Türk İslam Medeniyetinde Ahîlik ve Fütüvvet Namelerin Yeri — Mehmet Şeker

Türk İslam Medeniyetinde Ahîlik ve Fütüvvet Namelerin Yeri
Mehmet ŞekerÖtüken Neşriyat
Türk İslam Medeniyetinde Ahîlik ve Fütüvvet Namelerin Yeri
Mehmet ŞekerTürk İslâm tarihinin XIII Ve XIV Yüzyıllarında daha çok Anadoluda görülen Ahîlik aslında İslâm medeniyetinin temel unsurlarını bünyesine almış bir Türk kurumu olarak kabul edilmiştir Bu haliyle Ahîliğin el kitaplarından sayılan ve ahîlerin âdeta başucu kitabı olarak benimsetip okuyageldikleri Fütüvvet nâmeler de Arapça Farsça ve Türkçede olmak üzere farklı dillerde kaleme alınmışlardır Bunlar kültür kaynaklarımız arasında önemli bir yer tutmaktadırlar O bakımdan Fütüvvet nâmeleri tanımadan Ahîliğin anlaşılması mümkün görünmemektedir İşte bu sebeple biz de Fütüvvet nâmeleri tanımayı ve tanıtmayı kültür kodlarımız arasına onlardan yaralı bilgiler katmayı gerekli görerek bu eserimizde XV Yüzyılda kaleme alındığı bilinen Şeyh Seyyid Hüseyin el Gaybînin Fütüvvet nâmesini okuyucu ile buluşturmayı hedefledik
Türk İslam Medeniyetinde Ahîlik ve Fütüvvet Namelerin Yeri
Mehmet Şeker
Ötüken Neşriyat
Türk İslâm tarihinin XIII Ve XIV Yüzyıllarında daha çok Anadoluda görülen Ahîlik aslında İslâm medeniyetinin temel unsurlarını bünyesine almış bir Türk kurumu olarak kabul edilmiştir Bu haliyle Ahîliğin el kitaplarından sayılan ve ahîlerin âdeta başucu kitabı olarak benimsetip okuyageldikleri Fütüvvet nâmeler de Arapça Farsça ve Türkçede olmak üzere farklı dillerde kaleme alınmışlardır Bunlar kültür kaynaklarımız arasında önemli bir yer tutmaktadırlar O bakımdan Fütüvvet nâmeleri tanımadan Ahîliğin anlaşılması mümkün görünmemektedir İşte bu sebeple biz de Fütüvvet nâmeleri tanımayı ve tanıtmayı kültür kodlarımız arasına onlardan yaralı bilgiler katmayı gerekli görerek bu eserimizde XV Yüzyılda kaleme alındığı bilinen Şeyh Seyyid Hüseyin el Gaybînin Fütüvvet nâmesini okuyucu ile buluşturmayı hedefledik

Ötüken Neşriyat
Türk İslâm tarihinin XIII Ve XIV Yüzyıllarında daha çok Anadolu da görülen Ahîlik aslında İslâm medeniyetinin temel unsurlarını bünyesine almış bir Türk kurumu olarak kabul edilmiştir Bu haliyle Ahîliğin el kitaplarından sayılan ve ahîlerin âdeta başucu kitabı olarak benimsetip okuyageldikleri Fütüvvet nâmeler de Arapça Farsça ve Türkçede olmak üzere farklı dillerde kaleme alınmışlardır Bunlar kültür kaynaklarımız arasında önemli bir yer tutmaktadırlar O bakımdan Fütüvvet nâmeleri tanımadan Ahîliğin anlaşılması mümkün görünmemektedir İşte bu sebeple biz de Fütüvvet nâmeleri tanımayı ve tanıtmayı kültür kodlarımız arasına onlardan yaralı bilgiler katmayı gerekli görerek bu eserimizde XV Yüzyılda kaleme alındığı bilinen Şeyh Seyyid Hüseyin el Gaybî nin Fütüvvet nâmesini okuyucu ile buluşturmayı hedefledik

