Topaç — Gülayşe Koçak

Topaç
Gülayşe KoçakYapı Kredi Yayınları ( YKY )
Topaç
Gülayşe KoçakKarabasan Sadece bir adım uzakta Sevginin dostluğun hoşgörünün aşkın vehatta cinselliğin neredeyse tamamen ortadan kalktığı doğası ve doğal kaynaklarıyla birlikte vicdanını da tüketmiş bir toplum bir umutsuzluk diyarı Böyle bir toplum bu kör uykudan uyandırılabilir mi Kimsesiz çocukların sokaklarda katledilmesine bilegöz yummuş insanlar duygularına yeniden kavuşmanın sızısına ve utancına dayanabilir mi Gülayşe Koçak edebiyatımızda az rastlanan kara ütopyanın etkileyici bir örneğiyle karşımızda İrkiltici dili ve kötülüğe dair tahayyülleri zorlayan hikâyesiyle akıllardan çıkmayacak bir roman Topaç Gülayşe Koçak bugünün kötü mirasını devralan çok da uzak olmayan bir gelecekte ve tanımakta hiç de zorluk çekmeyeceğiniz bir mekânda geçen tehlikeli uzay yaratıklarından daha yırtıcılaşmış insanların yarattığı bir karabasana sokuyor okuyucusunu Karabasanı yaratan anlatılan olaylar kadar o olayların zaten her an yanı başımızda her an yaşanabilir olmaları Ömer Türkeş

Yapı Kredi Yayınları
Gülayşe Koçak tarafından kaleme alınan Topaç Yapı Kredi Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Topaç Gülayşe Koçak Kitap Özeti Karabasan Sadece bir adım uzakta Sevginin dostluğun hoşgörünün aşkın vehatta cinselliğin neredeyse tamamen ortadan kalktığı doğası ve doğal kaynaklarıyla birlikte vicdanını da tüketmiş bir toplum bir umutsuzluk diyarı Böyle bir toplum bu kör uykudan uyandırılabilir mi Kimsesiz çocukların sokaklarda katledilmesine bilegöz yummuş insanlar duygularına yeniden kavuşmanın sızısına ve utancına dayanabilir mi Gülayşe Koçak edebiyatımızda az rastlanan kara ütopya nın etkileyici bir örneğiyle karşımızda İrkiltici dili ve kötülüğe dair tahayyülleri zorlayan hikayesiyle akıllardan çıkmayacak bir roman Topaç Gülayşe Koçak bugünün kötü mirasını devralan çok da uzak olmayan bir gelecekte ve tanımakta hiç de zorluk çekmeyeceğiniz bir mekanda geçen tehlikeli uzay yaratıklarından daha yırtıcılaşmış insanların yarattığı bir karabasana sokuyor okuyucusunu Karabasanı yaratan anlatılan olaylar kadar o olayların zaten her an yanı başımızda her an yaşanabilir olmaları Ömer Türkeş Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Yazar Gülayşe Koçak Sayfa 240 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı 2016 Barkod 9789750837357 Kategori Roman Türk Edebiyatı

