Toroslarda Bir Düş Gördüm — Özdemir Cengiz

Toroslarda Bir Düş Gördüm
Özdemir CengizCinius Yayınları
Toroslarda Bir Düş Gördüm
Özdemir CengizToroslarda Bir Düş Gördüm isimli roman Toroslarda başlayıp Çukurova dan sonra Anadolu nun bozkırlarından İstanbul a kadar uzanan gerçek yaşantılardan kesitler içermektedir Bir dönem Toroslarda yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veren var olmaya çalışan insanların geçmişten getirdikleri bazı gelenek görenek ve kültürel birikimlerinin yanı sıra bunca zorluklara rağmen aralarından bazılarının kabuğunu kırmayı başarmasını Anadolu nun diğer kültürleriyle etkileşimini yaşanan aşkları umutları umutsuzlukları anlatan bir dönem romanıdır Orta yaşlı adam parkta oturduğu bankta daldığı eski Mersin düşlerinden ve geçmişe dair anılarından duyduğu bir sesle irkilerek kurtuldu Sırtında içindeki şerbet ısınmasın diye kalın deri ile kaplanmış güğümü elindeki ibriği ve pirinç taslarını birbirine vurarak ses çıkartan bir adam ona yerel şivesiyle Sovuğuk meyan şerbeti verem mi amca diye sesleniyordu Adamın bardak yerleştirmeye yarayan kemerinden aldığı bir bardağı ibrikten akıttığı birkaç damla suyla çalkaladıktan sonra sırtındaki güğümün ejderha kafası görünümündeki ibrik ucunu eğerek ve şov yaparak oldukça yüksekten doldurup vermesini seyrederken Ne kadar süredir burada oturuyorum Dalmışım diye düşündü Daldığı anılardan çevresindeki kalabalığın farkına varmamıştı Buz gibi meyan şerbetini bir dikişte içip bir bardak daha istedi Meyan şerbeti gerçekten de iyi gelmişti Şerbetin parasını fazlasıyla ödeyip yavaş yavaş yerinden kalktı Doğup büyüdüğü köye yaylaya gitmek üzere bir taksi çevirdi Çünkü Mersin e gelmeyeli uzun süre olmuştu ve yaylaya giden araçların nereden kalktığını bilmiyordu Bindiği taksinin arka koltuğunda etrafı seyrederken şehrin ortasındaki elli iki katlı kocamaaan gökdelenin önünden geçip şehir dışına doğru çıkmaya başladılar Gökdelen çevresindeki salaş köhne yapıları gördüğünde aradaki tezat içini sızlattı Daha yükseklere çıktıklarında ise şehrin ne kadar değiştiğini eski Mersin den çok az şeyin kaldığını gördü Kendi kendine Dünya değişiyor kentler değişiyor Galiba en zor değişen bizleriz diye düşündü Toroslara tırmanmaya başladıklarında Soğucak Yaylası na kadar olan eski dar ve virajlı yolun dağ tepe düzeltilip çukurlar doldurularak dört şeritli güzel bir asfalta dönüştürüldüğünü fark etti Sanki yol biraz kısalmış gibiydi ya da ona öyle geldi

Cinius
Toroslarda Bir Düş Gördüm isimli roman Toroslarda başlayıp Çukurova dan sonra Anadolu nun bozkırlarından İstanbul a kadar uzanan gerçek yaşantılardan kesitler içermektedir Bir dönem Toroslarda yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veren var olmaya çalışan insanların geçmişten getirdikleri bazı gelenek görenek ve kültürel birikimlerinin yanı sıra bunca zorluklara rağmen aralarından bazılarının kabuğunu kırmayı başarmasını Anadolu nun diğer kültürleriyle etkileşimini yaşanan aşkları umutları umutsuzlukları anlatan bir dönem romanıdır Orta yaşlı adam parkta oturduğu bankta daldığı eski Mersin düşlerinden ve geçmişe dair anılarından duyduğu bir sesle irkilerek kurtuldu Sırtında içindeki şerbet ısınmasın diye kalın deri ile kaplanmış güğümü elindeki ibriği ve pirinç taslarını birbirine vurarak ses çıkartan bir adam ona yerel şivesiyle Sovuğuk meyan şerbeti verem mi amca diye sesleniyordu Adamın bardak yerleştirmeye yarayan kemerinden aldığı bir bardağı ibrikten akıttığı birkaç damla suyla çalkaladıktan sonra sırtındaki güğümün ejderha kafası görünümündeki ibrik ucunu eğerek ve şov yaparak oldukça yüksekten doldurup vermesini seyrederken Ne kadar süredir burada oturuyorum Dalmışım diye düşündü Daldığı anılardan çevresindeki kalabalığın farkına varmamıştı Buz gibi meyan şerbetini bir dikişte içip bir bardak daha istedi Meyan şerbeti gerçekten de iyi gelmişti Şerbetin parasını fazlasıyla ödeyip yavaş yavaş yerinden kalktı Doğup büyüdüğü köye yaylaya gitmek üzere bir taksi çevirdi Çünkü Mersin e gelmeyeli uzun süre olmuştu ve yaylaya giden araçların nereden kalktığını bilmiyordu Bindiği taksinin arka koltuğunda etrafı seyrederken şehrin ortasındaki elli iki katlı kocamaaan gökdelenin önünden geçip şehir dışına doğru çıkmaya başladılar Gökdelen çevresindeki salaş köhne yapıları gördüğünde aradaki tezat içini sızlattı Daha yükseklere çıktıklarında ise şehrin ne kadar değiştiğini eski Mersin den çok az şeyin kaldığını gördü Kendi kendine Dünya değişiyor kentler değişiyor Galiba en zor değişen bizleriz diye düşündü Toroslara tırmanmaya başladıklarında Soğucak Yaylası na kadar olan eski dar ve virajlı yolun dağ tepe düzeltilip çukurlar doldurularak dört şeritli güzel bir asfalta dönüştürüldüğünü fark etti Sanki yol biraz kısalmış gibiydi ya da ona öyle geldi Tanıtım Bülteninden

