Tiger Koşmak İstemiyor — Enes Dündar

Tiger Koşmak İstemiyor
Enes DündarEpona Kitap
Tiger Koşmak İstemiyor
Enes DündarEnes Dündar sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor öykülerinde Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp vampir imamlara kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişletirken bir adımını da bu topraklarda yaşayan insanların sokaklarına atıyor Taşranın dilini kokusunu masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okurken gündelik olanın içindeki tuhafı merhametin içindeki zalimliği kara mizahın çeperlerinden süzüyor Orwell in Hayvan Çiftliği romanında güçlü bir hiciv alegorisi olarak kullandığı hayvanlar gibi Dündar ın köpekleri tavukları horozları boğaları yılkıları bazen sert bir toplum eleştirisi bazen de bilinçaltından süzülen gizli kalmış niyetleri açığa çıkarıyor Dündar ilk kitabındaokuru leziz bir hayvan çiftliğine pardon edebiyat şölenine davet ediyor Yanan kömür sobalarını grileşmiş atmosferin isini evin içine geri tüten soba dumanının kokusunu sobanın demir sacına konan bayat ekmeğin çıtırlığını o ekmeğin üstüne Sana yağı sürüldükçe yumuşamasını yarılmış kestanenin içinde oynaşan kurtçuğun kestaneyle beraber pişmesini masmavi önlükleri çiçek desenli sarımsı perdeleri bozuk kasetlerin bantlarıyla oynanmasını hayal meyal hatırlıyordu Farklıydık işte

Epona
Enes Dündar sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor öykülerinde Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp vampir imamlara kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişletirken bir adımını da bu topraklarda yaşayan insanların sokaklarına atıyor Taşranın dilini kokusunu masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okurken gündelik olanın içindeki tuhafı merhametin içindeki zalimliği kara mizahın çeperlerinden süzüyor Orwell in Hayvan Çiftliği romanında güçlü bir hiciv alegorisi olarak kullandığı hayvanlar gibi Dündar ın köpekleri tavukları horozları boğaları yılkıları bazen sert bir toplum eleştirisi bazen de bilinçaltından süzülen gizli kalmış niyetleri açığa çıkarıyor Dündar ilk kitabında okuru leziz bir hayvan çiftliğine pardon edebiyat şölenine davet ediyor Yanan kömür sobalarını grileşmiş atmosferin isini evin içine geri tüten soba dumanının kokusunu sobanın demir sacına konan bayat ekmeğin çıtırlığını o ekmeğin üstüne Sana yağı sürüldükçe yumuşamasını yarılmış kestanenin içinde oynaşan kurtçuğun kestaneyle beraber pişmesini masmavi önlükleri çiçek desenli sarımsı perdeleri bozuk kasetlerin bantlarıyla oynanmasını hayal meyal hatırlıyordu Farklıydık işte Bülent AYYILDIZ Tanıtım Bülteninden

Epona Kitap
Enes Dündar sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor öykülerinde Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp vampir imamlara kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişletirken bir adımını da bu topraklarda yaşayan insanların sokaklarına atıyor Taşranın dilini kokusunu masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okurken gündelik olanın içindeki tuhafı merhametin içindeki zalimliği kara mizahın çeperlerinden süzüyor Orwell in Hayvan Çiftliği romanında güçlü bir hiciv alegorisi olarak kullandığı hayvanlar gibi Dündar ın köpekleri tavukları horozları boğaları yılkıları bazen sert bir toplum eleştirisi bazen de bilinçaltından süzülen gizli kalmış niyetleri açığa çıkarıyor Dündar ilk kitabında okuru leziz bir hayvan çiftliğine pardon edebiyat şölenine davet ediyor Yanan kömür sobalarını grileşmiş atmosferin isini evin içine geri tüten soba dumanının kokusunu sobanın demir sacına konan bayat ekmeğin çıtırlığını o ekmeğin üstüne Sana yağı sürüldükçe yumuşamasını yarılmış kestanenin içinde oynaşan kurtçuğun kestaneyle beraber pişmesini masmavi önlükleri çiçek desenli sarımsı perdeleri bozuk kasetlerin bantlarıyla oynanmasını hayal meyal hatırlıyordu Farklıydık işte

