MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Trakya da Geleneksel Köy Mimarisinin Son İzleri Istıranca Dağlık Bölgesi Dalörgü Yapıları — Zeynep Eres

Trakya da Geleneksel Köy Mimarisinin Son İzleri Istıranca Dağlık Bölgesi Dalörgü Yapıları
599,40
GenelMimariAraştırma İnceleme

Trakya da Geleneksel Köy Mimarisinin Son İzleri Istıranca Dağlık Bölgesi Dalörgü Yapıları

Zeynep Eres

Arkeoloji ve Sanat Yayınları

2023280 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Trakya da Geleneksel Köy Mimarisinin Son İzleri Istıranca Dağlık Bölgesi Dalörgü Yapıları

Zeynep Eres

Elinizdeki yayın 1997 yılında başladığımız Trakya nın kuzey kesimini kaplayan Istranca Dağlık Bölgesi nin geleneksel kırsal mimarisine yönelik araştırmaların sonuç ürünüdür 25 yıl süren kimi zaman çok yoğun alan belgelemesi kimi zaman günübirlik ziyaretlerle durum saptaması şeklinde ilerleyen bu oldukça uzun zaman zarfında belgelediğimiz yapıların ayakta ve sağlam şekilde işlevini sürdüren bir durumdan terk edilerek haraplaşmaya ve yıkılarak bir moloz yığınına dönüşmeye varan aşamalarını adım adım izlemek zorunda kaldık Özellikle 1990 lı yılların sonlarında belgelediğimiz tarihi en az 100 yıl öncesine giden evlerin bugün bir moloz yığıntısı bile olmayan düzlük şeklindeki boş yerlerini ya da aynı yere inşa edilmiş yeni yapıları gördük Alan belgelemelerine koşut olarak gerçekleştirdiğimiz yayın araştırmaları ayrıntılı mimari belgeleme yapılmadan yok olan bu özgün kırsal mimarlık mirasının mimarlık tarihinde hiç anılmadığını bölgedeki sözlü tarih çalışmalarımız da hızla toplumsal bellekten silindiğini ortaya koydu Yakın dönem geçmişimizin hiç iz bırakmadan silinmesi endişesi bizi ilk yola çıkışımızdaki çok tanımlı ve belli bir çerçeve içinde araştırmayı yeterli kılacak bilimsel soruların ötesinde kapsamlı bir belgeleme çalışmasına yöneltti Olanaklar çerçevesinde Istranca Dağlık Bölgesi ndeki tüm farklı mimarlık gelenekleri kağıda aktarmaya çalıştık Türkiye ölçeğinde baktığımızda tamamen Trakya ya özgü olduğunu saptadığımız yörede iğmeli yapı olarak anılan yapı türünü ise bütün farklı alt türleriyle olabilecek en ayrıntılı ve kapsamlı şekilde belgelemeye ve analitik bir yaklaşımla incelemeye çalıştık Bu belgelemelerin yanı sıra bölgede esas bulunma sebebimiz olan Aşağı Pınar kazıları çerçevesinde iğmeli yapı geleneğinin korunması için proje geliştirerek bir açık hava köy müzesi oluşturmaya çalıştık Bugün Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi ne taşıyarak koruma altına aldığımız üç iğmeli yapının türünün bölgede kalan az sayıda sağlam örneklerinden olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz

Kitap Sepeti
614,20

Arkeoloji ve Sanat Yayınları

2023280 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Elinizdeki yayın 1997 yılında başladığımız Trakya nın kuzey kesimini kaplayan Istranca Dağlık Bölgesi nin geleneksel kırsal mimarisine yönelik araştırmaların sonuç ürünüdür 25 yıl süren kimi zaman çok yoğun alan belgelemesi kimi zaman günübirlik ziyaretlerle durum saptaması şeklinde ilerleyen bu oldukça uzun zaman zarfında belgelediğimiz yapıların ayakta ve sağlam şekilde işlevini sürdüren bir durumdan terk edilerek haraplaşmaya ve yıkılarak bir moloz yığınına dönüşmeye varan aşamalarını adım adım izlemek zorunda kaldık Özellikle 1990 lı yılların sonlarında belgelediğimiz tarihi en az 100 yıl öncesine giden evlerin bugün bir moloz yığıntısı bile olmayan düzlük şeklindeki boş yerlerini ya da aynı yere inşa edilmiş yeni yapıları gördük Alan belgelemelerine koşut olarak gerçekleştirdiğimiz yayın araştırmaları ayrıntılı mimari belgeleme yapılmadan yok olan bu özgün kırsal mimarlık mirasının mimarlık tarihinde hiç anılmadığını bölgedeki sözlü tarih çalışmalarımız da hızla toplumsal bellekten silindiğini ortaya koydu Yakın dönem geçmişimizin hiç iz bırakmadan silinmesi endişesi bizi ilk yola çıkışımızdaki çok tanımlı ve belli bir çerçeve içinde araştırmayı yeterli kılacak bilimsel soruların ötesinde kapsamlı bir belgeleme çalışmasına yöneltti Olanaklar çerçevesinde Istranca Dağlık Bölgesi ndeki tüm farklı mimarlık gelenekleri kağıda aktarmaya çalıştık Türkiye ölçeğinde baktığımızda tamamen Trakya ya özgü olduğunu saptadığımız yörede iğmeli yapı olarak anılan yapı türünü ise bütün farklı alt türleriyle olabilecek en ayrıntılı ve kapsamlı şekilde belgelemeye ve analitik bir yaklaşımla incelemeye çalıştık Bu belgelemelerin yanı sıra bölgede esas bulunma sebebimiz olan Aşağı Pınar kazıları çerçevesinde iğmeli yapı geleneğinin korunması için proje geliştirerek bir açık hava köy müzesi oluşturmaya çalıştık Bugün Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi ne taşıyarak koruma altına aldığımız üç iğmeli yapının türünün bölgede kalan az sayıda sağlam örneklerinden olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz

Nobel Kitap
688,20

Arkeoloji ve Sanat Yayınları

2023280 sf.
Nobel Kitap

Elinizdeki yayın 1997 yılında başladığımız Trakya nın kuzey kesimini kaplayan Istranca Dağlık Bölgesi nin geleneksel kırsal mimarisine yönelik araştırmaların sonuç ürünüdür 25 yıl süren kimi zaman çok yoğun alan belgelemesi kimi zaman günübirlik ziyaretlerle durum saptaması şeklinde ilerleyen bu oldukça uzun zaman zarfında belgelediğimiz yapıların ayakta ve sağlam şekilde işlevini sürdüren bir durumdan terk edilerek haraplaşmaya ve yıkılarak bir moloz yığınına dönüşmeye varan aşamalarını adım adım izlemek zorunda kaldık Özellikle 1990 lı yılların sonlarında belgelediğimiz tarihi en az 100 yıl öncesine giden evlerin bugün bir moloz yığıntısı bile olmayan düzlük şeklindeki boş yerlerini ya da aynı yere inşa edilmiş yeni yapıları gördük Alan belgelemelerine koşut olarak gerçekleştirdiğimiz yayın araştırmaları ayrıntılı mimari belgeleme yapılmadan yok olan bu özgün kırsal mimarlık mirasının mimarlık tarihinde hiç anılmadığını bölgedeki sözlü tarih çalışmalarımız da hızla toplumsal bellekten silindiğini ortaya koydu Yakın dönem geçmişimizin hiç iz bırakmadan silinmesi endişesi bizi ilk yola çıkışımızdaki çok tanımlı ve belli bir çerçeve içinde araştırmayı yeterli kılacak bilimsel soruların ötesinde kapsamlı bir belgeleme çalışmasına yöneltti Olanaklar çerçevesinde Istranca Dağlık Bölgesi ndeki tüm farklı mimarlık gelenekleri kağıda aktarmaya çalıştık Türkiye ölçeğinde baktığımızda tamamen Trakya ya özgü olduğunu saptadığımız yörede iğmeli yapı olarak anılan yapı türünü ise bütün farklı alt türleriyle olabilecek en ayrıntılı ve kapsamlı şekilde belgelemeye ve analitik bir yaklaşımla incelemeye çalıştık Bu belgelemelerin yanı sıra bölgede esas bulunma sebebimiz olan Aşağı Pınar kazıları çerçevesinde iğmeli yapı geleneğinin korunması için proje geliştirerek bir açık hava köy müzesi oluşturmaya çalıştık Bugün Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi ne taşıyarak koruma altına aldığımız üç iğmeli yapının türünün bölgede kalan az sayıda sağlam örneklerinden olduğunu

Pandora

Arkeoloji ve Sanat

2023280 sf.
Pandora

Elinizdeki yayın 1997 yılında başladığımız Trakya nın kuzey kesimini kaplayan Istranca Dağlık Bölgesi nin geleneksel kırsal mimarisine yönelik araştırmaların sonuç ürünüdür 25 yıl süren kimi zaman çok yoğun alan belgelemesi kimi zaman günübirlik ziyaretlerle durum saptaması şeklinde ilerleyen bu oldukça uzun zaman zarfında belgelediğimiz yapıların ayakta ve sağlam şekilde işlevini sürdüren bir durumdan terk edilerek haraplaşmaya ve yıkılarak bir moloz yığınına dönüşmeye varan aşamalarını adım adım izlemek zorunda kaldık Özellikle 1990 lı yılların sonlarında belgelediğimiz tarihi en az 100 yıl öncesine giden evlerin bugün bir moloz yığıntısı bile olmayan düzlük şeklindeki boş yerlerini ya da aynı yere inşa edilmiş yeni yapıları gördük Alan belgelemelerine koşut olarak gerçekleştirdiğimiz yayın araştırmaları ayrıntılı mimari belgeleme yapılmadan yok olan bu özgün kırsal mimarlık mirasının mimarlık tarihinde hiç anılmadığını bölgedeki sözlü tarih çalışmalarımız da hızla toplumsal bellekten silindiğini ortaya koydu Yakın dönem geçmişimizin hiç iz bırakmadan silinmesi endişesi bizi ilk yola çıkışımızdaki çok tanımlı ve belli bir çerçeve içinde araştırmayı yeterli kılacak bilimsel soruların ötesinde kapsamlı bir belgeleme çalışmasına yöneltti Olanaklar çerçevesinde Istranca Dağlık Bölgesi ndeki tüm farklı mimarlık gelenekleri kağıda aktarmaya çalıştık Türkiye ölçeğinde baktığımızda tamamen Trakya ya özgü olduğunu saptadığımız yörede iğmeli yapı olarak anılan yapı türünü ise bütün farklı alt türleriyle olabilecek en ayrıntılı ve kapsamlı şekilde belgelemeye ve analitik bir yaklaşımla incelemeye çalıştık Bu belgelemelerin yanı sıra bölgede esas bulunma sebebimiz olan Aşağı Pınar kazıları çerçevesinde iğmeli yapı geleneğinin korunması için proje geliştirerek bir açık hava köy müzesi oluşturmaya çalıştık Bugün Aşağı Pınar Açık Hava Müzesi ne taşıyarak koruma altına aldığımız üç iğmeli yapının türünün bölgede kalan az sayıda sağlam örneklerinden olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz