Türk Vatandaşlığının İradi Kaybı Halleri — Serhat Çelikel

Türk Vatandaşlığının İradi Kaybı Halleri
Serhat ÇelikelOn İki Levha Yayınları
Türk Vatandaşlığının İradi Kaybı Halleri
Serhat ÇelikelSerhat Çelikel tarafından kaleme alınan Türk Vatandaşlığının İradi Kaybı Halleri On İki Levha Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Türk Vatandaşlığının İradi Kaybı Halleri Serhat Çelikel Kitap Özeti 1895 tarihli Cambridge Toplantısı sonucunda ortaya çıkan ve milletlerarası hukukta genel kabul gören herkes vatandaşlığını değiştirmede serbest olmalıdır ilkesi niteliği gereği devlet lehine ağır basan vatandaşlık ilişkisinin sona ermesinde kişinin iradesini dikkate almayı amaçlamaktadır Söz konusu ilke ortaya çıktığından bu yana devletleri bu yönde düzenlemeler ihdas etmeye teşvik etmekte ve esasen tavsiye niteliği taşımaktadır Bununla birlikte geçmişten günümüze birçok devlet milli hukukunda bu yönde düzenlemelerde bulunmuştur Türk hukukunda ise esasen söz konusu ilke ortaya çıkmadan önce 1869 tarihli Tabiiyet i Osmaniye Kanunnamesinde vatandaşlığın iradi kaybına ilişkin düzenlemeler yer almıştır Tabiiyet i Osmaniye Kanunnamesinde vatandaşlığın iradi kaybı hallerinden yalnızca vatandaşlıktan çıkma müessesesine yer verilmiş olsa da Cumhuriyet Dönemiyle birlikte seçme hakkının kullanılması suretiyle vatandaşlığın kaybı müessesesi de kanunlarda yer almıştır Bu çalışmada Türk vatandaşlığının iradi kaybına ilişkin düzenlemeler geçmişten günümüze değişen koşulları ile incelenmiş ve konuya ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir Yayınevi On İki Levha Yayınları Yazar Serhat Çelikel Sayfa 245 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x23 50 cm Basım Yılı Ekim 2024 Barkod 9786254329685 Kategori Hukuk Üzerine

On İki Levha Yayınları
1895 tarihli Cambridge Toplantısı sonucunda ortaya çıkan ve milletlerarası hukukta genel kabul gören herkes vatandaşlığını değiştirmede serbest olmalıdır ilkesi niteliği gereği devlet lehine ağır basan vatandaşlık ilişkisinin sona ermesinde kişinin iradesini dikkate almayı amaçlamaktadır Söz konusu ilke ortaya çıktığından bu yana devletleri bu yönde düzenlemeler ihdas etmeye teşvik etmekte ve esasen tavsiye niteliği taşımaktadır Bununla birlikte geçmişten günümüze birçok devlet milli hukukunda bu yönde düzenlemelerde bulunmuştur Türk hukukunda ise esasen söz konusu ilke ortaya çıkmadan önce 1869 tarihli Tabiiyet i Osmaniye Kanunnamesinde vatandaşlığın iradi kaybına ilişkin düzenlemeler yer almıştır Tabiiyet i Osmaniye Kanunnamesinde vatandaşlığın iradi kaybı hallerinden yalnızca vatandaşlıktan çıkma müessesesine yer verilmiş olsa da Cumhuriyet Dönemiyle birlikte seçme hakkının kullanılması suretiyle vatandaşlığın kaybı müessesesi de kanunlarda yer almıştır Bu çalışmada Türk vatandaşlığının iradi kaybına ilişkin düzenlemeler geçmişten günümüze değişen koşulları ile incelenmiş ve konuya ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir

On İki Levha Yayınları
1895 tarihli Cambridge Toplantısı sonucunda ortaya çıkan ve milletlerarası hukukta genel kabul gören herkes vatandaşlığını değiştirmede serbest olmalıdır ilkesi niteliği gereği devlet lehine ağır basan vatandaşlık ilişkisinin sona ermesinde kişinin iradesini dikkate almayı amaçlamaktadır Söz konusu ilke ortaya çıktığından bu yana devletleri bu yönde düzenlemeler ihdas etmeye teşvik etmekte ve esasen tavsiye niteliği taşımaktadır Bununla birlikte geçmişten günümüze birçok devlet milli hukukunda bu yönde düzenlemelerde bulunmuştur Türk hukukunda ise esasen söz konusu ilke ortaya çıkmadan önce 1869 tarihli Tabiiyet i Osmaniye Kanunnamesinde vatandaşlığın iradi kaybına ilişkin düzenlemeler yer almıştır Tabiiyet i Osmaniye Kanunnamesinde vatandaşlığın iradi kaybı hallerinden yalnızca vatandaşlıktan çıkma müessesesine yer verilmiş olsa da Cumhuriyet Dönemiyle birlikte seçme hakkının kullanılması suretiyle vatandaşlığın kaybı müessesesi de kanunlarda yer almıştır Bu çalışmada Türk vatandaşlığının iradi kaybına ilişkin düzenlemeler geçmişten günümüze değişen koşulları ile incelenmiş ve konuya ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir

On İki Levha Yayıncılık
1895 tarihli Cambridge Toplantısı sonucunda ortaya çıkan ve milletlerarası hukukta genel kabul gören herkes vatandaşlığını değiştirmede serbest olmalıdır ilkesi niteliği gereği devlet lehine ağır basan vatandaşlık ilişkisinin sona ermesinde kişinin iradesini dikkate almayı amaçlamaktadır Söz konusu ilke ortaya çıktığından bu yana devletleri bu yönde düzenlemeler ihdas etmeye teşvik etmekte ve esasen tavsiye niteliği taşımaktadır Bununla birlikte geçmişten günümüze birçok devlet milli hukukunda bu yönde düzenlemelerde bulunmuştur Türk hukukunda ise esasen söz konusu ilke ortaya çıkmadan önce 1869 tarihli Tabiiyet i Osmaniye Kanunnamesinde vatandaşlığın iradi kaybına ilişkin düzenlemeler yer almıştır Tabiiyet i Osmaniye Kanunnamesinde vatandaşlığın iradi kaybı hallerinden yalnızca vatandaşlıktan çıkma müessesesine yer verilmiş olsa da Cumhuriyet Dönemiyle birlikte seçme hakkının kullanılması suretiyle vatandaşlığın kaybı müessesesi de kanunlarda yer almıştır Bu çalışmada Türk vatandaşlığının iradi kaybına ilişkin düzenlemeler geçmişten günümüze değişen koşulları ile incelenmiş ve konuya ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir