Tragedyayı Oynarken Ruh Kırıkları — Erinç Büyükaşık

Tragedyayı Oynarken Ruh Kırıkları
Erinç BüyükaşıkLiman Yayınevi
Tragedyayı Oynarken Ruh Kırıkları
Erinç BüyükaşıkDüşümde defne lavanta ve kekik kokuları arasında ağrılı göçmüş bir ipek kumaşı andıran kırışmış bir gövdeye dönüşmüşüm Yarı bilinçli bir ruh olarak geziniyorum makiliğin ortasında Yıkıntılar karşılıyor beni Kapı eşiğinden dağlar sulak ova uzanıyor Arif in dudağından yarım yamalak sözcükler çıkıyor o sırada Bir fısıltıya dönüşüyor sesi ya da bir ıslığa Hayatta kalanlar yaraları her daim taşırmış Bir kutsal görev gibi Açık yaraları iyileştirmek için geçmişle konuşmayı denemeli diye imliyorum yıkıntıların ortasında Yalnızca bir düş ya da her zamanki sanrılardan biri İyileşmek için konuşmak anılarla barışmak gerek İnsanların yüzleri girintisiz çıkıntısızdı enkaz başındayken Dümdüzdü yüzleri Donuk ölü bakışları yıkıntılar arasında yitip gitti o an Sadece dudakları oynuyordu Konuşmayı unutmuş onca insan Anlamsız mırıltılar her biri

Liman Yayınevi
Düşümde defne lavanta ve kekik kokuları arasında ağrılı göçmüş bir ipek kumaşı andıran kırışmış bir gövdeye dönüşmüşüm Yarı bilinçli bir ruh olarak geziniyorum makiliğin ortasında Yıkıntılar karşılıyor beni Kapı eşiğinden dağlar sulak ova uzanıyor Arif in dudağından yarım yamalak sözcükler çıkıyor o sırada Bir fısıltıya dönüşüyor sesi ya da bir ıslığa Hayatta kalanlar yaraları her daim taşırmış Bir kutsal görev gibi Açık yaraları iyileştirmek için geçmişle konuşmayı denemeli diye imliyorum yıkıntıların ortasında Yalnızca bir düş ya da her zamanki sanrılardan biri İyileşmek için konuşmak anılarla barışmak gerek İnsanların yüzleri girintisiz çıkıntısızdı enkaz başındayken Dümdüzdü yüzleri Donuk ölü bakışları yıkıntılar arasında yitip gitti o an Sadece dudakları oynuyordu Konuşmayı unutmuş onca insan Anlamsız mırıltılar her biri

Liman Yayınevi
Düşümde defne lavanta ve kekik kokuları arasında ağrılı göçmüş bir ipek kumaşı andıran kırışmış bir gövdeye dönüşmüşüm Yarı bilinçli bir ruh olarak geziniyorum makiliğin ortasında Yıkıntılar karşılıyor beni Kapı eşiğinden dağlar sulak ova uzanıyor Arif in dudağından yarım yamalak sözcükler çıkıyor o sırada Bir fısıltıya dönüşüyor sesi ya da bir ıslığa Hayatta kalanlar yaraları her daim taşırmış Bir kutsal görev gibi Açık yaraları iyileştirmek için geçmişle konuşmayı denemeli diye imliyorum yıkıntıların ortasında Yalnızca bir düş ya da her zamanki sanrılardan biri İyileşmek için konuşmak anılarla barışmak gerek İnsanların yüzleri girintisiz çıkıntısızdı enkaz başındayken Dümdüzdü yüzleri Donuk ölü bakışları yıkıntılar arasında yitip gitti o an Sadece dudakları oynuyordu Konuşmayı unutmuş onca insan Anlamsız mırıltılar her biri

Liman Yayınevi
Düşümde defne lavanta ve kekik kokuları arasında ağrılı göçmüş bir ipek kumaşı andıran kırışmış bir gövdeye dönüşmüşüm Yarı bilinçli bir ruh olarak geziniyorum makiliğin ortasında Yıkıntılar karşılıyor beni Kapı eşiğinden dağlar sulak ova uzanıyor Arif in dudağından yarım yamalak sözcükler çıkıyor o sırada Bir fısıltıya dönüşüyor sesi ya da bir ıslığa Hayatta kalanlar yaraları her daim taşırmış Bir kutsal görev gibi Açık yaraları iyileştirmek için geçmişle konuşmayı denemeli diye imliyorum yıkıntıların ortasında Yalnızca bir düş ya da her zamanki sanrılardan biri İyileşmek için konuşmak anılarla barışmak gerek İnsanların yüzleri girintisiz çıkıntısızdı enkaz başındayken Dümdüzdü yüzleri Donuk ölü bakışları yıkıntılar arasında yitip gitti o an Sadece dudakları oynuyordu Konuşmayı unutmuş onca insan Anlamsız mırıltılar her biri