MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Türk Edebiyatı Aylık Fikir ve Sanat Dergisi Sayı 630 Nisan 2026 — Kolektif

Türk Edebiyatı Aylık Fikir ve Sanat Dergisi Sayı 630 Nisan 2026
46,20
GenelDergi GenelEdebiyat

Türk Edebiyatı Aylık Fikir ve Sanat Dergisi Sayı 630 Nisan 2026

Kolektif

Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları

202380 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Türk Edebiyatı Aylık Fikir ve Sanat Dergisi Sayı 630 Nisan 2026

Kolektif

Sevgili Türk Edebiyatı okurları Bu ay edebiyatımızda sıklıkla tartışılmasına rağmen bir türlü nihayete ermeyen bir konu ile karşınızdayız Edebiyat ve Gelenek Türk edebiyatının gelenek çizgisinden ayrılıp modern bir hüviyet kazanması Tanzimat tan bu yana devam ediyor Peki bu süreçte Türk edebiyatı yeni bir gelenek inşa edebilmeyi başardı mı Yoksa çağın boşluğunda süzülmeye devam mı ediyor Bu ayki dosyamızda işte bu sorulara cevap arıyoruz Dosyanın ilk yazısı Alâattin Karaca ya ait Karaca makalesinde Türk edebiyatının gelenek karşısındaki tutumunu irdeliyor Dosyanın ismine münhasır bu bölümdeki yazıları kronolojik bir düzen içerisinde yerleştirdiğimizi de söylemeliyim Bu nedenle dosyanın ikinci makalesinde Yahya Kemal ve gelenek üzerine hazırladığı yazısıyla Merve Gün karşılıyor bizleri Gün Yahya Kemal in yeni şiiri inşa ederken mazi ile olan bağlantısına ve zaman içerisinde fikirlerindeki değişikliklere dikkat çekiyor Nilay Bilir ise Behçet Necatigil in gelenek arayışına ortak ediyor okuyucularımızı Bilir Necatigil in Doğu ile Batı yı tek başına yeterli bulmadığını ve üçüncü bir yol arayışına girdiğini naklediyor Burak Biçer de poetika yazılarından hareketle Sezai Karakoç un geleneğe bakışını inceliyor Karakoç un şiir anlayışında geleneğin yerini sorguluyor Söz konusu gelenek olduğunda çağdaş şairlerimizden Hilmi Yavuz u göz ardı etmek mümkün olamazdı Dosyamızda Hilmi Yavuz a dair iki yazı bulunuyor Gulzar Mammadova Hilmi Yavuz un Ayna şiirlerinde geleneğin peşine düşerken Gülnar Davudova ise Hilmi Yavuz un gelenek hakkındaki görüşlerini dile getiriyor Dosyamızın ardından bizleri Özay Erdem in bir hikâyesi karşılıyor Erdem bir kapıya benzettiği elektrik prizinden neredeyse üç kuşağın hikâyesini anlatıyor Usta hikâyeci Necdet Ekici ise yıllardır gözü gibi baktığı koruyup kolladığı ansiklopedileriyle vedalaşmak zorunda kalan emekli bir öğretmenin öyküsünü terennüm ediyor Bu güzel iki hikâyenin ardından bizleri başka bir usta öykücü karşılıyor Cemil Kavukçu Elif Turangil Cemil Kavukçu ile yaptığı röportajda yazarın öykücülüğüne kapı aralıyor Bu kapı Kavukçu üzerine çalışacak akademisyenler için de eşsiz bir malzeme sunuyor Akşın Yenisey Neoliberal toplumları eleştirdiği denemesiyle katkı sunuyor bu sayımıza Yenisey Bahtin in karnaval benzetmesini esas alarak kültürün zaman içerisinde nasıl yozlaştığını gözler önüne seriyor Malumunuz olduğu üzere son iki sayımızda Mehmet Erdoğan ın Sezai Karkoç un Hatıraları üzerine yazdığı makalesini iki bölüm halinde yayımlamıştık Salih Yılmaz ve Resul Tamgüç bu yazıda yer alan değerlendirmelere itiraz ederek iki tenkit makalesi gönderdiler İlkelerimiz gereği Erdoğan a cevap niteliğindeki yazıları da yayımlıyoruz Bu noktada bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki dergimiz gelen tüm eleştirilere açıktır Dergimizde çıkan yazılara yönelik eleştirilerinizi bizimle paylaşmanız hâlinde memnuniyetle yayınlayacağız Yasemin Kaya nın bir çift eski ayakkabı üzerinden akrabalık ilişkilerini teyze ile yeğen sevgisini anlattığı öykü ile sayımıza devam ediyoruz Akademisyen ve şair kimliği ile öne çıkan Tarık Özcan bu sayımızda bir küpenin hikâyesini anlatıyor Burcu Çakın Erdağ ise makalesinde Tanzimat döneminde romanın bir eğitim aracı olarak nasıl kullanıldığını dile getiriyor Mustafa Ruhi Şirin Kâmil Uğurlu Mehmet Aycı Selim Tunçbilek İhsan Tevfik İlyas Kılıçaslan ve Mert Alihan Karakaş da bu sayımızda şiirleriyle yer alıyorlar Kitaplık ve Ajandamız bu ay da dopdolu Herkese iyi okumalar dileriz

