MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Toplumsal Cinsiyet ve Bir Kadın Hakları Hareketi Olarak Feminizm — Handan Karakaya

Toplumsal Cinsiyet ve Bir Kadın Hakları Hareketi Olarak Feminizm
211,97
GenelKadın ÇalışmalarıToplumsal Cinsiyetler

Toplumsal Cinsiyet ve Bir Kadın Hakları Hareketi Olarak Feminizm

Handan Karakaya

Nobel Bilimsel Eserler

20211. baskı226 sf.
16 x 23,52. HamurTürkçe
D&REn ucuz

Toplumsal Cinsiyet ve Bir Kadın Hakları Hareketi Olarak Feminizm

Handan Karakaya

Toplumsal cinsiyet birçok anlamda bireyin biyolojik cinsiyetini aşarak toplumsal anlamda inşa edilen kadın ve erkek olma hâllerine pratik kazandıran bir kavramdır Bu bağlamda toplumsal cinsiyetin kadın ve erkekler açısından birçok ayrımcılığı toplumsal olarak inşa ettiğini söyleyebiliriz Bu yönü ile birey topluma doğduğu andan itibaren cinsiyet kimliğini biçimlendirecek değerler hem sosyal hem de pratik olarak onu çevrelemeye başlar Toplumsal cinsiyetin cinsiyetlendirdiği kadın ve erkek olma halleri toplumsal hayatın tüm alanlarına yansımakta ve toplumsal kurumlar bu kavramın biçimlendirdiği gözlerle bireyi algılamaktadır Bu açıdan bakıldığında biz toplumsal cinsiyeti hayatın içerisinde çok farklı açılardan çok farklı alanlarda deneyimliyoruz Dolayısıyla toplumsal cinsiyet hayatın farklı alanlarında farklı biçimlerde ve elbette farklı kültürlerde farklı şekillerde yeniden ve yeniden inşa edilmektedir Kitabın hacmi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ortaya çıkardığı tüm ayrımcı pratikleri ortaya koymada yetersizdir Ancak toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bireyi ve özelde de kadını nasıl sarmaladığını farklı pencerelerden okura sunma çabası söz konusudur Çalışmaya katkı sunan değerli arkadaşlarım toplumsal cinsiyet ayrımcılığını farklı pencerelerden değerlendirerek toplumda bu ayrımcılığın etkilerine farklı açılardan görünürlük kazandırmaya çalışmışlardır Toplumsal yapılara sinen tüm ayrımcılıkların ortadan kalkması dileğiyle Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
215,08

Nobel Bilimsel Eserler

2021226 sf.
Şehadet Kitap

Toplumsal cinsiyet birçok anlamda bireyin biyolojik cinsiyetini aşarak toplumsal anlamda inşa edilen kadın ve erkek olma hâllerine pratik kazandıran bir kavramdır Bu bağlamda toplumsal cinsiyetin kadın ve erkekler açısından birçok ayrımcılığı toplumsal olarak inşa ettiğini söyleyebiliriz Bu yönü ile birey topluma doğduğu andan itibaren cinsiyet kimliğini biçimlendirecek değerler hem sosyal hem de pratik olarak onu çevrelemeye başlar Toplumsal cinsiyetin cinsiyetlendirdiği kadın ve erkek olma halleri toplumsal hayatın tüm alanlarına yansımakta ve toplumsal kurumlar bu kavramın biçimlendirdiği gözlerle bireyi algılamaktadır Bu açıdan bakıldığında biz toplumsal cinsiyeti hayatın içerisinde çok farklı açılardan çok farklı alanlarda deneyimliyoruz Dolayısıyla toplumsal cinsiyet hayatın farklı alanlarında farklı biçimlerde ve elbette farklı kültürlerde farklı şekillerde yeniden ve yeniden inşa edilmektedir Kitabın hacmi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ortaya çıkardığı tüm ayrımcı pratikleri ortaya koymada yetersizdir Ancak toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bireyi ve özelde de kadını nasıl sarmaladığını farklı pencerelerden okura sunma çabası söz konusudur Çalışmaya katkı sunan değerli arkadaşlarım toplumsal cinsiyet ayrımcılığını farklı pencerelerden değerlendirerek toplumda bu ayrımcılığın etkilerine farklı açılardan görünürlük kazandırmaya çalışmışlardır Toplumsal yapılara sinen tüm ayrımcılıkların ortadan kalkması dileğiyle

