Türk ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk — Hani Astolin

Türk ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk
Hani AstolinCinius Yayınları
Türk ün Gizlenen Bilgisini Arayan Türk
Hani AstolinFelsefe düşüngü işine girmiyoruz yeni düşün adamları çıkmıyor tartışmayı öğrenemiyoruz Konuşmayı bile He ya He ya diye götürüyoruz Önden düşünce gelişmeyince O şunu der diyeceğimiz iyi önderler yetişmiyor Dorukları ele geçirenler çıkar ilişkilerini iyi kullanan uyanıklar oluyor Düşünce atışmasında yenik düşmemek için ikircikli düşüngüyü felsefeyi kaldırıyorlar Oluşan sürüye çobanlık ediliyor bu sürü ile de bir yere varılamıyor Sah olmayan yalvaç ne sabı bekler ne sabahı ya kullanır öldürür ya öldürür kullanır Boşuna mı diri diri gömülen çocuklar boşuna mı beklenir bahadır getiren sabahlar Yaman çelişki değil mi Apış topulları tarikatları bir alışkanlığa kapatan büyü yapar Kendini alışkanlığa kaptıran topulmut tarikat üyesi kendini bile unutur da başka topul içinde Bomm diye patlatır canlı bomba Sanat niye büyük kümelere ulaşamaz Niye tüm betikleri sanatsal yapıtları tüm insanlar anlayamaz Sanatı insanın gelişimini önleyen mosavan zalavan apışlar yüzünden mi Emme tanrılarla bağımız sonsuza değin sürecek bu dünkü dinlerle dünkü yalvaçlardan bağımsız bir inanç Bağ kurabilenlerin içinden kimileri iletme görevini üstlenip yalvaç olurken kimileri Tanrı vergisi yeteneklerine göre bilge bilim insanı manı yapan müzisyen essa gibi yapan ressam daha sayayım mı şair heykeltıraş yontman yazar ve daha nice sanat sağaltım öğretmenlik görevi üstlenecekler Dinlere dinlemelere sıkışmış bir ülgen tinli gördüğünüzde ona sorun onunla sorgulayın konuşun kurtulma yollarını açın kazıyın çizin güncelleyerek yazın okuyun ona sıkıştığı yerden ayrılmadan sıkıştığı yerden kaçmanın yolunu gösterin seçimi ona bırakın bunun adı sanattır Sıkışma olmasaydı sanat olmazdı İyi ile kötü iç içe sarmaldır Önemli olan bu yeryüzü koşullarında katı olan çöken kötülüğün üzerine basa basa mı iyilik yükseliyor yoksa iyiliği eze eze kötülük mü yükseliyor Bu nedenle sanat bir savaşım aracıdır Ne der Atatürk Tümünüz milletvekili olabilirsiniz bakan olabilirsiniz Cumhurbaşkanı bile olabilirsiniz ancak sanatkâr olamazsınız Dünya zıtlıklar üzerine kurulmuştur Bu zıtlıklardan birisi de iyilik ve kötülük kavramlarıdır Hangisi güçlüyse diğerini bastırır ve insana hâkim olur Yılmadan korkmadan çalışarak kötünün getirdiklerini görüp iyinin ardından koşmak gerekir Böylece birlik olunur güç kazanılır insanlığın evrim yolunda ilerlemesi sağlanır Bilinç iyiyi kavrama yönünde eğitilmelidir yoksa geçici fayda uğruna akıl şaşar çığ gibi büyüyen kötülükler sarar dünyayı ve insan aç gözlülüğünün kurbanı olarak yaşamaya devam eder ta ki gönlü genişleyip uyanıncaya kadar

Cinius Yayınları