Nobel Kitap
145,50

Türk Edebiyatı Dergisi

202380 sf.
Ciltsiz19.5x27 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Sevgili Türk Edebiyatı Okurları Ülkemizi derinden sarsan depremin yaraları henüz kabuk bağlamamışken buruk bir bayramı da geride bıraktık Kederin gölgelediği bayram sevinciyle hazırladığımız bu sayımızda günümüz Türk şiirini mercek altına almaya çalıştık Daha önce günümüz Türk hikâyesi adlı dosyamız ilgiyle karşılanmıştı İnşallah ileride günümüz Türk romanı ile ilgili bir dosya da yapacağız Bu ayki dosya konumuza Bâki Asiltürk ün şiirimizde bireyler kuşağı eleştirisiyle başlıyoruz Önceki kuşaklara ve şiir topluluklarına dikkat çeken Asiltürk günümüz şiirinin topluluktan öte âdeta içe kapandığını daha bireysel bir hâle üründüğünü anlatıyor Ayrıca yazısında dikkate değer gördüğü genç kuşak şairlere de yer veriyor Tarık Özcan ise Türk şiirindeki benzerlikler üzerinde duruyor ve özellikle Garipçiler ile İkinci Yeniciler arasındaki yakınlığa temas ediyor Ercan Yılmaz günümüz şiirini değerlendirmede âdeta bir mihenk taşı olarak gördüğü Hilmi Yavuz un poetikasına eğiliyor Yavuz un şiirindeki derûnî âhenge değiniyor onun poetikasını tahlil ediyor Buzkoduz dergisi ile Türk şiirinde önemli bir konuma erişen Hayriye Ünal günümüz şiirinde avangart hareketleri inceliyor Günümüz şiirinde avangarda karşı yeni arayışlara giren şairlere ve dergilere yer veriyor Nagehan Uçan Eke geçmişe köprü kurarak başladığı yazısında günümüz Türk şiirinde klasik Türk şiirinin izlerini sürüyor Kimliksiz ve köksüz yakıştırmaları yapılan günümüz şiiriyle ilgili bu tip yazıların önemli olduğu aşikâr Emel Koşar ise günümüz şiirinin öncü kadın şairlerini ele aldığı yazısında Türk şiirindeki kadın sesine kulak veriyor ve bu sesi dinletiyor bizlere Dosyamızda ayrıca günümüz Türk şiiri üzerine hazırladığımız bir soruşturma da yer alıyor Bu soruşturmaya katılan Şükrü Erbaş Enis Akın Ali Ayçil Hüseyin Ferhad Tuğrul Tanyol Haydar Ergülen Nurullah Genç Hüseyin Akın Nazım Payam Yahya Akengin Bahadırhan Dinçaslan ve Bleda Yaman a teşekkür ederiz Bu ay aynı zamanda Yedi Meşaleciler

