Tuhfetül Avamil Muribül Avamil Yeni Dizgi Tahkîkli — Kolektif

Tuhfetül Avamil Muribül Avamil Yeni Dizgi Tahkîkli
Kolektif
Siraç Yayınları
Tuhfetül Avamil Muribül Avamil Yeni Dizgi Tahkîkli
Kolektif
Tuhfetü l İhvân Mustafa b İbrahim el Gelibolî tarafından İmam Birgivî nin Avâmil isimli ibtidâî nahiv kitabı üzerine kaleme alınan şerhtir Bu güzide şerhle beraber Zeynîzâde Hüseyin Efendi nin de Avâmil üzerine kaleme aldığı Ta lîku l Fevâdıl alâ İ râbi l Avâmil ismindeki mu rib çalışması da ilave edilerek hazırlanmıştır AVÂMİLİmm Birgivî nin nahiv ile alakalı kaleme aldığı en veciz eseridir Eserinde nahiv konularını âmil mâmül i rab güzel ve tertipli bir şekilde işlemiştir Bu güzide eser Birgivî nin diğer nahiv ile alakalı olan İzhâr adlı eserinin bir özeti mahiyetinde olup konular aynı ana başlıklar altında ve aynı metotla ele alınmıştır Şüphesiz Avâmil denilince ilk olarak akla Abdülkâhir Cürcânî ve İmam Birgivî nin eserleri gelir Zira Osmanlı medreselerinde asırlarca Birgivî nin el Avâmil i ile Cürcânî nin aynı adlı eseri okutulmuş ve günümüze kadar gelmiştir Bu iki büyük âlimin eserleri bu türün en yaygın iki kitabı olduğundan Cürcânî nin eserine el Avâmilü l Atîk Birgivî nin eserine de el Avâmilü l Cedîd denilmiştir Abdülkâhir Cürcânî el Avâmilü l Mi e Mi etü Âmil eserinde âmilleri lafzî ve mânevî olmak üzere iki ana gruba böldükten sonra lafzî âmilleri kıyasî ve semâî diye ikiye ayırmış semâîler 13 nevi halinde 91 kıyasîler 7 mânevîler 2 olmak üzere toplam 100 âmil olarak saymıştır İmam Birgivî ise el Avâmil eserinde üste yapılan taksimi 60 âmil 30 mâmül 10 amel i rab alâmet şeklinde yaparak sayıyı 100 e tamamlamıştır Eserin adı her ne kadar el Avâmil ise de ihtiva ettiği konular sadece âmillerden ibaret olmayıp mâmüller ve i rab alâmetleri de ayrı ayrı başlıklar halinde incelenmiştir Birgivî ve Cürcânî nin Eserlerinin Belirgin Bazı Özellikleri Cürcânî nin el Avâmil eseri son derece veciz ve ihatalıdır Birgivî nin el Avâmil eseri ise daha pratik tasnifi daha mantıklı ve sadedir Cürcânî nin el Avâmil i Anadolu nun doğu ve güneydoğusunda Arap âleminde İran da Hindistan ve Pakistan da okutulmuştur Birgivî nin el Avâmil i ise Anadolu nun diğer yörelerinde ve Balkanlar da asırlarca medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur Ayrıca Birgivî nin el Avâmil i yine kendisinin İzhâru l Esrâr ı ve İbnü l Hâcib in el Kâfiye si ile birlikte Nahiv Cümlesi veya Nahiv Mecmuası adıyla bir arada basılarak yüzyıllarca medreselerde okutulmuştur Bu iki eser üzerine Türk İran ve Hintli birçok gramer âlimi tarafından şerh hâşiye ve ta lik nevinden eserler kaleme alınmış kolay ezberlenmeleri için manzum hale getirilmiş i rabları incelenmiş Türkçe ye ve Farsça ya tercüme