Türk Tarihinin Çağları — Konurlap Ercilasun

Türk Tarihinin Çağları
Konurlap ErcilasunÖtüken Neşriyat
Türk Tarihinin Çağları
Konurlap ErcilasunTarih yazmak için bilmek lazım zannedersiniz Doğru zannedersiniz Fakat bilgi tarihçi olmaya yetmez İnternet yaşayan bütün tarihçilerden daha bilgilidir Bir bilgisayar diski hatta bir flaş disk bile öyledir Tarihçi olmak için kültür gerekir sezgi gerekir Bunlarsız tarihçi olunmaz Belki tarih teknisyeni olunur Rahmetli Yılmaz Öztuna bir defasında bunun adını da koymuştu Benim ekolüm intüitif ekoldür dediğini hatırlıyorum Sezgiye dayanan Sezgiye dayanan dediyse havariler gibi gaipten sezgi alıp yazan değil tabii Tarihçi temelde belgeye dayanır ve bazıları sadece belgeye dayanır Öztuna öyleydi Arkeolojiye linguistiğe ve sosyolojiye ihtiyatla yaklaşırdı Peki sezgi Sezgi belgelerin sentezinde yorumunda öne çıkar Konuralp Ercilasun da o yaşayışı o sezgiyi gördüm Bu bir tarih kitabı ama aslında bir tarih felsefesi ve metodolojisi kitabı Bir dönem bilinip yazılabilir Fakat binlerce yılı bilmek Yetmez Duymak hissetmek Sonra da bunların tamamını bir arada görebilmek Çağları ancak öyle yazabilirsiniz Ne demek istediğimi tam anlamak için okumaya devam etmelisiniz İskender Öksüz Tarihin belli zaman aralıklarına tasnif edilmesi Batı tarihçiliğinin gitgide uzmanlaşmaya varacak eğilimlerinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır Ayrıca bu konuda modern tarih eğitiminin meseleleri kavrama ve kolaylaştırmaya dönük eğitim odaklı çabalarının katkısı da göz ardı edilemez Türk tarihçiliği de bir bilim olarak şekillenmeye başladığı andan itibaren bu meseleye el atmış Türk tarihini belli dönemler içerisinde ele almak tarih yazıcılığımızın en erken konu başlıklarından biri olarak şekillenmeye başlamıştır Bununla birlikte bu konuda bugün bile bir mutabakata varıldığı söylenemez Konuralp Ercilasun Atsız dan Zeki Velidi ye İbrahim Kafesoğlu ndan çağdaş tarihçiliğimize uzanan süreçte bir yordam oluşturucu bu önemli başlık üzerine yaptığı çalışmaları anlamlı bir bütün hâlinde bir araya getirdi Böylece yalnız konunun uzmanlarını değil entelektüel ilgisi bu alana yönelmiş okuru da duru ve akıcı bir dille Türk tarihinin tayin edici noktaları siyasi coğrafi demografik merkezleri ve bütüncül bir tarih anlayışının rehberliğinde aydınlatan Türk Tarihinin Çağları ortaya çıktı Tarihimizi kavrama konusunda objektif ölçüler içerisinde beş ana başlığın tespit edildiği çalışma şüphesiz bu alanda bir el kitabı ihtiyacını da karşılayacaktır

Ötüken Neşriyat
Tarih yazmak için bilmek lazım zannedersiniz Doğru zannedersiniz Fakat bilgi tarihçi olmaya yetmez İnternet yaşayan bütün tarihçilerden daha bilgilidir Bir bilgisayar diski hatta bir flaş disk bile öyledir Tarihçi olmak için kültür gerekir sezgi gerekir Bunlarsız tarihçi olunmaz Belki tarih teknisyeni olunur Rahmetli Yılmaz Öztuna bir defasında bunun adını da koymuştu Benim ekolüm intüitif ekoldür dediğini hatırlıyorum Sezgiye dayanan Sezgiye dayanan dediyse havariler gibi gaipten sezgi alıp yazan değil tabii Tarihçi temelde belgeye dayanır ve bazıları sadece belgeye dayanır Öztuna öyleydi Arkeolojiye linguistiğe ve sosyolojiye ihtiyatla yaklaşırdı Peki sezgi Sezgi belgelerin sentezinde yorumunda öne çıkar Konuralp Ercilasun