MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Tunceli Kanunu 1935 ve Dersim Jenosidi Bilim Yöntemi Türkiye deki Uygulama IV — İsmail Beşikci

Tunceli Kanunu 1935 ve Dersim Jenosidi Bilim Yöntemi Türkiye deki Uygulama IV
196,63
Araştırma İncelemeEtnik Sorunlar

Tunceli Kanunu 1935 ve Dersim Jenosidi Bilim Yöntemi Türkiye deki Uygulama IV

İsmail Beşikci

İSMAİL BEŞİKÇİ VAKFI YAYINLARI

28.06.2016264 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz

Tunceli Kanunu 1935 ve Dersim Jenosidi Bilim Yöntemi Türkiye deki Uygulama IV

İsmail Beşikci

Dersim Jenosidi devletin inkara gücünün yetmediği kadar açık olan bir icraatıdır Bunun en bariz kanıtı bir bölgeye özgü çıkardıkları ve Tunceli Kanunu diye tanımladıkları belgelerdir Zira buraya özgü çıkarılan kanun diğer katliamların Jenosid olmadığı anlamına gelmez Kürdistan da diğer tüm direniş alanlarını dağıttıktan sonra kendilerinin tanımladıkları Dersim çıbanı söküp atmak için kanunlar hazırladılar Özel vali ve müfettişlik tayin ettiler Kara ve hava harekâtı planladılar Mecburi iskân kız çocuklarını zorla ailelerinden alarak hizmetçi yaptılar yada zorla evlendirdiler Türk yetiştirme yurtlarına yerleştirerek kendilerini kültürlerini yaşamalarına engel oldular Kendilerine yabancılaştırmak ve Türklüğe özendirmek için program hazırlayıp uyguladılar Dersim in 130 bin olan nüfusu 50 bine düşürüldü Bu nüfusun 50 60 bini toplu katledildi telef edildi 20 30 bin insan sürgüne gönderildi Tüm bu plan ve yaşananlara rağmen olgunun zamanında bilimin kavramları ile tartışılmaması düşündürücüdür İsmail Beşikci nin bu incelemeyi 1977 yılında hazırlamış olması ilk kez Dersim jenosidi kavramı ile tanımlaması dikkate değerdir Jenosit soykırım kavramının 1990 lardan sonra Kürd ve Türk çevrelerinde tartışmaya geç dönemde başlaması tüm sorunları ele almada geciktiğimizi ve devletin resmi ideolojisinin bu boşluğu ve gecikmişliği çok muazzam lehine kullanarak bilgi kirliliği ve yanılsamalar yarattığı mağdurları bile kendi portresi haline getirip politikasına araç ettiğini gözlemlemekteyiz Tunceli Kanunu 1935 ve uygulaması Türk sömürgeciliğinin boyutlarını cüretini Kürd ulusuna meydan okumasını göstermesi bakımından da son derece önemli bir olgudur Öte yandan Tunceli Kanunu ve uygulamalarının insanlar tarafında nasıl algılandığının ve kavranıldığının araştırılması da önemlidir Bu konudaki inceleme Türk üniversitesinin Türk profesörlerinin Türk yazarlarının kısaca Türk düşüncesinin bilimsizliğini olgulardan kopukluğunu bilimsel düşünce sürecine darbeler vurmada ne kadar ileri gittiğini ışıksızlığını resmi ideoloji karşısındaki dalkavukluğunu göstermesi bakımından ayrıca önemlidir Araştırmada kanunla ilgili meclis görüşmeleri kanunun gerekçesi verildikten sonra bu olguya ilişkin olarak Türk üniversitesinin profesörlerinin düşünürlerinin ve yazarlarının Türk solunun görüşleri olguyu nasıl algıladıkları ve kavradıkları ele alınıp eleştirilmiştir Bu arada göç ile gelen alaktonlar yerel otokton halkları yok etmeye koyulduğu Jenosid Havzası olan Yakın Doğu coğrafyası Kürdistan daki özel olarak da Dersim deki jenosid uygulamaları çeşitli kaynaklardan yararlanılarak sergilemeye çalışılmıştır Kritik edilmesi dileğiyle İsmail Beşikci ye saygı okura dostlukla

Şehadet Kitap
275,00

İBV İsmail Beşikci Vakfı Yayınları

2013264 sf.
Şehadet Kitap

Dersim Jenosidi devletin inkara gücünün yetmediği kadar açık olan bir icraatıdır Bunun en bariz kanıtı bir bölgeye özgü çıkardıkları ve Tunceli kanunu diye tanımladıkları belgelerdir Zira buraya özgü çıkarılan kanun diğer katliamların Jenosid olmadığı anlamına gelmez Kürdistan da diğer tüm direniş alanlarını dağıttıktan sonra kendilerinin tanımladıkları Dersimçıbanı söküp atmak için kanunlar hazırladılar Özel vali ve müfettişlik tayin ettiler Kara ve hava harekatı planladılar Mecburu iskan kız çocuklarını zorla ailelerinden alarak hizmetçi yaptılar yada zorla evlendirdiler Türk yetiştirme yurtlarına yerleştirerek kendilerini kültürlerini yaşamalarına engel oldular Kendilerine yabancılaştırmak ve Türklüğe özendirmek için program hazırlayıp uyguladılar Dersim in 130 bin olan nufusu 50 bine düşürüldü Bu nufusun 50 60 bini toplu katledildi telef edildi 20 30 bin insan sürgüne gönderildi Tüm plan ve yaşananlara rağmen olgunun zamanında bilimin kavramlarıyla tartışılmaması düşündürücüdür İsmail Beşikci nin bu incelemeyi 1977 yılında hazırlamış olması ilk kez Dersim jenosidi kavramı ile tanımlaması dikkate değerdir Jenosid soykırım kavramının 1990 lardan sonra Kürd ve Türk çevrelerinde tartışmaya geç dönemde başlaması tüm sorunları ele almada geciktiğimizi ve devletin resmi ideolojisinin bu boşluğu ve gecikmişliğiçok muazzam lehine kullanarak bilgi kirliliği ve yanılsamalar yarattığı mağdurları bile kendi portresi haline getirip politikasına araç ettiğini gözlemlemekteyiz Tunceli kanunu 1935 ve uygulaması Türk sömürgeciliğinin boyutlarını cüretini Kürd ulusuna meydan okumasını göstermesi bakımındanda son derece önemli bir olgudur Öte yandan Tunceli kanunu ve uygulamalarının insanlar tarafından nasıl algılandığının ve kavranıldığının araştırılması da önemlidir Bu konudaki inceleme Türk üniversitesinin Türk profesörlerinin Türk yazarlarının kısaca Türk düşüncesinin bilimsizliğini olgulardan kopukluğunu bilimsel düşünce sürecinedarbeler vurmada ne kadar ileri gittiğini ışıksızlığını resmi ideoloji karşısındaki dalkavukluğunu göstermesi bakımından ayrıca önemlidir Araştırmada kanunla ilgili meclis görüşmeleri kanunun gerekçesi verildikten sonra bu olguya ilişkin olarak Türk üniversitesinin profesörlerinin düşünürlerinin ve yazarlarının Türk solunun görüşleri olguyu nasıl algıladıkları ve kavradıkları ele alınıp eleştirilmiştir Bu arada göç ile gelen alaktonlar yerel otokton halkları yok etmeye koyulduğu Jenosid Havzası olan Yakın Doğu coğrafyası Kürdistan daki özel olarak da Dersim deki jenosid uygulamaları çeşitli kaynaklardan yararlanılarak sergilemeye çalışılmıştır Kritik edilmesi dileğiyle İsmail Beşikçi ye saygı okura dostlukla