Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Şerhi — Mehmet Akif Tutumlu Özge Tutumlu

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Şerhi
Mehmet Akif Tutumlu Özge TutumluSeçkin Yayınları
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Şerhi
Mehmet Akif Tutumlu Özge TutumluKitabın Açıklaması Arabuluculuk kurumu 7 6 2012 tarihinde kabul edilen 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu HUAK ile hukukumuza dâhil olmuş anılan yasa hükümleri bir kısmı daha önce yürürlüğe girse de tam olarak 22 6 2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir Belirtelim ki bu hükümler ihtiyari arabuluculuk kategorisinde olan mevzuatı ifade etmektedir Zorunlu dava şartı arabuluculuk kurumunun hükümleri ise ilkin 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 maddesi hükmü ile İş kazaları veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarıyla bu konulara ilişkin tespit itiraz ve rücu davalar hariç iş davaları bakımından 01 01 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir Zorunlu dava şartı arabuluculuk hükümlerinin kabul edildiği ikinci dava türü ticari davalar olup 7155 Sayılı K m 20 26 1 a TTK m 5 A bu hükümler 01 01 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir Tüketici davalarına gelince 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun un 59 maddesi hükmü ile 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun un 73 maddesine A bendi eklenmek suretiyle bazı istisnai davalar haricinde tüketici davalarında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kurumu kabul edilmiştir 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun un 63 maddesine göre 7251 sayılı Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer 7251 sayılı Kanun 31199 sayılı Resmi Gazete de 28 07 2020 tarihinde yayımlanmıştır Dolayısıyla 28 07 2020 tarihinden itibaren bu tarih dâhil tüketici mahkemelerinde açılan kanunda sayılan istisnalar dışında kalan davalar dava şartı arabuluculuk kapsamında kalmaktadır Kısacası tüketici davaları bakımından ise arabuluculuk dava şartı 28 07 2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir Kitap ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk hükümlerini genel olarak incelemekle birlikte tüketici uyuşmazlıklarında uygulanan zorunlu arabuluculuk hükümlerine odaklanmış bu alanda ihtiyaç duyulan bilgileri yasa mevzuat uygulama ve öğreti bakımından bir bütün olarak uygulayıcının yararlanmasına sunmayı amaçlamıştır Belirtelim ki çalışmada salt mevcut bilgilerin derlenip sunulmasına değil uygulamada karşılaşılan veya karşılaşılması muhtemel birçok hukuki problemin de aydınlatılmasına hukuki çözümlerin üretilmesine çaba gösterilmiştir Bu konularda en yeni Yargıtay ve BAM kararlarına ulaşılmaya çalışılarak zorunlu arabuluculuk hükümlerinin tüketici uyuşmazlıkları alanındaki öznel görünümü ve işleyişi hakkında uygulayıcıya yardımcı bir kaynak oluşturmaya gayret edilmiştir Bunun ne ölçüde başarıldığının takdiri ise elbette okura uygulayıcıya ait Kitabın Konu Başlıkları Genel Olarak Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Tüketici Uyuşmazlıklarında İhtiyari Arabuluculuk Dava Şartı Olarak Zorunlu Arabuluculuk Tüketici Hukukumuzda Dava Şartı Arabuluculuk Dava Türlerine ve Bazı Usuli Durumlara Göre Zorunlu Arabuluculuk Arabuluculuk Son Tutanağının İbrazı ve Dava Şartının Sonradan Tamamlanması Arabuluculuk Dava Şartının Bulunmaması Hâlinde Verilecek Karar Yargılama Gideri Olarak Arabuluculuk Ücreti ve Bu Konuda Re sen Hüküm Kurulması Arabuluculuk Sürecinin Başlaması Sürelerin Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Sürelerin Korunması Zorunlu Arabuluculuğun İhtiyati Tedbir ile İhtiyati Hacze Etkisi

