MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Türk Düşünce Hayatı — Muharrem Sevil

Türk Düşünce Hayatı
510,00
DenemeDenemelerGenel

Türk Düşünce Hayatı

Muharrem Sevil

Hece Yayınları

2006
İnce Kapak
Kitap AmbarıEn ucuz

Türk Düşünce Hayatı

Muharrem Sevil

Sayfa Sayısı 463 Baskı Yılı 2006 Dili Türkçe Yayınevi Hece Yayınları

Şehadet Kitap
518,50

Hece Yayınları

2006464 sf.
Şehadet Kitap

Ortaçağ tarihçileri ve o dönemin haritacıları dünya haritasını çizerken genellikle bildikleri anakaraları denizleri işledikten sonra bilmedikleri bölgeleri canavarlar bölgesi insan yiyen kabilelerin yaşadığı bölgeler diye kendilerince tehlikeli isimlerle geçiştirirlermiş Türk Düşünce Tarihiyle ilgili çalışmalar bugüne kadar genellikle ortaçağ tarihçilerinin bu bakış açısıyla yürüdü Bilinen veya bilindiği varsayılan bölgeler işaretlendikten sonra bilinmeyen tanınmayan bölgeler bir tehdit alanı olarak görüldü Son zamanlarda Türk Düşünce Hayatıyla ilgili çalışmalarda bu tehlikeli bölgelerin aslında pek de öyle zannedildiği vehmedildiği gibi tehlikeli olmadığını tam tersine bizim gerçek düşünce zenginliklerimizin tam da buralarda yaşadığını gösterme çabasının öne çıktığını düşünüyorum Dolayısıyla böyle bir bakışla bugüne kadar zihnimizde kompartımanlaştırdığımız Batıcılık İslamcılık Türkçülük Kemalizm Sosyalizm Liberalizm Anadoluculuk gibi çok konuşul amay an alanları şimdi daha özgül ağırlıklarına uygun bir üslub içerisinde değerlendirme şansına sahibiz Bu akımların bizim zihnimizde kategorileştirdiğimiz kadar birbirlerini dışlamadıklarını konjonktürel olarak birbirlerini nasıl içerdiklerini birbirlerini nasıl dönüştürdüklerini birbirlerini nasıl etkilediklerini ve dolayısıyla aslında aynı bütünün bileşenleri olduklarını daha kolay görebiliriz

Kitap Sepeti
578,00

Hece Yayınları

2006463 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Ortaçağ tarihçileri ve o dönemin haritacıları dünya haritasını çizerken genellikle bildikleri anakaraları denizleri işledikten sonra bilmedikleri bölgeleri canavarlar bölgesi insan yiyen kabilelerin yaşadığı bölgeler diye kendilerince tehlikeli isimler le geçiştirirlermiş Türk Düşünce Tarihiyle ilgili çalışmalar bugüne kadar genellikle ortaçağ tarihçilerinin bu bakış açısıyla yürüdü Bilinen veya bilindiği varsayılan bölgeler işaretlendikten sonra bilinmeyen tanınmayan bölgeler bir tehdit alanı olarak görüldü Son zamanlarda Türk Düşünce Hayatıyla ilgili çalışmalarda bu tehlikeli bölgelerin aslında pek de öyle zannedildiği vehmedildiği gibi tehlikeli olmadığını tam tersine bizim gerçek düşünce zenginliklerimizin tam da buralarda yaşadığını gösterme çabasının öne çıktığını düşünüyorum Dolayısıyla böyle bir bakışla bugüne kadar zihnimizde kompartımanlaştırdığımız Batıcılık İslamcılık Türkçülük Kemalizm Sosyalizm Liberalizm Anadoluculuk gibi çok konuşul amay an alanları şimdi daha özgül ağırlıklarına uygun bir üslub içerisinde değerlendirme şansına sahibiz Bu akımların bizim zihnimizde kategorileştirdiğimiz kadar birbirlerini dışlamadıklarını konjonktürel olarak birbirlerini nasıl içerdiklerini birbirlerini nasıl dönüştürdüklerini birbirlerini nasıl etkilediklerini ve dolayısıyla aslında aynı bütünün bileşenleri olduklarını daha kolay görebiliriz Türkiye nin düşünce haritasında yer alan bölgeler farklılıklarından çok benzerlikleriyle öne çıkarken Türk aydınları da hep baştan beri ya savunma psikolojisi içerisinde ya yitirilenleri tekrar alma tutkusu içerisinde veya başını biraz daha dik tutmak isteyen bir milletin sözcüsü olmak kaygısıyla hep bir seferberlik duygusu içinde yaşadı ve bu duyguyu da düşüncelerine yansıttı Sanıyorum bu seferberlik öyle kolay bitecek gibi görünmüyor

