MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Türk Meselesi Türk Irkı Savaşları ve Wilson İlkeleri — Kont Leon Valerien Ostrorog

Türk Meselesi Türk Irkı Savaşları ve Wilson İlkeleri
126,00
Türk Tarihi AraştırmalarıTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

Türk Meselesi Türk Irkı Savaşları ve Wilson İlkeleri

Kont Leon Valerien Ostrorog

Dorlion Yayınları

2026136 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Türk Meselesi Türk Irkı Savaşları ve Wilson İlkeleri

Kont Leon Valerien Ostrorog

Kont Léon Valérien Ostrorog un eseri Osmanlı İmparatorluğu nun çözülüş sürecini Türk Meselesi başlığı altında siyasal toplumsal ve hukukî boyutlarıyla ele alır Yazar Avrupa daki güç dengeleri ile Doğu Meselesi ni birbirine bağlayarak Osmanlı nın tasfiyesinin yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğuracağını savunur Almanya nın Osmanlı üzerindeki etkisini ve savaşın imparatorluğu nasıl tarihsel bir kırılma noktasına sürüklediğini analiz ederken meselenin diplomatik boyutunu ekonomik çıkarlar mali denetim mekanizmaları ve büyük devletlerin rekabeti çerçevesinde değerlendirir Bu bağlamda İngiliz ve Fransız nüfuzunun kurumsal araçlarını özellikle maliye bankacılık ve idari reform girişimleri üzerinden inceler Eserin merkezinde Osmanlı coğrafyasının etnik ve dinî çeşitliliği yer alır Yazar imparatorluğu homojen bir Türk devleti olarak değil Araplar Ermeniler Rumlar Kürtler ve Yahudiler gibi birbirinden tarihsel kültürel ve psikolojik bakımdan farklı toplulukların oluşturduğu gevşek bir mozaik olarak tanımlar Bu toplulukların ortak bir siyasal bilinç geliştirememiş olmalarını imparatorluğun yapısal sorununun temel nedeni sayar Dil ekonomi toplumsal konum ve karşılıklı önyargılar üzerinden yapılan çözümlemeler Osmanlı daki birlikte yaşama düzeninin görünürdeki istikrarına rağmen derin bir bütünleşme üretmediğini ortaya koyar Son bölümde ise İslam hukuku ile Türk siyasal karakteri arasındaki ilişki tartışılır Yazar klasik İslam kamu hukukunun gayrimüslimlere tanıdığı statüyü imparatorluğun toplumsal hiyerarşisini belirleyen temel unsur olarak yorumlar Müslüman yönetici sınıf ile vergi veren tebaa arasındaki ayrımın tarihsel sürekliliğine dikkat çeker Türklerin askerî karakteri dil yapısı ve yönetim anlayışı üzerinden yapılan değerlendirmeler imparatorluğun neden kalıcı bir ulusal birlik üretemediği sorusuna cevap arar Sonuçta eser Türk Meselesi ni bir ırk sorunu olarak değil tarih hukuk din ve siyaset iç içe geçmiş karmaşık bir yapısal problem olarak konumlandırır

Şehadet Kitap
128,10

Dorlion Yayınevi

2026136 sf.
Şehadet Kitap

Kont Léon Valérien Ostrorog un eseri Osmanlı İmparatorluğu nun çözülüş sürecini Türk Meselesi başlığı altında siyasal toplumsal ve hukukî boyutlarıyla ele alır Yazar Avrupa daki güç dengeleri ile Doğu Meselesi ni birbirine bağlayarak Osmanlı nın tasfiyesinin yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğuracağını savunur Almanya nın Osmanlı üzerindeki etkisini ve savaşın imparatorluğu nasıl tarihsel bir kırılma noktasına sürüklediğini analiz ederken meselenin diplomatik boyutunu ekonomik çıkarlar mali denetim mekanizmaları ve büyük devletlerin rekabeti çerçevesinde değerlendirir Bu bağlamda İngiliz ve Fransız nüfuzunun kurumsal araçlarını özellikle maliye bankacılık ve idari reform girişimleri üzerinden inceler Eserin merkezinde Osmanlı coğrafyasının etnik ve dinî çeşitliliği yer alır Yazar imparatorluğu homojen bir Türk devleti olarak değil Araplar Ermeniler Rumlar Kürtler ve Yahudiler gibi birbirinden tarihsel kültürel ve psikolojik bakımdan farklı toplulukların oluşturduğu gevşek bir mozaik olarak tanımlar Bu toplulukların ortak bir siyasal bilinç geliştirememiş olmalarını imparatorluğun yapısal sorununun temel nedeni sayar Dil ekonomi toplumsal konum ve karşılıklı önyargılar üzerinden yapılan çözümlemeler Osmanlı daki birlikte yaşama düzeninin görünürdeki istikrarına rağmen derin bir bütünleşme üretmediğini ortaya koyar Son bölümde ise İslam hukuku ile Türk siyasal karakteri arasındaki ilişki tartışılır Yazar klasik İslam kamu hukukunun gayrimüslimlere tanıdığı statüyü imparatorluğun toplumsal hiyerarşisini belirleyen temel unsur olarak yorumlar Müslüman yönetici sınıf ile vergi veren tebaa arasındaki ayrımın tarihsel sürekliliğine dikkat çeker Türklerin askerî karakteri dil yapısı ve yönetim anlayışı üzerinden yapılan değerlendirmeler imparatorluğun neden kalıcı bir ulusal birlik üretemediği sorusuna cevap arar Sonuçta eser Türk Meselesi ni bir ırk sorunu olarak değil tarih hukuk din ve siyaset iç içe geçmiş karmaşık bir yapısal problem olarak konumlandırır