Seçkin Yayıncılık
Arabuluculuk kurumu 7 6 2012 tarihinde kabul edilen 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu HUAK ile hukukumuza dâhil olmuş anılan yasa hükümleri bir kısmı daha önce yürürlüğe girse de tam olarak 22 6 2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir Belirtelim ki bu hükümler ihtiyari arabuluculuk kategorisinde olan mevzuatı ifade etmektedir Zorunlu dava şartı arabuluculuk kurumunun hükümleri ise ilkin 7036 Sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 maddesi hükmü ile İş kazaları veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarıyla bu konulara ilişkin tespit itiraz ve rücu davalar hariç iş davaları bakımından 01 01 2018 tarihinde yürürlüğe girmiştir Zorunlu dava şartı arabuluculuk hükümlerinin kabul edildiği ikinci dava türü ticari davalar olup 7155 Sayılı K m 20 26 1 a TTK m 5 A bu hükümler 01 01 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir Tüketici davalarına gelince 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun un 59 maddesi hükmü ile 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun un 73 maddesine A bendi eklenmek suretiyle bazı istisnai davalar haricinde tüketici davalarında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kurumu kabul edilmiştir 7251 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun un 63 maddesine göre 7251 sayılı Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer 7251 sayılı Kanun 31199 sayılı Resmi Gazete de 28 07 2020 tarihinde yayımlanmıştır Dolayısıyla 28 07 2020 tarihinden itibaren bu tarih dâhil tüketici mahkemelerinde açılan kanunda sayılan istisnalar dışında kalan davalar dava şartı arabuluculuk kapsamında kalmaktadır Kısacası tüketici davaları bakımından ise arabuluculuk dava şartı 28 07 2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir Kitap ihtiyari ve zorunlu arabuluculuk hükümlerini genel olarak incelemekle birlikte tüketici uyuşmazlıklarında uygulanan zorunlu arabuluculuk hükümlerine odaklanmış bu alanda ihtiyaç duyulan bilgileri yasa mevzuat uygulama ve öğreti bakımından bir bütün olarak uygulayıcının yararlanmasına sunmayı amaçlamıştır Belirtelim ki çalışmada salt mevcut bilgilerin derlenip sunulmasına değil uygulamada karşılaşılan veya karşılaşılması muhtemel birçok hukuki problemin de aydınlatılmasına hukuki çözümlerin üretilmesine çaba gösterilmiştir Bu konularda en yeni Yargıtay ve BAM kararlarına ulaşılmaya çalışılarak zorunlu arabuluculuk hükümlerinin tüketici uyuşmazlıkları alanındaki öznel görünümü ve işleyişi hakkında uygulayıcıya yardımcı bir kaynak oluşturmaya gayret edilmiştir Bunun ne ölçüde başarıldığının takdiri ise elbette okura uygulayıcıya ait

Seçkin Yayıncılık
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun Şerhi

Seçkin Yayınları
Kitabın Açıklaması Şerhin hazırlanmasında öncelikli kaynağımız doğal olarak Kanun metni ile madde gerekçeleri olmuştur Bunun yanı sıra Yargıtay içtihatları ve BAM kararları öğretideki görüşler ikincil mevzuat Yönetmelik Genelge Tebliğ vb hükümleri de açıklama ve yorumlarımızın kaynakları arasındadır Tabii kişisel görüşlerimizi de yeri geldikçe belirtmekten kaçınmadık Ancak temel amacımız kuramsal ve kişisel görüşlere odaklanıp yoğunlaşmaktan ziyade uygulayıcıya Yasanın uygulanması bağlamında olabildiğince en nesnel şekilde ve kısa yoldan bilgi sağlamaya uygulamada yaşanan hukuki sorunlara ışık tutmaya çalışmak olmuştur Kanımızca şerhin mantığı da bunu gerektirir Kanun maddelerini olabildiğince en kısa en yalın ifadelerle metnin hacmini birbirinin aynısı kararlarla gereksiz yere büyütmeden açıklamaya çalışmak Bu nedenle içtihat ve kararların tümünü bazı HGK kararları hariç değil konuya veya probleme doğrudan temas eden bölümlerini alıntıladık Bazen aynı kararı teyit eden birkaç karara daha yer verdiysek de bunun amacı içtihattaki görüşün veya çözüm tarzının genel kabul gördüğünü ortaya koymaktır Bundan başka öğretideki görüşleri de ayrıntısıyla değil genel hatlarıyla özetleyerek yansıtmaya çalıştık Kitabın Konu Başlıkları Amaç Kapsam ve Tanımlar Genel Esaslar Ayıplı Mal ve Hizmetler Tüketici Sözleşmeleri Tüketicinin Bilgilendirilmesi ve Menfaatlerinin Korunması Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Tüketici Kuruluşları Yargılama Denetim ve Cezaya İlişkin Hükümler Çeşitli Hükümler

Seçkin Yayıncılık
Şerhin hazırlanmasında öncelikli kaynağımız doğal olarak Kanun metni ile madde gerekçeleri olmuştur Bunun yanı sıra Yargıtay içtihatları ve BAM kararları öğretideki görüşler ikincil mevzuat Yönetmelik Genelge Tebliğ vb hükümleri de açıklama ve yorumlarımızın kaynakları arasındadır Tabii kişisel görüşlerimizi de yeri geldikçe belirtmekten kaçınmadık Ancak temel amacımız kuramsal ve kişisel görüşlere odaklanıp yoğunlaşmaktan ziyade uygulayıcıya Yasanın uygulanması bağlamında olabildiğince en nesnel şekilde ve kısa yoldan bilgi sağlamaya uygulamada yaşanan hukuki sorunlara ışık tutmaya çalışmak olmuştur Kanımızca şerhin mantığı da bunu gerektirir Kanun maddelerini olabildiğince en kısa en yalın ifadelerle metnin hacmini birbirinin aynısı kararlarla gereksiz yere büyütmeden açıklamaya çalışmak Bu nedenle içtihat ve kararların tümünü bazı HGK kararları hariç değil konuya veya probleme doğrudan temas eden bölümlerini alıntıladık Bazen aynı kararı teyit eden birkaç karara daha yer verdiysek de bunun amacı içtihattaki görüşün veya çözüm tarzının genel kabul gördüğünü ortaya koymaktır Bundan başka öğretideki görüşleri de ayrıntısıyla değil genel hatlarıyla özetleyerek yansıtmaya çalıştık