Toplumsal Yaşama Katılma Hakkı — Anıl Güven Yüksel

Toplumsal Yaşama Katılma Hakkı
Anıl Güven YükselOn İki Levha Yayınları
Toplumsal Yaşama Katılma Hakkı
Anıl Güven YükselAnıl Güven Yüksel tarafından kaleme alınan Toplumsal Yaşama Katılma Hakkı On İki Levha Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Toplumsal Yaşama Katılma Hakkı Anıl Güven Yüksel Kitap Özeti Toplumsal yaşam günümüzde meşruiyet demokrasi ve insan hakları gibi kavramların geçtikleri yollarda yanlarına kattıkları ekonomik sosyal ve kültürel tüm toplumsal çeşitliliği içerecek şekilde genişlemiş politik tartışmaya açık bir ortak yaşam alanı olarak görülebilir Bu yaşam alanı katılımcılık demokrasi ve insan hakları gibi kavramlarla birlikte anlamlandırılıp şekillendirilmedikçe bir baskı unsuru olma tehlikesi taşır Dolayısıyla bu kitap içinde bireylerin hem kamusal hem de özel meseleler bakımından birbiriyle eşitlikçi ilişkiler kurduğu bir toplumsal yaşam anlayışının ve bu doğrultuda kapsayıcı ve bütüncül bir toplumsal yaşama katılma hakkı iddiasının peşine düşmüştür Kitabın ilk iki bölümünde toplumsal yaşama katılma hakkının kamusal alan ile özel alanların çarpışmasıyla belirginleşen kuramsal temellerinden başlayarak anlamı kapsamı ve sınırları ele alınır Son bölümde ise hem toplumsal yaşama katılma hakkının bileşenlerini oluşturan hak ve özgürlüklerin uluslararası düzlemde ayrı ayrı korunmasına ilişkin Birleşmiş Milletler mekanizmaları hem de bu mekanizmaların toplumsal yaşama katılma hakkının bir bütün olarak korunması yönündeki belirgin eğilimleri değerlendirilir Yayınevi On İki Levha Yayınları Yazar Anıl Güven Yüksel Sayfa 287 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 16 00x23 00 cm Basım Yılı Mart 2022 Barkod 9786254321313 Kategori Hukuk Genel Hukuk

On İki Levha Yayınları
Toplumsal yaşam günümüzde meşruiyet demokrasi ve insan hakları gibi kavramların geçtikleri yollarda yanlarına kattıkları ekonomik sosyal ve kültürel tüm toplumsal çeşitliliği içerecek şekilde genişlemiş politik tartışmaya açık bir ortak yaşam alanı olarak görülebilir Bu yaşam alanı katılımcılık demokrasi ve insan hakları gibi kavramlarla birlikte anlamlandırılıp şekillendirilmedikçe bir baskı unsuru olma tehlikesi taşır Dolayısıyla bu kitap içinde bireylerin hem kamusal hem de özel meseleler bakımından birbiriyle eşitlikçi ilişkiler kurduğu bir toplumsal yaşam anlayışının ve bu doğrultuda kapsayıcı ve bütüncül bir toplumsal yaşama katılma hakkı iddiasının peşine düşmüştür Kitabın ilk iki bölümünde toplumsal yaşama katılma hakkının kamusal alan ile özel alanların çarpışmasıyla belirginleşen kuramsal temellerinden başlayarak anlamı kapsamı ve sınırları ele alınır Son bölümde ise hem toplumsal yaşama katılma hakkının bileşenlerini oluşturan hak ve özgürlüklerin uluslararası düzlemde ayrı ayrı korunmasına ilişkin Birleşmiş Milletler mekanizmaları hem de bu mekanizmaların toplumsal yaşama katılma hakkının bir bütün olarak korunması yönündeki belirgin eğilimleri değerlendirilir

On İki Levha Yayıncılık
Toplumsal yaşam günümüzde meşruiyet demokrasi ve insan hakları gibi kavramların geçtikleri yollarda yanlarına kattıkları ekonomik sosyal ve kültürel tüm toplumsal çeşitliliği içerecek şekilde genişlemiş politik tartışmaya açık bir ortak yaşam alanı olarak görülebilir Bu yaşam alanı katılımcılık demokrasi ve insan hakları gibi kavramlarla birlikte anlamlandırılıp şekillendirilmedikçe bir baskı unsuru olma tehlikesi taşır Dolayısıyla bu kitap içinde bireylerin hem kamusal hem de özel meseleler bakımından birbiriyle eşitlikçi ilişkiler kurduğu bir toplumsal yaşam anlayışının ve bu doğrultuda kapsayıcı ve bütüncül bir toplumsal yaşama katılma hakkı iddiasının peşine düşmüştür Kitabın ilk iki bölümünde toplumsal yaşama katılma hakkının kamusal alan ile özel alanların çarpışmasıyla belirginleşen kuramsal temellerinden başlayarak anlamı kapsamı ve sınırları ele alınır Son bölümde ise hem toplumsal yaşama katılma hakkının bileşenlerini oluşturan hak ve özgürlüklerin uluslararası düzlemde ayrı ayrı korunmasına ilişkin Birleşmiş Milletler mekanizmaları hem de bu mekanizmaların toplumsal yaşama katılma hakkının bir bütün olarak korunması yönündeki belirgin eğilimleri değerlendirilir