Felsefe düşüngü işine girmiyoruz yeni düşün adamları çıkmıyor tartışmayı öğrenemiyoruz Konuşmayı bile He ya He ya diye götürüyoruz Önden düşünce gelişmeyince O şunu der diyeceğimiz iyi önderler yetişmiyor Dorukları ele geçirenler çıkar ilişkilerini iyi kullanan uyanıklar oluyor Düşünce atışmasında yenik düşmemek için ikircikli düşüngüyü felsefeyi kaldırıyorlar Oluşan sürüye çobanlık ediliyor bu sürü ile de bir yere varılamıyor Sah olmayan yalvaç ne sabı bekler ne sabahı ya kullanır öldürür ya öldürür kullanır Boşuna mı diri diri gömülen çocuklar boşuna mı beklenir bahadır getiren sabahlar Yaman çelişki değil mi Apış topulları tarikatları bir alışkanlığa kapatan büyü yapar Kendini alışkanlığa kaptıran topulmut tarikat üyesi kendini bile unutur da başka topul içinde Bomm diye patlatır canlı bomba Sanat niye büyük kümelere ulaşamaz Niye tüm betikleri sanatsal yapıtları tüm insanlar anlayamaz Sanatı insanın gelişimini önleyen mosavan zalavan apışlar yüzünden mi Emme tanrılarla bağımız sonsuza değin sürecek bu dünkü dinlerle dünkü yalvaçlardan bağımsız bir inanç Bağ kurabilenlerin içinden kimileri iletme görevini üstlenip yalvaç olurken kimileri Tanrı vergisi yeteneklerine göre bilge bilim insanı manı yapan müzisyen essa gibi yapan ressam daha sayayım mı şair heykeltıraş yontman yazar ve daha nice sanat sağaltım öğretmenlik görevi üstlenecekler Dinlere dinlemelere sıkışmış bir ülgen tinli gördüğünüzde ona sorun onunla sorgulayın konuşun kurtulma yollarını açın kazıyın çizin güncelleyerek yazın okuyun ona sıkıştığı yerden ayrılmadan sıkıştığı yerden kaçmanın yolunu gösterin seçimi ona bırakın bunun adı sanattır Sıkışma olmasaydı sanat olmazdı İyi ile kötü iç içe sarmaldır Önemli olan bu yeryüzü koşullarında katı olan çöken kötülüğün üzerine basa basa mı iyilik yükseliyor yoksa iyiliği eze eze kötülük mü yükseliyor Bu nedenle sanat bir savaşım aracıdır Ne der Atatürk Tümünüz milletvekili olabilirsiniz bakan olabilirsiniz Cumhurbaşkanı bile olabilirsiniz ancak sanatkâr olamazsınız Dünya zıtlıklar üzerine kurulmuştur Bu zıtlıklardan birisi de iyilik ve kötülük kavramlarıdır Hangisi güçlüyse diğerini bastırır ve insana hâkim olur Yılmadan korkmadan çalışarak kötünün getirdiklerini görüp iyinin ardından koşmak gerekir Böylece birlik olunur güç kazanılır insanlığın evrim yolunda ilerlemesi sağlanır Bilinç iyiyi kavrama yönünde eğitilmelidir yoksa geçici fayda uğruna akıl şaşar çığ gibi büyüyen kötülükler sarar dünyayı ve insan aç gözlülüğünün kurbanı olarak yaşamaya devam eder ta ki gönlü genişleyip uyanıncaya kadar

Cinius
Felsefe düşüngü işine girmiyoruz yeni düşün adamları çıkmıyor tartışmayı öğrenemiyoruz Konuşmayı bile He ya He ya diye götürüyoruz Önden düşünce gelişmeyince O şunu der diyeceğimiz iyi önderler yetişmiyor Dorukları ele geçirenler çıkar ilişkilerini iyi kullanan uyanıklar oluyor Düşünce atışmasında yenik düşmemek için ikircikli düşüngüyü felsefeyi kaldırıyorlar Oluşan sürüye çobanlık ediliyor bu sürü ile de bir yere varılamıyor Sah olmayan yalvaç ne sabı bekler ne sabahı ya kullanır öldürür ya öldürür kullanır Boşuna mı diri diri gömülen çocuklar boşuna mı beklenir bahadır getiren sabahlar Yaman çelişki değil mi Apış topulları tarikatları bir