Nobel Kitap
145,50

Türk Edebiyatı Dergisi

202380 sf.
Ciltsiz19.5x27 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Sevgili Türk Edebiyatı okurları Cumhuriyetimizin 100 yılına armağan olarak hazırladığımız sekiz yüz yirmi dört sayfalık 600 sayımızı matbaadaki gecikmeden dolayı henüz sizlere ulaştıramamanın üzüntüsünü yaşıyoruz 600 sayımızın henüz ellerine ulaşmadığını bildirip meraklanan okuyucularımızın bu abidevi sayıyı gördüklerinde bizi bağışlayacaklarını umuyorum Değerli okurlar bu ayki sayımıza son yıllarda üretkenliğiyle ve hep edebiyatın gündeminde kalmasıyla dikkatlerin merkezinde olan İskender Pala nın son romanı olan Aşk Hikâyesi üzerine yaptığımız söyleşi ile başlıyoruz Pala hem son romanına hem de aşka dair sorularımıza cesur yanıtlar verdi Hocamızın bu romanının da ilgiyle okunacağından eminim Bu sayımızda ayrıca vefatının 50 yıl dönümü vesilesiyle söz burcumuzun bayraklarından birini Faruk Nafiz Çamlıbel i anıyoruz Yağmur Tunalı Faruk Nafiz in çoşkulu ve lirik dilini ele aldığı yazısında şairin portresini çiziyor Elbette bir şairi derinlemesine tanımanın en kısa yolu kendisini dinlemekten geçer Bu düşüncelerle Faruk Nafiz in Kurun gazetesinin tozlu sayfalarında yitmeye yüz tutmuş bir röportajını sizler için yeniden neşrettik Bugünlerde İslam coğrafyasının kapanmayan yarasının yeniden kanadığına Gazze de Filistin halkının yaşadığı vahşete tanık oluyoruz Hür dünyanın yine kör ve sağır olduğu bir durumla ve büyük bir vicdansızlıkla karşı karşıyayız Gazze de yaşanan vahşete söz ile direnen zulme sessiz kalmayan Zeki Bulduk bu sayımızda bizlere Gazze deki çocukların yaşadıklarını çarpıcı bir dille anlatıyor Rüyasında vurulan çocukların acısı bu Bülent Sayak ise Cumhuriyet in kuruluş dönemindeki romanları inceliyor Bu dönemdeki romancılarımızın erkeğe ve kadına bakış açısını gözler önüne seriyor K Fatma Dursun Önen II Meşrutiyet döneminde yazılan hatıraların ışığında Osmanlı aydınlarının medeniyet anlayışını aktarıyor bizlere Özellikle Avrupa ya dair önemli hatıralar kaleme alan Ahmet İhsan Tokgöz ün medeniyete dair düşüncelerini tartış