Ötüken Neşriyat
Türk İslâm tarihinin XIII Ve XIV Yüzyıllarında daha çok Anadoluda görülen Ahîlik aslında İslâm medeniyetinin temel unsurlarını bünyesine almış bir Türk kurumu olarak kabul edilmiştir Bu haliyle Ahîliğin el kitaplarından sayılan ve ahîlerin âdeta başucu kitabı olarak benimsetip okuyageldikleri Fütüvvet nâmeler de Arapça Farsça ve Türkçede olmak üzere farklı dillerde kaleme alınmışlardır Bunlar kültür kaynaklarımız arasında önemli bir yer tutmaktadırlar O bakımdan Fütüvvet nâmeleri tanımadan Ahîliğin anlaşılması mümkün görünmemektedir İşte bu sebeple biz de Fütüvvet nâmeleri tanımayı ve tanıtmayı kültür kodlarımız arasına onlardan yaralı bilgiler katmayı gerekli görerek bu eserimizde XV Yüzyılda kaleme alındığı bilinen Şeyh Seyyid Hüseyin el Gaybînin Fütüvvet nâmesini okuyucu ile buluşturmayı hedefledik

Ötüken Neşriyat
Türk İslâm tarihinin XIII Ve XIV Yüzyıllarında daha çok Anadoluda görülen Ahîlik aslında İslâm medeniyetinin temel unsurlarını bünyesine almış bir Türk kurumu olarak kabul edilmiştir Bu haliyle Ahîliğin el kitaplarından sayılan ve ahîlerin âdeta başucu kitabı olarak benimsetip okuyageldikleri Fütüvvet nâmeler de Arapça Farsça ve Türkçede olmak üzere farklı dillerde kaleme alınmışlardır Bunlar kültür kaynaklarımız arasında önemli bir yer tutmaktadırlar O bakımdan Fütüvvet nâmeleri tanımadan Ahîliğin anlaşılması mümkün görünmemektedir İşte bu sebeple biz de Fütüvvet nâmeleri tanımayı ve tanıtmayı kültür kodlarımız arasına onlardan yaralı bilgiler katmayı gerekli görerek bu eserimizde XV Yüzyılda kaleme alındığı bilinen Şeyh Seyyid Hüseyin el Gaybînin Fütüvvet nâmesini okuyucu ile buluşturmayı hedefledik

Ötüken
Türk İslâm tarihinin XIU ye XIV yüzyıllarında daha çok Anadolu da görülen Ahîlik aslında İslâm medeniyetinin temel unsurlarını bünyesine almış bir Türk kurumu olarak kabul edilmiştir Bu haliyle Ahiliğin el kitaplarından sayılan ve ahilerin âdeta başucu kitabı olarak benimseyip okuyageldikleri Fütüvvet nâmeler de Arapça Farsça ve Türkçede olmak üzere tarklı dillerde kaleme alınmışlardır Bunlar kültür kaynaklarımız arasında önemli bir yer tutmaktadırlar O bakımdan Fütüvvet nâmeleri tanımadan Arifliğin anlaşılması mümkün görünmemektedir

Ötüken Neşriyat
Türk İslâm tarihinin XIII Ve XIV Yüzyıllarında daha çok Anadolu da görülen Ahîlik aslında İslâm medeniyetinin temel unsurlarını bünyesine almış bir Türk kurumu olarak kabul edilmiştir Bu haliyle Ahîliğin el kitaplarından sayılan ve ahîlerin âdeta başucu kitabı olarak benimsetip okuyageldikleri Fütüvvet nâmeler de Arapça Farsça ve Türkçede olmak üzere farklı dillerde kaleme alınmışlardır Bunlar kültür kaynaklarımız arasında önemli bir yer tutmaktadırlar O bakımdan Fütüvvet nâmeleri tanımadan Ahîliğin anlaşılması mümkün görünmemektedir İşte bu sebeple biz de Fütüvvet nâmeleri tanımayı ve tanıtmayı kültür kodlarımız arasına onlardan yaralı bilgiler katmayı gerekli görerek bu eserimizde XV Yüzyılda kaleme alındığı bilinen Şeyh Seyyid Hüseyin el Gaybî nin Fütüvvet nâmesini okuyucu ile buluşturmayı hedefledik