anatomi tarihe göre coğrafya gibidir Gerçekleşen olayların sahnesini anlatır benzetmesiyle fizyoloji ifadesine terimsel anlam kazandırmıştır 19 yüzyılın sonlarına kadar fizyoloji tıbbın bütününü temsil etmiş ve ancak sonrasında branşlaşmanın bir sonucu olarak tababetin temeli kalmak birlikte bir tıbbi bilim alanı halini almıştır 20 yüzyıl ortalarından itibaren modern tıbbın uygulanagelmesi artık neden sorusuna yanıt aranabilmesine imkân tanımıştır Bu sorunun yanıtına giden yol ise nasıl dan yani fizyolojiden geçmektedir Üç seneye yakın bir emeğin ürünü olan bu kitapta fizyolojik fonksiyonlar geleneksel yöntem ile sistemlere ayrılmış halde ancak önceki kaynakların aksine birbirleriyle ilişkileri Bakınız Bkz Sayfa parantezleri yoluyla belirtilmek suretiyle okuyucularına anlatılmıştır Deneysel addedilebilecek bu yöntem sayesinde bilginin birbirlerinden kopuk parçalardan ziyade bütünsel değerlendirilebilmesi amaçlanmıştır Geleneksel kaynaklara kıyasla bir diğer farklılık öğe imleri kullanılarak bilginin öbeklere ayrılmış olmasıdır Uzun paragraflar boyunca dikkatin dağılması ve bilimsel kaynağın bir roman gibi okunur hale gelmesi hemen hepimizin karşılaştığı sorunlardandır Halbuki bellek büyük bilgi yığınlarını değil odaklanmış bilgi öbeklerini sever Öğe imleri yoluyla öğrenme sürecinin hızlandırılması ve belleğe taşınan bilginin kalıcılığının artırılması hedeflenmiştir Bu yöntemin sonucu olarak bilgi içermeyen bağlayıcı ve çoğu okur için sıkıcı cümlelerden kurtulunmuş ve sayfa sayısı itibariyle emsallerinden küçük fakat kapsayıcı bir eser elde edilmiştir Bu kitabın çeşitli başlıklarında doğru olduğunu kabul ettiğiniz bilgilerinize aykırılıklar fark edeceksiniz Takdimin girişinde kısaca değinildiği üzere fizyoloji statik bir bilim olmaktan uzaktır Dönüşür değişir ve böylece gelişir Geleneksel kabul edilen kaynaklar ise yıldan yıla revizyonun güçlüğü neticesinde 20 30 ve hatta kimi bahislerde 50 sene öncesinden kalan bilgileri zikretmektedir Esasında elinizdeki eserin yazılmasına yol açan ihtiyaç da tam olarak bu noktadan doğmuştur Bu eserde mevcut fizyolojik bilginin yayın tarihi itibariyle en güncel hali ile karşılaşacaksınız Buna karşın geçmişin hatalarından ders çıkartarak belki yarın bu kitabın da eskimiş olabileceğine hazır olmalısınız Bilhassa fizyoloji okurluğuna yeni adım atmış olanlar temel biyolojik ve tıbbi kavramların izah edilmemiş olması nedeniyle kitabı takip ederken zorlanabileceklerdir Bu bir ihmal değil düşünülmüş kasıtla gerçekleştirilmiş bir tercih idi Yeni başlayanlar ki büyük kısmının tıbbiye öncelikli olmak üzere sağlık alanındaki öğrenciler olacağı aşikardır kitabı eğiticilerinin rehberliğinde okuyacakları için eksik kalınan noktaları telafi imkanına sahip olacaklardır Fizyolojiye aşina okurlar ise temel izahların monotonluğundan kurtulacakları için bu kitabı günceli yakalamanın yanı sıra unutulmuş süreçlerin hatırlanması amacıyla hızlı okunabilir bir kaynak olarak değerlendirebilirler Yine bilinçli bir tercih ile patofizyolojik olaylardan nadiren bahsedilmiştir çünkü burada maksat hastalıkların temellerini değil sağlıklı insan vücudunun işleyişine dair bir kavrayış sunacak temel tıbbi fizyolojik bilginin aktarılması olmuştur Hastalık fizyolojik fonksiyonların bozulması ve hekimlik sıhhati korumak ve hastalıkları sağaltmak anlamları taşıdığına göre hastalıkların temellerinin idrak edilebilmesi ve hekimlik sanatının icrası açısından fizyolojik süreçlere hakimiyet zaruridir Neden sorusunun karşılığı nasıl ın yanıtına muhtaçtır ve bu eser ile patofizyolojinin idrakına giden yolun taşları döşenmeye çalışılmıştır Son olarak kitapta karşılaşacağınız şekillerin değinilmeye değer olduğuna inanıyorum Her biri özenle hazırlanmış 190 dan fazla özgün vektörel çizim ile fizyolojik süreçler mikro dünyanın hayali olayları olmaktan çıkartılarak makro dünyada görülebilir dokunulabilir hale getirilmiştir Bu kitabın yalnızca bir damla olduğunun fakat okyanusların damlalardan oluştuğunun farkındalığıyla ve faydalı olabilmek temennisiyle Doç Dr Enver Ahmet DEMİR