Türk Kamu Yönetiminde Yapısal Dönüşüm ve E Devlet

Türk Kamu Yönetiminde Yapısal Dönüşüm ve E Devlet
Akademisyen Kitabevi
Türk Kamu Yönetiminde Yapısal Dönüşüm ve E Devlet
Türkiye nin 1980 sonrası uyguladığı makro iktisat politikası değişikliği birçok alanda olduğu gibi dış ticaret alanında da önemli yapısal değişikliklere neden olmuştur 1980 öncesinden farklı olarak dış ticaret politikasında da köklü bir değişiklik gündeme gelmiş ve İhracata Yönelik Sanayileşme Stratejisi adı verilen yeni bir paradigmaya geçilmiştir 1980 yılından 1990 a kadar geçen süre yapısal değişikliklerin hazmedilmeye çalışıldığı bir dönem olmuştur Bu on yıllık sürede makro iktisat politikalarının bilhassa küresel iktisat politikalarıyla uyumlu hale getirilmesi çalışmalarına da şahit olunmuştur 1990 sonrası Türkiye nin dış ticaretinde yapısal bir dönüşümün gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması çalışmamızın amacını oluşturmaktadır Çalışmamızda Sabit Pazar Payı Constant Market Share CMS analiz yöntemine ilişkin yeni formül kullanılarak Türkiye nin 1990 sonrası dış ticaretinin yapısal dönüşüme uğrayıp uğramadığı ilk kez değerlendirilmiştir Bu analiz yöntemi uygulanırken 1990 2011 arası dönemdeki veriler Birleşmiş Milletler BM Geniş Ekonomik Grupların Sınıflandırması na göre derlenmiş ve standart sağlanması açısından Bütünleştirilmiş Dünya Ticaret Çözümü The World IntegratedTrade Solution WITS verileri kullanılmıştır

Atlas Akademi Yayınları
Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin tamamının gündemini meşgul eden en önemli konulardan birisi olan kamu yönetiminde reform çalışmaları Türk Kamu yönetiminin de pek yabancı olduğu bir olgu değildir Başka bir deyişle ülkemizde idari reform tartışmaları tarihsel olarak değerlendirildiğinde köklü ve uzun bir geçmişe sahip olduğu söylenebilir Gerçekten de Türkiye de idareyi geliştirme yeniden düzenleme modernleşme ya da idari reform çabaları Osmanlı Devleti nden bu yana sürekli gündemde olan ve uzun tarihi geçmişe sahip bir konudur Ancak tarihi süreç içerisinde konu ele alındığında tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi Türkiye de de 1980 den sonra ekonomik siyasal sosyal kültürel ve özellikle bilgi ve iletişim teknolojileri alanında yaşanan baş döndürücü gelişmeler idarenin yeniden yapılandırılması ya da idari reformu ihtiyaç olmaktan çıkartıp bir zorunluluk haline dönüştürmüştür Çünkü söz konusu alanlarda ortaya çıkan değişim ve gelişmeler ile bilgi ve iletişim teknolojilerinin kamu sektöründe özel sektörde sivil toplum kuruluşlarında ve bireylerin günlük yaşantısında kullanılmaya başlaması başta devletin yapısı ve işlevi olmak üzere birey ve toplumların da yapısal ve zihniyet olarak değişim ve dönüşmesine neden olmuştur