edilerek yayımlanmıştır İMAM BİRGİVÎ ö 981 1573 RAHİMEHÜLLÂHOsmanlı nın güzide âlimlerinden Birgivî Rahimehüllâh 10 Cemâziyelevvel 929 27 Mart 1523 tarihinde Balıkesir de doğmuştur Asıl adı Takıyyüddin Mehmed olup Birgivî Mehmed Efendi diye şöhret bulmuştur Ayrıca ilimdeki yüksekliğinden dolayı İmam Birgivî ismiyle meşhur olmuş böyle anılmıştır Babası Balıkesir de hocalık müderrislik yapan Pîr Ali adında âlim ve faziletli bir kişidir Dedesi Balıkesir Kepsut a bağlı Bektaşlar köyünden İskender Efendi dir Annesi ise Meryem Hanım dır İlmî HayatıBirgili diye de bilinen ve çeşitli sahalarda eser veren büyük Türk âlimi Birgivî ilk ilmi tahsiline babasının yanında başlamıştır Kendisinden Arapça mantık ve diğer bazı ilimleri okumuş ve bu arada Kur ân hafızlığını da tamamlamıştır Daha sonra İstanbul a gitmiş Mahmutpaşa mahallesinde Küçük Şemseddin Efendi den ders almıştır Ardından Haseki Medresesi ne girmiş dönemin tanınmış âlimlerinden Ahîzâde Mehmed Efendi nin ve Kızıl Molla lakabıyla tanınmış Abdurrahman Efendi nin talebesi olmuştur Buradan icâzet alarak müderrislik yapmaya hak kazanmıştır İmam Birgivî icâzet aldıktan sonra Abdurrahman Efendi nin yanına mülâzım olup ihtisasını tamamlamış ve bir müddet bazı medreselerde müderrislik yapmıştır Hocası Abdurrahman Efendi nin aracılığıyla Kanûnî döneminde Edirne kassâm ı askerîsi olmuş ve bu görevi süresince ders okutmaya devam etmiştir Ayrıca bu arada camilerde vaaz vermeye başlamış ve halkı Kur ân ve Sünnet e uymaya davet etmiştir Zamanında kabirler üzerine türbe yapılması bu yerlerde mum yakılması ücret karşılığında Kur ân okunması gibi bid atlere karşı çıkmıştır Ayrıca bâtıl itikadlarla kâdîlar arasında rüşvetin yaygınlaşması zengin çocuklarına ücretle ilmî pâyeler verilmesi gibi meşrû olmayan uygulamalara karşı da son derece mücadele etmiştir Ayrıca Birgivî Rahimehüllâh İmam Züfer in görüşüne ve örfe dayanarak para vakfetmenin cevazı hususunda fetva veren Şeyhülislâm Ebüssuûd Efendi ve Kadı Bilâlzâde ye reddiye olarak İnkâzü l Hâlikîn Îkâzü n Nâ imîn ve İfhâmü l Kâsırîn ve es Seyfü s Sârim adlı risâleleri kaleme almıştır Şüphesiz bu mesele Osmanlı ulemâsı arasında tartışılmış ve hatta İmâm ı A zam ın talebeleri tarafından da farklı görüşler belirtmiştir Buna binaen Ebüssuûd Efendi bu konuda halk arasında fitneye yol açılmaması için Birgivî ye nasihatte bulunmuş ve kendi fetvasına gerekçe olarak da hayır işlerinin kesilmesi endişesini dile getirmiştir İmam Birgivî daha sonraları İstanbul a gitmiş ve Bayramiyye tarikatı şeyhi Abdullah Karamânî ye intisap ederek inzivaya çekilmiştir Edirne de kassâm ı askerî askerî sınıf mensubu kişilerin miraslarını vârisler arasında paylaştıran iken aldığı paraları defter kayıtlarına göre