Şehadet Kitap
165,00

Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları

202680 sf.
Şehadet Kitap

Sevgili Türk Edebiyatı okurları Bu ayki sayımızı sizlerle buluşturmanın heyecanını yaşarken öte yandan da ömrünü Türk tarihine ve kültürüne vakfetmiş büyük âlim ve entelektüel İlber Ortaylı yı kaybetmenin derin hüznü içindeyiz Kendisine Allah tan rahmet milletimize ve akademi dünyasına başsağlığı diliyoruz Onun açtığı ufuklar ve bıraktığı eşsiz eserler nesiller boyu yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir Geçtiğimiz aylarda ilk bölümünü sizlerle paylaştığımız ve insanlık tarihinin en kadim en çetrefilli meselelerinden biri olan delilik kavramını pek çok yönden irdelediğimiz dosyamızın ikinci bölümüyle karşınızdayız Bu ay da aklın sınırlarını aşanların divanelerin ve velilerin edebiyatımızdaki tarihimizdeki ve toplumsal hafızamızdaki izlerini sürmeye devam ediyoruz Dosyamızın açılış yazısında Fuzuli Bayat mitolojik ve epik metinlerdeki figürlerden hareketle Deli Yığıncağı na fenomenolojik bir yaklaşım sunuyor Selahaddin Halilov aklın sınırlarını aşma fikrini felsefi bir zeminde tartışarak delilik ile divanelik arasındaki o ince çizgiyi tahlil ediyor M Naci Önal halk edebiyatımızın zengin kaynaklarına inerek deliliğin sözlü kültürümüze nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor Ali Akar yazısında memleketinin hafızasında yer edinen meczupları samimi bir dille anlatırken Mehmet Topal Osmanlı toplum yapısındaki delilik algısına odaklanarak Devlet i Aliyye nin delilerini tarihî bir perspektifle ele alıyor Rauf Tuncer edebiyatın sınırlarından çıkarak deliliğin resim sanatındaki yansımalarını inceliyor Şeyma Karaca Küçük çağlar değişse de toplumun bu kavrama biçtiği rolün değişmediğini Her Çağın Aynı Delisi başlıklı yazısında savunuyor Burak Görgün delilik ve deha arasındaki o karmaşık ve hassas ilişkiyi ünlü yazar Janet Frame in trajik hayat hikâyesi üzerinden kaleme alıyor Nisa Çetin bendenizin hikâyelerindeki deli veli tipine odaklanarak tasavvufi delilik divanelik algısını tahlil etmeye çalışıyor İbrahim Ay delilik temasının modern Türk romanındaki işleniş biçimlerini ve kurgusal işlevlerini irdeliyor Bedirhan Ünlü ise divanelik bilgelik ve şehir ekseninde modern insanın anlam arayışını Bizim Şehrin Divaneleri kitabı üzerinden değerlendiriyor Dosyadan bağımsız yazılarımızda ise A Yağmur Tunalı Türk Milleti Kendisi İçin Yaşayanı Unutmaz diyerek büyük hocamız İlber Ortaylı yı yâd ediyor ve milletine ömrünü vakfeden kıymetli şahsiyetlere olan vefamızı dile getiriyor Namık Açıkgöz Halil Açıkgöz ün kaleminden hareketle fikir dünyamızın abidevi isimlerinden Fethi Gemuhluoğlu nun zarif bir portresini çiziyor Mehmet Samsakçı 1930 Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresi nin tarihî arka planını ve Ahmet Hamdi Tanpınar ın bu süreçteki entelektüel duruşunu okurlarımızın dikkatine sunuyor Bendeniz Saadet Örmeci ile birlikte Anadolu dan Derlemeler başlığı altında halk kültürümüzün süzgecinden geçmiş delilik ve divanelik ile ilgili kadim atasözlerini ve deyimleri sayfalarımıza taşıdık Bu sayımızda yer alan şairlerimiz ise Esat Kabaklı Aslan Avşarbey Köksal Büyük Yasin Mortaş M Sadi Karademir Yaşar Bedri Nazım Payam ve Koray Kök Herkese iyi okumalar dileriz İmdat Avşar Türk Edebiyatı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Şehadet Kitap
165,00

Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları

202680 sf.
Şehadet Kitap

Sevgili Türk Edebiyatı okurları Geçen sayımızda başladığımız ve Türk dünyasının ortak hafızasında derin izler bırakan 1926 yılında Bakü de düzenlenen I Türkoloji Kurultayı nın 100 yıl dönümü dolayısıyla hazırladığımız dosyamızın ikinci bölümüyle karşınızdayız Bu sayımızda da kurultayın sancılı süreçlerini alfabe etrafında dönen siyasi manevraları ve ortak dil idealine ömrünü adayan aydınlarımızın trajik sonlarını ele alıyoruz Dosyamızın ilk yazısında Mustafa Argunşah kurultaya dair notlarını paylaşıyor bizimle Argunşah Sovyetlerin Latin alfabesine geçişi destekler görünmesinin ardındaki asimilasyon niyetine ve kurultaya katılan delegelerin 1935 ten sonra uğradığı kanlı kıyıma ışık tutuyor Mehmet İsmail ve Vahit Türk Kazak dil biliminin kurucusu Ahmet Baytursun un kurultaya sunduğu bildiriyi ve alfabe meselesindeki duruşunu değerlendiriyorlar Bu makalede Baytursun un Latin harfleri kullanmak yerine Arap alfabesinin ıslah edilmesi gerektiğini ve böylece Türkler arasındaki alfabe birliğini sürdürmek adına nasıl cansiperane savunduğunu görüyoruz Bilgehan Atsız Gökdağ Mehmet Emin Resulzade nin Latin alfabesine karşı başlarda sergilediği tepkiyi ve bunun Sovyetlerin Türkleri birbirinden ayırma politikasıyla ilişkisini irdeliyor Makale Resulzade nin bu kültürel müdahalenin Türkleri İslam dünyasından ve ortak hafızadan koparmak için kurgulandığına dair isabetli öngörülerini ortaya koyuyor Hayati Develi kurultayın arka planındaki hedefleri sorgulayarak alfabe değişiminin Türk dünyasını yeniden inşa ettiğini ifade ediyor Veysel İbrahim Karaca kurultayın tarihsel ve bilimsel çerçevesini çizerken repressiya kurbanı olan aydınların hazin sonunu hatırlatıyor Dilgam Ahmed kurultayın o dönemki Azerbaycan basınına bilhassa Yeni Yol gazetesine nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor Dönemin önde gelen Türkologlarıyla yapılan mülakatlar ve basındaki tartışmalar o günlerin entelektüel nabzını tutmamızı sağlıyor Orhan Aras kurultaya katılan üç Alman Türkoloğun Menzel Jacob ve Bang Kaup siyasi atmosfer içindeki bilimsel ve metodolojik duruşlarını ele alıyor Vilayet Guliyev okurlarımıza bu kurultayın Çuvaş Azerbaycan temsilcisi Nikolay İvanoviç Aşmarin in ilmî mücadelesini ve sözlük çalışmalarını sunuyor Azerbaycan diyalektolojisinin temellerini atan bu büyük âlimin devasa eserlerine rağmen yoksulluk ve tecrit içinde son bulan hayatını gözler önüne seriyor Emre Berkan Yeni bir asırlık ortak alfabe arayışını ve nihayetinde kabul edilen 34 harfli ortak alfabenin tarihî serüvenini özetliyor Son olarak Sımbat Maksutova kurultayda Latin alfabesine geçişi savunan Kırgız aydın Kasım Tınıstanov un sunduğu raporu ve onun trajik kaderini kaleme alıyor Dosya dışında ise Esen Şeref Yavuzaslan Başkurt dilini bozkırın nefesi ve belleğin sesi olarak sosyokültürel bir zeminde inceliyor Sadık K Tural Çanakkale Zaferi üzerinden millî birlik ve beraberlik şuurumuza dikkat çekiyor Necati Tonga ise Tevfik Fikret in daha önce kitaplaşmamış üç mektubunu ve manzum bir sürprizini okurlarımızın dikkatine sunuyor Herkese iyi okumalar dileriz İmdat Avşar Türk Edebiyatı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Şehadet Kitap
165,00