da o yaşayışı o sezgiyi gördüm Bu bir tarih kitabı ama aslında bir tarih felsefesi ve metodolojisi kitabı Bir dönem bilinip yazılabilir Fakat binlerce yılı bilmek Yetmez Duymak hissetmek Sonra da bunların tamamını bir arada görebilmek Çağları ancak öyle yazabilirsiniz Ne demek istediğimi tam anlamak için okumaya devam etmelisiniz İskender ÖksüzTarihin belli zaman aralıklarına tasnif edilmesi Batı tarihçiliğinin gitgide uzmanlaşmaya varacak eğilimlerinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır Ayrıca bu konuda modern tarih eğitiminin meseleleri kavrama ve kolaylaştırmaya dönük eğitim odaklı çabalarının katkısı da göz ardı edilemez Türk tarihçiliği de bir bilim olarak şekillenmeye başladığı andan itibaren bu meseleye el atmış Türk tarihini belli dönemler içerisinde ele almak tarih yazıcılığımızın en erken konu başlıklarından biri olarak şekillenmeye başlamıştır Bununla birlikte bu konuda bugün bile bir mutabakata varıldığı söylenemez Konuralp Ercilasun Atsız dan Zeki Velidi ye İbrahim Kafesoğlu ndan çağdaş tarihçiliğimize uzanan süreçte bir yordam oluşturucu bu önemli başlık üzerine yaptığı çalışmaları anlamlı bir bütün hâlinde bir araya getirdi Böylece yalnız konunun uzmanlarını değil entelektüel ilgisi bu alana yönelmiş okuru da duru ve akıcı bir dille Türk tarihinin tayin edici noktaları siyasi coğrafi demografik merkezleri ve bütüncül bir tarih anlayışının rehberliğinde aydınlatan Türk Tarihinin Çağları ortaya çıktı Tarihimizi kavrama konusunda objektif ölçüler içerisinde beş ana başlığın tespit edildiği çalışma şüphesiz bu alanda bir el kitabı ihtiyacını da karşılayacaktır

Ötüken Neşriyat
Tarih yazmak için bilmek lazım zannedersiniz Doğru zannedersiniz Fakat bilgi tarihçi olmaya yetmez İnternet yaşayan bütün tarihçilerden daha bilgilidir Bir bilgisayar diski hatta bir flaş disk bile öyledir Tarihçi olmak için kültür gerekir sezgi gerekir Bunlarsız tarihçi olunmaz Belki tarih teknisyeni olunur Rahmetli Yılmaz Öztuna bir defasında bunun adını da koymuştu Benim ekolüm intüitif ekoldür dediğini hatırlıyorum Sezgiye dayanan Sezgiye dayanan dediyse havariler gibi gaipten sezgi alıp yazan değil tabii Tarihçi temelde belgeye dayanır ve bazıları sadece belgeye dayanır Öztuna öyleydi Arkeolojiye linguistiğe ve sosyolojiye ihtiyatla yaklaşırdı Peki sezgi Sezgi belgelerin sentezinde yorumunda öne çıkar Konuralp Ercilasun da o yaşayışı o sezgiyi gördüm Bu bir tarih kitabı ama aslında bir tarih felsefesi ve metodolojisi kitabı Bir dönem bilinip yazılabilir Fakat binlerce yılı bilmek Yetmez Duymak hissetmek Sonra da bunların tamamını bir arada görebilmek Çağları ancak öyle yazabilirsiniz Ne demek istediğimi tam anlamak için okumaya devam etmelisiniz İskender Öksüz Tarihin belli zaman aralıklarına tasnif edilmesi Batı tarihçiliğinin gitgide uzmanlaşmaya varacak eğilimlerinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır Ayrıca bu konuda modern tarih eğitiminin meseleleri kavrama ve kolaylaştırmaya dönük eğitim odaklı çabalarının katkısı da göz ardı edilemez Türk tarihçiliği de bir bilim olarak şekillenmeye başladığı andan itibaren bu meseleye el atmış Türk tarihini belli dönemler içerisinde ele almak tarih yazıcılığımızın en erken konu başlıklarından biri olarak şekillenmeye