Kitap Ambarı
217,91

Nobel Bilimsel Eserler

2021226 sf.
İnce Kapak16 x 23,5
Kitap Ambarı

Toplumsal cinsiyet birçok anlamda bireyin biyolojik cinsiyetini aşarak toplumsal anlamda inşa edilen kadın ve erkek olma hâllerine pratik kazandıran bir kavramdır Bu bağlamda toplumsal cinsiyetin kadın ve erkekler açısından birçok ayrımcılığı toplumsal olarak inşa ettiğini söyleyebiliriz Bu yönü ile birey topluma doğduğu andan itibaren cinsiyet kimliğini biçimlendirecek değerler hem sosyal hem de pratik olarak onu çevrelemeye başlar Toplumsal cinsiyetin cinsiyetlendirdiği kadın ve erkek olma halleri toplumsal hayatın tüm alanlarına yansımakta ve toplumsal kurumlar bu kavramın biçimlendirdiği gözlerle bireyi algılamaktadır Bu açıdan bakıldığında biz toplumsal cinsiyeti hayatın içerisinde çok farklı açılardan çok farklı alanlarda deneyimliyoruz Dolayısıyla toplumsal cinsiyet hayatın farklı alanlarında farklı biçimlerde ve elbette farklı kültürlerde farklı şekillerde yeniden ve yeniden inşa edilmektedir Kitabın hacmi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ortaya çıkardığı tüm ayrımcı pratikleri ortaya koymada yetersizdir Ancak toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bireyi ve özelde de kadını nasıl sarmaladığını farklı pencerelerden okura sunma çabası söz konusudur Çalışmaya katkı sunan değerli arkadaşlarım toplumsal cinsiyet ayrımcılığını farklı pencerelerden değerlendirerek toplumda bu ayrımcılığın etkilerine farklı açılardan görünürlük kazandırmaya çalışmışlardır Toplumsal yapılara sinen tüm ayrımcılıkların ortadan kalkması dileğiyle Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
234,89

Nobel Bilimsel Eserler

2021226 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Toplumsal cinsiyet birçok anlamda bireyin biyolojik cinsiyetini aşarak toplumsal anlamda inşa edilen kadın ve erkek olma hâllerine pratik kazandıran bir kavramdır Bu bağlamda toplumsal cinsiyetin kadın ve erkekler açısından birçok ayrımcılığı toplumsal olarak inşa ettiğini söyleyebiliriz Bu yönü ile birey topluma doğduğu andan itibaren cinsiyet kimliğini biçimlendirecek değerler hem sosyal hem de pratik olarak onu çevrelemeye başlar Toplumsal cinsiyetin cinsiyetlendirdiği kadın ve erkek olma halleri toplumsal hayatın tüm alanlarına yansımakta ve toplumsal kurumlar bu kavramın biçimlendirdiği gözlerle bireyi algılamaktadır Bu açıdan bakıldığında biz toplumsal cinsiyeti hayatın içerisinde çok farklı açılardan çok farklı alanlarda deneyimliyoruz Dolayısıyla toplumsal cinsiyet hayatın farklı alanlarında farklı biçimlerde ve elbette farklı kültürlerde farklı şekillerde yeniden ve yeniden inşa edilmektedir Kitabın hacmi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ortaya çıkardığı tüm ayrımcı pratikleri ortaya koymada yetersizdir Ancak toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bireyi ve özelde de kadını nasıl sarmaladığını farklı pencerelerden okura sunma çabası söz konusudur Çalışmaya katkı sunan değerli arkadaşlarım toplumsal cinsiyet ayrımcılığını farklı pencerelerden değerlendirerek toplumda bu ayrımcılığın etkilerine farklı açılardan görünürlük kazandırmaya çalışmışlardır Toplumsal yapılara sinen tüm ayrımcılıkların ortadan kalkması dileğiyle