Epona Kitap
Enes Dündar sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor öykülerinde Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp vampir imamlara kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişletirken bir adımını da bu topraklarda yaşayan insanların sokaklarına atıyor Taşranın dilini kokusunu masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okurken gündelik olanın içindeki tuhafı merhametin içindeki zalimliği kara mizahın çeperlerinden süzüyor Orwell in Hayvan Çiftliği romanında güçlü bir hiciv alegorisi olarak kullandığı hayvanlar gibi Dündar ın köpekleri tavukları horozları boğaları yılkıları bazen sert bir toplum eleştirisi bazen de bilinçaltından süzülen gizli kalmış niyetleri açığa çıkarıyor Dündar ilk kitabında okuru leziz bir hayvan çiftliğine pardon edebiyat şölenine davet ediyor Yanan kömür sobalarını grileşmiş atmosferin isini evin içine geri tüten soba dumanının kokusunu sobanın demir sacına konan bayat ekmeğin çıtırlığını o ekmeğin üstüne Sana yağı sürüldükçe yumuşamasını yarılmış kestanenin içinde oynaşan kurtçuğun kestaneyle beraber pişmesini masmavi önlükleri çiçek desenli sarımsı perdeleri bozuk kasetlerin bantlarıyla oynanmasını hayal meyal hatırlıyordu Farklıydık işte Bülent AYYILDIZ Liste Fiyatı 290 00 Yayın Tarihi 13 02 2026 ISBN 9786256203488 Dil TÜRKÇE Sayfa Sayısı 192 Cilt Tipi Karton Kapak Kağıt Cinsi Kitap Kağıdı Boyut 12 5 x 19 5 cm

Epona
Enes Dündar sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor öykülerinde Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp vampir imamlara kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişletirken bir adımını da bu topraklarda yaşayan insanların sokaklarına atıyor Taşranın dilini kokusunu masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okurken gündelik olanın içindeki tuhafı merhametin içindeki zalimliği kara mizahın çeperlerinden süzüyor Orwell in Hayvan Çiftliği romanında güçlü bir hiciv alegorisi olarak kullandığı hayvanlar gibi Dündar ın köpekleri tavukları horozları boğaları yılkıları bazen sert bir toplum eleştirisi bazen de bilinçaltından süzülen gizli kalmış niyetleri açığa çıkarıyor Dündar ilk kitabında okuru leziz bir hayvan çiftliğine pardon edebiyat şölenine davet ediyor Yanan kömür sobalarını grileşmiş atmosferin isini evin içine geri tüten soba dumanının kokusunu sobanın demir sacına konan bayat ekmeğin çıtırlığını o ekmeğin üstüne Sana yağı sürüldükçe yumuşamasını yarılmış kestanenin içinde oynaşan kurtçuğun kestaneyle beraber pişmesini masmavi önlükleri çiçek desenli sarımsı perdeleri bozuk kasetlerin bantlarıyla oynanmasını hayal meyal hatırlıyordu Farklıydık işte

