Türk Romanında Tasavvuf — Turan Güler

Türk Romanında Tasavvuf
Turan GülerKitabevi Yayınları
Türk Romanında Tasavvuf
Turan GülerÇalışmanın merkezinde 1980 2000 yılları arasında yazılmış romanlar bulunmakla beraber tasavvufun romandaki seyrini tam olarak görmek adına Tanzimat ın ilk yıllarından itibaren ve hatta öncesi dönemdeki mesnevîlerden başlayarak din ahlâk ve tasavvuf konusunun edebiyattaki varoluş sürecine temas ettik Romanda Filibeli Ahmet Hilmi nin A mak ı Hayal adlı eseri ile başlayan manevî alemlerle yakın ilişki kurma arayışı günümüze kadar farklı yaklaşımlarla müspet ya da menfî mânâda olmak üzere süregelmiştir Kimi yazarlar için tasavvuf bir karanlık ilişkiler yumağı ve tekke karanlık bir dehliz kimi yazarlar içinse insanlığın kurtuluş nizamı olarak eğerlendirilmiş ve bu yönleri ile romanlara konu edilmiştir Metafizik ağırlıklı olmakla beraber sosyolojik yönü de bulunan romanlar ele alınırken ister istemez edebiyat sosyolojisi verilerinden istifade edilmiştir Eliot a göre edebiyat eleştirisi büyük bir ölçüde belli bir din ve ahlâk açısından ele alınmalıdır sosyolojik bir olgu olan din ve ahlâk anlayışı dikkate alınmadan yapılacak edebî eleştirilerin bir yönü ile eksik kalması söz konusudur Eliot a göre son yüzyıllarda edebiyat ve din ayrı kurumlar olarak düşünülmüştür Bu gerçek edebi eserlerin belli bir din ve ahlâk ölçüleri dışında değerlendirilmesi anlamına gelmemelidir Edebi eserlerde ifade bulan ahlâk hükümleri kendileri ister bu değerlerle yaşasın ister yaşamasın çağdaş kuşağın tecrübesinin mahsulleridir Orhan Pamuk Elif Şafak İhsan Oktay Anar gibi dünya görüşleri ve yaşam biçimleri tasavvufî dünya görüşleri ile örtüşmeyen yazarlar olmakla birlikte eserlerinde tasavvufa yer vermişlerdir

Kitabevi Yayınları
Çalismanin merkezinde 1980 2000 yillari arasinda yazilmis romanlar bulunmakla beraber tasavvufun romandaki seyrini tam olarak görmek adina Tanzimat in ilk yillarindan itibaren ve hatta öncesi dönemdeki mesnevîlerden baslayarak din ahlâk ve tasavvuf konusunun edebiyattaki varolus sürecine temas ettik Romanda Filibeli Ahmet Hilmi nin A mak i Hayal adli eseri ile baslayan manevî alemlerle yakin iliski kurma arayisi günümüze kadar farkli yaklasimlarla müspet ya da menfî mânâda olmak üzere süregelmistir Kimi yazarlar için tasavvuf bir karanlik iliskiler yumagi ve tekke karanlik bir dehliz kimi yazarlar içinse insanligin kurtulus nizami olarak egerlendirilmis ve bu yönleri ile romanlara konu edilmistir Metafizik agirlikli olmakla beraber sosyolojik yönü de bulunan romanlar ele alinirken ister istemez edebiyat sosyolojisi verilerinden istifade edilmistir Eliot a göre edebiyat elestirisi büyük bir ölçüde belli bir din ve ahlâk açisindan ele alinmalidir sosyolojik bir olgu olan din ve ahlâk anlayisi dikkate alinmadan yapilacak edebî elestirilerin bir yönü ile eksik kalmasi söz konusudur Eliot a göre son yüzyillarda edebiyat ve din ayri kurumlar olarak düsünülmüstür Bu gerçek edebi eserlerin belli bir din ve ahlâk ölçüleri disinda degerlendirilmesi anlamina gelmemelidir Edebi eserlerde ifade bulan ahlâk hükümleri kendileri ister bu degerlerle yasasin ister yasamasin çagdas kusagin tecrübesinin mahsulleridir Orhan Pamuk Elif Safak Ihsan Oktay Anar gibi dünya görüsleri ve yasam biçimleri tasavvufî dünya görüsleri ile örtüsmeyen yazarlar olmakla birlikte eserlerinde tasavvufa yer vermislerdir

