Toplumsal Şiddet ve Sosyal Çöküntü — Cumhur Demirkılıç

Toplumsal Şiddet ve Sosyal Çöküntü
Cumhur DemirkılıçKarina Yayınevi
Toplumsal Şiddet ve Sosyal Çöküntü
Cumhur DemirkılıçGünümüz Türkiye sinde oluşan siyasi dalgalar sertleşmeler toplumun doku yapısını bozarak kutuplaşmaları meydana getirmektedir Bu olgular ve başkalaşım insanlarımızın geleneksel Anadolu ahlakını da ortadan kaldırmaktadır Bugün ister muhafazakâr ister milliyetçi ya da laik olun kafaları karışmış değerleri erozyona uğramış bir durum görürsünüz Hiçbir kesim fikirleri farklı olsa da yaşamları aynı olduğu hâlde birbirlerini beğenmemektedirler Ama büyük çoğunluk günümüzde köşe dönmeci kurnaz ilkesiz bir izlenim vermekte ya da yanpeş aramaya çalışmaktadır Toplumun bazı kesimleri sorumlularımız imar rantlarının peşindedir Haksızlığa itirazları var ama haksız kazançtan kendilerine pay alma peşine düşmüşlerdir Medeni geçinenler ise kırmızı ışıkta geçmeyi trafik kurallarına uymamayı bir marifet edinmişlerdir Kadına çocuklara sokak hayvanlarına yapılan şiddet devam ederken laik ya da dindar olmak hep hoyrat yaşamı körüklemiş ve saygısız davranmak yaşam biçimi hâline gelmiştir Bu hâllerimizi analiz eden yazarlar sosyologlar bilim insanları ürkütücü bir tespitle toplum olarak çöküyoruz uyarısında bulunuyorlar ama hiç kimse bu sözlere kulak asmıyor Bu oluşumları görmezden gelen bürokrasi de kendi yapısını tüketmeye devam ediyor İşinizde nasıl çalıştığınızı biliyorsunuz değil mi Size tam olarak işinizi nasıl yapacağınızı söyleyen süreçleriniz prosedürleriniz yönergeleriniz ve yöneticileriniz var Ama sorunlar bitmek bilmiyor Yine de bir girişimcilik esneklik hakkında düşünüyorsunuz Ancak out of the box bu yeni düzende işe yaramıyor Çünkü böyle bir yapılanma arzusu iyileştirmeler uygulamalar bu sistem çalışanlarına büyük bir azim sorumluluk zorluk yükleyecektir Aslına bakarsanız bürokrasi o kadar da kötü değildir Ama bu kurallar ve sistem farklı çerçeveler belirler adam kayırır arkadaş politikası keyfi hareketler yapar Aslında net bir görev dağılımı ile verimli bir organizasyon kurmak amaçlanmaktadır Ama bu durum bir türlü sağlanamaz ve bir zaman sonra bürokraside de kurallar tutarsız hâle gelir asıl amacı kaybolur ve her şey sorun hâline gelir Bu süreç daha sonra çok fazla bağlantılarla gereksiz yerlere gidip karmaşık bir hâl alır ve böylece görevler sorumluluklar parçalanır Bu durumda neyin nereye ait olduğu belirsizleşir Burada işlerin gidişatına bağlı kalmak çok uygun olacaktır Sağduyu hele hele kurallar prosedürlerden öncelikli olmalıdır Ama yaşamı felç eden bu durum bazı görevlilerin kendi beklentilerini kişisel öç alma yöntemine dönüştürmelerinden dolayı zorluklar oluşturacaktır ve bunun adı da gel git olayıdır Yani bürokrasi img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Karina Yayınevi
Cumhur Demirkılıç tarafından kaleme alınan Toplumsal Şiddet ve Sosyal Çöküntü Karina Yayınevi eseri olarak okurlarla buluşuyor Toplumsal Şiddet ve Sosyal Çöküntü Cumhur Demirkılıç Kitap Özeti Günümüz Türkiye sinde oluşan siyasi dalgalar sertleşmeler toplumun doku yapısını bozarak kutuplaşmaları meydana getirmektedir Bu olgular ve başkalaşım insanlarımızın geleneksel Anadolu ahlakını da ortadan kaldırmaktadır Bugün ister muhafazakâr ister milliyetçi ya da laik olun kafaları karışmış değerleri erozyona uğramış bir durum görürsünüz Hiçbir kesim fikirleri farklı olsa da yaşamları aynı olduğu hâlde birbirlerini beğenmemektedirler Ama büyük çoğunluk günümüzde köşe dönmeci kurnaz ilkesiz bir izlenim vermekte ya da yanpeş aramaya çalışmaktadır Toplumun bazı kesimleri sorumlularımız imar rantlarının peşindedir Haksızlığa itirazları var ama haksız kazançtan kendilerine pay alma peşine düşmüşlerdir Medeni geçinenler ise kırmızı ışıkta geçmeyi trafik kurallarına uymamayı bir marifet edinmişlerdir Kadına çocuklara sokak hayvanlarına yapılan şiddet devam ederken laik ya da dindar olmak hep hoyrat yaşamı körüklemiş ve saygısız davranmak yaşam biçimi hâline gelmiştir Bu hâllerimizi analiz eden yazarlar sosyologlar bilim insanları ürkütücü bir tespitle toplum olarak çöküyoruz uyarısında bulunuyorlar ama hiç kimse bu sözlere kulak asmıyor Bu oluşumları görmezden gelen bürokrasi de kendi yapısını tüketmeye devam ediyor İşinizde nasıl çalıştığınızı biliyorsunuz değil mi Size tam olarak işinizi nasıl yapacağınızı söyleyen süreçleriniz prosedürleriniz yönergeleriniz ve yöneticileriniz var Ama sorunlar bitmek bilmiyor Yine de bir girişimcilik esneklik hakkında düşünüyorsunuz Ancak out of the box bu yeni düzende işe yaramıyor Çünkü böyle bir yapılanma arzusu iyileştirmeler uygulamalar bu sistem çalışanlarına büyük bir azim sorumluluk zorluk yükleyecektir Aslına bakarsanız bürokrasi o kadar da kötü değildir Ama bu kurallar ve sistem farklı çerçeveler belirler adam kayırır arkadaş politikası keyfi hareketler yapar Aslında net bir görev dağılımı ile verimli bir organizasyon kurmak amaçlanmaktadır Ama bu durum bir türlü sağlanamaz ve bir zaman sonra bürokraside de kurallar tutarsız hâle gelir asıl amacı kaybolur ve her şey sorun hâline gelir Bu süreç daha sonra çok fazla bağlantılarla gereksiz yerlere gidip karmaşık bir hâl alır ve böylece görevler sorumluluklar parçalanır Bu durumda neyin nereye ait olduğu belirsizleşir Burada işlerin gidişatına bağlı kalmak çok uygun olacaktır Sağduyu hele hele kurallar prosedürlerden öncelikli olmalıdır Ama yaşamı felç eden bu durum bazı görevlilerin kendi beklentilerini kişisel öç alma yöntemine dönüştürmelerinden dolayı zorluklar oluşturacaktır ve bunun adı da gel git olayıdır Yani bürokrasi Yayınevi Karina Yayınevi Yazar Cumhur Demirkılıç Sayfa 328 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Haziran 2021 Barkod 9786257306522 Kategori Araştırma İnceleme Siyaset Sosyolojisi