Topkapı Sarayı Haremi — Murat Kocaarslan

Topkapı Sarayı Haremi
Murat KocaarslanKitap Yayınevi
Topkapı Sarayı Haremi
Murat Kocaarslan17 yüzyılda Fransız seyyah J B Tavernier Topkapı Sarayını tasvir ederken hareme ilişkin bilgi vermesinin mümkün olmadığını zira hareme girmenin neredeyse imkânsız olduğunu söyler Tavernier in fazla görünmediklerini söylediği hareme mensup kadınların etkinlikleri perde arkasından da olsa hiç küçümsenemeyecek ölçüdeydi ve her biri birer başrol oyuncusuydu 17 yüzyılda gelişen olayların ve şartların tanıdığı olanaklar ölçüsünde konumları yükselen valide sultanlar her alanda etkinliklerini artırdı Artık saray ve özellikle harem siyaset oyununun sahnelendiği yerdi Bu oyunda sultan başrolden düşmüş yerini başkaları almıştı 16 yüzyılın ikinci yarısından itibaren Topkapı Sarayı Haremi ön plana çıkmaya başladı Özellikle valide sultanların artan siyasi gücünün yanında darüssaade ağalarının siyasi güce kavuşmaları da bunda önemli bir rol oynadı Ancak Harem in asıl etkin bir rol oynamaya başlaması 17 yüzyılın başında şehzadelerin sancaklara gönderilmeyip yerine haremde yaşamaya başlamasıyla oldu Bu yeni durumla birlikte Osmanlı hanedanı içinde süregelen iktidar oyununun sahnelendiği yer harem oldu Yazar Murat Kocaaslan Topkapı Sarayı haremini ele aldığı bu çalışmasında Osmanlı hanedanı üyelerinin yaşadığı haremin mimari örgütlenmesini ve kadınların mimariye olası etkilerini özellikle IV Mehmed in saltanat dönemi çerçevesinde tartışıyor Bununla birlikte haremdeki mimari örgütlenmenin beraberinde getirdiği bilinçli veya bilinçsiz olarak oluşturulan sınırlara dikkat çekiyor Osmanlı hanedan üyelerinin yaşadığı haremde mimari şekillenmenin doğrudan statüyle ilgili olduğunu bu örgütlenme içinde haremde yaşayan her bir bireyin sınırlarının kesin olarak çizildiğini ve bu sınırların aşılmasına izin verilmediğini ileri sürüyor Haremdeki bu sınırların mimariye bire bir uygulandığını ortaya koyuyor Bu anlamda haremdeki mimari örgütlenmenin sarayın genel mimari örgütlenmesiyle de örtüştüğünü belirtiyor Dr Murat Kocaaslan halen Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde çalışıyor