Ekin Kitap
246,21

Nobel Bilimsel Eserler

2021226 sf.
Ekin Kitap

Toplumsal cinsiyet birçok anlamda bireyin biyolojik cinsiyetini aşarak toplumsal anlamda inşa edilen kadın ve erkek olma hâllerine pratik kazandıran bir kavramdır Bu bağlamda toplumsal cinsiyetin kadın ve erkekler açısından birçok ayrımcılığı toplumsal olarak inşa ettiğini söyleyebiliriz Bu yönü ile birey topluma doğduğu andan itibaren cinsiyet kimliğini biçimlendirecek değerler hem sosyal hem de pratik olarak onu çevrelemeye başlar Toplumsal cinsiyetin cinsiyetlendirdiği kadın ve erkek olma halleri toplumsal hayatın tüm alanlarına yansımakta ve toplumsal kurumlar bu kavramın biçimlendirdiği gözlerle bireyi algılamaktadır Bu açıdan bakıldığında biz toplumsal cinsiyeti hayatın içerisinde çok farklı açılardan çok farklı alanlarda deneyimliyoruz Dolayısıyla toplumsal cinsiyet hayatın farklı alanlarında farklı biçimlerde ve elbette farklı kültürlerde farklı şekillerde yeniden ve yeniden inşa edilmektedir Kitabın hacmi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ortaya çıkardığı tüm ayrımcı pratikleri ortaya koymada yetersizdir Ancak toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bireyi ve özelde de kadını nasıl sarmaladığını farklı pencerelerden okura sunma çabası söz konusudur Çalışmaya katkı sunan değerli arkadaşlarım toplumsal cinsiyet ayrımcılığını farklı pencerelerden değerlendirerek toplumda bu ayrımcılığın etkilerine farklı açılardan görünürlük kazandırmaya çalışmışlardır Toplumsal yapılara sinen tüm ayrımcılıkların ortadan kalkması dileğiyle

Benli Kitap
254,70

Nobel Bilimsel Eserler

2021-09-291. baskı226 sf.
Karton160-235-Kitap KağıdıTürkçe
Benli Kitap

Toplumsal cinsiyet birçok anlamda bireyin biyolojik cinsiyetini aşarak toplumsal anlamda inşa edilen kadın ve erkek olma hâllerine pratik kazandıran bir kavramdır Bu bağlamda toplumsal cinsiyetin kadın ve erkekler açısından birçok ayrımcılığı toplumsal olarak inşa ettiğini söyleyebiliriz Bu yönü ile birey topluma doğduğu andan itibaren cinsiyet kimliğini biçimlendirecek değerler hem sosyal hem de pratik olarak onu çevrelemeye başlar Toplumsal cinsiyetin cinsiyetlendirdiği kadın ve erkek olma halleri toplumsal hayatın tüm alanlarına yansımakta ve toplumsal kurumlar bu kavramın biçimlendirdiği gözlerle bireyi algılamaktadır Bu açıdan bakıldığında biz toplumsal cinsiyeti hayatın içerisinde çok farklı açılardan çok farklı alanlarda deneyimliyoruz Dolayısıyla toplumsal cinsiyet hayatın farklı alanlarında farklı biçimlerde ve elbette farklı kültürlerde farklı şekillerde yeniden ve yeniden inşa edilmektedir Kitabın hacmi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ortaya çıkardığı tüm ayrımcı pratikleri ortaya koymada yetersizdir Ancak toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bireyi ve özelde de kadını nasıl sarmaladığını farklı pencerelerden okura sunma çabası söz konusudur Çalışmaya katkı sunan değerli arkadaşlarım toplumsal cinsiyet ayrımcılığını farklı pencerelerden değerlendirerek toplumda bu ayrımcılığın etkilerine farklı açılardan görünürlük kazandırmaya çalışmışlardır Toplumsal yapılara sinen tüm ayrımcılıkların ortadan kalkması dileğiyle