geri vererek hak sahiplerinden helâllik almıştır Ancak Abdullah Karamânî müridi Birgivî nin ders ve irşad faaliyetleri için geri dönmesini istemesi tavsiyesi üzerine Sultan II Selim in hocası Birgili Atâullah Efendi nin Birgi de yaptırdığı medreseye müderris olarak tayin edilmiştir Burada ilmî liyakati sebebiyle kısa zaman içerisinde tanınmış ve ders almak isteyen pek çok talebe ülkenin her tarafından buraya akın etmeye başlamıştır Ömrünün geri kalanını Birgi de tedrîs telif ve irşad faaliyetleriyle geçirmiş olması sebebiyle Birgili ve Birgivî nisbesiyle meşhur olmuştur Yüksek ŞahsiyetiFıkıhta Hanefî itikadda Mâtürîdî olan Birgivî Rahimehüllâh kişilik bakımından son derece dürüst hakkı söylemekten çekinmeyen ve asla taviz vermeyen bir ilim adamıdır Öyle ki hiçbir eserini herhangi bir devlet büyüğüne ithaf etmemiş aksine yöneticilerde ve görevlilerde gördüğü kusurları tenkit etmiştir Özellikle ehli olmayanlara ilmî ve idarî rütbeler verilmesine kadılar muhtesipler ve diğer görevlilerin rüşvet almalarına ve her türlü bid at ve hurafelere son derece karşı çıkmıştır Ayrıca bazı haksız menfaatler elde ettiği görevliler nezdinde nüfuz sağlayarak devlet işlerine karıştığı gerekçesiyle Hâce i Sultânî diye meşhur olan II Selim in hocası Atâullah Efendi yi bile ikaz etmiştir Birgivî Osmanlılar döneminde yetişmiş seçkin bir âlim olmasının yanında dinî ve ahlâkî şahsiyeti bakımından da mükemmel bir insandır Ömrünün sonlarına doğru Birgi den İstanbul a giderek Sadrazam Sokullu Mehmed Paşa ya memleketteki adaletsizliklerle karşı mücadele etmesi için tavsiyelerde bulunmuştur Yüce şahsiyetine bakıldığında onun ne kadar dürüst ve ne kadar cesaretli olduğu görülmektedir Ayrıca Birgivî Rahimehüllâh Bayramiyye tarikatına müntesip olmakla birlikte zamanında Sünnî esaslardan sapmış ve bid atler ihdas eden bazı tasavvuf erbabını da eleştirmekten geri durmamıştır Öyle ki bazı mutasavvıfların bid at ve aşırılıklarını ortaya koyup tenkit etmek üzere el Kavlü l Vasît Beyne l İfrât ve t Tefrît adlı risâle kaleme almıştır Her ne kadar bu sebepten dolayı tasavvuf düşmanı olmakla itham edilmişse de bu iddialar yersiz görülmüştür Nitekim Birgivî et Tarîkatü l Muhammediyye eserini telif ederken İmam Gazzâlî nin İhyâ ü Ulûmi d Dîn eserinden çokça istifade etmiş olması onun Sünnî tasavvufa ne kadar bağlı olduğunu açık bir şekilde göstermiştir Ayrıca ünlü mutasavvıf ve Birgivî nin et Tarîkatü l Muhammediyye eserinin şârihlerinden olan Abdülganî en Nablusî onun Ehl i Sünnet esaslarına bağlı tasavvuf büyüklerini değil de tasavvuf adına birçok bid at ve hurafe ortaya çıkaran sözde mutasavvıfları tenkit ettiğini belirtmiştir Bunun yanında talebelerinden Akşehirli Hocazâde Abdünnasîr ın kaleme aldığı ve