Yapı Kredi Yayınları
Karabasan Sadece bir adım uzakta Sevginin dostluğun hoşgörünün aşkın vehatta cinselliğin neredeyse tamamen ortadan kalktığı doğası ve doğal kaynaklarıyla birlikte vicdanını da tüketmiş bir toplum bir umutsuzluk diyarı Böyle bir toplum bu kör uykudan uyandırılabilir mi Kimsesiz çocukların sokaklarda katledilmesine bilegöz yummuş insanlar duygularına yeniden kavuşmanın sızısına ve utancına dayanabilir mi Gülayşe Koçak edebiyatımızda az rastlanan kara ütopya nın etkileyici bir örneğiyle karşımızda İrkiltici dili ve kötülüğe dair tahayyülleri zorlayan hikayesiyle akıllardan çıkmayacak bir roman Topaç Gülayşe Koçak bugünün kötü mirasını devralan çok da uzak olmayan bir gelecekte ve tanımakta hiç de zorluk çekmeyeceğiniz bir mekanda geçen tehlikeli uzay yaratıklarından daha yırtıcılaşmış insanların yarattığı bir karabasana sokuyor okuyucusunu Karabasanı yaratan anlatılan olaylar kadar o olayların zaten her an yanı başımızda her an yaşanabilir olmaları Ömer Türkeş img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Everest Yayınları
İnsan gerçekten belli bir kişiye mi bağlı oluyor yoksa yalnızca içindeki o duyguya o bağlanma ihtiyacına mı Yasaklarla öteki korkusuyla tamamen sindirilmiş had safhada duyarsızlaşmış birbirinin acılarına tanık olmamak için özlük lerle filtre lerle duyguları adeta buzların altında donarak derin bir uykuya dalmış bir toplum Sevgisizliğin ayrımcılığın duyarsızlığın ivmesi arttıkça her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içinde eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyordu Peki ya birileri topacı yavaşlatıp bu toplumu derin uykusundan uyandırmaya girişse Bu topluma yeniden sevgi merhamet kazandırılabilir mi İnsanlar renkleri görmeye dayanabilecek mi Topaç fantastik bir o kadar da olası bir gelecek tablosu çizerken kurtuluşun yolunu düşünmeye davet ediyor okuru En kritik soruyu sorayım sana Buzların altından çıkmanın beraberinde getireceği utanç ne olacak peki Utanç o dayanılmaz utanç Bu utancın ağırlığı altında ezilmeden nasıl yaşayacağız Birbirimizin yüzüne nasıl bakabileceğiz Biz öyle büyük kötülükler yaptık ki Gerçeklerle nasıl yüzleşeceğiz Bunun altından kalkabilecek miyiz

Everest Yayınları
İnsan gerçekten belli bir kişiye mi bağlı oluyor yoksa yalnızcaiçindeki o duyguya o bağlanma ihtiyacına mı Yasaklarla öteki korkusuyla tamamen sindirilmiş had safhada duyarsızlaşmış birbirinin acılarına tanık olmamak için özlük lerle filtre lerle duyguları adeta buzların altında donarak derin bir uykuya dalmış bir toplum Sevgisizliğin ayrımcılığın duyarsızlığın ivmesi arttıkça her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içinde eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyordu Peki ya birileri topacı yavaşlatıp bu toplumu derin uykusundan uyandırmaya girişse Bu topluma yeniden sevgi merhamet kazandırılabilir mi İnsanlar renkleri görmeye dayanabilecek mi Topaç fantastik bir o kadar da olası bir gelecek tablosu çizerken kurtuluşun yolunu düşünmeye davet ediyor okuru En kritik soruyu sorayım sana Buzların altından çıkmanın beraberinde getireceği utanç ne olacak peki Utanç o dayanılmaz utanç Bu utancın ağırlığı altında ezilmeden nasıl yaşayacağız Birbirimizin yüzüne nasıl bakabileceğiz Biz öyle büyük kötülükler yaptık ki Gerçeklerle nasıl yüzleşeceğiz Bunun altından kalkabilecek miyiz

Everest Yayınları
İnsan gerçekten belli bir kişiye mi bağlı oluyor yoksa yalnızca içindeki o duyguya o bağlanma ihtiyacına mı Yasaklarla öteki korkusuyla tamamen sindirilmiş had safhada duyarsızlaşmış birbirinin acılarına tanık olmamak için özlük lerle filtre lerle duyguları adeta buzların altında donarak derin bir uykuya dalmış bir toplum Sevgisizliğin ayrımcılığın duyarsızlığın ivmesi arttıkça her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içinde eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyordu Peki ya birileri topacı yavaşlatıp bu toplumu derin uykusundan uyandırmaya girişse Bu topluma yeniden sevgi merhamet kazandırılabilir mi İnsanlar renkleri görmeye dayanabilecek mi Topaç fantastik bir o kadar da olası bir gelecek tablosu çizerken kurtuluşun yolunu düşünmeye davet ediyor okuru En kritik soruyu sorayım sana Buzların altından çıkmanın beraberinde getireceği utanç ne olacak peki Utanç o dayanılmaz utanç Bu utancın ağırlığı altında ezilmeden nasıl yaşayacağız Birbirimizin yüzüne nasıl bakabileceğiz Biz öyle büyük kötülükler yaptık ki Gerçeklerle nasıl yüzleşeceğiz Bunun altından kalkabilecek miyiz