alışkanlığa kapatan büyü yapar Kendini alışkanlığa kaptıran topulmut tarikat üyesi kendini bile unutur da başka topul içinde Bomm diye patlatır canlı bomba Sanat niye büyük kümelere ulaşamaz Niye tüm betikleri sanatsal yapıtları tüm insanlar anlayamaz Sanatı insanın gelişimini önleyen mosavan zalavan apışlar yüzünden mi Emme tanrılarla bağımız sonsuza değin sürecek bu dünkü dinlerle dünkü yalvaçlardan bağımsız bir inanç Bağ kurabilenlerin içinden kimileri iletme görevini üstlenip yalvaç olurken kimileri Tanrı vergisi yeteneklerine göre bilge bilim insanı manı yapan müzisyen essa gibi yapan ressam daha sayayım mı şair heykeltıraş yontman yazar ve daha nice sanat sağaltım öğretmenlik görevi üstlenecekler Dinlere dinlemelere sıkışmış bir ülgen tinli gördüğünüzde ona sorun onunla sorgulayın konuşun kurtulma yollarını açın kazıyın çizin güncelleyerek yazın okuyun ona sıkıştığı yerden ayrılmadan sıkıştığı yerden kaçmanın yolunu gösterin seçimi ona bırakın bunun adı sanattır Sıkışma olmasaydı sanat olmazdı İyi ile kötü iç içe sarmaldır Önemli olan bu yeryüzü koşullarında katı olan çöken kötülüğün üzerine basa basa mı iyilik yükseliyor yoksa iyiliği eze eze kötülük mü yükseliyor Bu nedenle sanat bir savaşım aracıdır Ne der Atatürk Tümünüz milletvekili olabilirsiniz bakan olabilirsiniz Cumhurbaşkanı bile olabilirsiniz ancak sanatkâr olamazsınız Dünya zıtlıklar üzerine kurulmuştur Bu zıtlıklardan birisi de iyilik ve kötülük kavramlarıdır Hangisi güçlüyse diğerini bastırır ve insana hâkim olur Yılmadan korkmadan çalışarak kötünün getirdiklerini görüp iyinin ardından koşmak gerekir Böylece birlik olunur güç kazanılır insanlığın evrim yolunda ilerlemesi sağlanır Bilinç iyiyi kavrama yönünde eğitilmelidir yoksa geçici fayda uğruna akıl şaşar çığ gibi büyüyen kötülükler sarar dünyayı ve insan aç gözlülüğünün kurbanı olarak yaşamaya devam eder ta ki gönlü genişleyip uyanıncaya kadar Tanıtım Bülteninden

Cinius Yayınları
Felsefe düşüngü işine girmiyoruz yeni düşün adamları çıkmıyor tartışmayı öğrenemiyoruz Konuşmayı bile He ya He ya diye götürüyoruz Önden düşünce gelişmeyince O şunu der diyeceğimiz iyi önderler yetişmiyor Dorukları ele geçirenler çıkar ilişkilerini iyi kullanan uyanıklar oluyor Düşünce atışmasında yenik düşmemek için ikircikli düşüngüyü felsefeyi kaldırıyorlar Oluşan sürüye çobanlık ediliyor bu sürü ile de bir yere varılamıyor Sah olmayan yalvaç ne sabı bekler ne sabahı ya kullanır öldürür ya öldürür kullanır Boşuna mı diri diri gömülen çocuklar boşuna mı beklenir bahadır getiren sabahlar Yaman çelişki değil mi Apış topulları tarikatları bir alışkanlığa kapatan büyü yapar Kendini alışkanlığa kaptıran topulmut tarikat üyesi kendini bile unutur da başka topul içinde Bomm diye patlatır canlı bomba Sanat niye büyük kümelere ulaşamaz Niye tüm betikleri sanatsal yapıtları tüm insanlar anlayamaz Sanatı insanın gelişimini önleyen mosavan zalavan apışlar yüzünden mi Emme tanrılarla bağımız sonsuza değin sürecek bu dünkü dinlerle dünkü yalvaçlardan