MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Trajik ve Modern Triolojik Bir Çözümleme — Vedi Aşkaroğlu

Trajik ve Modern Triolojik Bir Çözümleme
20,10
Araştırma İnceleme ReferansAraştıma ve İnceleme Kitaplarıİnceleme

Trajik ve Modern Triolojik Bir Çözümleme

Vedi Aşkaroğlu

Kültür Ajans Yayınları

2016216 sf.
Ciltsiz
BKM KitapEn ucuz

Trajik ve Modern Triolojik Bir Çözümleme

Vedi Aşkaroğlu

Her ne zaman icat mucidinin celladına dönüşürse mucidin yeni bir şeyler icat etmesi ve eski icadının köleliğinden kendisini kurtarması var olması açısından olmazsa olmaz bir koşuldur Acı gözyaşı ve ölümle yoğrulan çok zahmetli değişim sürecinin altında kıvranan tembel insan doğası bir yandan değişime karşı kapanarak içindeki ötekileri farklılıkları ve uyumsuz olanları bir değirmen taşı gibi öğütmeye devam eder Ancak öğütenin kendisi de tıpkı icadının kölesine dönüşen mucitler gibi belirli bir süre sonra kayıtsızlığın acıların ve yok edici normatif değirmenin bir malzemesine dönüşür Conrad Atay ve Atılgan ilk olarak insanın kendi eseri olan sosyal ve toplumsal kurumlarla kurduğu ilişkiye eğilir Her üç yazar da bireyin karşısında ondan daha güçlü hale dönüşen kurumlara şüphe ile yaklaşır Tüm kurumlar insanın hizmetine giren birer araç olmaktan çıkmış onları yaratan aklın denetimini yapar hale gelmiştir Toplumsal normlar ilişkileri düzenlemek refahı ve güvenliği artırmak huzur ve barışı getirmek bireye ferah bir varoluş imkanı sunmak bir yana insanın içsel huzurunu yok eden varlığına düşman farklılığını içine almayan darlaştırıcı ve yok edici birer unsura dönüşmüştür Conrad Atay ve Atılgan sosyal dini ve felsefi düzenin parçalandığı bir dünyada modern insanın gerçeklikle karşılaşmasını romanlarına taşır Pek çok insani zaafı ortaya çıkaran geleneksel değerlerin dayandığı siyasi sosyo ekonomik ve psikolojik gerçekliğe karşı tahammül edilemez körlüğe savaş açarak ideal değerlerin peşine düşerler Geçerli dış normların yokluğunda insanın tepkilerini davranışları nı incelerken insanın tekrar eden trajik sonuçların kısır döngüsü nü kırıp pek çok sancılı bireysel acılardan kaçınılabileceği düşüncesini kurgu kişileri ile denemeye çalışırlar

Ekin Kitap
21,60

Kültür Ajans Yayınları

2016216 sf.
Ekin Kitap

Her ne zaman icat mucidinin celladına dönüşürse mucidin yeni bir şeyler icat etmesi ve eski icadının köleliğinden kendisini kurtarması var olması açısından olmazsa olmaz bir koşuldur Acı gözyaşı ve ölümle yoğrulan çok zahmetli değişim sürecinin altında kıvranan tembel insan doğası bir yandan değişime karşı kapanarak içindeki ötekileri farklılıkları ve uyumsuz olanları bir değirmen taşı gibi öğütmeye devam eder Ancak öğütenin kendisi de tıpkı icadının kölesine dönüşen mucitler gibi belirli bir süre sonra kayıtsızlığın acıların ve yok edici normatif değirmenin bir malzemesine dönüşür Conrad Atay ve Atılgan ilk olarak insanın kendi eseri olan sosyal ve toplumsal kurumlarla kurduğu ilişkiye eğilir Her üç yazar da bireyin karşısında ondan daha güçlü hale dönüşen kurumlara şüphe ile yaklaşır Tüm kurumlar insanın hizmetine giren birer araç olmaktan çıkmış onları yaratan aklın denetimini yapar hale gelmiştir Toplumsal normlar ilişkileri düzenlemek refahı ve güvenliği artırmak huzur ve barışı getirmek bireye ferah bir varoluş imkanı sunmak bir yana insanın içsel huzurunu yok eden varlığına düşman farklılığını içine almayan darlaştırıcı ve yok edici birer unsura dönüşmüştür Conrad Atay ve Atılgan sosyal dini ve felsefi düzenin parçalandığı bir dünyada modern insanın gerçeklikle karşılaşmasını romanlarına taşır Pek çok insani zaafı ortaya çıkaran geleneksel değerlerin dayandığı siyasi sosyo ekonomik ve psikolojik gerçekliğe karşı tahammül edilemez körlüğe savaş açarak ideal değerlerin peşine düşerler Geçerli dış normların yokluğunda insanın tepkilerini davranışları nı incelerken insanın tekrar eden trajik sonuçların kısır döngüsü nü kırıp pek çok sancılı bireysel acılardan kaçınılabileceği düşüncesini kurgu kişileri ile denemeye çalışırlar