BKM Kitap
578,00

Hece Yayınları

2006463 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Ortaçağ tarihçileri ve o dönemin haritacıları dünya haritasını çizerken genellikle bildikleri anakaraları denizleri işledikten sonra bilmedikleri bölgeleri canavarlar bölgesi insan yiyen kabilelerin yaşadığı bölgeler diye kendilerince tehlikeli isimler le geçiştirirlermiş Türk Düşünce Tarihiyle ilgili çalışmalar bugüne kadar genellikle ortaçağ tarihçilerinin bu bakış açısıyla yürüdü Bilinen veya bilindiği varsayılan bölgeler işaretlendikten sonra bilinmeyen tanınmayan bölgeler bir tehdit alanı olarak görüldü Son zamanlarda Türk Düşünce Hayatıyla ilgili çalışmalarda bu tehlikeli bölgelerin aslında pek de öyle zannedildiği vehmedildiği gibi tehlikeli olmadığını tam tersine bizim gerçek düşünce zenginliklerimizin tam da buralarda yaşadığını gösterme çabasının öne çıktığını düşünüyorum Dolayısıyla böyle bir bakışla bugüne kadar zihnimizde kompartımanlaştırdığımız Batıcılık İslamcılık Türkçülük Kemalizm Sosyalizm Liberalizm Anadoluculuk gibi çok konuşul amay an alanları şimdi daha özgül ağırlıklarına uygun bir üslub içerisinde değerlendirme şansına sahibiz Bu akımların bizim zihnimizde kategorileştirdiğimiz kadar birbirlerini dışlamadıklarını konjonktürel olarak birbirlerini nasıl içerdiklerini birbirlerini nasıl dönüştürdüklerini birbirlerini nasıl etkilediklerini ve dolayısıyla aslında aynı bütünün bileşenleri olduklarını daha kolay görebiliriz Türkiye nin düşünce haritasında yer alan bölgeler farklılıklarından çok benzerlikleriyle öne çıkarken Türk aydınları da hep baştan beri ya savunma psikolojisi içerisinde ya yitirilenleri tekrar alma tutkusu içerisinde veya başını biraz daha dik tutmak isteyen bir milletin sözcüsü olmak kaygısıyla hep bir seferberlik duygusu içinde yaşadı ve bu duyguyu da düşüncelerine yansıttı Sanıyorum bu seferberlik öyle kolay bitecek gibi görünmüyor

Benli Kitap
595,00

Hece Yayınları

2006-10-301. baskı464 sf.
Karton135-195-02.HamurTürkçe
Benli Kitap

Ortaçağ tarihçileri ve o dönemin haritacıları dünya haritasını çizerken genellikle bildikleri anakaraları denizleri işledikten sonra bilmedikleri bölgeleri canavarlar bölgesi insan yiyen kabilelerin yaşadığı bölgeler diye kendilerince tehlikeli isimlerle geçiştirirlermiş Türk Düşünce Tarihiyle ilgili çalışmalar bugüne kadar genellikle ortaçağ tarihçilerinin bu bakış açısıyla yürüdü Bilinen veya bilindiği varsayılan bölgeler işaretlendikten sonra bilinmeyen tanınmayan bölgeler bir tehdit alanı olarak görüldü Son zamanlarda Türk Düşünce Hayatıyla ilgili çalışmalarda bu tehlikeli bölgelerin aslında pek de öyle zannedildiği vehmedildiği gibi tehlikeli olmadığını tam tersine bizim gerçek düşünce zenginliklerimizin tam da buralarda yaşadığını gösterme çabasının öne çıktığını düşünüyorum Dolayısıyla böyle bir bakışla bugüne kadar zihnimizde kompartımanlaştırdığımız Batıcılık İslamcılık Türkçülük Kemalizm Sosyalizm Liberalizm Anadoluculuk gibi çok konuşul amay an alanları şimdi daha özgül ağırlıklarına uygun bir üslub içerisinde değerlendirme şansına sahibiz Bu akımların bizim zihnimizde kategorileştirdiğimiz kadar birbirlerini dışlamadıklarını konjonktürel olarak birbirlerini nasıl içerdiklerini birbirlerini nasıl dönüştürdüklerini birbirlerini nasıl etkilediklerini ve dolayısıyla aslında aynı bütünün bileşenleri olduklarını daha kolay görebiliriz