bağımsız bir inanç Bağ kurabilenlerin içinden kimileri iletme görevini üstlenip yalvaç olurken kimileri Tanrı vergisi yeteneklerine göre bilge bilim insanı manı yapan müzisyen essa gibi yapan ressam daha sayayım mı şair heykeltıraş yontman yazar ve daha nice sanat sağaltım öğretmenlik görevi üstlenecekler Dinlere dinlemelere sıkışmış bir ülgen tinli gördüğünüzde ona sorun onunla sorgulayın konuşun kurtulma yollarını açın kazıyın çizin güncelleyerek yazın okuyun ona sıkıştığı yerden ayrılmadan sıkıştığı yerden kaçmanın yolunu gösterin seçimi ona bırakın bunun adı sanattır Sıkışma olmasaydı sanat olmazdı İyi ile kötü iç içe sarmaldır Önemli olan bu yeryüzü koşullarında katı olan çöken kötülüğün üzerine basa basa mı iyilik yükseliyor yoksa iyiliği eze eze kötülük mü yükseliyor Bu nedenle sanat bir savaşım aracıdır Ne der Atatürk Tümünüz milletvekili olabilirsiniz bakan olabilirsiniz Cumhurbaşkanı bile olabilirsiniz ancak sanatkâr olamazsınız Dünya zıtlıklar üzerine kurulmuştur Bu zıtlıklardan birisi de iyilik ve kötülük kavramlarıdır Hangisi güçlüyse diğerini bastırır ve insana hâkim olur Yılmadan korkmadan çalışarak kötünün getirdiklerini görüp iyinin ardından koşmak gerekir Böylece birlik olunur güç kazanılır insanlığın evrim yolunda ilerlemesi sağlanır Bilinç iyiyi kavrama yönünde eğitilmelidir yoksa geçici fayda uğruna akıl şaşar çığ gibi büyüyen kötülükler sarar dünyayı ve insan aç gözlülüğünün kurbanı olarak yaşamaya devam eder ta ki gönlü genişleyip uyanıncaya kadar

Cinius Yayınları
Felsefe düşüngü işine girmiyoruz yeni düşün adamları çıkmıyor tartışmayı öğrenemiyoruz Konuşmayı bile He ya He ya diye götürüyoruz Önden düşünce gelişmeyince O şunu der diyeceğimiz iyi önderler yetişmiyor Dorukları ele geçirenler çıkar ilişkilerini iyi kullanan uyanıklar oluyor Düşünce atışmasında yenik düşmemek için ikircikli düşüngüyü felsefeyi kaldırıyorlar Oluşan sürüye çobanlık ediliyor bu sürü ile de bir yere varılamıyor Sah olmayan yalvaç ne sabı bekler ne sabahı ya kullanır öldürür ya öldürür kullanır Boşuna mı diri diri gömülen çocuklar boşuna mı beklenir bahadır getiren sabahlar Yaman çelişki değil mi Apış topulları tarikatları bir alışkanlığa kapatan büyü yapar Kendini alışkanlığa kaptıran topulmut tarikat üyesi kendini bile unutur da başka topul içinde Bomm diye patlatır canlı bomba Sanat niye büyük kümelere ulaşamaz Niye tüm betikleri sanatsal yapıtları tüm insanlar anlayamaz Sanatı insanın gelişimini önleyen mosavan zalavan apışlar yüzünden mi Emme tanrılarla bağımız sonsuza değin sürecek bu dünkü dinlerle dünkü yalvaçlardan bağımsız bir inanç Bağ kurabilenlerin içinden kimileri iletme görevini üstlenip yalvaç olurken kimileri Tanrı vergisi yeteneklerine göre bilge bilim insanı manı yapan müzisyen essa gibi yapan ressam daha sayayım mı şair heykeltıraş yontman yazar ve daha nice sanat sağaltım öğretmenlik görevi üstlenecekler Dinlere dinlemelere sıkışmış bir ülgen tinli gördüğünüzde ona sorun onunla sorgulayın konuşun kurtulma yollarını açın kazıyın çizin güncelleyerek yazın okuyun ona sıkıştığı yerden ayrılmadan sıkıştığı yerden kaçmanın yolunu gösterin seçimi ona bırakın bunun adı sanattır Sıkışma olmasaydı sanat olmazdı İyi ile kötü iç içe sarmaldır Önemli olan bu yeryüzü koşullarında katı olan çöken kötülüğün üzerine basa basa mı iyilik yükseliyor yoksa iyiliği eze eze kötülük mü yükseliyor Bu nedenle sanat bir savaşım aracıdır Ne der Atatürk Tümünüz milletvekili olabili