meşhur Adalı Kuşadalı Ahmed Efendi tarafından da Tercüme i Evrâd ı Birgiviyye adıyla Türkçe ye çevrilen Birgivî nin yirmi dört saatlik hayat kesitini anlatan risâlede onun çok yoğun bir dinî ve tasavvufî hayat yaşadığı görülmektedir Birgivî Rahimehüllâh zamanındaki Osmanlı ulemâsı içinde sosyal gelişmeleri de yakından takip eden az sayıdaki münevverlerden biri olmakla beraber et Tarîkatü l Muhammediyye başta olmak üzere eserlerinin her devirde büyük ilgi görmesi onun ilmî dirayeti yanında dürüst basiretli cesur ve sosyal problemler karşısında sorumluluk duygusu taşıyan bir kişilik sahibi olduğunu yansıtmaktadır Son söz olarak ömrünün son yıllarında gözlerinden rahatsız olan imam Birgivî çıktığı bir İstanbul seyahatinde vebaya yakalanmış 981 yılı Cemâziyelevvel ayında Eylül 1573 tarihinde hicrî yıla göre 52 yaşında vefat etmiş ve cenazesi Birgi ye getirilerek defnedilmiştir Allah Teâlâ Rahmet Etsin Sevdikleriyle Haşreylesin ÂMİN BİRGİVÎ NİN ESERLERİAklî ve naklî ilimlerde dirayet sahibi velûd bir âlim olan Birgivî Rahimehüllâh Arap dili grameri başta olmak üzere ahlâk tasavvuf fıkıh akaid tefsir kıraat hadis gibi sahalarda çoğu Arapça birkaçı da Türkçe olmak üzere altmışa yakın eser kaleme almıştır Eserleri hem halk arasında itibar görmüş hem de medreselerde ders kitabı olarak okutulmuştur Nadide eserlerinden bazıları şöyledir Akaid Eserleri Ahvâlü Etfâli l Müslimîn Ziyâretü l Kubûr er Risâletü l İ tikâdiyye Şerhu Âmentü Risâletü t Tevhîd Luğazü l Birgivî Tuhfetü l Müsterşidîn fî Beyâni l Mezâhib ve Fırakı l Müslimîn Ahlâk Tasavvuf Eserleri et Tarîkatü l Muhammediyye ve s Sîratü l Ahmediyye Cilâ ü l Kulûb Risâle fi z Zikri l Cehrî Tafdîlü l Ğaniyyi ş Şâkir ale l Fakîri s Sâbir Mihakkü l Mutasavvıfîn ve l Müntesibîn el Makâmât Fıkıh Eserleri Vasiyetnâme Îkâzü n Nâ imîn ve İfhâmü l Kâsırîn İnkâzü l Hâlikîn Mu addilü s Salât Zuhrü l Müte ehhilîn ve n Nisâ fî Ta rîfi l Athâr ve d Dimâ es Seyfü s Sârim fî Ademi Cevâzi Vakfi l Menkûl ve d Derâhim el İrşâd fi l Akâid ve l İbâdât Nûru l Ahyâ ve Tuhfetü l Emvât Şerhu Şurûti s Salât Risâle fî Sücûdi s Sehv Risâle fi l Musâfaha Risâle fî Ziyârati l Kubûr Risâle fî Ahkâmi l Arâzi l Uşriyye ve l Harâciyye Ferâiz Risâlesi ve Şerhi Hâşiyetü l Îzâh ve l Islâh Ta lîkât ale l İnâye el Kavlü l Vasît Beyne l İfrât ve t Tefrît Tefsir Kıraat Eserleri Tefsîr Tefsîru Sûreti l Bakara ed Dürrü l Yetîm fi t Tecvîd Risâle fî Beyâni Rusûmi l Mesâhifi l Osmâniyyeti s Sitte Ahsenü l Kasas Hadis Eserleri Risâle fî Usûli l Hadîs Şerhu l Ehâdîsi l Erbaîn Kitâbü l Îmân ve Kitâbü l İstihsân Gramer Eserleri Şerhu Lugati Feriştehoğlu el Avâmil İzhârü l Esrâr İm ânü l Enzâr Kifâyetü l Mübtedî İmtihânü l Ezkiyâ Şerhu l Emsile Risâle fi s Sarf el Emsiletü