Ekin Kitap
612,00

Hece Yayınları

2006463 sf.
Ekin Kitap

Ortaçağ tarihçileri ve o dönemin haritacıları dünya haritasını çizerken genellikle bildikleri anakaraları denizleri işledikten sonra bilmedikleri bölgeleri canavarlar bölgesi insan yiyen kabilelerin yaşadığı bölgeler diye kendilerince tehlikeli isimler le geçiştirirlermiş Türk Düşünce Tarihiyle ilgili çalışmalar bugüne kadar genellikle ortaçağ tarihçilerinin bu bakış açısıyla yürüdü Bilinen veya bilindiği varsayılan bölgeler işaretlendikten sonra bilinmeyen tanınmayan bölgeler bir tehdit alanı olarak görüldü Son zamanlarda Türk Düşünce Hayatıyla ilgili çalışmalarda bu tehlikeli bölgelerin aslında pek de öyle zannedildiği vehmedildiği gibi tehlikeli olmadığını tam tersine bizim gerçek düşünce zenginliklerimizin tam da buralarda yaşadığını gösterme çabasının öne çıktığını düşünüyorum Dolayısıyla böyle bir bakışla bugüne kadar zihnimizde kompartımanlaştırdığımız Batıcılık İslamcılık Türkçülük Kemalizm Sosyalizm Liberalizm Anadoluculuk gibi çok konuşul amay an alanları şimdi daha özgül ağırlıklarına uygun bir üslub içerisinde değerlendirme şansına sahibiz Bu akımların bizim zihnimizde kategorileştirdiğimiz kadar birbirlerini dışlamadıklarını konjonktürel olarak birbirlerini nasıl içerdiklerini birbirlerini nasıl dönüştürdüklerini birbirlerini nasıl etkilediklerini ve dolayısıyla aslında aynı bütünün bileşenleri olduklarını daha kolay görebiliriz Türkiye nin düşünce haritasında yer alan bölgeler farklılıklarından çok benzerlikleriyle öne çıkarken Türk aydınları da hep baştan beri ya savunma psikolojisi içerisinde ya yitirilenleri tekrar alma tutkusu içerisinde veya başını biraz daha dik tutmak isteyen bir milletin sözcüsü olmak kaygısıyla hep bir seferberlik duygusu içinde yaşadı ve bu duyguyu da düşüncelerine yansıttı Sanıyorum bu seferberlik öyle kolay bitecek gibi görünmüyor

Nobel Kitap
654,50

Hece Yayınları

2006463 sf.
Nobel Kitap

Ortaçağ tarihçileri ve o dönemin haritacıları dünya haritasını çizerken genellikle bildikleri anakaraları denizleri işledikten sonra bilmedikleri bölgeleri canavarlar bölgesi insan yiyen kabilelerin yaşadığı bölgeler diye kendilerince tehlikeli isimler le geçiştirirlermiş Türk Düşünce Tarihiyle ilgili çalışmalar bugüne kadar genellikle ortaçağ tarihçilerinin bu bakış açısıyla yürüdü Bilinen veya bilindiği varsayılan bölgeler işaretlendikten sonra bilinmeyen tanınmayan bölgeler bir tehdit alanı olarak görüldü Son zamanlarda Türk Düşünce Hayatıyla ilgili çalışmalarda bu tehlikeli bölgelerin aslında pek de öyle zannedildiği vehmedildiği gibi tehlikeli olmadığını tam tersine bizim gerçek düşünce zenginliklerimizin tam da buralarda yaşadığını gösterme çabasının öne çıktığını düşünüyorum Dolayısıyla böyle bir bakışla bugüne kadar zihnimizde kompartımanlaştırdığımız Batıcılık İslamcılık Türkçülük Kemalizm Sosyalizm Liberalizm Anadoluculuk gibi çok konuşul amay an alanları şimdi daha özgül ağırlıklarına uygun bir üslub içerisinde değerlendirme şansına sahibiz Bu akımların bizim zihnimizde kategorileştirdiğimiz kadar birbirlerini dışlamadıklarını konjonktürel olarak birbirlerini nasıl içerdiklerini birbirlerini nasıl dönüştürdüklerini birbirlerini nasıl etkilediklerini ve dolayısıyla aslında aynı bütünün bileşenleri olduklarını daha kolay görebiliriz Türkiye nin düşünce haritasında yer alan bölgeler farklılıklarından çok benzerlikleriyle öne çıkarken Türk aydınları da hep baştan beri ya savunma psikolojisi içerisinde ya yitirilenleri tekrar alma tutkusu içerisinde veya başını biraz daha dik tutmak isteyen bir milletin sözcüsü olmak kaygısıyla hep bir seferberlik duygusu içinde yaşadı ve bu duyguyu da düşüncelerine yansıttı Sanıyorum bu seferberlik öyle kolay bitecek gibi görünmüyor