BKM Kitap
130,20

Dorlion Yayınları

136 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Kont Léon Valérien Ostrorog un eseri Osmanlı İmparatorluğu nun çözülüş sürecini Türk Meselesi başlığı altında siyasal toplumsal ve hukukî boyutlarıyla ele alır Yazar Avrupa daki güç dengeleri ile Doğu Meselesi ni birbirine bağlayarak Osmanlı nın tasfiyesinin yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğuracağını savunur Almanya nın Osmanlı üzerindeki etkisini ve savaşın imparatorluğu nasıl tarihsel bir kırılma noktasına sürüklediğini analiz ederken meselenin diplomatik boyutunu ekonomik çıkarlar mali denetim mekanizmaları ve büyük devletlerin rekabeti çerçevesinde değerlendirir Bu bağlamda İngiliz ve Fransız nüfuzunun kurumsal araçlarını özellikle maliye bankacılık ve idari reform girişimleri üzerinden inceler Eserin merkezinde Osmanlı coğrafyasının etnik ve dinî çeşitliliği yer alır Yazar imparatorluğu homojen bir Türk devleti olarak değil Araplar Ermeniler Rumlar Kürtler ve Yahudiler gibi birbirinden tarihsel kültürel ve psikolojik bakımdan farklı toplulukların oluşturduğu gevşek bir mozaik olarak tanımlar Bu toplulukların ortak bir siyasal bilinç geliştirememiş olmalarını imparatorluğun yapısal sorununun temel nedeni sayar Dil ekonomi toplumsal konum ve karşılıklı önyargılar üzerinden yapılan çözümlemeler Osmanlı daki birlikte yaşama düzeninin görünürdeki istikrarına rağmen derin bir bütünleşme üretmediğini ortaya koyar Son bölümde ise İslam hukuku ile Türk siyasal karakteri arasındaki ilişki tartışılır Yazar klasik İslam kamu hukukunun gayrimüslimlere tanıdığı statüyü imparatorluğun toplumsal hiyerarşisini belirleyen temel unsur olarak yorumlar Müslüman yönetici sınıf ile vergi veren tebaa arasındaki ayrımın tarihsel sürekliliğine dikkat çeker Türklerin askerî karakteri dil yapısı ve yönetim anlayışı üzerinden yapılan değerlendirmeler imparatorluğun neden kalıcı bir ulusal birlik üretemediği sorusuna cevap arar Sonuçta eser Türk Meselesi ni bir ırk sorunu olarak değil tarih hukuk din ve siyaset iç içe geçmiş karmaşık bir yapısal problem olarak konumlandırır