l Fazliyye Şerhu l Emsileti l Fazliyye Hâşiyetü Şerhi l Fazliyye Ta lîkât ale l İmtihân Ta lîkât ale l Fevâidi d Zıyâiyye Diğer Eserleri Ğurrenâme Risâle fî Âdâbi l Bahs Risâletü l Münâzara Emâlî Risâle fî Medhi s Sultâni l Âdil ve Zemmi s Sultâni z ZâlimMUSTAFA B İBRAHİM EL GELİBOLÎ ö 1762 1176 Osmanlı devrinde yetişmiş güzide âlimlerden biri olan Mustafa b İbrâhîm Çanakkale nin Gelibolu ilçesinde dünyaya geldiği için Gelibolî Gelibolulu nisbesiyle anılmıştır Yanı sıra Hanefî Nakşibendî ve Türkî olarak da zikredilmiştir Doğum tarihiyle alakalı kaynaklarda bir bilgi yoktur Aynı şekilde şehit olduğu ve Çanakkale nin Bayramiç kazasına bağlı Kutlu Oba köyüne defnedildiği kaynaklarda geçse de ölüm tarihiyle alakalı muhtelif tarihler zikredilmiştir Gelibolulu Mustafa b İbrâhîm ilim tahsilini İstanbul da yapmış ardından Biga ya yerleşmiştir Biga da hayatının sonuna dek medrese hocalığı yapmış birçok talebe yetiştirmiş ve ayrıca birkaç eser telif etmiştir Eserleri incelendiğinde kendisinin dil âlimi ve edebiyatçı olmasının yanı sıra hadis ilmi hususunda da bilgi sahibi olduğu görülmektedir Eserleri şöyledir 1 Tuhfetü l İhvân Birgivî nin Avâmil eseri üzerine kaleme alınan en meşhur şerhlerdendir Müellif Gelibolulu Mustafa b İbrâhîm bu nadide eserinde Başlangıçta çolak bir kimsenin yazı yazması nasıl abes ise benim gibi birinin de böyle bir işe kalkışması o kadar abestir diyerek tevazu göstermiş olsa da esere bakıldığında nahiv konusunda bilgili olduğu ve hatta şerhe eklemelerde bulunduğu görülmektedir Yanı sıra eserin yazıldığı dönem itibariyle Osmanlı medreselerinde okutulmuş pek çok baskısı yapılmış ve talebeler tarafından büyük rağbet görmüştür Eserin ismi kaynaklar da Tuhfetü l İhvân Şerhu l Avâmil Tuhfetü l Avâmil Şerhu l Avâmil olarak zikredilmiştir 2 Zübdetü l Emsâl Gelibolulu nun atasözleri ile alakalı olan eseridir Osmanlı döneminde atasözlerine dair telif olunan eserlerin az olması sebebiyle müellifin Zübdetü l Emsâl i bu bağlamda çok önem arz etmektedir Eserde atasözlerine ilişkin kapsamlı bir tanım yapıldıktan sonra eserin niçin telif edildiği belirtmiş hangi âlimlerden ve kaynaklardan istifade edildiği gösterilmiş ve eseri telif etmek de ki amaç açıklamıştır Eser incelendiğinde müellifin atasözleri hususunda pek bilgili olduğu görülmektedir Müellif eserin içindeki konuların daha kolay anlaşılması için öncelikle her bölümün başına sahih olan hadisleri zikretmiştir Nitekim buradan hareketle de hadis alanıyla ilgilendiği aşikardır Ayrıca eserin muhtevasına bakıldığında müellif dinî meseleler ahlâk cömertlik aile ticaret fesahat ilim şiir mevki makam gurur evlilik nasihat toplum bireysellik zenginlik fakirlik cömertlik sabır sağlık yemek içmek medih hiciv sadakat