Kitabevi Yayınları
Çalışmanın merkezinde 1980 2000 yılları arasında yazılmış romanlar bulunmakla beraber tasavvufun romandaki seyrini tam olarak görmek adına Tanzimat ın ilk yıllarından itibaren ve hatta öncesi dönemdeki mesnevilerden başlayarak din ahlak ve tasavvuf konusunun edebiyattaki varoluş sürecine temas ettik Romanda Filibeli Ahmet Hilmi nin A mak ı Hayal adlı eseri ile başlayan manevi alemlerle yakın ilişki kurma arayışı günümüze kadar farklı yaklaşımlarla müspet ya da menfi manada olmak üzere süregelmiştir Kimi yazarlar için tasavvuf bir karanlık ilişkiler yumağı ve tekke karanlık bir dehliz kimi yazarlar içinse insanlığın kurtuluş nizamı olarak eğerlendirilmiş ve bu yönleri ile romanlara konu edilmiştir Metafizik ağırlıklı olmakla beraber sosyolojik yönü de bulunan romanlar ele alınırken ister istemez edebiyat sosyolojisi verilerinden istifade edilmiştir Eliot a göre edebiyat eleştirisi büyük bir ölçüde belli bir din ve ahlak açısından ele alınmalıdır sosyolojik bir olgu olan din ve ahlak anlayışı dikkate alınmadan yapılacak edebi eleştirilerin bir yönü ile eksik kalması söz konusudur Eliot a göre son yüzyıllarda edebiyat ve din ayrı kurumlar olarak düşünülmüştür Bu gerçek edebi eserlerin belli bir din ve ahlak ölçüleri dışında değerlendirilmesi anlamına gelmemelidir Edebi eserlerde ifade bulan ahlak hükümleri kendileri ister bu değerlerle yaşasın ister yaşamasın çağdaş kuşağın tecrübesinin mahsulleridir Orhan Pamuk Elif Şafak İhsan Oktay Anar gibi dünya görüşleri ve yaşam biçimleri tasavvufi dünya görüşleri ile örtüşmeyen yazarlar olmakla birlikte eserlerinde tasavvufa yer vermişlerdir

Kitabevi Yayınları
Çalışmanın merkezinde 1980 2000 yılları arasında yazılmış romanlar bulunmakla beraber tasavvufun romandaki seyrini tam olarak görmek adına Tanzimat ın ilk yıllarından itibaren ve hatta öncesi dönemdeki mesnevilerden başlayarak din ahlak ve tasavvuf konusunun edebiyattaki varoluş sürecine temas ettik Romanda Filibeli Ahmet Hilmi nin A mak ı Hayal adlı eseri ile başlayan manevi alemlerle yakın ilişki kurma arayışı günümüze kadar farklı yaklaşımlarla müspet ya da menfi manada olmak üzere süregelmiştir Kimi yazarlar için tasavvuf bir karanlık ilişkiler yumağı ve tekke karanlık bir dehliz kimi yazarlar içinse insanlığın kurtuluş nizamı olarak eğerlendirilmiş ve bu yönleri ile romanlara konu edilmiştir Metafizik ağırlıklı olmakla beraber sosyolojik yönü de bulunan romanlar ele alınırken ister istemez edebiyat sosyolojisi verilerinden istifade edilmiştir Eliot a göre edebiyat eleştirisi büyük bir ölçüde belli bir din ve ahlak açısından ele alınmalıdır sosyolojik bir olgu olan din ve ahlak anlayışı dikkate alınmadan yapılacak edebi eleştirilerin bir yönü ile eksik kalması söz konusudur Eliot a göre son yüzyıllarda edebiyat ve din ayrı kurumlar olarak düşünülmüştür Bu gerçek edebi eserlerin belli bir din ve ahlak ölçüleri dışında değerlendirilmesi anlamına gelmemelidir Edebi eserlerde ifade bulan ahlak hükümleri kendileri ister bu değerlerle yaşasın ister yaşamasın çağdaş kuşağın tecrübesinin mahsulleridir Orhan Pamuk Elif Şafak İhsan Oktay Anar gibi dünya görüşleri ve yaşam biçimleri tasavvufi dünya görüşleri ile örtüşmeyen yazarlar olmakla birlikte eserlerinde tasavvufa yer vermişlerdir

Kitabevi
Çalışmanın merkezinde 1980 2000 yılları arasında yazılmış romanlar bulunmakla beraber tasavvufun romandaki seyrini tam olarak görmek adına Tanzimat ın ilk yıllarından itibaren ve hatta öncesi dönemdeki mesnevîlerden başlayarak din ahlâk ve tasavvuf konusunun edebiyattaki varoluş sürecine temas ettik Romanda Filibeli Ahmet Hilmi nin A mak ı Hayal adlı eseri ile başlayan manevî alemlerle yakın ilişki kurma arayışı günümüze kadar farklı yaklaşımlarla müspet ya da menfî mânâda olmak üzere süregelmiştir Kimi yazarlar için tasavvuf bir karanlık ilişkiler yumağı ve tekke karanlık bir dehliz kimi yazarlar içinse insanlığın kurtuluş nizamı olarak eğerlendirilmiş ve bu yönleri ile romanlara konu edilmiştir Metafizik ağırlıklı olmakla beraber sosyolojik yönü de bulunan romanlar ele alınırken ister istemez edebiyat sosyolojisi verilerinden istifade edilmiştir Eliot a göre edebiyat eleştirisi büyük bir ölçüde belli bir din ve ahlâk açısından ele alınmalıdır sosyolojik bir olgu olan din ve ahlâk anlayışı dikkate alınmadan yapılacak edebî eleştirilerin bir yönü ile eksik kalması söz konusudur Eliot a göre son yüzyıllarda edebiyat ve din ayrı kurumlar olarak düşünülmüştür Bu gerçek edebi eserlerin belli bir din ve ahlâk ölçüleri dışında değerlendirilmesi anlamına gelmemelidir Edebi eserlerde ifade bulan ahlâk hükümleri kendileri ister bu değerlerle yaşasın ister yaşamasın çağdaş kuşağın tecrübesinin mahsulleridir Orhan Pamuk Elif Şafak İhsan Oktay Anar gibi dünya görüşleri ve yaşam biçimleri tasavvufî dünya görüşleri ile örtüşmeyen yazarlar olmakla birlikte eserlerinde tasavvufa yer vermişlerdir