D&R
369,32

Eğitim Yayınevi

20251. baskı280 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Uzun zamandır toplumsal cinsiyet ve feminizm kavramları çerçevesinde bir çalışma kurguluyorum Ancak her iki kavram da o kadar çok yön ve içerik gerektiriyor ki nereden başlayıp nerede durmam gerektiğine karar vermek oldukça zordu Bu zorluğa kadınların tarih boyunca ve günümüzde yaşadıkları ayrımcılıklar ve hak kayıpları eşlik ettiğinde içinden çıkılması zor bir süreçte olduğumu daha iyi kavramış oldum Erkek bedeni ideal bir ölçü yapılarak tanımlanmaya çalışılan kadın tarihin derinliklerinde ve hala günümüzde cinsiyet ayrımcılıklarının ve eşitsizliklerin hedefidir Gelenek din kültür savaş çatışma göç şiddet yoksulluk gibi unsurlar kadınların karşı karşıya kaldığı ayrımcılıkları derinleştirmektedir Maruz kalınan ayrımcı uygulamaların birer insan hakkı ihlali olduğunu ve kadınların tüm bireyler gibi doğuştan sahip olmaları gereken eşit adil ve onurlu bir yaşam hakkının evrenselliğini vurgulamak bizim açımızdan oldukça önemlidir Kadınlar İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin ilk maddesinde yer alan Bütün insanlar özgürlük onur ve haklar bakımından eşit doğarlar ifadesinde yer alan bütün insanlar kavramının içinde yer aldıklarını kapsandıklarını anlatmak ve kanıtlamak için çok yönlü bir mücadele süreci ile karşı karşıya kalmışlardır Bu bağlamda kadınların insan haklarına erişim konusunda ne denli uzun ve yorucu bir hak mücadelesi tarihinden geldiğini ifade etmek ve görünür kılınmasına katkıda bulunmak bu çalışmanın temel hedefi oldu Tanıtım Bülteninden

Kitap Ambarı
369,75

Eğitim Yayınevi

2025280 sf.
İnce Kapak13,5 x 21
Kitap Ambarı

Uzun zamandır toplumsal cinsiyet ve feminizm kavramları çerçevesinde bir çalışma kurguluyorum Ancak her iki kavram da o kadar çok yön ve içerik gerektiriyor ki nereden başlayıp nerede durmam gerektiğine karar vermek oldukça zordu Bu zorluğa kadınların tarih boyunca ve günümüzde yaşadıkları ayrımcılıklar ve hak kayıpları eşlik ettiğinde içinden çıkılması zor bir süreçte olduğumu daha iyi kavramış oldum Erkek bedeni ideal bir ölçü yapılarak tanımlanmaya çalışılan kadın tarihin derinliklerinde ve hala günümüzde cinsiyet ayrımcılıklarının ve eşitsizliklerin hedefidir Gelenek din kültür savaş çatışma göç şiddet yoksulluk gibi unsurlar kadınların karşı karşıya kaldığı ayrımcılıkları derinleştirmektedir Maruz kalınan ayrımcı uygulamaların birer insan hakkı ihlali olduğunu ve kadınların tüm bireyler gibi doğuştan sahip olmaları gereken eşit adil ve onurlu bir yaşam hakkının evrenselliğini vurgulamak bizim açımızdan oldukça önemlidir Kadınlar İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin ilk maddesinde yer alan Bütün insanlar özgürlük onur ve haklar bakımından eşit doğarlar ifadesinde yer alan bütün insanlar kavramının içinde yer aldıklarını kapsandıklarını anlatmak ve kanıtlamak için çok yönlü bir mücadele süreci ile karşı karşıya kalmışlardır Bu bağlamda kadınların insan haklarına erişim konusunda ne denli uzun ve yorucu bir hak mücadelesi tarihinden geldiğini ifade etmek ve görünür kılınmasına katkıda bulunmak bu çalışmanın temel hedefi oldu Tanıtım Bülteninden

