MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Türk Vergi HukukundaKişisel Verilerin Korunması — Arzu Kalyon

Türk Vergi HukukundaKişisel Verilerin Korunması
532,00
GenelHukuk ÜzerineBilişim Hukuku

Türk Vergi HukukundaKişisel Verilerin Korunması

Arzu Kalyon

Seçkin Yayıncılık

2025184 sf.
Ciltsiz16x24 cm1. Hamur
Nobel KitapEn ucuz

Türk Vergi HukukundaKişisel Verilerin Korunması

Arzu Kalyon

Vergi hukukunda ayrımcılık yasağı ilkesine aykırı düzenlemeler öncelikle vergi erozyonuna yol açmaktadır Vergilendirme yalnızca devletin ve kamu hizmetlerinin finansman aracı değil aynı zamanda ekonomi ve dağıtıcı adalete ilişkin politikalarının da bir yansımasıdır Bu nedenle vergilendirmede adalet veya hakkaniyet fikirleri sosyal ve ekonomik adaletin felsefi soruları da kaçınılmazdır Vergilendirmedeki esas kişilerin kamusal hizmetlerden sağladığı fayda değil kişilerin ödeme gücüdür Gelir de ödeme gücünü gösteren en iyi ölçüttür Kitapta ayrımcılık kavramından hareketle kişinin din cinsiyet ırk kültür ve ait olduğu sosyal sınıf vb nedenlerle vergisel ayrımcılığa uğrama ve vergide haksız muamele görme ihtimali üzerinde durulmuştur Ayrıca devletin vergisel uygulamalarda da bireylere eşit davranma yükümlülüğü olduğuna ilişkin hukuksal kaynaklar sistematik olarak incelenmiştir Kitabın diğer bölümlerinde muafiyet ve istisnalar Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında incelenmiştir Görüleceği üzere kanunlardaki muafiyet ve istisnalar son derece fazladır ve emek gelirinden ziyade sermaye ağırlıklı kazançlara da oldukça fazla muafiyet ve istisna tanınmıştır Ancak kanundaki öngörülen amaç dışına çıkılan muafiyet ve istisnalar tekrar gözden geçirilmelidir Muafiyet ve istisnaları sınırlandırmadaki gaye verginin tabana yayılarak vergi ödeyen mükelleflerin sayısını arttırmaktır Vergide adalet ve ayrımcılık ihlallerinin önüne geçmek için vergilendirmede şeffaflık ilkesinin somut olarak uygulanması düşünülebilecektir Vergide ayrımcılığı engellemek vergide eşitlik ve adaleti sağlamak için elbette tek bir kıstas yoktur ancak ayrımcılığı engelleyecek enstrümanları da hukuk sistemimize yerleştirmek gerekir Adil bir vergi sistemi mükellefin devlete güvenini perçinleyecek ve vergiye gönüllü uyumu teşvik edecektir

Kitap Sepeti
548,80

Seçkin Yayıncılık

2025184 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Vergi hukukunda ayrımcılık yasağı ilkesine aykırı düzenlemeler öncelikle vergi erozyonuna yol açmaktadır Vergilendirme yalnızca devletin ve kamu hizmetlerinin finansman aracı değil aynı zamanda ekonomi ve dağıtıcı adalete ilişkin politikalarının da bir yansımasıdır Bu nedenle vergilendirmede adalet veya hakkaniyet fikirleri sosyal ve ekonomik adaletin felsefi soruları da kaçınılmazdır Vergilendirmedeki esas kişilerin kamusal hizmetlerden sağladığı fayda değil kişilerin ödeme gücüdür Gelir de ödeme gücünü gösteren en iyi ölçüttür Kitapta ayrımcılık kavramından hareketle kişinin din cinsiyet ırk kültür ve ait olduğu sosyal sınıf vb nedenlerle vergisel ayrımcılığa uğrama ve vergide haksız muamele görme ihtimali üzerinde durulmuştur Ayrıca devletin vergisel uygulamalarda da bireylere eşit davranma yükümlülüğü olduğuna ilişkin hukuksal kaynaklar sistematik olarak incelenmiştir Kitabın diğer bölümlerinde muafiyet ve istisnalar Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında incelenmiştir Görüleceği üzere kanunlardaki muafiyet ve istisnalar son derece fazladır ve emek gelirinden ziyade sermaye ağırlıklı kazançlara da oldukça fazla muafiyet ve istisna tanınmıştır Ancak kanundaki öngörülen amaç dışına çıkılan muafiyet ve istisnalar tekrar gözden geçirilmelidir Muafiyet ve istisnaları sınırlandırmadaki gaye verginin tabana yayılarak vergi ödeyen mükelleflerin sayısını arttırmaktır Vergide adalet ve ayrımcılık ihlallerinin önüne geçmek için vergilendirmede şeffaflık ilkesinin somut olarak uygulanması düşünülebilecektir Vergide ayrımcılığı engellemek vergide eşitlik ve adaleti sağlamak için elbette tek bir kıstas yoktur ancak ayrımcılığı engelleyecek enstrümanları da hukuk sistemimize yerleştirmek gerekir Adil bir vergi sistemi mükellefin devlete güvenini perçinleyecek ve vergiye gönüllü uyumu teşvik edecektir