Türk Edebiyatı Vakfı Yayınları

202680 sf.
Şehadet Kitap

Sevgili Türk Edebiyatı okurları Bu sayımızda 1926 yılında Bakü de toplanan Birinci Türkoloji Kurultayı nın yüzüncü yılı vesilesiyle Türk dünyasının ortak alfabe arayışını tarihî siyasi ve kültürel boyutlarıyla ele alıyoruz Dosyamız alfabe meselesini akademik bir tartışmanın ötesine taşıyarak ortak hafıza birlik ve beraberlik fikri ile bu fikrin zaman içinde uğradığı kırılmaları ortaya koyuyor Dosyamızın açılış yazısında Osman Mert 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı ndan günümüze uzanan ortak alfabe arayışının tarihî serüvenini ele alıyor Mert bu sürecin Sovyet politikalarıyla nasıl kesintiye uğradığını ortaya koyarken bugün üzerinde uzlaşılan 34 harfli ortak alfabenin Türk dünyası için birlik ve iletişim açısından tarihî bir eşik olduğunu vurguluyor Şükrü Halûk Akalın Birinci Türkoloji Kurultayı nın yalnızca ortak alfabe meselesinin tartışılmasından ibaret olmadığını terminoloji tarih coğrafya etnoloji edebiyat ve sanat gibi birçok alanda bildirilerin sunulduğu ve Türk dünyası açısından tarihî bir buluşma olduğunu anlatıyor Akalın Kurultay ın katılımcıları oylamaya sunulan alfabeler ve tutanakların dili gibi ayrıntılara ışık tutarken 1930 lardaki repressiya sürecinin bu aydınlanma hamlesini nasıl trajik biçimde gölgelediğini de ortaya koyuyor Nizami Caferov Kurultay a katılan Rus Sovyet âlimlerin kimler olduğunu hangi bildirileri sunduklarını ve bunların Kurultay a bilimsel katkı yapmalarının yanında rejim lehine farklı roller oynadıklarını da dile getiriyor Oldenburg Barthold Rudenko ve Samoyloviç gibi isimlerin değerlendirmelerini aktaran Caferov problemli yaklaşımlarına rağmen bu tartışmaların Kurultay kararlarının oluşumunda etkili olduğunu vurguluyor Anar yaptığımız söyleşide Birinci Türkoloji Kurultayı nın bilimsel ve kültürel bir yakınlaşma amacıyla düzenlendiğini ancak Sovyet rejiminin kısa sürede bu ortamı tehdit olarak algılayıp katılımcıların büyük bölümünü tasfiye ettiğini anlatıyor Anar baskıların yarattığı korku ve sansür iklimine dikkat çekerken edebiyat ve sanatın dolaylı anlatım yollarıyla varlığını sürdürmeyi başardığını da hatırlatıyor Abuzer Bağırov Kurultay a Rusya dan katılan temsilcileri ve sundukları bildirileri ana hatlarıyla tanıtıyor ve bu temsilcilerin de repressiyanın kurbanı olduğunu söylüyor Özellikle A N Samoyloviç gibi önemli bir akademisyenin idam edilmesini ve yıllar sonra itibarının iade edilmesini bu dönemin acı sembollerinden biri olarak görüyor Vilayet Guliyev Yakutistan dan Bakü ye ulaşmanın 1926 şartlarında ne denli zor olduğunu anlatarak Yakut Saha temsilcilerinin Kurultay a katılmak için göze aldıkları büyük fedakârlığı gözler önüne seriyor Nevzat Özkan Hüseyinzade Ali Bey in şahsında Bakü ile İstanbul arasında bir gönül köprüsü kuran Anadolu ve Azerbaycan Türklüğünü dil ve kültür temelinde bir bütün olarak gören bir aydın portresi çiziyor Dosyamızın birinci bölümü bu şekilde sona eriyor Ayrıca bu sayımızda Şerif Aydemir ölümün eşiğinden dönen bir kalbin iç muhasebesi üzerinden insanın ideallerini terk edemeyeceğini anlatıyor Mehmet Ömer Kazancı Abdülhalik Bayatlı nın Kerkük ü Dinliyorum şiiri ile Orhan Veli nin İstanbul u Dinliyorum şiirini karşılaştırarak gurbet ve aidiyet duygularını ele alıyor Fatma Pekşen ataerkil baskılar arasında kızını erken evlendirmeye direnen bir annenin mücadelesini Fatma Nur Uysal sevgi ve heyecandan yoksun bir evliliğin bir kadını nasıl tükettiğini dile getiriyor Esra Eren Orfe Evridike mitini modern bir anlatıyla yeniden kurarken Kemal Deniz Yavuz Bülent Bâkiler in Türkçeyi milletin ruhu olarak gören anlayışını irdeliyor Salim Nizam ise köyün saatçisi Tahsin Ağa nın sessiz hayatını saatlerin durduğu bir vedaya dönüştürüyor Mustafa Ruhi Şirin İnci Okumuş Gonca Yılmaz Hatunoğlu Azize Üzel ve Koray Kök ise bu sayımıza şiirleriyle katkı sunuyorlar Bu ay kitaplık ve ajandamız da dopdolu Herkese iyi okumalar dileriz İmdat Avşar Türk Edebiyatı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Ekin Kitap
230,00