Kitap Yayınevi
Murat Kocaarslan tarafından kaleme alınan Topkapı Sarayı Haremi Kitap Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Topkapı Sarayı Haremi Murat Kocaarslan Kitap Özeti 17 yüzyılda Fransız seyyah J B Tavernier Topkapı Sarayını tasvir ederken hareme ilişkin bilgi vermesinin mümkün olmadığını zira hareme girmenin neredeyse imkânsız olduğunu söyler Tavernierin fazla görünmediklerini söylediği hareme mensup kadınların etkinlikleri perde arkasından da olsa hiç küçümsenemeyecek ölçüdeydi ve her biri birer başrol oyuncusuydu 17 yüzyılda gelişen olayların ve şartların tanıdığı olanaklar ölçüsünde konumları yükselen valide sultanlar her alanda etkinliklerini artırdı Artık saray ve özellikle harem siyaset oyununun sahnelendiği yerdi Bu oyunda sultan başrolden düşmüş yerini başkaları almıştı 16 yüzyılın ikinci yarısından itibaren Topkapı Sarayı Haremi ön plana çıkmaya başladı Özellikle valide sultanların artan siyasi gücünün yanında darüssaade ağalarının siyasi güce kavuşmaları da bunda önemli bir rol oynadı Ancak Haremin asıl etkin bir rol oynamaya başlaması 17 yüzyılın başında şehzadelerin sancaklara gönderilmeyip yerine haremde yaşamaya başlamasıyla oldu Bu yeni durumla birlikte Osmanlı hanedanı içinde süregelen iktidar oyununun sahnelendiği yer harem oldu Yazar Murat Kocaaslan Topkapı Sarayı haremini ele aldığı bu çalışmasında Osmanlı hanedanı üyelerinin yaşadığı haremin mimari örgütlenmesini ve kadınların mimariye olası etkilerini özellikle IV Mehmedin saltanat dönemi çerçevesinde tartışıyor Bununla birlikte haremdeki mimari örgütlenmenin beraberinde getirdiği bilinçli veya bilinçsiz olarak oluşturulan sınırlara dikkat çekiyor Osmanlı hanedan üyelerinin yaşadığı haremde mimari şekillenmenin doğrudan statüyle ilgili olduğunu bu örgütlenme içinde haremde yaşayan her bir bireyin sınırlarının kesin olarak çizildiğini ve bu sınırların aşılmasına izin verilmediğini ileri sürüyor Haremdeki bu sınırların mimariye bire bir uygulandığını ortaya koyuyor Bu anlamda haremdeki mimari örgütlenmenin sarayın genel mimari örgütlenmesiyle de örtüştüğünü belirtiyor Dr Murat Kocaaslan halen Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde çalışıyor Yayınevi Kitap Yayınevi Yazar Murat Kocaarslan Sayfa 303 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x21 00 cm Basım Yılı 2014 Barkod 9786051051239 Kategori Osmanlı Tarihi

KİTAP YAYINEVİ
17 yüzyılda Fransız seyyah J B Tavernier Topkapı Sarayını tasvir ederken hareme ilişkin bilgi vermesinin mümkün olmadığını zira hareme girmenin neredeyse imkânsız olduğunu söyler Tavernier in fazla görünmediklerini söylediği hareme mensup kadınların etkinlikleri perde arkasından da olsa hiç küçümsenemeyecek ölçüdeydi ve her biri birer başrol oyuncusuydu 17 yüzyılda gelişen olayların ve şartların tanıdığı olanaklar ölçüsünde konumları yükselen valide sultanlar her alanda etkinliklerini artırdı Artık saray ve özellikle harem siyaset oyununun sahnelendiği yerdi Bu oyunda sultan başrolden düşmüş yerini başkaları almıştı 16 yüzyılın ikinci yarısından itibaren Topkapı Sarayı Haremi ön plana çıkmaya başladı Özellikle valide sultanların artan siyasi gücünün yanında darüssaade ağalarının siyasi güce kavuşmaları da bunda önemli bir rol oynadı Ancak Harem in asıl etkin bir rol oynamaya başlaması 17 yüzyılın başında şehzadelerin sancaklara gönderilmeyip yerine haremde yaşamaya başlamasıyla oldu Bu yeni durumla birlikte Osmanlı hanedanı içinde süregelen iktidar oyununun sahnelendiği yer harem oldu Yazar Murat Kocaaslan Topkapı Sarayı haremini ele aldığı bu çalışmasında Osmanlı hanedanı üyelerinin yaşadığı haremin mimari örgütlenmesini ve kadınların mimariye olası etkilerini özellikle IV Mehmed in saltanat dönemi çerçevesinde tartışıyor Bununla birlikte haremdeki mimari örgütlenmenin beraberinde getirdiği bilinçli veya bilinçsiz olarak oluşturulan sınırlara dikkat çekiyor Osmanlı hanedan üyelerinin yaşadığı haremde mimari şekillenmenin doğrudan statüyle ilgili olduğunu bu örgütlenme içinde haremde yaşayan her bir bireyin sınırlarının kesin olarak çizildiğini ve bu sınırların aşılmasına izin verilmediğini ileri sürüyor Haremdeki bu sınırların mimariye bire bir uygulandığını ortaya koyuyor Bu anlamda haremdeki mimari örgütlenmenin sarayın genel mimari örgütlenmesiyle de örtüştüğünü belirtiyor