Şehadet Kitap
560,00

Seçkin Yayıncılık

2025184 sf.
Şehadet Kitap

Vergi hukukunda ayrımcılık yasağı ilkesine aykırı düzenlemeler öncelikle vergi erozyonuna yol açmaktadır Vergilendirme yalnızca devletin ve kamu hizmetlerinin finansman aracı değil aynı zamanda ekonomi ve dağıtıcı adalete ilişkin politikalarının da bir yansımasıdır Bu nedenle vergilendirmede adalet veya hakkaniyet fikirleri sosyal ve ekonomik adaletin felsefi soruları da kaçınılmazdır Vergilendirmedeki esas kişilerin kamusal hizmetlerden sağladığı fayda değil kişilerin ödeme gücüdür Gelir de ödeme gücünü gösteren en iyi ölçüttür Kitapta ayrımcılık kavramından hareketle kişinin din cinsiyet ırk kültür ve ait olduğu sosyal sınıf vb nedenlerle vergisel ayrımcılığa uğrama ve vergide haksız muamele görme ihtimali üzerinde durulmuştur Ayrıca devletin vergisel uygulamalarda da bireylere eşit davranma yükümlülüğü olduğuna ilişkin hukuksal kaynaklar sistematik olarak incelenmiştir Kitabın diğer bölümlerinde muafiyet ve istisnalar Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında incelenmiştir Görüleceği üzere kanunlardaki muafiyet ve istisnalar son derece fazladır ve emek gelirinden ziyade sermaye ağırlıklı kazançlara da oldukça fazla muafiyet ve istisna tanınmıştır Ancak kanundaki öngörülen amaç dışına çıkılan muafiyet ve istisnalar tekrar gözden geçirilmelidir Muafiyet ve istisnaları sınırlandırmadaki gaye verginin tabana yayılarak vergi ödeyen mükelleflerin sayısını arttırmaktır Vergide adalet ve ayrımcılık ihlallerinin önüne geçmek için vergilendirmede şeffaflık ilkesinin somut olarak uygulanması düşünülebilecektir Vergide ayrımcılığı engellemek vergide eşitlik ve adaleti sağlamak için elbette tek bir kıstas yoktur ancak ayrımcılığı engelleyecek enstrümanları da hukuk sistemimize yerleştirmek gerekir Adil bir vergi sistemi mükellefin devlete güvenini perçinleyecek ve vergiye gönüllü uyumu teşvik edecektir

650,00

Türk Vergi HukukundaKişisel Verilerin Korunması

Arzu Kalyon

304 sf.
Yargı Yayınevi

Türkiye de Anayasa nın 20 maddesi ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu nun yürürlüğe girmesi ile kişisel verilerin korunması konusunda farkındalığın artmasına karşın uygulamada özellikle de söz konusu Kanun un kısmi ve tam istisna maddeleri bakımından vergi mükellefleri açısından olası belirsizlikler söz konusudur Mükellefler ve diğer ilgililer hakkında vergilendirme amacıyla toplanan bütün bilgi ve veriler de kişisel veri kapsamında olduğundan vergi mükellefini Anayasa da yer alan temel hak ve özgürlüklerin dışında tutamayız 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu nun 28 maddesi uyarınca kısmi istisna kapsamında kalan vergi ile ilgili kişisel veri işlemenin de orantılı olması gerekmektedir Her somut olayda amaç ve araç arasında bir ölçüsüzlük olup olmadığını incelemek gerekecektir her ölçüsüzlük hakkın ihlaline neden olacaktır Bu nedenle çalışma güncel 2020 ve 2021 yılı dahil Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Avrupa Birliği Adalet Divanı Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da zenginleştirilerek sadece vergi hukukçularına değil aynı zamanda anayasal temel hak ve özgürlüklerin korunması konusunda çalışan uygulayıcılara ve akademisyenlere de hitap etmektedir Konu BaşlıklarıVergi Mükellefinin Kişisel Verilerinin Korunmasının Hukuksal DayanaklarıVergi Mükellefinin Kişisel Verilerinin Elde Edilmesi Kaydedilmesi Depolanması Muhafaza Edilmesi ve PaylaşılmasıVergi Mükellefinin İşlenen Verileriyle İlgili Hakları

Nobel Kitap
741,00

Seçkin Yayıncılık

2021304 sf.
Ciltsiz16x24 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Türkiye de Anayasa nın 20 maddesi ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu nun yürürlüğe girmesi ile kişisel verilerin korunması konusunda farkındalığın artmasına karşın uygulamada özellikle de söz konusu Kanun un kısmi ve tam istisna maddeleri bakımından vergi mükellefleri açısından olası belirsizlikler söz konusudur Mükellefler ve diğer ilgililer hakkında vergilendirme amacıyla toplanan bütün bilgi ve veriler de kişisel veri kapsamında olduğundan vergi mükellefini Anayasa da yer alan temel hak ve özgürlüklerin dışında tutamayız 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu nun 28 maddesi uyarınca kısmi istisna kapsamında kalan vergi ile ilgili kişisel veri işlemenin de orantılı olması gerekmektedir Her somut olayda amaç ve araç arasında bir ölçüsüzlük olup olmadığını incelemek gerekecektir her ölçüsüzlük hakkın ihlaline neden olacaktır Bu nedenle çalışma güncel 2020 ve 2021 yılı dahil Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Avrupa Birliği Adalet Divanı Anayasa Mahkemesi kararlarıyla da zenginleştirilerek sadece vergi hukukçularına değil aynı zamanda anayasal temel hak ve özgürlüklerin korunması konusunda çalışan uygulayıcılara ve akademisyenlere de hitap etmektedir