MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Türkçe ve Felsefe Terimleri — Mustafa Karataş

Türkçe ve Felsefe Terimleri
240,80
GenelEğitim BilimleriEğitim Genel

Türkçe ve Felsefe Terimleri

Mustafa Karataş

Pegem Akademi Yayıncılık

2021278 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Türkçe ve Felsefe Terimleri

Mustafa Karataş

Türkçedeki bilgi alıntılarının önemli bir kısmının kaynağı felsefedir Osmanlı Devleti nde 18 yüzyıldan itibaren yaşanan siyasî ve askerî başarısızlıklar sonucunda Batı yla birtakım zorunlu ilişkiler kurulmuş ve böylece Batı lı bilgilere maruz kalan Türk toplumu birçok yeni felsefe kavramı ve terimiyle tanışmıştır O dönemden itibaren bu terimlerin dili ve Türkçeleştirilmesi konusu tartışılagelmiş ve konu bir dil sorunu olmaktan öte bir zihniyet mücadelesi ne dönüşmüştür Bu mücadele yaklaşık bin yıllık bir Arap geleneğinin yer aldığı Doğu nun etkisine yeni girilen Fransız kültürünün temsil ettiği Batı nın ve binlerce yıllık birikimiyle Türk kültürünün Osmanlı aydınlarının zihninde yarattığı çatışmanın çıkmazın dile Türkçeye düşen gölgesi olarak ve terim sorunu adıyla Türk bilim hayatında yaşamaya devam etmektedir Felsefe terimlerinden oluşan bu alıntılar araştırmacılar tarafından çeşitli biçimlerde ve anlayışlarla Türkçeleştirilmektedir Ancak Türkçenin olanaklarıyla üretilen bu terimlerin tutunma durumunu yani sözlüklere girmesi ve böylece kurumsallaşarak alan çalışmalarında yaygın bir biçimde kullanılmasını belirleyen birçok etkenin olduğu görülmektedir Bu kitapta felsefe terimleri konusu diller arası ilişkiler kavram alışverişi ile pazarlaması çerçevesinde ele alınmış Türkçe felsefe terimlerinin tutunmasını belirleyen etkenlerle ilgili tespitlerde bulunulmuş ve değerlendirmeler yapılmıştır İncelenen örneklere göre Türkçe felsefe terimlerinin tutunamamasında en az etkili olanının terimin Türkçesi ses yapı anlam olduğunu söylemek mümkündür