Epona Kitap
Enes Dündar sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor öykülerinde Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp vampir imamlara kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişletirken bir adımını da bu topraklarda yaşayan insanların sokaklarına atıyor Taşranın dilini kokusunu masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okurken gündelik olanın içindeki tuhafı merhametin içindeki zalimliği kara mizahın çeperlerinden süzüyor Orwell in Hayvan Çiftliği romanında güçlü bir hiciv alegorisi olarak kullandığı hayvanlar gibi Dündar ın köpekleri tavukları horozları boğaları yılkıları bazen sert bir toplum eleştirisi bazen de bilinçaltından süzülen gizli kalmış niyetleri açığa çıkarıyor Dündar ilk kitabında okuru leziz bir hayvan çiftliğine pardon edebiyat şölenine davet ediyor Yanan kömür sobalarını grileşmiş atmosferin isini evin içine geri tüten soba dumanının kokusunu sobanın demir sacına konan bayat ekmeğin çıtırlığını o ekmeğin üstüne Sana yağı sürüldükçe yumuşamasını yarılmış kestanenin içinde oynaşan kurtçuğun kestaneyle beraber pişmesini masmavi önlükleri çiçek desenli sarımsı perdeleri bozuk kasetlerin bantlarıyla oynanmasını hayal meyal hatırlıyordu Farklıydık işte

Epona Yayınları
Enes Dündar sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor öykülerinde Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp vampir imamlara kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişletirken bir adımını da bu topraklarda yaşayan insanların sokaklarına atıyor Taşranın dilini kokusunu masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okurken gündelik olanın içindeki tuhafı merhametin içindeki zalimliği kara mizahın çeperlerinden süzüyor Orwell in Hayvan Çiftliği romanında güçlü bir hiciv alegorisi olarak kullandığı hayvanlar gibi Dündar ın köpekleri tavukları horozları boğaları yılkıları bazen sert bir toplum eleştirisi bazen de bilinçaltından süzülen gizli kalmış niyetleri açığa çıkarıyor Dündar ilk kitabında okuru leziz bir hayvan çiftliğine pardon edebiyat şölenine davet ediyor Yanan kömür sobalarını grileşmiş atmosferin isini evin içine geri tüten soba dumanının kokusunu sobanın demir sacına konan bayat ekmeğin çıtırlığını o ekmeğin üstüne Sana yağı sürüldükçe yumuşamasını yarılmış kestanenin içinde oynaşan kurtçuğun kestaneyle beraber pişmesini masmavi önlükleri çiçek desenli sarımsı perdeleri bozuk kasetlerin bantlarıyla oynanmasını hayal meyal hatırlıyordu Farklıydık işte Bülent AYYILDIZ

Epona Yayınları
Enes Dündar sıradan karakterlerin hayatlarındaki kırılma anlarını çocukluktan kalma öfkeleri ve insanın doğasına usul usul hükmetmeye başlayan karanlığı kendine has kalemiyle işliyor öykülerinde Kurgunun sınırlarını balkonlardan izlenen hayatlardan mutfaklarda fısıldanan sırlardan başlatıp vampir imamlara kitaplardan fırlayan cinlere kadar genişletirken bir adımını da bu topraklarda yaşayan insanların sokaklarına atıyor Taşranın dilini kokusunu masum bir çocuğun kafasında biçimlenmeye çalışan korkuları okurken gündelik olanın içindeki tuhafı merhametin içindeki zalimliği kara mizahın çeperlerinden süzüyor Orwell in Hayvan Çiftliği romanında güçlü bir hiciv alegorisi olarak kullandığı hayvanlar gibi Dündar ın köpekleri tavukları horozları boğaları yılkıları bazen sert bir toplum eleştirisi bazen de bilinçaltından süzülen gizli kalmış niyetleri açığa çıkarıyor Dündar ilk kitabında okuru leziz bir hayvan çiftliğine pardon edebiyat şölenine davet ediyor Yanan kömür sobalarını grileşmiş atmosferin isini evin içine geri tüten soba dumanının kokusunu sobanın demir sacına konan bayat ekmeğin çıtırlığını o ekmeğin üstüne Sana yağı sürüldükçe yumuşamasını yarılmış kestanenin içinde oynaşan kurtçuğun kestaneyle beraber pişmesini masmavi önlükleri çiçek desenli sarımsı perdeleri bozuk kasetlerin bantlarıyla oynanmasını hayal meyal hatırlıyordu Farklıydık işte Bülent AYYILDIZ