başlamıştır Bununla birlikte bu konuda bugün bile bir mutabakata varıldığı söylenemez Konuralp Ercilasun Atsız dan Zeki Velidi ye İbrahim Kafesoğlu ndan çağdaş tarihçiliğimize uzanan süreçte bir yordam oluşturucu bu önemli başlık üzerine yaptığı çalışmaları anlamlı bir bütün hâlinde bir araya getirdi Böylece yalnız konunun uzmanlarını değil entelektüel ilgisi bu alana yönelmiş okuru da duru ve akıcı bir dille Türk tarihinin tayin edici noktaları siyasi coğrafi demografik merkezleri ve bütüncül bir tarih anlayışının rehberliğinde aydınlatan Türk Tarihinin Çağları ortaya çıktı Tarihimizi kavrama konusunda objektif ölçüler içerisinde beş ana başlığın tespit edildiği çalışma şüphesiz bu alanda bir el kitabı ihtiyacını da karşılayacaktır

Ötüken Neşriyat
Tarih yazmak için bilmek lazım zannedersiniz Doğru zannedersiniz Fakat bilgi tarihçi olmaya yetmez İnternet yaşayan bütün tarihçilerden daha bilgilidir Bir bilgisayar diski hatta bir flaş disk bile öyledir Tarihçi olmak için kültür gerekir sezgi gerekir Bunlarsız tarihçi olunmaz Belki tarih teknisyeni olunur Rahmetli Yılmaz Öztuna bir defasında bunun adını da koymuştu Benim ekolüm intüitif ekoldür dediğini hatırlıyorum Sezgiye dayanan Sezgiye dayanan dediyse havariler gibi gaipten sezgi alıp yazan değil tabii Tarihçi temelde belgeye dayanır ve bazıları sadece belgeye dayanır Öztuna öyleydi Arkeolojiye linguistiğe ve sosyolojiye ihtiyatla yaklaşırdı Peki sezgi Sezgi belgelerin sentezinde yorumunda öne çıkar Konuralp Ercilasun da o yaşayışı o sezgiyi gördüm Bu bir tarih kitabı ama aslında bir tarih felsefesi ve metodolojisi kitabı Bir dönem bilinip yazılabilir Fakat binlerce yılı bilmek Yetmez Duymak hissetmek Sonra da bunların tamamını bir arada görebilmek Çağları ancak öyle yazabilirsiniz Ne demek istediğimi tam anlamak için okumaya devam etmelisiniz İskender Öksüz Tarihin belli zaman aralıklarına tasnif edilmesi Batı tarihçiliğinin gitgide uzmanlaşmaya varacak eğilimlerinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır Ayrıca bu konuda modern tarih eğitiminin meseleleri kavrama ve kolaylaştırmaya dönük eğitim odaklı çabalarının katkısı da göz ardı edilemez Türk tarihçiliği de bir bilim olarak şekillenmeye başladığı andan itibaren bu meseleye el atmış Türk tarihini belli dönemler içerisinde ele almak tarih yazıcılığımızın en erken konu başlıklarından biri olarak şekillenmeye başlamıştır Bununla birlikte bu konuda bugün bile bir mutabakata varıldığı söylenemez Konuralp Ercilasun Atsız dan Zeki Velidi ye İbrahim Kafesoğlu ndan çağdaş tarihçiliğimize uzanan süreçte bir yordam oluşturucu bu önemli başlık üzerine yaptığı çalışmaları anlamlı bir bütün hâlinde bir araya getirdi Böylece yalnız konunun uzmanlarını değil entelektüel ilgisi bu alana yönelmiş okuru da duru ve akıcı bir dille Türk tarihinin tayin edici noktaları siyasi coğrafi demografik merkezleri ve bütüncül bir tarih anlayışının rehberliğinde aydınlatan Türk Tarihinin Çağları ortaya çıktı Tarihimizi kavrama konusunda objektif ölçüler içerisinde beş ana başlığın tespit edildiği çalışma şüphesiz bu alanda bir el kitabı ihtiyacını da karşılayacaktır

Ötüken Neşriyat