Ucuz Kitap Al
391,50

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

Mart 2025280 sf.
13.50x21.50 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Handan Karakaya tarafından kaleme alınan Toplumsal Cinsiyet ve Bir Kadın Hakları Hareketi Olarak Feminizm Eğitim Yayınevi Bilimsel Eserler eseri olarak okurlarla buluşuyor Toplumsal Cinsiyet ve Bir Kadın Hakları Hareketi Olarak Feminizm Handan Karakaya Kitap Özeti Uzun zamandır toplumsal cinsiyet ve feminizm kavramları çerçevesinde bir çalışma kurguluyorum Ancak her iki kavram da o kadar çok yön ve içerik gerektiriyor ki nereden başlayıp nerede durmam gerektiğine karar vermek oldukça zordu Bu zorluğa kadınların tarih boyunca ve günümüzde yaşadıkları ayrımcılıklar ve hak kayıpları eşlik ettiğinde içinden çıkılması zor bir süreçte olduğumu daha iyi kavramış oldum Erkek bedeni ideal bir ölçü yapılarak tanımlanmaya çalışılan kadın tarihin derinliklerinde ve hala günümüzde cinsiyet ayrımcılıklarının ve eşitsizliklerin hedefidir Gelenek din kültür savaş çatışma göç şiddet yoksulluk gibi unsurlar kadınların karşı karşıya kaldığı ayrımcılıkları derinleştirmektedir Maruz kalınan ayrımcı uygulamaların birer insan hakkı ihlali olduğunu ve kadınların tüm bireyler gibi doğuştan sahip olmaları gereken eşit adil ve onurlu bir yaşam hakkının evrenselliğini vurgulamak bizim açımızdan oldukça önemlidir Kadınlar İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin ilk maddesinde yer alan Bütün insanlar özgürlük onur ve haklar bakımından eşit doğarlar ifadesinde yer alan bütün insanlar kavramının içinde yer aldıklarını kapsandıklarını anlatmak ve kanıtlamak için çok yönlü bir mücadele süreci ile karşı karşıya kalmışlardır Bu bağlamda kadınların insan haklarına erişim konusunda ne denli uzun ve yorucu bir hak mücadelesi tarihinden geldiğini ifade etmek ve görünür kılınmasına katkıda bulunmak bu çalışmanın temel hedefi oldu Yayınevi Eğitim Yayınevi Bilimsel Eserler Yazar Handan Karakaya Sayfa 280 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 50 cm Basım Yılı Mart 2025 Barkod 9786253851576 Kategori Sosyoloji

Ekin Kitap
400,20

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

Mart 2025280 sf.
Ekin Kitap

Uzun zamandır toplumsal cinsiyet ve feminizm kavramları çerçevesinde bir çalışma kurguluyorum Ancak her iki kavram da o kadar çok yön ve içerik gerektiriyor ki nereden başlayıp nerede durmam gerektiğine karar vermek oldukça zordu Bu zorluğa kadınların tarih boyunca ve günümüzde yaşadıkları ayrımcılıklar ve hak kayıpları eşlik ettiğinde içinden çıkılması zor bir süreçte olduğumu daha iyi kavramış oldum Erkek bedeni ideal bir ölçü yapılarak tanımlanmaya çalışılan kadın tarihin derinliklerinde ve hala günümüzde cinsiyet ayrımcılıklarının ve eşitsizliklerin hedefidir Gelenek din kültür savaş çatışma göç şiddet yoksulluk gibi unsurlar kadınların karşı karşıya kaldığı ayrımcılıkları derinleştirmektedir Maruz kalınan ayrımcı uygulamaların birer insan hakkı ihlali olduğunu ve kadınların tüm bireyler gibi doğuştan sahip olmaları gereken eşit adil ve onurlu bir yaşam hakkının evrenselliğini vurgulamak bizim açımızdan oldukça önemlidir Kadınlar İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin ilk maddesinde yer alan Bütün insanlar özgürlük onur ve haklar bakımından eşit doğarlar ifadesinde yer alan bütün insanlar kavramının içinde yer aldıklarını kapsandıklarını anlatmak ve kanıtlamak için çok yönlü bir mücadele süreci ile karşı karşıya kalmışlardır Bu bağlamda kadınların insan haklarına erişim konusunda ne denli uzun ve yorucu bir hak mücadelesi tarihinden geldiğini ifade etmek ve görünür kılınmasına katkıda bulunmak bu çalışmanın temel hedefi oldu