Kita Kitap
30,00

Kültür Ajans Yayınları

20161. baskı216 sf.
Ciltsiz14 x 21 cm2. HamurTürkçe
Kita Kitap

Her ne zaman icat mucidinin celladına dönüşürse mucidin yeni bir şeyler icat etmesi ve eski icadının köleliğinden kendisini kurtarması var olması açısından olmazsa olmaz bir koşuldur Acı gözyaşı ve ölümle yoğrulan çok zahmetli değişim sürecinin altında kıvranan tembel insan doğası bir yandan değişime karşı kapanarak içindeki ötekileri farklılıkları ve uyumsuz olanları bir değirmen taşı gibi öğütmeye devam eder Ancak öğütenin kendisi de tıpkı icadının kölesine dönüşen mucitler gibi belirli bir süre sonra kayıtsızlığın acıların ve yok edici normatif değirmenin bir malzemesine dönüşür Conrad Atay ve Atılgan ilk olarak insanın kendi eseri olan sosyal ve toplumsal kurumlarla kurduğu ilişkiye eğilir Her üç yazar da bireyin karşısında ondan daha güçlü hale dönüşen kurumlara şüphe ile yaklaşır Tüm kurumlar insanın hizmetine giren birer araç olmaktan çıkmış onları yaratan aklın denetimini yapar hale gelmiştir Toplumsal normlar ilişkileri düzenlemek refahı ve güvenliği artırmak huzur ve barışı getirmek bireye ferah bir varoluş imkanı sunmak bir yana insanın içsel huzurunu yok eden varlığına düşman farklılığını içine almayan darlaştırıcı ve yok edici birer unsura dönüşmüştür Conrad Atay ve Atılgan sosyal dini ve felsefi düzenin parçalandığı bir dünyada modern insanın gerçeklikle karşılaşmasını romanlarına taşır Pek çok insani zaafı ortaya çıkaran geleneksel değerlerin dayandığı siyasi sosyo ekonomik ve psikolojik gerçekliğe karşı tahammül edilemez körlüğe savaş açarak ideal değerlerin peşine düşerler Geçerli dış normların yokluğunda insanın tepkilerini davranışları nı incelerken insanın tekrar eden trajik sonuçların kısır döngüsü nü kırıp pek çok sancılı bireysel acılardan kaçınılabileceği düşüncesini kurgu kişileri ile denemeye çalışırlar img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Şehadet Kitap
30,00