Tarih yazmak için bilmek lazım zannedersiniz Doğru zannedersiniz Fakat bilgi tarihçi olmaya yetmez İnternet yaşayan bütün tarihçilerden daha bilgilidir Bir bilgisayar diski hatta bir flaş disk bile öyledir Tarihçi olmak için kültür gerekir sezgi gerekir Bunlarsız tarihçi olunmaz Belki tarih teknisyeni olunur Rahmetli Yılmaz Öztuna bir defasında bunun adını da koymuştu Benim ekolüm intüitif ekoldür dediğini hatırlıyorum Sezgiye dayanan Sezgiye dayanan dediyse havariler gibi gaipten sezgi alıp yazan değil tabii Tarihçi temelde belgeye dayanır ve bazıları sadece belgeye dayanır Öztuna öyleydi Arkeolojiye linguistiğe ve sosyolojiye ihtiyatla yaklaşırdı Peki sezgi Sezgi belgelerin sentezinde yorumunda öne çıkar Konuralp Ercilasun da o yaşayışı o sezgiyi gördüm Bu bir tarih kitabı ama aslında bir tarih felsefesi ve metodolojisi kitabı Bir dönem bilinip yazılabilir Fakat binlerce yılı bilmek Yetmez Duymak hissetmek Sonra da bunların tamamını bir arada görebilmek Çağları ancak öyle yazabilirsiniz Ne demek istediğimi tam anlamak için okumaya devam etmelisiniz İskender Öksüz Tarihin belli zaman aralıklarına tasnif edilmesi Batı tarihçiliğinin gitgide uzmanlaşmaya varacak eğilimlerinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır Ayrıca bu konuda modern tarih eğitiminin meseleleri kavrama ve kolaylaştırmaya dönük eğitim odaklı çabalarının katkısı da göz ardı edilemez Türk tarihçiliği de bir bilim olarak şekillenmeye başladığı andan itibaren bu meseleye el atmış Türk tarihini belli dönemler içerisinde ele almak tarih yazıcılığımızın en erken konu başlıklarından biri olarak şekillenmeye başlamıştır Bununla birlikte bu konuda bugün bile bir mutabakata varıldığı söylenemez Konuralp Ercilasun Atsız dan Zeki Velidi ye İbrahim Kafesoğlu ndan çağdaş tarihçiliğimize uzanan süreçte bir yordam oluşturucu bu önemli başlık üzerine yaptığı çalışmaları anlamlı bir bütün hâlinde bir araya getirdi Böylece yalnız konunun uzmanlarını değil entelektüel ilgisi bu alana yönelmiş okuru da duru ve akıcı bir dille Türk tarihinin tayin edici noktaları siyasi coğrafi demografik merkezleri ve bütüncül bir tarih anlayışının rehberliğinde aydınlatan Türk Tarihinin Çağları ortaya çıktı Tarihimizi kavrama konusunda objektif ölçüler içerisinde beş ana başlığın tespit edildiği çalışma şüphesiz bu alanda bir el kitabı ihtiyacını da karşılayacaktır

Ötüken Neşriyat
Konurlap Ercilasun tarafından kaleme alınan Türk Tarihinin Çağları Ötüken Neşriyat eseri olarak okurlarla buluşuyor Türk Tarihinin Çağları Konurlap Ercilasun Kitap Özeti Tarih yazmak için bilmek lazım zannedersiniz Doğru zannedersiniz Fakat bilgi tarihçi olmaya yetmez İnternet yaşayan bütün tarihçilerden daha bilgilidir Bir bilgisayar diski hatta bir flaş disk bile öyledir Tarihçi olmak için kültür gerekir sezgi gerekir Bunlarsız tarihçi olunmaz Belki tarih teknisyeni olunur Rahmetli Yılmaz Öztuna bir defasında bunun adını da koymuştu Benim ekolüm intüitif ekoldür dediğini hatırlıyorum Sezgiye dayanan Sezgiye dayanan dediyse havariler gibi gaipten sezgi alıp yazan değil tabii Tarihçi temelde belgeye dayanır ve bazıları sadece belgeye dayanır Öztuna öyleydi Arkeolojiye linguistiğe ve sosyolojiye ihtiyatla yaklaşırdı Peki sezgi Sezgi belgelerin sentezinde yorumunda öne çıkar Konuralp Ercilasunda o yaşayışı o sezgiyi gördüm Bu bir tarih kitabı ama aslında bir tarih felsefesi