Everest Yayınları
İnsan gerçekten belli bir kişiye mi bağlı oluyor yoksa yalnızca içindeki o duyguya o bağlanma ihtiyacına mı Yasaklarla öteki korkusuyla tamamen sindirilmiş had safhada duyarsızlaşmış birbirinin acılarına tanık olmamak için özlük lerle filtre lerle duyguları adeta buzların altında donarak derin bir uykuya dalmış bir toplum Sevgisizliğin ayrımcılığın duyarsızlığın ivmesi arttıkça her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içinde eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyordu Peki ya birileri topacı yavaşlatıp bu toplumu derin uykusundan uyandırmaya girişse Bu topluma yeniden sevgi merhamet kazandırılabilir mi İnsanlar renkleri görmeye dayanabilecek mi Topaç fantastik bir o kadar da olası bir gelecek tablosu çizerken kurtuluşun yolunu düşünmeye davet ediyor okuru En kritik soruyu sorayım sana Buzların altından çıkmanın beraberinde getireceği utanç ne olacak peki Utanç o dayanılmaz utanç Bu utancın ağırlığı altında ezilmeden nasıl yaşayacağız Birbirimizin yüzüne nasıl bakabileceğiz Biz öyle büyük kötülükler yaptık ki Gerçeklerle nasıl yüzleşeceğiz Bunun altından kalkabilecek miyiz

Everest Yayınları
İnsan gerçekten belli bir kişiye mi bağlı oluyor yoksa yalnızca içindeki o duyguya o bağlanma ihtiyacına mı Yasaklarla öteki korkusuyla tamamen sindirilmiş had safhada duyarsızlaşmış birbirinin acılarına tanık olmamak için özlük lerle filtre lerle duyguları adeta buzların altında donarak derin bir uykuya dalmış bir toplum Sevgisizliğin ayrımcılığın duyarsızlığın ivmesi arttıkça her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içinde eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyordu Peki ya birileri topacı yavaşlatıp bu toplumu derin uykusundan uyandırmaya girişse Bu topluma yeniden sevgi merhamet kazandırılabilir mi İnsanlar renkleri görmeye dayanabilecek mi Topaç fantastik bir o kadar da olası bir gelecek tablosu çizerken kurtuluşun yolunu düşünmeye davet ediyor okuru En kritik soruyu sorayım sana Buzların altından çıkmanın beraberinde getireceği utanç ne olacak peki Utanç o dayanılmaz utanç Bu utancın ağırlığı altında ezilmeden nasıl yaşayacağız Birbirimizin yüzüne nasıl bakabileceğiz Biz öyle büyük kötülükler yaptık ki Gerçeklerle nasıl yüzleşeceğiz Bunun altından kalkabilecek miyiz Tanıtım Bülteninden