Kültür Ajans Yayınevi

2024216 sf.
Şehadet Kitap

Her ne zaman icat mucidinin celladına dönüşürse mucidin yeni bir şeyler icat etmesi ve eski icadının köleliğinden kendisini kurtarması var olması açısından olmazsa olmaz bir koşuldur Acı gözyaşı ve ölümle yoğrulan çok zahmetli değişim sürecinin altında kıvranan tembel insan doğası bir yandan değişime karşı kapanarak içindeki ötekileri farklılıkları ve uyumsuz olanları bir değirmen taşı gibi öğütmeye devam eder Ancak öğütenin kendisi de tıpkı icadının kölesine dönüşen mucitler gibi belirli bir süre sonra kayıtsızlığın acıların ve yok edici normatif değirmenin bir malzemesine dönüşür Conrad Atay ve Atılgan ilk olarak insanın kendi eseri olan sosyal ve toplumsal kurumlarla kurduğu ilişkiye eğilir Her üç yazar da bireyin karşısında ondan daha güçlü hale dönüşen kurumlara şüphe ile yaklaşır Tüm kurumlar insanın hizmetine giren birer araç olmaktan çıkmış onları yaratan aklın denetimini yapar hale gelmiştir Toplumsal normlar ilişkileri düzenlemek refahı ve güvenliği artırmak huzur ve barışı getirmek bireye ferah bir varoluş imkanı sunmak bir yana insanın içsel huzurunu yok eden varlığına düşman farklılığını içine almayan darlaştırıcı ve yok edici birer unsura dönüşmüştür Conrad Atay ve Atılgan sosyal dini ve felsefi düzenin parçalandığı bir dünyada modern insanın gerçeklikle karşılaşmasını romanlarına taşır Pek çok insani zaafı ortaya çıkaran geleneksel değerlerin dayandığı siyasi sosyo ekonomik ve psikolojik gerçekliğe karşı tahammül edilemez körlüğe savaş açarak ideal değerlerin peşine düşerler Geçerli dış normların yokluğunda insanın tepkilerini davranışları nı incelerken insanın tekrar eden trajik sonuçların kısır döngüsü nü kırıp pek çok sancılı bireysel acılardan kaçınılabileceği düşüncesini kurgu kişileri ile denemeye çalışırlar

Kitap Yurdu

KÜLTÜR AJANS

02.02.2016216 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Her ne zaman icat mucidinin celladına dönüşürse mucidin yeni bir şeyler icat etmesi ve eski icadının köleliğinden kendisini kurtarması var olması açısından olmazsa olmaz bir koşuldur Acı gözyaşı ve ölümle yoğrulan çok zahmetli değişim sürecinin altında kıvranan tembel insan doğası bir yandan değişime karşı kapanarak içindeki ötekileri farklılıkları ve uyumsuz olanları bir değirmen taşı gibi öğütmeye devam eder Ancak öğütenin kendisi de tıpkı icadının kölesine dönüşen mucitler gibi belirli bir süre sonra kayıtsızlığın acıların ve yok edici normatif değirmenin bir malzemesine dönüşür Conrad Atay ve Atılgan ilk olarak insanın kendi eseri olan sosyal ve toplumsal kurumlarla kurduğu ilişkiye eğilir Her üç yazar da bireyin karşısında ondan daha güçlü hale dönüşen kurumlara şüphe ile yaklaşır Tüm kurumlar insanın hizmetine giren birer araç olmaktan çıkmış onları yaratan aklın denetimini yapar hale gelmiştir Toplumsal normlar ilişkileri düzenlemek refahı ve güvenliği artırmak huzur ve barışı getirmek bireye ferah bir varoluş imkanı sunmak bir yana insanın içsel huzurunu yok eden varlığına düşman farklılığını içine almayan darlaştırıcı ve yok edici birer unsura dönüşmüştür Conrad Atay ve Atılgan sosyal dini ve felsefi düzenin parçalandığı bir dünyada modern insanın gerçeklikle karşılaşmasını romanlarına taşır Pek çok insani zaafı ortaya çıkaran geleneksel değerlerin dayandığı siyasi sosyo ekonomik ve psikolojik gerçekliğe karşı tahammül edilemez körlüğe savaş açarak ideal değerlerin peşine düşerler Geçerli dış normların yokluğunda insanın tepkilerini davranışları nı incelerken insanın tekrar eden trajik sonuçların kısır döngüsü nü kırıp pek çok sancılı bireysel acılardan kaçınılabileceği düşüncesini kurgu kişileri ile denemeye çalışırlar