Pandora
765,00

Hece

463 sf.
Pandora

Ortaçağ tarihçileri ve o dönemin haritacıları dünya haritasını çizerken genellikle bildikleri anakaraları denizleri işledikten sonra bilmedikleri bölgeleri canavarlar bölgesi insan yiyen kabilelerin yaşadığı bölgeler diye kendilerince tehlikeli isimler le geçiştirirlermiş Türk Düşünce Tarihiyle ilgili çalışmalar bugüne kadar genellikle ortaçağ tarihçilerinin bu bakış açısıyla yürüdü Bilinen veya bilindiği varsayılan bölgeler işaretlendikten sonra bilinmeyen tanınmayan bölgeler bir tehdit alanı olarak görüldü Son zamanlarda Türk Düşünce Hayatıyla ilgili çalışmalarda bu tehlikeli bölgelerin aslında pek de öyle zannedildiği vehmedildiği gibi tehlikeli olmadığını tam tersine bizim gerçek düşünce zenginliklerimizin tam da buralarda yaşadığını gösterme çabasının öne çıktığını düşünüyorum Dolayısıyla böyle bir bakışla bugüne kadar zihnimizde kompartımanlaştırdığımız Batıcılık İslamcılık Türkçülük Kemalizm Sosyalizm Liberalizm Anadoluculuk gibi çok konuşul amay an alanları şimdi daha özgül ağırlıklarına uygun bir üslub içerisinde değerlendirme şansına sahibiz Bu akımların bizim zihnimizde kategorileştirdiğimiz kadar birbirlerini dışlamadıklarını konjonktürel olarak birbirlerini nasıl içerdiklerini birbirlerini nasıl dönüştürdüklerini birbirlerini nasıl etkilediklerini ve dolayısıyla aslında aynı bütünün bileşenleri olduklarını daha kolay görebiliriz Türkiye nin düşünce haritasında yer alan bölgeler farklılıklarından çok benzerlikleriyle öne çıkarken Türk aydınları da hep baştan beri ya savunma psikolojisi içerisinde ya yitirilenleri tekrar alma tutkusu içerisinde veya başını biraz daha dik tutmak isteyen bir milletin sözcüsü olmak kaygısıyla hep bir seferberlik duygusu içinde yaşadı ve bu duyguyu da düşüncelerine yansıttı Sanıyorum bu seferberlik öyle kolay bitecek gibi görünmüyor Arka Kapak

Kita Kitap
850,00

Hece Yayınları

20061. baskı463 sf.
2. HamurTürkçe
Kita Kitap

img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Kitap Yurdu

HECE YAYINLARI

27.11.2006463 sf.
Karton Kapak16 x 24 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Türkiye nin düşünce haritasında yer alan bölgeler farklılıklarından çok benzerlikleriyle öne çıkarken Türk aydınları da hep baştan beri ya savunma psikolojisi içeriside ya yitirilenleri tekrar alma tutkusu içerisinde veya başını biraz daha dik tutmak isteyen bir milletin sözcüsü olmak kaygısıyla hep bir seferberlik duygusu içinde yaşadı ve bu duyguyu da düşüncelerine yansıttı Sanıyorum bu seferberlik öyle kolay bitecek gibi görünüyor