Cinius Yayınları
Kitap tanıtım metni arka kapak Toroslarda Bir Düş Gördüm isimli roman Toroslarda başlayıp Çukurova dan sonra Anadolu nun bozkırlarından İstanbul a kadar uzanan gerçek yaşantılardan kesitler içermektedir Bir dönem Toroslarda yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veren var olmaya çalışan insanların geçmişten getirdikleri bazı gelenek görenek ve kültürel birikimlerinin yanı sıra bunca zorluklara rağmen aralarından bazılarının kabuğunu kırmayı başarmasını Anadolu nun diğer kültürleriyle etkileşimini yaşanan aşkları umutları umutsuzlukları anlatan bir dönem romanıdır Orta yaşlı adam parkta oturduğu bankta daldığı eski Mersin düşlerinden ve geçmişe dair anılarından duyduğu bir sesle irkilerek kurtuldu Sırtında içindeki şerbet ısınmasın diye kalın deri ile kaplanmış güğümü elindeki ibriği ve pirinç taslarını birbirine vurarak ses çıkartan bir adam ona yerel şivesiyle Sovuğuk meyan şerbeti verem mi amca diye sesleniyordu Adamın bardak yerleştirmeye yarayan kemerinden aldığı bir bardağı ibrikten akıttığı birkaç damla suyla çalkaladıktan sonra sırtındaki güğümün ejderha kafası görünümündeki ibrik ucunu eğerek ve şov yaparak oldukça yüksekten doldurup vermesini seyrederken Ne kadar süredir burada oturuyorum Dalmışım diye düşündü Daldığı anılardan çevresindeki kalabalığın farkına varmamıştı Buz gibi meyan şerbetini bir dikişte içip bir bardak daha istedi Meyan şerbeti gerçekten de iyi gelmişti Şerbetin parasını fazlasıyla ödeyip yavaş yavaş yerinden kalktı Doğup büyüdüğü köye yaylaya gitmek üzere bir taksi çevirdi Çünkü Mersin e gelmeyeli uzun süre olmuştu ve yaylaya giden araçların nereden kalktığını bilmiyordu Bindiği taksinin arka koltuğunda etrafı seyrederken şehrin ortasındaki elli iki katlı kocamaaan gökdelenin önünden geçip şehir dışına doğru çıkmaya başladılar Gökdelen çevresindeki salaş köhne yapıları gördüğünde aradaki tezat içini sızlattı Daha yükseklere çıktıklarında ise şehrin ne kadar değiştiğini eski Mersin den çok az şeyin kaldığını gördü Kendi kendine Dünya değişiyor kentler değişiyor Galiba en zor değişen bizleriz diye düşündü Toroslara tırmanmaya başladıklarında Soğucak Yaylası na kadar olan eski dar ve virajlı yolun dağ tepe düzeltilip çukurlar doldurularak dört şeritli güzel bir asfalta dönüştürüldüğünü fark etti Sanki yol biraz kısalmış gibiydi ya da ona öyle geldi

