Trabzon da Cemaatler Arası İlişkiler 1700 1770 — Miraç Tosun

Trabzon da Cemaatler Arası İlişkiler 1700 1770
Miraç TosunSerander Yayınları
Trabzon da Cemaatler Arası İlişkiler 1700 1770
Miraç TosunTarih bilimi geçmişi yargılamayı değil dönem vesikaları üzerinden geçmişte yaşananları anlamayı ve geleceğe ışık tutmayı hedefler Bu nedenle tarih yazıcılığında dikkat edilmesi gereken en önemli husus geçmişi bugünün kavramlarıyla değil döneminin değerleriyle ele almayı gerektirir Uygarlık tarihine damgasını vurmuş siyasal egemenliklerinden biri de hiç kuşkusuz altı yüz yıl süreyle varlığını sürdüren ve döneminin dünya siyasetine yön veren Osmanlı İmparatorluğu olmuştur Bu nedenle günümüzde farklı ülkelere mensup tarihçiler sosyologlar ve siyaset bilimciler tarafından Osmanlı tarihi ve toplumsal yapısı üzerine yoğun incelemeler yapılmakta onun farklı etnik ve dinsel grupları bir arada yaşatabilme tecrübesi ortaya koyulmaya çalışılmaktadır Osmanlı İmparatorluğu etnik ve dinsel bakımdan çeşitli unsurları bünyesinde barındırmakta ve bu yapıyı hukuk temelli bir perspektiften organize etmekteydi İmparatorluğun doğuya açılan kapısı olan ve stratejik önemi nedeniyle fethin akabinde tedricen eyalet merkezi haline getirilen Trabzon da farklı dinsel ve etnik nüfusu bünyesinde barındıran Osmanlı şehirlerinden biriydi Bu çalışma 1700 1800 yılları arasındaki yüz yıllık süreçte Trabzon da yaşayan Müslim ve gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkileri Şeriye Sicillerini merkeze alarak ortaya koymayı hedeflemiştir Mümkün olduğunca tolerans azınlık öteki gibi modern kavramlardan kaçınılan çalışmada imparatorluğun eyalet merkezlerinden biri olan Trabzon şehrinde 18 yüzyıl gibi klasik dönemin devam ettiği bir zaman kesitinde Müslüman gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkilerin seyri ve ne şekilde geliştiği üzerinde durularak tarihsel tecrübeye ışık tutulmuştur

Serander Yayınları
Tarih bilimi geçmişi yargılamayı değil dönem vesikaları üzerinden geçmişte yaşananları anlamayı ve geleceğe ışık tutmayı hedefler Bu nedenle tarih yazıcılığında dikkat edilmesi gereken en önemli husus geçmişi bugünün kavramlarıyla değil döneminin değerleriyle ele almayı gerektirir Uygarlık tarihine damgasını vurmuş siyasal egemenliklerinden biri de hiç kuşkusuz altı yüz yıl süreyle varlığını sürdüren ve döneminin dünya siyasetine yön veren Osmanlı İmparatorluğu olmuştur Bu nedenle günümüzde farklı ülkelere mensup tarihçiler sosyologlar ve siyaset bilimciler tarafından Osmanlı tarihi ve toplumsal yapısı üzerine yoğun incelemeler yapılmakta onun farklı etnik ve dinsel grupları bir arada yaşatabilme tecrübesi ortaya koyulmaya çalışılmaktadır Osmanlı İmparatorluğu etnik ve dinsel bakımdan çeşitli unsurları bünyesinde barındırmakta ve bu yapıyı hukuk temelli bir perspektiften organize etmekteydi İmparatorluğun doğuya açılan kapısı olan ve stratejik önemi nedeniyle fethin akabinde tedricen eyalet merkezi haline getirilen Trabzon da farklı dinsel ve etnik nüfusu bünyesinde barındıran Osmanlı şehirlerinden biriydi Bu çalışma 1700 1800 yılları arasındaki yüz yıllık süreçte Trabzon da yaşayan Müslim ve gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkileri Şeriye Sicillerini merkeze alarak ortaya koymayı hedeflemiştir Mümkün olduğunca tolerans azınlık öteki gibi modern kavramlardan kaçınılan çalışmada imparatorluğun eyalet merkezlerinden biri olan Trabzon şehrinde 18 yüzyıl gibi klasik dönemin devam ettiği bir zaman kesitinde Müslüman gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkilerin seyri ve ne şekilde geliştiği üzerinde durularak tarihsel tecrübeye ışık tutulmuştur