Everest Yayınları
İnsan gerçekten belli bir kişiye mi bağlı oluyor yoksa yalnızca içindeki o duyguya o bağlanma ihtiyacına mı Yasaklarla öteki korkusuyla tamamen sindirilmiş had safhada duyarsızlaşmış birbirinin acılarına tanık olmamak için özlük lerle filtre lerle duyguları adeta buzların altında donarak derin bir uykuya dalmış bir toplum Sevgisizliğin ayrımcılığın duyarsızlığın ivmesi arttıkça her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içinde eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyordu Peki ya birileri topacı yavaşlatıp bu toplumu derin uykusundan uyandırmaya girişse Bu topluma yeniden sevgi merhamet kazandırılabilir mi İnsanlar renkleri görmeye dayanabilecek mi Topaç fantastik bir o kadar da olası bir gelecek tablosu çizerken kurtuluşun yolunu düşünmeye davet ediyor okuru En kritik soruyu sorayım sana Buzların altından çıkmanın beraberinde getireceği utanç ne olacak peki Utanç o dayanılmaz utanç Bu utancın ağırlığı altında ezilmeden nasıl yaşayacağız Birbirimizin yüzüne nasıl bakabileceğiz Biz öyle büyük kötülükler yaptık ki Gerçeklerle nasıl yüzleşeceğiz Bunun altından kalkabilecek miyiz
Topaç
Gülayşe Koçak
çev. Tuba Nur
İnsan gerçekten belli bir kişiye mi bağlı oluyor yoksa yalnızca içindeki o duyguya o bağlanma ihtiyacına mı Yasaklarla öteki korkusuyla tamamen sindirilmiş had safhada duyarsızlaşmış birbirinin acılarına tanık olmamak için özlük lerle filtre lerle duyguları adeta buzların altında donarak derin bir uykuya dalmış bir toplum Sevgisizliğin ayrımcılığın duyarsızlığın ivmesi arttıkça her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içinde eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyordu Peki ya birileri topacı yavaşlatıp bu toplumu derin uykusundan uyandırmaya girişse Bu topluma yeniden sevgi merhamet kazandırılabilir mi İnsanlar renkleri görmeye dayanabilecek mi Topaç fantastik bir o kadar da olası bir gelecek tablosu çizerken kurtuluşun yolunu düşünmeye davet ediyor okuru En kritik soruyu sorayım sana Buzların altından çıkmanın beraberinde getireceği utanç ne olacak peki Utanç o dayanılmaz utanç Bu utancın ağırlığı altında ezilmeden nasıl yaşayacağız Birbirimizin yüzüne nasıl bakabileceğiz Biz öyle büyük kötülükler yaptık ki Gerçeklerle nasıl yüzleşeceğiz Bunun altından kalkabilecek miyiz Yazar Gülayşe Koçak Sayfa Sayısı 352 Çeviri Tuba Nur Ebat 13X19 Basım Dili TÜRKÇE Basım Tarihi Mayıs 2025 Kağıt Cinsi 1 hamur Kredi Kartı Tek Çekim 0 00

EVEREST YAYINLARI
İnsan gerçekten belli bir kişiye mi bağlı oluyor yoksa yalnızca içindeki o duyguya o bağlanma ihtiyacına mı Yasaklarla öteki korkusuyla tamamen sindirilmiş had safhada duyarsızlaşmış birbirinin acılarına tanık olmamak için özlük lerle filtre lerle duyguları adeta buzların altında donarak derin bir uykuya dalmış bir toplum Sevgisizliğin ayrımcılığın duyarsızlığın ivmesi arttıkça her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içinde eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyordu Peki ya birileri topacı yavaşlatıp bu toplumu derin uykusundan uyandırmaya girişse Bu topluma yeniden sevgi merhamet kazandırılabilir mi İnsanlar renkleri görmeye dayanabilecek mi Topaç fantastik bir o kadar da olası bir gelecek tablosu çizerken kurtuluşun yolunu düşünmeye davet ediyor okuru En kritik soruyu sorayım sana Buzların altından çıkmanın beraberinde getireceği utanç ne olacak peki Utanç o dayanılmaz utanç Bu utancın ağırlığı altında ezilmeden nasıl yaşayacağız Birbirimizin yüzüne nasıl bakabileceğiz Biz öyle büyük kötülükler yaptık ki Gerçeklerle nasıl yüzleşeceğiz Bunun altından kalkabilecek miyiz

Everest
İnsan gerçekten belli bir kişiye mi bağlı oluyor yoksa yalnızca içindeki o duyguya o bağlanma ihtiyacına mı Yasaklarla öteki korkusuyla tamamen sindirilmiş had safhada duyarsızlaşmış birbirinin acılarına tanık olmamak için özlük lerle filtre lerle duyguları adeta buzların altında donarak derin bir uykuya dalmış bir toplum Sevgisizliğin ayrımcılığın duyarsızlığın ivmesi arttıkça her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içinde eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyordu Peki ya birileri topacı yavaşlatıp bu toplumu derin uykusundan uyandırmaya girişse Bu topluma yeniden sevgi merhamet kazandırılabilir mi İnsanlar renkleri görmeye dayanabilecek mi Topaç fantastik bir o kadar da olası bir gelecek tablosu çizerken kurtuluşun yolunu düşünmeye davet ediyor okuru En kritik soruyu sorayım sana Buzların altından çıkmanın beraberinde getireceği utanç ne olacak peki Utanç o dayanılmaz utanç Bu utancın ağırlığı altında ezilmeden nasıl yaşayacağız Birbirimizin yüzüne nasıl bakabileceğiz Biz öyle büyük kötülükler yaptık ki Gerçeklerle nasıl yüzleşeceğiz Bunun altından kalkabilecek miyiz