ve yalnızlık gibi pek çok konuya değinmiş ve bu konulara dair atasözlerine geniş bir şekilde yer vermiştir TA LÎKU L FEVÂDIL ALÂ İ RÂBİ L AVÂMİL MURİBÜ L AVÂMİL Ta lîku l Fevâdıl alâ İ râbi l Avâmil Zeynîzâde Hüseyin Efendi tarafından Birgivî nin Avâmil i üzerine kaleme alınan mu rib çalışmasıdır Bu güzel çalışma Muʻribü l Avâmil ismiyle meşhur olup daha önce yazdığı Keşfü l İ râb adlı eserinin muhtasarıdır Zeynîzâde Hüseyin Efendi başlangıçta İmam Birgivî nin Avâmil i üzerine Keşfü l İ râb adlı eserini kaleme almıştır Bu çalışması mu riblerinin ilkidir ve yazdığı ilk eseridir 22 yaşındayken müsveddesini tamamlamış 30 yaşında ise temize çekmiştir Müellif Zeynîzâde Muʻribü l Avâmil in mukaddimesinde daha önce Avâmil in iʻrâbını yaptığını çok talep ve rağbet üzerine ihtisar edip Ta lîku l Fevâdıl alâ İʻrâbi l Avâmil ismini verdiğini ifade etmiştir Muʻribü l Avâmil olarak meşhur olan bu güzide eser Birgivî nin el Avâmilü l Cedîd adlı kitabının kelime terkîb ve cümlelerini iʻrâb bakımından inceleyip tahlil etmektedir Avâmil kitabı nahiv ilmini 100 maddede özetleyen muhtasar bir eser olup âmil mamûl ve iʻrâb bölümlerinden oluşmaktadır Muʻribü l Avâmil in tasnifi de aynı şekilde yapılmıştır ZEYNÎZÂDE HÜSEYİN EFENDİ ö 1172 1759 Zeynîzâde Hüseyin Efendi Osmanlı medreselerinde okutulan nahiv klasiklerinden Avâmil İzhâr ve Kâfiye eserlerine yazdığı mu rib çalışmalarıyla tanınan Arap dili âlimidir Hayatı hakkında sınırlı bilgiler bulunan Zeynîzâde Hüseyin Efendi 18 yüzyılın başlarında İzmir in Tire ilçesinde doğmuştur İsmi Hüseyin babasının ismi Ahmed dir Nitekim ilk telifi olan Keşfü l İ râb eserinde ismi hakkında Rabbinden iyilik ve fazlasını dileyen Zeynîzâde olarak meşhur Hüseyin b Ahmed der ki ifadesini zikretmiştir Ayrıca daha sonra telif edeceği birçok eserin mukaddimesinde de benzer ibareyi kullanmıştır Zeynîzâde nin bizzat tashih ettiği Ta lîku l Fevâdıl Muʻribü l Avâmil nüshasında yer alan bir nota göre Zeynîzâde hocası Sobicevî Sobucalı Mehmed Efendi nin kızıyla evlenmiştir Doğum tarihi ve NisbeleriZeynîzâde Hüseyin Efendi nin doğum tarihi kesin olmamakla birlikte Keşfü l İ râb ın kenarında eserin müsveddesini yazdığında 22 yaşında temize çektiğinde ise 30 yaşında olduğunu ifade etmiştir Ferağ kaydına göre eser Zilkade ayının 21 29 1137 31 Ağustos 8 Eylül 1725 yılında tamamlanmıştır Böyle olunca müellifin doğum tarihi için iki ihtimal söz konusudur Eserin ferağ kaydındaki tarih müsveddenin tamamlandığı tarihi gösteriyorsa müellif Zeynîzâde h 1115 1703 04 yılında doğmuştur Eğer 30 yaşında iken temize çektiği nüshayı gösteriyorsa Zeynîzâde 1107 1695 96 yılında doğmuş demektir Zeynîzâde Hüseyin Efendi nin künyesi gerek kendi eserlerinde gerekse diğer kaynaklarda