Cinius
Felsefe düşüngü işine girmiyoruz yeni düşün adamları çıkmıyor tartışmayı öğrenemiyoruz Konuşmayı bile He ya He ya diye götürüyoruz Önden düşünce gelişmeyince O şunu der diyeceğimiz iyi önderler yetişmiyor Dorukları ele geçirenler çıkar ilişkilerini iyi kullanan uyanıklar oluyor Düşünce atışmasında yenik düşmemek için ikircikli düşüngüyü felsefeyi kaldırıyorlar Oluşan sürüye çobanlık ediliyor bu sürü ile de bir yere varılamıyor Sah olmayan yalvaç ne sabı bekler ne sabahı ya kullanır öldürür ya öldürür kullanır Boşuna mı diri diri gömülen çocuklar boşuna mı beklenir bahadır getiren sabahlar Yaman çelişki değil mi Apış topulları tarikatları bir alışkanlığa kapatan büyü yapar Kendini alışkanlığa kaptıran topulmut tarikat üyesi kendini bile unutur da başka topul içinde Bomm diye patlatır canlı bomba Sanat niye büyük kümelere ulaşamaz Niye tüm betikleri sanatsal yapıtları tüm insanlar anlayamaz Sanatı insanın gelişimini önleyen mosavan zalavan apışlar yüzünden mi Emme tanrılarla bağımız sonsuza değin sürecek bu dünkü dinlerle dünkü yalvaçlardan bağımsız bir inanç Bağ kurabilenlerin içinden kimileri iletme görevini üstlenip yalvaç olurken kimileri Tanrı vergisi yeteneklerine göre bilge bilim insanı manı yapan müzisyen essa gibi yapan ressam daha sayayım mı şair heykeltıraş yontman yazar ve daha nice sanat sağaltım öğretmenlik görevi üstlenecekler Dinlere dinlemelere sıkışmış bir ülgen tinli gördüğünüzde ona sorun onunla sorgulayın konuşun kurtulma yollarını açın kazıyın çizin güncelleyerek yazın okuyun ona sıkıştığı yerden ayrılmadan sıkıştığı yerden kaçmanın yolunu gösterin seçimi ona bırakın bunun adı sanattır Sıkışma olmasaydı sanat olmazdı İyi ile kötü iç içe sarmaldır Önemli olan bu yeryüzü koşullarında katı olan çöken kötülüğün üzerine basa basa mı iyilik yükseliyor yoksa iyiliği eze eze kötülük mü yükseliyor Bu nedenle sanat bir savaşım aracıdır Ne der Atatürk Tümünüz milletvekili olabilirsiniz bakan olabilirsiniz Cumhurbaşkanı bile olabilirsiniz ancak sanatkâr olamazsınız Dünya zıtlıklar üzerine kurulmuştur Bu zıtlıklardan birisi de iyilik ve kötülük kavramlarıdır Hangisi güçlüyse diğerini bastırır ve insana hâkim olur Yılmadan korkmadan çalışarak kötünün getirdiklerini görüp iyinin ardından koşmak gerekir Böylece birlik olunur güç kazanılır insanlığın evrim yolunda ilerlemesi sağlanır Bilinç iyiyi kavrama yönünde eğitilmelidir yoksa geçici fayda uğruna akıl şaşar çığ gibi büyüyen kötülükler sarar dünyayı ve insan aç gözlülüğünün kurbanı olarak yaşamaya devam eder ta ki gönlü genişleyip uyanıncaya kadar