ve metodolojisi kitabı Bir dönem bilinip yazılabilir Fakat binlerce yılı bilmek Yetmez Duymak hissetmek Sonra da bunların tamamını bir arada görebilmek Çağları ancak öyle yazabilirsiniz Ne demek istediğimi tam anlamak için okumaya devam etmelisiniz İskender Öksüz Tarihin belli zaman aralıklarına tasnif edilmesi Batı tarihçiliğinin gitgide uzmanlaşmaya varacak eğilimlerinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır Ayrıca bu konuda modern tarih eğitiminin meseleleri kavrama ve kolaylaştırmaya dönük eğitim odaklı çabalarının katkısı da göz ardı edilemez Türk tarihçiliği de bir bilim olarak şekillenmeye başladığı andan itibaren bu meseleye el atmış Türk tarihini belli dönemler içerisinde ele almak tarih yazıcılığımızın en erken konu başlıklarından biri olarak şekillenmeye başlamıştır Bununla birlikte bu konuda bugün bile bir mutabakata varıldığı söylenemez Konuralp Ercilasun Atsız dan Zeki Velidi ye İbrahim Kafesoğlu ndan çağdaş tarihçiliğimize uzanan süreçte bir yordam oluşturucu bu önemli başlık üzerine yaptığı çalışmaları anlamlı bir bütün hâlinde bir araya getirdi Böylece yalnız konunun uzmanlarını değil entelektüel ilgisi bu alana yönelmiş okuru da duru ve akıcı bir dille Türk tarihinin tayin edici noktaları siyasi coğrafi demografik merkezleri ve bütüncül bir tarih anlayışının rehberliğinde aydınlatan Türk Tarihinin Çağları ortaya çıktı Tarihimizi kavrama konusunda objektif ölçüler içerisinde beş ana başlığın tespit edildiği çalışma şüphesiz bu alanda bir el kitabı ihtiyacını da karşılayacaktır Yayınevi Ötüken Neşriyat Yazar Konurlap Ercilasun Sayfa 200 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Mayıs 2020 Barkod 9786051559216 Kategori Türk Tarihi Araştırmaları

Ötüken Neşriyat
Tarih yazmak için bilmek lazım zannedersiniz Doğru zannedersiniz Fakat bilgi tarihçi olmaya yetmez İnternet yaşayan bütün tarihçilerden daha bilgilidir Bir bilgisayar diski hatta bir flaş disk bile öyledir Tarihçi olmak için kültür gerekir sezgi gerekir Bunlarsız tarihçi olunmaz Belki tarih teknisyeni olunur Rahmetli Yılmaz Öztuna bir defasında bunun adını da koymuştu Benim ekolüm intüitif ekoldür dediğini hatırlıyorum Sezgiye dayanan Sezgiye dayanan dediyse havariler gibi gaipten sezgi alıp yazan değil tabii Tarihçi temelde belgeye dayanır ve bazıları sadece belgeye dayanır Öztuna öyleydi Arkeolojiye linguistiğe ve sosyolojiye ihtiyatla yaklaşırdı Peki sezgi Sezgi belgelerin sentezinde yorumunda öne çıkar Konuralp Ercilasun da o yaşayışı o sezgiyi gördüm Bu bir tarih kitabı ama aslında bir tarih felsefesi ve metodolojisi kitabı Bir dönem bilinip yazılabilir Fakat binlerce yılı bilmek Yetmez Duymak hissetmek Sonra da bunların tamamını bir arada görebilmek Çağları ancak öyle yazabilirsiniz Ne demek istediğimi tam anlamak için okumaya devam etmelisiniz İskender Öksüz Tarihin belli zaman aralıklarına tasnif edilmesi Batı tarihçiliğinin gitgide uzmanlaşmaya varacak eğilimlerinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır Ayrıca bu konuda modern tarih eğitiminin meseleleri kavrama ve kolaylaştırmaya dönük eğitim odaklı çabalarının katkısı da göz ardı edilemez Türk tarihçiliği de bir bilim olarak şekillenmeye başladığı andan itibaren bu meseleye el atmış Türk tarihini belli dönemler