Türk Edebiyatı Dergisi

Nisan 202680 sf.
Ekin Kitap

Sevgili Türk Edebiyatı okurları Bu ayki sayımızı sizlerle buluşturmanın heyecanını yaşarken öte yandan da ömrünü Türk tarihine ve kültürüne vakfetmiş büyük âlim ve entelektüel İlber Ortaylı yı kaybetmenin derin hüznü içindeyiz Kendisine Allah tan rahmet milletimize ve akademi dünyasına başsağlığı diliyoruz Onun açtığı ufuklar ve bıraktığı eşsiz eserler nesiller boyu yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir Geçtiğimiz aylarda ilk bölümünü sizlerle paylaştığımız ve insanlık tarihinin en kadim en çetrefilli meselelerinden biri olan delilik kavramını pek çok yönden irdelediğimiz dosyamızın ikinci bölümüyle karşınızdayız Bu ay da aklın sınırlarını aşanların divanelerin ve velilerin edebiyatımızdaki tarihimizdeki ve toplumsal hafızamızdaki izlerini sürmeye devam ediyoruz Dosyamızın açılış yazısında Fuzuli Bayat mitolojik ve epik metinlerdeki figürlerden hareketle Deli Yığıncağı na fenomenolojik bir yaklaşım sunuyor Selahaddin Halilov aklın sınırlarını aşma fikrini felsefi bir zeminde tartışarak delilik ile divanelik arasındaki o ince çizgiyi tahlil ediyor M Naci Önal halk edebiyatımızın zengin kaynaklarına inerek deliliğin sözlü kültürümüze nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor Ali Akar yazısında memleketinin hafızasında yer edinen meczupları samimi bir dille anlatırken Mehmet Topal Osmanlı toplum yapısındaki delilik algısına odaklanarak Devlet i Aliyye nin delilerini tarihî bir perspektifle ele alıyor Rauf Tuncer edebiyatın sınırlarından çıkarak deliliğin resim sanatındaki yansımalarını inceliyor Şeyma Karaca Küçük çağlar değişse de toplumun bu kavrama biçtiği rolün değişmediğini Her Çağın Aynı Delisi başlıklı yazısında savunuyor Burak Görgün delilik ve deha arasındaki o karmaşık ve hassas ilişkiyi ünlü yazar Janet Frame in trajik hayat hikâyesi üzerinden kaleme alıyor Nisa Çetin bendenizin hikâyelerindeki deli veli tipine odaklanarak tasavvufi delilik divanelik algısını tahlil etmeye çalışıyor İbrahim Ay delilik temasının modern Türk romanındaki işleniş biçimlerini ve kurgusal işlevlerini irdeliyor Bedirhan Ünlü ise divanelik bilgelik ve şehir ekseninde modern insanın anlam arayışını Bizim Şehrin Divaneleri kitabı üzerinden değerlendiriyor Dosyadan bağımsız yazılarımızda ise A Yağmur Tunalı Türk Milleti Kendisi İçin Yaşayanı Unutmaz diyerek büyük hocamız İlber Ortaylı yı yâd ediyor ve milletine ömrünü vakfeden kıymetli şahsiyetlere olan vefamızı dile getiriyor Namık Açıkgöz Halil Açıkgöz ün kaleminden hareketle fikir dünyamızın abidevi isimlerinden Fethi Gemuhluoğlu nun zarif bir portresini çiziyor Mehmet Samsakçı 1930 Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresinin tarihî arka planını ve Ahmet Hamdi Tanpınar ın bu süreçteki entelektüel duruşunu okurlarımızın dikkatine sunuyor Bendeniz Saadet Örmeci ile birlikte Anadolu dan Derlemeler başlığı altında halk kültürümüzün süzgecinden geçmiş delilik ve divanelik ile ilgili kadim atasözlerini ve deyimleri sayfalarımıza taşıdık Bu sayımızda yer alan şairlerimiz ise Esat Kabaklı Aslan Avşarbey Köksal Büyük Yasin Mortaş M Sadi Karademir Yaşar Bedri Nazım Payam ve Koray Kök Herkese iyi okumalar dileriz İmdat Avşar Türk Edebiyatı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni

Nobel Kitap
242,50

Türk Edebiyatı Dergisi

202680 sf.
Ciltsiz19.5x27 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Sevgili Türk Edebiyatı okurları Bu ayki sayımızı sizlerle buluşturmanın heyecanını yaşarken öte yandan da ömrünü Türk tarihine ve kültürüne vakfetmiş büyük âlim ve entelektüel İlber Ortaylı yı kaybetmenin derin hüznü içindeyiz Kendisine Allah tan rahmet milletimize ve akademi dünyasına başsağlığı diliyoruz Onun açtığı ufuklar ve bıraktığı eşsiz eserler nesiller boyu yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir Geçtiğimiz aylarda ilk bölümünü sizlerle paylaştığımız ve insanlık tarihinin en kadim en çetrefilli meselelerinden biri olan delilik kavramını pek çok yönden irdelediğimiz dosyamızın ikinci bölümüyle karşınızdayız Bu ay da aklın sınırlarını aşanların divanelerin ve velilerin edebiyatımızdaki tarihimizdeki ve toplumsal hafızamızdaki izlerini sürmeye devam ediyoruz Dosyamızın açılış yazısında Fuzuli Bayat mitolojik ve epik metinlerdeki figürlerden hareketle Deli Yığıncağı na fenomenolojik bir yaklaşım sunuyor Selahaddin Halilov aklın sınırlarını aşma fikrini felsefi bir zeminde tartışarak delilik ile divanelik arasındaki o ince çizgiyi tahlil ediyor M Naci Önal halk edebiyatımızın zengin kaynaklarına inerek deliliğin sözlü kültürümüze nasıl yansıdığını gözler önüne seriyor Ali Akar yazısında memleketinin hafızasında yer edinen meczupları samimi bir dille anlatırken Mehmet Topal Osmanlı toplum yapısındaki delilik algısına odaklanarak Devlet i Aliyye nin delilerini tarihî bir perspektifle ele alıyor Rauf Tuncer edebiyatın sınırlarından çıkarak deliliğin resim sanatındaki yansımalarını inceliyor Şeyma Karaca Küçük çağlar değişse de toplumun bu kavrama biçtiği rolün değişmediğini Her Çağın Aynı Delisi başlıklı yazısında savunuyor Burak Görgün delilik ve deha arasındaki o karmaşık ve hassas ilişkiyi ünlü yazar Janet Frame in trajik hayat hikâyesi üzerinden kaleme alıyor Nisa Çetin bendenizin hikâyelerindeki deli veli tipine odaklanarak tasavvufi delilik divanelik algısını tahlil etmeye çalışıyor İbrahim Ay delilik temasının modern Türk romanındaki işleniş biçimlerini ve kurgusal işlevlerini irdeliyor Bedirhan Ünlü ise divanelik bilgelik ve şehir ekseninde modern insanın anlam arayışını Bizim Şehrin Divaneleri kitabı üzerinden değerlendiriyor Dosyadan bağımsız yazılarımızda ise A Yağmur Tunalı Türk Milleti Kendisi İçin Yaşayanı Unutmaz diyerek büyük hocamız İlber Ortaylı yı yâd ediyor ve milletine ömrünü vakfeden kıymetli şahsiyetlere olan vefamızı dile getiriyor Namık Açıkgöz Halil Açıkgöz ün kaleminden hareketle fikir dünyamızın abidevi isimlerinden Fethi Gemuhluoğlu nun zarif bir portresini çiziyor Mehmet Samsakçı 1930 Türkçe ve Edebiyat Muallimleri Kongresi nin tarihî arka planını ve Ahmet Hamdi Tanpınar ın bu süreçteki entelektüel duruşunu okurlarımızın dikkatine sunuyor Bendeniz Saadet Örmeci ile birlikte Anadolu dan Derlemeler başlığı altında halk kültürümüzün süzgecinden geçmiş delilik ve divanelik ile ilgili kadim atasözlerini ve deyimleri sayfalarımıza taşıdık Bu sayımızda yer alan şairlerimiz ise Esat Kabaklı Aslan Avşarbey Köksal Büyük Yasin Mortaş M Sadi Karademir Yaşar Bedri Nazım Payam ve Koray Kök Herkese iyi okumalar dileriz İmdat Avşar Türk Edebiyatı Dergisi Genel Yayın Yönetmeni