Türk Düşünce Kültürü — Remzi Özmen

Türk Düşünce Kültürü
Remzi ÖzmenBilgeoğuz Yayınları
Türk Düşünce Kültürü
Remzi ÖzmenTarihin kadim milletlerinden biri olan Türkler İslam öncesi dönemde de Tanrı nın Bir liğine inanırlardı O nu hayatın tüm alanlarının düzenleyicisi olarak görür O yaratıcıya muhabbet besler O nun kendisini başarıya ulaştıran yegâne güç olduğuna kuvvetle iman ederlerdi Yer ile gök arasında yaratılan kişioğluydu Kişioğluna nizam olarak kut ve töreyi hayat felsefesi olarak görmüşlerdi Türk Milleti nin İslam ı kabul etmesi insana bakışlarını değiştirmedi Yönetim açısında tebaa veya reaya olarak kabul gören vatandaşlık anlayışında herkese iyi davranmak dinin emriydi Türk inanması insanı eşrefi mahlûk olarak görür yaradan Allah a karşı olan sorumluluklarını bildiği gibi O na karşı minnet ve sevgide sınır tanımaz İnsanoğluna akıl gibi bir nimeti veren yaratanın bazı filleri işlemede kendisine sorumluluk yüklediğinin farkındadır Bu sorumluluğunun gereğini yerine getirmek önceliğidir Öyle ki gönül Çalab ın tahtı olarak görülmüş ve ancak Allah ın sevgisini kazanmak için insanı hoş tutmak gerektiğine inanırlardı Türk inanması Yüce Allah ın vereceklerinden vaat ettiklerinden ziyade verdiklerine hamd etmeyi öncelikli görev görür Bunun için yaratılanı Yaradan için hoş tutar Muhabettullah işin sırrıdır Korkmak yerine sevmek uzaklaştırmak yerine yaklaştırmak zorlaştırmak yerine kolaylaştırmak ayrıştırmak yerine birleştirmek inanç anlayışımızın esasıdır Bu kitabı hazırlamamızdaki amacımız Türk Milleti nin tarihin derinliklerinde getirdiği manevi yaşamını yeniden anlamak ve ortaklaşmayı çoğaltıp bu anlamda bir birlikteliğin oluşmasına katkı sunmaktır

Bilgeoğuz Yayınları
Remzi Özmen tarafından kaleme alınan Türk Düşünce Kültürü Bilgeoğuz Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Türk Düşünce Kültürü Remzi Özmen Kitap Özeti Tarihin kadim milletlerinden biri olan Türkler İslam öncesi dönemde de Tanrı nın Bir liğine inanırlardı O nu hayatın tüm alanlarının düzenleyicisi olarak görür O yaratıcıya muhabbet besler O nun kendisini başarıya ulaştıran yegâne güç olduğuna kuvvetle iman ederlerdi Yer ile gök arasında yaratılan kişioğluydu Kişioğluna nizam olarak kut ve töreyi hayat felsefesi olarak görmüşlerdi Türk Milleti nin İslam ı kabul etmesi insana bakışlarını değiştirmedi Yönetim açısında tebaa veya reaya olarak kabul gören vatandaşlık anlayışında herkese iyi davranmak dinin emriydi Türk inanması insanı eşrefi mahlûk olarak görür yaradan Allah a karşı olan sorumluluklarını bildiği gibi O na karşı minnet ve sevgide sınır tanımaz İnsanoğluna akıl gibi bir nimeti veren yaratanın bazı filleri işlemede kendisine sorumluluk yüklediğinin farkındadır Bu sorumluluğunun gereğini yerine getirmek önceliğidir Öyle ki gönül Çalab ın tahtı olarak görülmüş ve ancak Allah ın sevgisini kazanmak için insanı hoş tutmak gerektiğine inanırlardı Türk inanması Yüce Allah ın vereceklerinden vaat ettiklerinden ziyade verdiklerine hamd etmeyi öncelikli görev görür Bunun için yaratılanı Yaradan için hoş tutar Muhabettullah işin sırrıdır Korkmak yerine sevmek uzaklaştırmak yerine yaklaştırmak zorlaştırmak yerine kolaylaştırmak ayrıştırmak yerine birleştirmek inanç anlayışımızın esasıdır Bu kitabı hazırlamamızdaki amacımız Türk Milleti nin tarihin derinliklerinde getirdiği manevi yaşamını yeniden anlamak ve ortaklaşmayı çoğaltıp bu anlamda bir birlikteliğin oluşmasına katkı sunmaktır Yayınevi Bilgeoğuz Yayınları Yazar Remzi Özmen Sayfa 496 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2020 Barkod 9786052019887 Kategori Türk Tarihi Araştırmaları

Bilgeoğuz Yayınları
Tarihin kadim milletlerinden biri olan Türkler İslam öncesi dönemde de Tanrı nın Bir liğine inanırlardı O nu hayatın tüm alanlarının düzenleyicisi olarak görür O yaratıcıya muhabbet besler O nun kendisini başarıya ulaştıran yegâne güç olduğuna kuvvetle iman ederlerdi Yer ile gök arasında yaratılan kişioğluydu Kişioğluna nizam olarak kut ve töreyi hayat felsefesi olarak görmüşlerdi Türk Milleti nin İslam ı kabul etmesi insana bakışlarını değiştirmedi Yönetim açısında tebaa veya reaya olarak kabul gören vatandaşlık anlayışında herkese iyi davranmak dinin emriydi Türk inanması insanı eşrefi mahlûk olarak görür yaradan Allah a karşı olan sorumluluklarını bildiği gibi O na karşı minnet ve sevgide sınır tanımaz İnsanoğluna akıl gibi bir nimeti veren yaratanın bazı filleri işlemede kendisine sorumluluk yüklediğinin farkındadır Bu sorumluluğunun gereğini yerine getirmek önceliğidir Öyle ki gönül Çalab ın tahtı olarak görülmüş ve ancak Allah ın sevgisini kazanmak için insanı hoş tutmak gerektiğine inanırlardı Türk inanması Yüce Allah ın vereceklerinden vaat ettiklerinden ziyade verdiklerine hamd etmeyi öncelikli görev görür Bunun için yaratılanı Yaradan için hoş tutar Muhabettullah işin sırrıdır Korkmak yerine sevmek uzaklaştırmak yerine yaklaştırmak zorlaştırmak yerine kolaylaştırmak ayrıştırmak yerine birleştirmek inanç anlayışımızın esasıdır Bu kitabı hazırlamamızdaki amacımız Türk Milleti nin tarihin derinliklerinde getirdiği manevi yaşamını yeniden anlamak ve ortaklaşmayı çoğaltıp bu anlamda bir birlikteliğin oluşmasına katkı sunmaktır