Şehadet Kitap
404,55

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

2025280 sf.
Şehadet Kitap

Uzun zamandır toplumsal cinsiyet ve feminizm kavramları çerçevesinde bir çalışma kurguluyorum Ancak her iki kavram da o kadar çok yön ve içerik gerektiriyor ki nereden başlayıp nerede durmam gerektiğine karar vermek oldukça zordu Bu zorluğa kadınların tarih boyunca ve günümüzde yaşadıkları ayrımcılıklar ve hak kayıpları eşlik ettiğinde içinden çıkılması zor bir süreçte olduğumu daha iyi kavramış oldum Erkek bedeni ideal bir ölçü yapılarak tanımlanmaya çalışılan kadın tarihin derinliklerinde ve hala günümüzde cinsiyet ayrımcılıklarının ve eşitsizliklerin hedefidir Gelenek din kültür savaş çatışma göç şiddet yoksulluk gibi unsurlar kadınların karşı karşıya kaldığı ayrımcılıkları derinleştirmektedir Maruz kalınan ayrımcı uygulamaların birer insan hakkı ihlali olduğunu ve kadınların tüm bireyler gibi doğuştan sahip olmaları gereken eşit adil ve onurlu bir yaşam hakkının evrenselliğini vurgulamak bizim açımızdan oldukça önemlidir Kadınlar İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin ilk maddesinde yer alan Bütün insanlar özgürlük onur ve haklar bakımından eşit doğarlar ifadesinde yer alan bütün insanlar kavramının içinde yer aldıklarını kapsandıklarını anlatmak ve kanıtlamak için çok yönlü bir mücadele süreci ile karşı karşıya kalmışlardır Bu bağlamda kadınların insan haklarına erişim konusunda ne denli uzun ve yorucu bir hak mücadelesi tarihinden geldiğini ifade etmek ve görünür kılınmasına katkıda bulunmak bu çalışmanın temel hedefi oldu

Nobel Kitap
421,95

Eğitim Yayınevi - Bilimsel Eserler

2025280 sf.
Ciltsiz13.5x21.5 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Uzun zamandır toplumsal cinsiyet ve feminizm kavramları çerçevesinde bir çalışma kurguluyorum Ancak her iki kavram da o kadar çok yön ve içerik gerektiriyor ki nereden başlayıp nerede durmam gerektiğine karar vermek oldukça zordu Bu zorluğa kadınların tarih boyunca ve günümüzde yaşadıkları ayrımcılıklar ve hak kayıpları eşlik ettiğinde içinden çıkılması zor bir süreçte olduğumu daha iyi kavramış oldum Erkek bedeni ideal bir ölçü yapılarak tanımlanmaya çalışılan kadın tarihin derinliklerinde ve hala günümüzde cinsiyet ayrımcılıklarının ve eşitsizliklerin hedefidir Gelenek din kültür savaş çatışma göç şiddet yoksulluk gibi unsurlar kadınların karşı karşıya kaldığı ayrımcılıkları derinleştirmektedir Maruz kalınan ayrımcı uygulamaların birer insan hakkı ihlali olduğunu ve kadınların tüm bireyler gibi doğuştan sahip olmaları gereken eşit adil ve onurlu bir yaşam hakkının evrenselliğini vurgulamak bizim açımızdan oldukça önemlidir Kadınlar İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin ilk maddesinde yer alan Bütün insanlar özgürlük onur ve haklar bakımından eşit doğarlar ifadesinde yer alan bütün insanlar kavramının içinde yer aldıklarını kapsandıklarını anlatmak ve kanıtlamak için çok yönlü bir mücadele süreci ile karşı karşıya kalmışlardır Bu bağlamda kadınların insan haklarına erişim konusunda ne denli uzun ve yorucu bir hak mücadelesi tarihinden geldiğini ifade etmek ve görünür kılınmasına katkıda bulunmak bu çalışmanın temel hedefi oldu