Everest Yayınları
İnsan gerçekten belli bir kişiye mi bağlı oluyor yoksa yalnızcaiçindeki o duyguya o bağlanma ihtiyacına mı Yasaklarla öteki korkusuyla tamamen sindirilmiş had safhada duyarsızlaşmış birbirinin acılarına tanık olmamak için özlük lerle filtre lerle duyguları adeta buzların altında donarak derin bir uykuya dalmış bir toplum Sevgisizliğin ayrımcılığın duyarsızlığın ivmesi arttıkça her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içinde eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyordu Peki ya birileri topacı yavaşlatıp bu toplumu derin uykusundan uyandırmaya girişse Bu topluma yeniden sevgi merhamet kazandırılabilir mi İnsanlar renkleri görmeye dayanabilecek mi Topaç fantastik bir o kadar da olası bir gelecek tablosu çizerken kurtuluşun yolunu düşünmeye davet ediyor okuru En kritik soruyu sorayım sana Buzların altından çıkmanın beraberinde getireceği utanç ne olacak peki Utanç o dayanılmaz utanç Bu utancın ağırlığı altında ezilmeden nasıl yaşayacağız Birbirimizin yüzüne nasıl bakabileceğiz Biz öyle büyük kötülükler yaptık ki Gerçeklerle nasıl yüzleşeceğiz Bunun altından kalkabilecek miyiz

YAPI KREDİ YAYINLARI
Karabasan Sadece bir adım uzakta Sevginin dostluğun hoşgörünün aşkın vehatta cinselliğin neredeyse tamamen ortadan kalktığı doğası ve doğal kaynaklarıyla birlikte vicdanını da tüketmiş bir toplum bir umutsuzluk diyarı Böyle bir toplum bu kör uykudan uyandırılabilir mi Kimsesiz çocukların sokaklarda katledilmesine bilegöz yummuş insanlar duygularına yeniden kavuşmanın sızısına ve utancına dayanabilir mi Gülayşe Koçak edebiyatımızda az rastlanan kara ütopya nın etkileyici bir örneğiyle karşımızda İrkiltici dili ve kötülüğe dair tahayyülleri zorlayan hikâyesiyle akıllardan çıkmayacak bir roman Topaç Gülayşe Koçak bugünün kötü mirasını devralan çok da uzak olmayan bir gelecekte ve tanımakta hiç de zorluk çekmeyeceğiniz bir mekânda geçen tehlikeli uzay yaratıklarından daha yırtıcılaşmış insanların yarattığı bir karabasana sokuyor okuyucusunu Karabasanı yaratan anlatılan olaylar kadar o olayların zaten her an yanı başımızda her an yaşanabilir olmaları

KANAT KİTAP
Gülayşe Koçak ın son romanı Topaç farkında olmadan daldığı uykudan uyandırılmaya çalışılan bir toplumun yaşadığı kâbusu anlatıyor Topaç hızlanmaya başlamıştır bile renkler de hafiften flulaşmaya başlar Önce acı çekenlere karşı genel bir duyarsızlık örnekleri sıralamakla bitmeyecek derken doz hafifçe ama giderek artar yeni oyunlar yeni zevkler türer sokak çocuklarını zevk için bir taraf ölene kadar dövüştürmek sokak çocuklarının itlafı Vahşi Çocuklar ın avlanması Aman hangi birini düşüneceğimi şaşırdım Ondan sonra artık öyle bir noktaya geldik ki her şey sarhoş bir uğultu içinde eriyor çılgınca dönen bir atlıkarıncadan bakılan dünya karmaşık karmakarışık olmaktan çıkıp rengârenk bir topacın birbiri içine eriyerek beyazlaşıveren renkleri gibi birden basit bir sükûnet ve küntlük halini alıyor