Topal Ayak — Adnan Yeşiltaş

Topal Ayak
Adnan YeşiltaşCinius Yayınları
Topal Ayak
Adnan YeşiltaşYılmaz yeniden yaralanmıştı eski yaraları yeni yaralarla birlikte kanıyordu Sabahları gün doğmadan kalkıyor sürekli yürüyor sürekli yazıyordu sancılarını kağıtlara sağıyordu Canını düşünmeden verebileceği insanlarla yüzleştikçe yolları ayrılıyordu bu ayrılıklar başka acı veriyordu Kendisini bildi bileli yaralıydı payına en çok düşen ayrılıktı Bıktım usandım ayrılıklardan derdi Ona göre bütün kabahat başkalarınındı öyle avunurdu Şimdilerde aynalara kafa atmak istiyordu insanın kendisini yargılamasının tutarlı bir yanı yoktu Son arzun ne diye kimse sormuyordu bu mahkemenin savcısı hakimi avukatı Yılmaz ı haksız buluyordu Yılmaz kendi isteğiyle idam sehpalarına çıkıyor ilmeği boynuna kendi geçiriyor sehpaları kendi tekmeliyordu Her sehpa tekmelendiğinde Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye diyordu fakat kendisinden başka kimsecikler duymuyordu Bu kaçıncı ölmem diyordu saymıyordu Geçimsiz olmak kokuşmuş bu ilişkiler içinde yer bulamamak dışlanmak Kaçmak kaçmak istiyordu insan ayağının değmediği yerlere Var mıydı böyle bir liman Demir atsaydı aklındaki şiirleri öyküleri romanları yazsaydı Son arzusunu kendisi sorup kendisi cevaplasaydı ne vardı

Cinius Yayınları
Yılmaz yeniden yaralanmıştı eski yaraları yeni yaralarla birlikte kanıyordu Sabahları gün doğmadan kalkıyor sürekli yürüyor sürekli yazıyordu sancılarını kağıtlara sağıyordu Canını düşünmeden verebileceği insanlarla yüzleştikçe yolları ayrılıyordu bu ayrılıklar başka acı veriyordu Kendisini bildi bileli yaralıydı payına en çok düşen ayrılıktı Bıktım usandım ayrılıklardan derdi Ona göre bütün kabahat başkalarınındı öyle avunurdu Şimdilerde aynalara kafa atmak istiyordu insanın kendisini yargılamasının tutarlı bir yanı yoktu Son arzun ne diye kimse sormuyordu bu mahkemenin savcısı hakimi avukatı Yılmaz ı haksız buluyordu Yılmaz kendi isteğiyle idam sehpalarına çıkıyor ilmeği boynuna kendi geçiriyor sehpaları kendi tekmeliyordu Her sehpa tekmelendiğinde Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye diyordu fakat kendisinden başka kimsecikler duymuyordu Bu kaçıncı ölmem diyordu saymıyordu Geçimsiz olmak kokuşmuş bu ilişkiler içinde yer bulamamak dışlanmak Kaçmak kaçmak istiyordu insan ayağının değmediği yerlere Var mıydı böyle bir liman Demir atsaydı aklındaki şiirleri öyküleri romanları yazsaydı Son arzusunu kendisi sorup kendisi cevaplasaydı ne vardı

Cinius
Yılmaz yeniden yaralanmıştı eski yaraları yeni yaralarla birlikte kanıyordu Sabahları gün doğmadan kalkıyor sürekli yürüyor sürekli yazıyordu sancılarını kağıtlara sağıyordu Canını düşünmeden verebileceği insanlarla yüzleştikçe yolları ayrılıyordu bu ayrılıklar başka acı veriyordu Kendisini bildi bileli yaralıydı payına en çok düşen ayrılıktı Bıktım usandım ayrılıklardan derdi Ona göre bütün kabahat başkalarınındı öyle avunurdu Şimdilerde aynalara kafa atmak istiyordu insanın kendisini yargılamasının tutarlı bir yanı yoktu Son arzun ne diye kimse sormuyordu bu mahkemenin savcısı hakimi avukatı Yılmaz ı haksız buluyordu Yılmaz kendi isteğiyle idam sehpalarına çıkıyor ilmeği boynuna kendi geçiriyor sehpaları kendi tekmeliyordu Her sehpa tekmelendiğinde Yaşasın Tam Bağımsız Türkiye diyordu fakat kendisinden başka kimsecikler duymuyordu Bu kaçıncı ölmem diyordu saymıyordu Geçimsiz olmak kokuşmuş bu ilişkiler içinde yer bulamamak dışlanmak Kaçmak kaçmak istiyordu insan ayağının değmediği yerlere Var mıydı böyle bir liman Demir atsaydı aklındaki şiirleri öyküleri romanları yazsaydı Son arzusunu kendisi sorup kendisi cevaplasaydı ne vardı