Pandora
157,50

Dorlion

2026136 sf.
Pandora

Kont Léon Valérien Ostrorog un eseri Osmanlı İmparatorluğu nun çözülüş sürecini Türk Meselesi başlığı altında siyasal toplumsal ve hukukî boyutlarıyla ele alır Yazar Avrupa daki güç dengeleri ile Doğu Meselesi ni birbirine bağlayarak Osmanlı nın tasfiyesinin yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğuracağını savunur Almanya nın Osmanlı üzerindeki etkisini ve savaşın imparatorluğu nasıl tarihsel bir kırılma noktasına sürüklediğini analiz ederken meselenin diplomatik boyutunu ekonomik çıkarlar mali denetim mekanizmaları ve büyük devletlerin rekabeti çerçevesinde değerlendirir Bu bağlamda İngiliz ve Fransız nüfuzunun kurumsal araçlarını özellikle maliye bankacılık ve idari reform girişimleri üzerinden inceler Eserin merkezinde Osmanlı coğrafyasının etnik ve dinî çeşitliliği yer alır Yazar imparatorluğu homojen bir Türk devleti olarak değil Araplar Ermeniler Rumlar Kürtler ve Yahudiler gibi birbirinden tarihsel kültürel ve psikolojik bakımdan farklı toplulukların oluşturduğu gevşek bir mozaik olarak tanımlar Bu toplulukların ortak bir siyasal bilinç geliştirememiş olmalarını imparatorluğun yapısal sorununun temel nedeni sayar Dil ekonomi toplumsal konum ve karşılıklı önyargılar üzerinden yapılan çözümlemeler Osmanlı daki birlikte yaşama düzeninin görünürdeki istikrarına rağmen derin bir bütünleşme üretmediğini ortaya koyar Son bölümde ise İslam hukuku ile Türk siyasal karakteri arasındaki ilişki tartışılır Yazar klasik İslam kamu hukukunun gayrimüslimlere tanıdığı statüyü imparatorluğun toplumsal hiyerarşisini belirleyen temel unsur olarak yorumlar Müslüman yönetici sınıf ile vergi veren tebaa arasındaki ayrımın tarihsel sürekliliğine dikkat çeker Türklerin askerî karakteri dil yapısı ve yönetim anlayışı üzerinden yapılan değerlendirmeler imparatorluğun neden kalıcı bir ulusal birlik üretemediği sorusuna cevap arar Sonuçta eser Türk Meselesi ni bir ırk sorunu olarak değil tarih hukuk din ve siyaset iç içe geçmiş karmaşık bir yapısal problem olarak konumlandırır

161,70

Türk Meselesi Türk Irkı Savaşları ve Wilson İlkeleri

Kont Leon Valerien Ostrorog

Dorlion Yayınları

2026136 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Kont Léon Valérien Ostrorog un eseri Osmanlı İmparatorluğu nun çözülüş sürecini Türk Meselesi başlığı altında siyasal toplumsal ve hukukî boyutlarıyla ele alır Yazar Avrupa daki güç dengeleri ile Doğu Meselesi ni birbirine bağlayarak Osmanlı nın tasfiyesinin yalnızca bölgesel değil küresel sonuçlar doğuracağını savunur Almanya nın Osmanlı üzerindeki etkisini ve savaşın imparatorluğu nasıl tarihsel bir kırılma noktasına sürüklediğini analiz ederken meselenin diplomatik boyutunu ekonomik çıkarlar mali denetim mekanizmaları ve büyük devletlerin rekabeti çerçevesinde değerlendirir Bu bağlamda İngiliz ve Fransız nüfuzunun kurumsal araçlarını özellikle maliye bankacılık ve idari reform girişimleri üzerinden inceler Eserin merkezinde Osmanlı coğrafyasının etnik ve dinî çeşitliliği yer alır Yazar imparatorluğu homojen bir Türk devleti olarak değil Araplar Ermeniler Rumlar Kürtler ve Yahudiler gibi birbirinden tarihsel kültürel ve psikolojik bakımdan farklı toplulukların oluşturduğu gevşek bir mozaik olarak tanımlar Bu toplulukların ortak bir siyasal bilinç geliştirememiş olmalarını imparatorluğun yapısal sorununun temel nedeni sayar Dil ekonomi toplumsal konum ve karşılıklı önyargılar üzerinden yapılan çözümlemeler Osmanlı daki birlikte yaşama düzeninin görünürdeki istikrarına rağmen derin bir bütünleşme üretmediğini ortaya koyar Son bölümde ise İslam hukuku ile Türk siyasal karakteri arasındaki ilişki tartışılır Yazar klasik İslam kamu hukukunun gayrimüslimlere tanıdığı statüyü imparatorluğun toplumsal hiyerarşisini belirleyen temel unsur olarak yorumlar Müslüman yönetici sınıf ile vergi veren tebaa arasındaki ayrımın tarihsel sürekliliğine dikkat çeker Türklerin askerî karakteri dil yapısı ve yönetim anlayışı üzerinden yapılan değerlendirmeler imparatorluğun neden kalıcı bir ulusal birlik üretemediği sorusuna cevap arar Sonuçta eser Türk Meselesi ni bir ırk sorunu olarak değil tarih hukuk din ve siyaset iç içe geçmiş karmaşık bir yapısal problem olarak konumlandırır