Serander Yayınları
Tarih bilimi geçmişi yargılamayı değil dönem vesikaları üzerinden geçmişte yaşananları anlamayı ve geleceğe ışık tutmayı hedefler Bu nedenle tarih yazıcılığında dikkat edilmesi gereken en önemli husus geçmişi bugünün kavramlarıyla değil döneminin değerleriyle ele almayı gerektirir Uygarlık tarihine damgasını vurmuş siyasal egemenliklerinden biri de hiç kuşkusuz altı yüz yıl süreyle varlığını sürdüren ve döneminin dünya siyasetine yön veren Osmanlı İmparatorluğu olmuştur Bu nedenle günümüzde farklı ülkelere mensup tarihçiler sosyologlar ve siyaset bilimciler tarafından Osmanlı tarihi ve toplumsal yapısı üzerine yoğun incelemeler yapılmakta onun farklı etnik ve dinsel grupları bir arada yaşatabilme tecrübesi ortaya koyulmaya çalışılmaktadır Osmanlı İmparatorluğu etnik ve dinsel bakımdan çeşitli unsurları bünyesinde barındırmakta ve bu yapıyı hukuk temelli bir perspektiften organize etmekteydi İmparatorluğun doğuya açılan kapısı olan ve stratejik önemi nedeniyle fethin akabinde tedricen eyalet merkezi haline getirilen Trabzon da farklı dinsel ve etnik nüfusu bünyesinde barındıran Osmanlı şehirlerinden biriydi Bu çalışma 1700 1800 yılları arasındaki yüz yıllık süreçte Trabzon da yaşayan Müslim ve gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkileri Şeriye Sicillerini merkeze alarak ortaya koymayı hedeflemiştir Mümkün olduğunca tolerans azınlık öteki gibi modern kavramlardan kaçınılan çalışmada imparatorluğun eyalet merkezlerinden biri olan Trabzon şehrinde 18 yüzyıl gibi klasik dönemin devam ettiği bir zaman kesitinde Müslüman gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkilerin seyri ve ne şekilde geliştiği üzerinde durularak tarihsel tecrübeye ışık tutulmuştur

Serander Yayınları
Tarih bilimi geçmişi yargılamayı değil dönem vesikaları üzerinden geçmişte yaşananları anlamayı ve geleceğe ışık tutmayı hedefler Bu nedenle tarih yazıcılığında dikkat edilmesi gereken en önemli husus geçmişi bugünün kavramlarıyla değil döneminin değerleriyle ele almayı gerektirir Uygarlık tarihine damgasını vurmuş siyasal egemenliklerinden biri de hiç kuşkusuz altı yüz yıl süreyle varlığını sürdüren ve döneminin dünya siyasetine yön veren Osmanlı İmparatorluğu olmuştur Bu nedenle günümüzde farklı ülkelere mensup tarihçiler sosyologlar ve siyaset bilimciler tarafından Osmanlı tarihi ve toplumsal yapısı üzerine yoğun incelemeler yapılmakta onun farklı etnik ve dinsel grupları bir arada yaşatabilme tecrübesi ortaya koyulmaya çalışılmaktadır Osmanlı İmparatorluğu etnik ve dinsel bakımdan çeşitli unsurları bünyesinde barındırmakta ve bu yapıyı hukuk temelli bir perspektiften organize etmekteydi İmparatorluğun doğuya açılan kapısı olan ve stratejik önemi nedeniyle fethin akabinde tedricen eyalet merkezi haline getirilen Trabzon da farklı dinsel ve etnik nüfusu bünyesinde barındıran Osmanlı şehirlerinden biriydi Bu çalışma 1700 1800 yılları arasındaki yüz yıllık süreçte Trabzon da yaşayan Müslim ve gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkileri Şeriye Sicillerini merkeze alarak ortaya koymayı hedeflemiştir Mümkün olduğunca tolerans azınlık öteki gibi modern kavramlardan kaçınılan çalışmada imparatorluğun eyalet merkezlerinden biri olan Trabzon şehrinde 18 yüzyıl gibi klasik dönemin devam ettiği bir zaman kesitinde Müslüman gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkilerin seyri ve ne şekilde geliştiği üzerinde durularak tarihsel tecrübeye ışık tutulmuştur