Pandora

Nobel Bilimsel Eserler

2021226 sf.
Pandora

Toplumsal cinsiyet birçok anlamda bireyin biyolojik cinsiyetini aşarak toplumsal anlamda inşa edilen kadın ve erkek olma hâllerine pratik kazandıran bir kavramdır Bu bağlamda toplumsal cinsiyetin kadın ve erkekler açısından birçok ayrımcılığı toplumsal olarak inşa ettiğini söyleyebiliriz Bu yönü ile birey topluma doğduğu andan itibaren cinsiyet kimliğini biçimlendirecek değerler hem sosyal hem de pratik olarak onu çevrelemeye başlar Toplumsal cinsiyetin cinsiyetlendirdiği kadın ve erkek olma halleri toplumsal hayatın tüm alanlarına yansımakta ve toplumsal kurumlar bu kavramın biçimlendirdiği gözlerle bireyi algılamaktadır Bu açıdan bakıldığında biz toplumsal cinsiyeti hayatın içerisinde çok farklı açılardan çok farklı alanlarda deneyimliyoruz Dolayısıyla toplumsal cinsiyet hayatın farklı alanlarında farklı biçimlerde ve elbette farklı kültürlerde farklı şekillerde yeniden ve yeniden inşa edilmektedir Kitabın hacmi toplumsal cinsiyet ayrımcılığının ortaya çıkardığı tüm ayrımcı pratikleri ortaya koymada yetersizdir Ancak toplumsal cinsiyet ayrımcılığının bireyi ve özelde de kadını nasıl sarmaladığını farklı pencerelerden okura sunma çabası söz konusudur Çalışmaya katkı sunan değerli arkadaşlarım toplumsal cinsiyet ayrımcılığını farklı pencerelerden değerlendirerek toplumda bu ayrımcılığın etkilerine farklı açılardan görünürlük kazandırmaya çalışmışlardır Toplumsal yapılara sinen tüm ayrımcılıkların ortadan kalkması dileğiyle

Pandora

Eğitim Yayınevi

2025280 sf.
Pandora

Uzun zamandır toplumsal cinsiyet ve feminizm kavramları çerçevesinde bir çalışma kurguluyorum Ancak her iki kavram da o kadar çok yön ve içerik gerektiriyor ki nereden başlayıp nerede durmam gerektiğine karar vermek oldukça zordu Bu zorluğa kadınların tarih boyunca ve günümüzde yaşadıkları ayrımcılıklar ve hak kayıpları eşlik ettiğinde içinden çıkılması zor bir süreçte olduğumu daha iyi kavramış oldum Erkek bedeni ideal bir ölçü yapılarak tanımlanmaya çalışılan kadın tarihin derinliklerinde ve hala günümüzde cinsiyet ayrımcılıklarının ve eşitsizliklerin hedefidir Gelenek din kültür savaş çatışma göç şiddet yoksulluk gibi unsurlar kadınların karşı karşıya kaldığı ayrımcılıkları derinleştirmektedir Maruz kalınan ayrımcı uygulamaların birer insan hakkı ihlali olduğunu ve kadınların tüm bireyler gibi doğuştan sahip olmaları gereken eşit adil ve onurlu bir yaşam hakkının evrenselliğini vurgulamak bizim açımızdan oldukça önemlidir Kadınlar İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi nin ilk maddesinde yer alan Bütün insanlar özgürlük onur ve haklar bakımından eşit doğarlar ifadesinde yer alan bütün insanlar kavramının içinde yer aldıklarını kapsandıklarını anlatmak ve kanıtlamak için çok yönlü bir mücadele süreci ile karşı karşıya kalmışlardır Bu bağlamda kadınların insan haklarına erişim konusunda ne denli uzun ve yorucu bir hak mücadelesi tarihinden geldiğini ifade etmek ve görünür kılınmasına katkıda bulunmak bu çalışmanın temel hedefi oldu