Cinius Yayınları
Toroslarda Bir Düş Gördüm isimli roman Toroslarda başlayıp Çukurova dan sonra Anadolu nun bozkırlarından İstanbul a kadar uzanan gerçek yaşantılardan kesitler içermektedir Bir dönem Toroslarda yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veren var olmaya çalışan insanların geçmişten getirdikleri bazı gelenek görenek ve kültürel birikimlerinin yanı sıra bunca zorluklara rağmen aralarından bazılarının kabuğunu kırmayı başarmasını Anadolu nun diğer kültürleriyle etkileşimini yaşanan aşkları umutları umutsuzlukları anlatan bir dönem romanıdır Orta yaşlı adam parkta oturduğu bankta daldığı eski Mersin düşlerinden ve geçmişe dair anılarından duyduğu bir sesle irkilerek kurtuldu Sırtında içindeki şerbet ısınmasın diye kalın deri ile kaplanmış güğümü elindeki ibriği ve pirinç taslarını birbirine vurarak ses çıkartan bir adam ona yerel şivesiyle Sovuğuk meyan şerbeti verem mi amca diye sesleniyordu Adamın bardak yerleştirmeye yarayan kemerinden aldığı bir bardağı ibrikten akıttığı birkaç damla suyla çalkaladıktan sonra sırtındaki güğümün ejderha kafası görünümündeki ibrik ucunu eğerek ve şov yaparak oldukça yüksekten doldurup vermesini seyrederken Ne kadar süredir burada oturuyorum Dalmışım diye düşündü Daldığı anılardan çevresindeki kalabalığın farkına varmamıştı Buz gibi meyan şerbetini bir dikişte içip bir bardak daha istedi Meyan şerbeti gerçekten de iyi gelmişti Şerbetin parasını fazlasıyla ödeyip yavaş yavaş yerinden kalktı Doğup büyüdüğü köye yaylaya gitmek üzere bir taksi çevirdi Çünkü Mersin e gelmeyeli uzun süre olmuştu ve yaylaya giden araçların nereden kalktığını bilmiyordu Bindiği taksinin arka koltuğunda etrafı seyrederken şehrin ortasındaki elli iki katlı kocamaaan gökdelenin önünden geçip şehir dışına doğru çıkmaya başladılar Gökdelen çevresindeki salaş köhne yapıları gördüğünde aradaki tezat içini sızlattı Daha yükseklere çıktıklarında ise şehrin ne kadar değiştiğini eski Mersin den çok az şeyin kaldığını gördü Kendi kendine Dü

Cinius
Toroslarda Bir Düş Gördüm isimli roman Toroslarda başlayıp Çukurova dan sonra Anadolu nun bozkırlarından İstanbul a kadar uzanan gerçek yaşantılardan kesitler içermektedir Bir dönem Toroslarda yoksulluk içinde yaşam mücadelesi veren var olmaya çalışan insanların geçmişten getirdikleri bazı gelenek görenek ve kültürel birikimlerinin yanı sıra bunca zorluklara rağmen aralarından bazılarının kabuğunu kırmayı başarmasını Anadolu nun diğer kültürleriyle etkileşimini yaşanan aşkları umutları umutsuzlukları anlatan bir dönem romanıdır Orta yaşlı adam parkta oturduğu bankta daldığı eski Mersin düşlerinden ve geçmişe dair anılarından duyduğu bir sesle irkilerek kurtuldu Sırtında içindeki şerbet ısınmasın diye kalın deri ile kaplanmış güğümü elindeki ibriği ve pirinç taslarını birbirine vurarak ses çıkartan bir adam ona yerel şivesiyle Sovuğuk meyan şerbeti verem mi amca diye sesleniyordu Adamın bardak yerleştirmeye yarayan kemerinden aldığı bir bardağı ibrikten akıttığı birkaç damla suyla çalkaladıktan sonra sırtındaki güğümün ejderha kafası görünümündeki ibrik ucunu eğerek ve şov yaparak oldukça yüksekten doldurup vermesini seyrederken Ne kadar süredir burada oturuyorum Dalmışım diye düşündü Daldığı anılardan çevresindeki kalabalığın farkına varmamıştı Buz gibi meyan şerbetini bir dikişte içip bir bardak daha istedi Meyan şerbeti gerçekten de iyi gelmişti Şerbetin parasını fazlasıyla ödeyip yavaş yavaş yerinden kalktı Doğup büyüdüğü köye yaylaya gitmek üzere bir taksi çevirdi Çünkü Mersin e gelmeyeli uzun süre olmuştu ve yaylaya giden araçların nereden kalktığını bilmiyordu Bindiği taksinin arka koltuğunda etrafı seyrederken şehrin ortasındaki elli iki katlı kocamaaan gökdelenin önünden geçip şehir dışına doğru çıkmaya başladılar Gökdelen çevresindeki salaş köhne yapıları gördüğünde aradaki tezat içini sızlattı Daha yükseklere çıktıklarında ise şehrin ne kadar değiştiğini eski Mersin den çok az şeyin kaldığını gördü Kendi kendine Dünya değişiyor kentler değişiyor Galiba en zor değişen bizleriz diye düşündü Toroslara tırmanmaya başladıklarında Soğucak Yaylası na kadar olan eski dar ve virajlı yolun dağ tepe düzeltilip çukurlar doldurularak dört şeritli güzel bir asfalta dönüştürüldüğünü fark etti Sanki yol biraz kısalmış gibiydi ya da ona öyle geldi