Serander Yayıncılık
Tarih bilimi geçmişi yargılamayı değil dönem vesikaları üzerinden geçmişte yaşananları anlamayı ve geleceğe ışık tutmayı hedefler Bu nedenle tarih yazıcılığında dikkat edilmesi gereken en önemli husus geçmişi bugünün kavramlarıyla değil döneminin değerleriyle ele almayı gerektirir Uygarlık tarihine damgasını vurmuş siyasal egemenliklerinden biri de hiç kuşkusuz altı yüz yıl süreyle varlığını sürdüren ve döneminin dünya siyasetine yön veren Osmanlı İmparatorluğu olmuştur Bu nedenle günümüzde farklı ülkelere mensup tarihçiler sosyologlar ve siyaset bilimciler tarafından Osmanlı tarihi ve toplumsal yapısı üzerine yoğun incelemeler yapılmakta onun farklı etnik ve dinsel grupları bir arada yaşatabilme tecrübesi ortaya koyulmaya çalışılmaktadır Osmanlı İmparatorluğu etnik ve dinsel bakımdan çeşitli unsurları bünyesinde barındırmakta ve bu yapıyı hukuk temelli bir perspektiften organize etmekteydi İmparatorluğun doğuya açılan kapısı olan ve stratejik önemi nedeniyle fethin akabinde tedricen eyalet merkezi haline getirilen Trabzon da farklı dinsel ve etnik nüfusu bünyesinde barındıran Osmanlı şehirlerinden biriydi Bu çalışma 1700 1800 yılları arasındaki yüz yıllık süreçte Trabzon da yaşayan Müslim ve gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkileri Şeriye Sicillerini merkeze alarak ortaya koymayı hedeflemiştir Mümkün olduğunca tolerans azınlık öteki gibi modern kavramlardan kaçınılan çalışmada imparatorluğun eyalet merkezlerinden biri olan Trabzon şehrinde 18 yüzyıl gibi klasik dönemin devam ettiği bir zaman kesitinde Müslüman gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkilerin seyri ve ne şekilde geliştiği üzerinde durularak tarihsel tecrübeye ışık tutulmuştur

Serander
Tarih bilimi geçmişi yargılamayı değil dönem vesikaları üzerinden geçmişte yaşananları anlamayı ve geleceğe ışık tutmayı hedefler Bu nedenle tarih yazıcılığında dikkat edilmesi gereken en önemli husus geçmişi bugünün kavramlarıyla değil döneminin değerleriyle ele almayı gerektirir Uygarlık tarihine damgasını vurmuş siyasal egemenliklerinden biri de hiç kuşkusuz altı yüz yıl süreyle varlığını sürdüren ve döneminin dünya siyasetine yön veren Osmanlı İmparatorluğu olmuştur Bu nedenle günümüzde farklı ülkelere mensup tarihçiler sosyologlar ve siyaset bilimciler tarafından Osmanlı tarihi ve toplumsal yapısı üzerine yoğun incelemeler yapılmakta onun farklı etnik ve dinsel grupları bir arada yaşatabilme tecrübesi ortaya koyulmaya çalışılmaktadır Osmanlı İmparatorluğu etnik ve dinsel bakımdan çeşitli unsurları bünyesinde barındırmakta ve bu yapıyı hukuk temelli bir perspektiften organize etmekteydi İmparatorluğun doğuya açılan kapısı olan ve stratejik önemi nedeniyle fethin akabinde tedricen eyalet merkezi haline getirilen Trabzon da farklı dinsel ve etnik nüfusu bünyesinde barındıran Osmanlı şehirlerinden biriydi Bu çalışma 1700 1800 yılları arasındaki yüz yıllık süreçte Trabzon da yaşayan Müslim ve gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkileri Şeriye Sicillerini merkeze alarak ortaya koymayı hedeflemiştir Mümkün olduğunca tolerans azınlık öteki gibi modern kavramlardan kaçınılan çalışmada imparatorluğun eyalet merkezlerinden biri olan Trabzon şehrinde 18 yüzyıl gibi klasik dönemin devam ettiği bir zaman kesitinde Müslüman gayrimüslim topluluklar arasındaki ilişkilerin seyri ve ne şekilde geliştiği üzerinde durularak tarihsel tecrübeye ışık tutulmuştur