içerisinde ele almak tarih yazıcılığımızın en erken konu başlıklarından biri olarak şekillenmeye başlamıştır Bununla birlikte bu konuda bugün bile bir mutabakata varıldığı söylenemez Konuralp Ercilasun Atsız dan Zeki Velidi ye İbrahim Kafesoğlu ndan çağdaş tarihçiliğimize uzanan süreçte bir yordam oluşturucu bu önemli başlık üzerine yaptığı çalışmaları anlamlı bir bütün hâlinde bir araya getirdi Böylece yalnız konunun uzmanlarını değil entelektüel ilgisi bu alana yönelmiş okuru da duru ve akıcı bir dille Türk tarihinin tayin edici noktaları siyasi coğrafi demografik merkezleri ve bütüncül bir tarih anlayışının rehberliğinde aydınlatan Türk Tarihinin Çağları ortaya çıktı Tarihimizi kavrama konusunda objektif ölçüler içerisinde beş ana başlığın tespit edildiği çalışma şüphesiz bu alanda bir el kitabı ihtiyacını da karşılayacaktır

Ötüken Neşriyat
Tarih yazmak için bilmek lazım zannedersiniz Doğru zannedersiniz Fakat bilgi tarihçi olmaya yetmez İnternet yaşayan bütün tarihçilerden daha bilgilidir Bir bilgisayar diski hatta bir flaş disk bile öyledir Tarihçi olmak için kültür gerekir sezgi gerekir Bunlarsız tarihçi olunmaz Belki tarih teknisyeni olunur Rahmetli Yılmaz Öztuna bir defasında bunun adını da koymuştu Benim ekolüm intüitif ekoldür dediğini hatırlıyorum Sezgiye dayanan Sezgiye dayanan dediyse havariler gibi gaipten sezgi alıp yazan değil tabii Tarihçi temelde belgeye dayanır ve bazıları sadece belgeye dayanır Öztuna öyleydi Arkeolojiye linguistiğe ve sosyolojiye ihtiyatla yaklaşırdı Peki sezgi Sezgi belgelerin sentezinde yorumunda öne çıkar Konuralp Ercilasun da o yaşayışı o sezgiyi gördüm Bu bir tarih kitabı ama aslında bir tarih felsefesi ve metodolojisi kitabı Bir dönem bilinip yazılabilir Fakat binlerce yılı bilmek Yetmez Duymak hissetmek Sonra da bunların tamamını bir arada görebilmek Çağları ancak öyle yazabilirsiniz Ne demek istediğimi tam anlamak için okumaya devam etmelisiniz İskender Öksüz Tarihin belli zaman aralıklarına tasnif edilmesi Batı tarihçiliğinin gitgide uzmanlaşmaya varacak eğilimlerinin ürünü olarak ortaya çıkmıştır Ayrıca bu konuda modern tarih eğitiminin meseleleri kavrama ve kolaylaştırmaya dönük eğitim odaklı çabalarının katkısı da göz ardı edilemez Türk tarihçiliği de bir bilim olarak şekillenmeye başladığı andan itibaren bu meseleye el atmış Türk tarihini belli dönemler içerisinde ele almak tarih yazıcılığımızın en erken konu başlıklarından biri olarak şekillenmeye başlamıştır Bununla birlikte bu konuda bugün bile bir mutabakata varıldığı söylenemez Konuralp Ercilasun Atsız dan Zeki Velidi ye İbrahim Kafesoğlu ndan çağdaş tarihçiliğimize uzanan süreçte bir yordam oluşturucu bu önemli başlık üzerine yaptığı çalışmaları anlamlı bir bütün hâlinde bir araya getirdi Böylece yalnız konunun uzmanlarını değil entelektüel ilgisi bu alana yönelmiş okuru da duru ve akıcı bir dille Türk tarihinin tayin edici noktaları siyasi coğrafi demografik merkezleri ve bütüncül bir tarih anlayışının rehberliğinde aydınlatan Türk Tarihinin Çağları ortaya çıktı Tarihimizi kavrama konusunda objektif ölçüler içerisinde beş ana başlığın tespit edildiği çalışma şüphesiz bu alanda bir el kitabı ihtiyacını da karşılayacaktır img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img