Zeynîzâde şeklinde geçmektedir Ayrıca bu künyenin nadir de olsa Zeynîoğlu şeklinde kullanıldığı da ifade edilmiştir Müellifin Zeynîzâde künyesini kullanmasının meşhur olmasının sebebi hakkında ne kendi eserlerinde ne de başka bir kaynakta bir bilgi mevcut değildir Ancak manasına bakılarak babasının Zeynî tarikatına mensup olması itibariyle böyle künyelenmiş olabileceği söylenebilir Zeynîzâde Rahimehüllâh ın nisbeleri için kaynaklarda çeşitli nisbeler zikredilmiştir Bunlar Tirevî Güzelhisarî Rumî Bursevî gibi nisbeleridir İzmir in Tire ilçesinde doğduğu için Tirevî Ömrünün çoğunu Güzelhisar da geçirdiği için Güzelhisarî Anadolu da yaşadığı için Rûmî ve Bursalı Mehmed Tahir in onun için Bursalı olduğunu ifade eden Bursevî nisbesini kullanmasından ötürü de Bursevî nisbeleriyle anılmıştır İlim HayatıZeynîzâde nin eğitimi hakkında da kaynaklarda yeterince bilgi mevcut değildir Bununla beraber Zeynîzâde Hüseyin Efendi İzmir in Tire ilçesinde doğmuş ve ilk tahsilini burada yapmıştır Daha sonra ilim tahsili için Aydın ın Güzelhisar kasabasına yerleşmiştir Buradaki öğrenim hayatına Aydın ın Koçarlı ilçesine üç kilometre mesafedeki Sobuca kasabasına giderek devam etmiştir Zeynîzâde Hüseyin Efendi hocamız üstadımız şeyhimiz diye nitelediği Sobucalı Mehmed Efendi Sobicevî den İmam Birgivî nin İzhâr ını ve Abdurrahman el Câmî nin Molla Câmi ismiyle meşhur el Fevâidü d Ziyâiyye eserlerini okumuş ve kendisinden çok istifade etmiştir Zeynîzâde nin henüz gençken İbnü l Hâcib in Kâfiye kitabını ezberlemekle uğraştığını ikrar etmesi ve yirmi iki yaşında iken müsveddesini tamamladığı Keşfü l İʻrâb adlı eserinde kullandığı kaynaklar onun çok zeki ve akıllı olduğunu ve oldukça iyi bir eğitim aldığını göstermiştir Zeynîzâde Hüseyin Efendi nin medreselerde okunan eserlere mu rib çalışmasında bulunması onun tedris faaliyetiyle uğraştığını müderrislik yaptığını göstermektedir Ayrıca eserlerinin çokça istinsah edilmesi ve defalarca basılması eserlerinin ilim talebeleri tarafından çok rağbet olunduğunu göstermektedir İlmî kanaatlerini söylemekten çekinmeyen müellif Zeynîzâde eserlerinde dönemin bazı müelliflerinin yanlışlarını ortaya koymuş ve hatta mu rib yazdığı kitapların müelliflerini de yer yer eleştirmiştir Eserlerine bakıldığında kaynaklar arasında güzel muhakeme yapabilen Zeynîzâde telif ettiği i rab kitapları için sadece nahiv kitaplarına müracaatla yetinmemiş fıkıh usûl i fıkıh tefsir ve i râbü l Kur ân gibi kaynakları da göz önünde bulundurmuştur Dönemin ilim erbabı halk ve devlet ricali tarafından sevilen ve saygı gösterilen Zeynîzâde Rahimehüllâh Aydın Valisi Râgıb Paşa nın iltifat ve ihsanlarına mazhar olmuş ve son eseri el Fevâ idü ş Şâfiye yi ona ithaf etmiştir Aynı şekilde Anadolu Kazaskeri Mirzazâde Mehmed Said Rumeli kazaskerlerinden Veliyyüddin Efendi ve Mehmed Akkirmânî nin övgüsünü de kazanmıştır VefatıÖncelikle Zeynîzâde nin vefatıyla ilgili farklı tarihler verilmiştir Bursalı Mehmed Tahir Zeynîzâde nin vefat tarihinin 1167 1754 senesi olduğunu belirtmiştir Ancak bu vefat tarihi yanlıştır Nitekim Zeynîzâde nin 1168 de 1755 el Fevâidü ş Şâfiye eserini tamamlaması ve bundan üç yıl sonra 1171 de 1758 bu çalışmasını tashih etmesi ve öte yandan hocası Sobicevî nin İzhâr şerhi olan Fethu l Esrâr a ait 1173 1759 tarihli bir nüshada Zeynîzâde merhumun hocası kaydının yer alması onun bu iki tarih aralığında vefat ettiğini göstermektedir Zeynîzâde vefat ettikten sonra Aydın Sobuca Mahallesi Söbücekapısı Mezarlığı na defnedilmiştir Rab Teâlâ Ona Rahmet Etsin Cennetiyle Müşerref Kılsın ÂminZEYNÎZÂDE NİN ESERLERİ1 Ta lîkat ale l Fevâidi z Ziyâiyye 2 Keşfü l İʻrâb 3 Ta lîku l Fevâdıl alâ İʻrâbi l Avâmil Mu ribü l Avâmil 4 Ta lîkat alâ Fethi l Esrâr alâ İzhâri l Esrâr 5 Hallü Esrâri l Ahyâr alâ İ râbi İzhâri l Esrâr Mu ribü l İzhâr 6 en Nüket 7 el Fevâidü ş Şâfiye alâ İʻrâbi l Kâfiye Mu ribü l Kâfiye 8 el Envâru l Mudîe fî Beyâni Usûli l Ef âli l Mechûle 9 Tasrîfu l Emsileti l Muhtelife Ebvâbü t Tasrîf TUHFETÜ L İHVÂN MURİBÜ L AVÂMİL ESERLERİNİN HAZIRLANIŞ ŞEKLİ İmam Birgivî nin Avâmil isimli ibtidâî nahiv kitabının üzerine yazılan şerh ve mu ribin tahkikli bir şekilde bir araya getirildiği bu güzide çalışmada iki renkli ve kütleli bir şekilde mizanpaj uygulaması yapılmıştır Tuhfetü l İhvân Şerhu l Avâmil in şimdiye kadar medreselerde okutulan Sultan Abdülhamid Han döneminde Mustafa Lebib Ankaravî tarafından istinsah edilen baskısı Arif Efendi 1323 esas alınarak metin esnasında sayfa numaraları eklenmiştir Böylece farklı nüshalardan okuyan kişiler için kolaylık sağlanmıştır Muribü l Avâmil in ise Atıf Efendi Kütüphanesi nde nr 2605 bulunan ve müellif tashihli olan nüshası esas alınmıştır Kitabın taksiminin kolay olması için başlıklar eklendi Bunlar asıl nüshada bulunmadığı için arasında yazıldı Mahkî olan kelimeler ve cümleler ile bazı harfler okuyucuya kolaylık olması için parantez içinde yazıldı Kitabın mukaddimesinde müelliflerin biyografileri verildi Eser içindeki kitapların ve âlimlerin tanıtımı yapıldı Hadislerin tahricleri yapıldı İstişhad edilen şiirlerin nispet ve referansları yapıldı Tanıtım Bülteninden

Siraç Yayınevi
Tuhfetü l İhvân Mustafa b İbrahim el Gelibolî tarafından İmam Birgivî nin Avâmil isimli ibtidâî nahiv kitabı üzerine kaleme alınan şerhtir Bu güzide şerhle beraber Zeynîzâde Hüseyin Efendi nin de Avâmil üzerine kaleme aldığı Ta lîku l Fevâdıl alâ İ râbi l Avâmil ismindeki mu rib çalışması da ilave edilerek hazırlanmıştır