Ekin Kitap
331,10

Pegem Akademi Yayıncılık

2020278 sf.
Ekin Kitap

Türkçedeki bilgi alıntılarının önemli bir kısmının kaynağı felsefedir Osmanlı Devleti nde 18 yüzyıldan itibaren yaşanan siyasî ve askerî başarısızlıklar sonucunda Batı yla birtakım zorunlu ilişkiler kurulmuş ve böylece Batı lı bilgilere maruz kalan Türk toplumu birçok yeni felsefe kavramı ve terimiyle tanışmıştır O dönemden itibaren bu terimlerin dili ve Türkçeleştirilmesi konusu tartışılagelmiş ve konu bir dil sorunu olmaktan öte bir zihniyet mücadelesi ne dönüşmüştür Bu mücadele yaklaşık bin yıllık bir Arap geleneğinin yer aldığı Doğu nun etkisine yeni girilen Fransız kültürünün temsil ettiği Batı nın ve binlerce yıllık birikimiyle Türk kültürünün Osmanlı aydınlarının zihninde yarattığı çatışmanın çıkmazın dile Türkçeye düşen gölgesi olarak ve terim sorunu adıyla Türk bilim hayatında yaşamaya devam etmektedir Felsefe terimlerinden oluşan bu alıntılar araştırmacılar tarafından çeşitli biçimlerde ve anlayışlarla Türkçeleştirilmektedir Ancak Türkçenin olanaklarıyla üretilen bu terimlerin tutunma durumunu yani sözlüklere girmesi ve böylece kurumsallaşarak alan çalışmalarında yaygın bir biçimde kullanılmasını belirleyen birçok etkenin olduğu görülmektedir Bu kitapta felsefe terimleri konusu diller arası ilişkiler kavram alışverişi ile pazarlaması çerçevesinde ele alınmış Türkçe felsefe terimlerinin tutunmasını belirleyen etkenlerle ilgili tespitlerde bulunulmuş ve değerlendirmeler yapılmıştır İncelenen örneklere göre Türkçe felsefe terimlerinin tutunamamasında en az etkili olanının terimin Türkçesi ses yapı anlam olduğunu söylemek mümkündür Dr Mustafa Karataş Türkçe ve Felsefe Terimleri kitabında bize bir yol açıyor Pegem Akademi Yayınları 255 s Ne yazık ki dilimizi geliştirmede ilim dili yolunda ilerlemede çok yavaşız Felsefesi olmayan bir milletin fikri olabilir mi Düşünen üretir Düşünebilmek için hikmet felsefe gerektir Yine İbn Haldun a dikkat çekeceğim Mukaddime sisinde tarih ile hikmet arasında ilişki kurar Hikmet ulemaca vahyin yorumu olarak düşünülse bile geniş anlamda felsefeyi içine alır İbn Haldun der ki Tarihin içinde sak lanan anlam ise düşünmek hakikati araştırmak ve olan şeylerin ilkeleri incedir hâdiselerin keyfiyet ve sebepleri hakkındaki bilgi derindir İşte bundan dolayı tarih şereflidir ve hikmet in içine dalmıştır Bundan dolayı tarih hikmet ilimlerinden sayılmaya lâyık tır İbn Haldun şöyle bir not düşer Mantık gibi aklî olan ilim ler İslâmlar arasında az çok yayılmaya başlamış ise de başlangıçta bu ilimleri felsefe ilimlerinden sayarak şer î ilimlere tamamıyla aykırıdır diye Kelâmcılar öğrenmemişler ve bu ilimleri tamamıyla ihmal etmişlerdi Sıkıntımız burada Yine İbn Haldun dan Allah Peygamberi vasıtasıyla İslâm dinini öğretti Müslümanlar tarihte benzeri görülmemiş derecede zaferler kazandılar Diğer milletleri çiğ neyip geçtikleri gibi Rumların ellerin deki yerleri de aldılar İlk çağda Müslümanlar sa de bir hayat yaşarlar sanat ve hünerden uzak idiler Devlet ve saltanatları kudret ve istikrar kazandıktan sonra medeniyette hiçbir milletin yükselmediği dereceye yükseldiler hüner ve sanatın her çeşidinde ve ilimlerin her dalında ilerledikten sonra İslâm himayesinde bulunan ve Müslümanlarla antlaşma yapmış olan papazlardan her insanın bilmeyi arzu ettiği aklî ve felsefî ilimler hakkında bazı şeyler işitince bu aklî ve felsefî ilimleri anlamak istediler Demek ki gâvurun ilmi demenin bir mantığı yok Eğer bir mantığı olsaydı önce Kadı İbn Haldun itiraz ederdi Felsefe terimleri yerli yerine oturmazsa fikir kesinlikle kısır kalır Biz şimdi o kısırlığı yaşıyoruz Arı Türkçe sevdası her felsefe çalışanın kendi dilini kurmaya kalkması bize ilmi de fikri de kaybettiriyor Şimdi felsefe kitaplarını anlamak ne mümkün Dolayısıyla düşünemiyor ve üretemiyoruz Felsefenin bir adı da bence soru dur Prof Dr Nermi Uygur Felsefe nedir sorusunun karşısına eksiksiz bir çözüm formülüyle çıkmıyacağım Çünkü böyle bir formülüm yok Bana öyle geliyor ki felsefede tek tek sorular önceden tespit edilemez Felsefe bir araştırmadır Araştırma sorularını sık sık yenileyen bir çalışma biçimidir Her araştırma gibi felsefe de yeni sorulara açıktır Nerede sorular hep aynı kalmışsa orada felsefe araştırma olmaktan çıkmış demektir der Bir Felsefe Sorusu Nedir Felsefe Arkivi C 5 S 1 1960 Dr Mustafa Karataş ın Türkçe ve Felsefe Terimleri kitabında bize bir yol açıyor Dr Mustafa Karataş kitabının Ön Söz ünde Türkçenin felsefe ve bilim dili olarak gelişmesi felsefeyi ve bilimi ancak Türkçe yapmakla mümkündür Yeni bilgiler üretilmeli üretilene Türkçe ad verilmeli bu terim çeşitli yayınlarda insanlara duyurulmalı ve böylece terimin yaygınlaşması sağlanmalıdır diyor Dr Mustafa Karataş felsefe terimleri meselesini tartışmaya açarak önemli bir çalışmaya imza attı Kitap üzende daha konuşacağız

Nobel Kitap
344,00

Pegem Akademi Yayıncılık

Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Türkçedeki bilgi alıntılarının önemli bir kısmının kaynağı felsefedir Osmanlı Devleti nde 18 yüzyıldan itibaren yaşanan siyasî ve askerî başarısızlıklar sonucunda Batı yla birtakım zorunlu ilişkiler kurulmuş ve böylece Batı lı bilgilere maruz kalan Türk toplumu birçok yeni felsefe kavramı ve terimiyle tanışmıştır O dönemden itibaren bu terimlerin dili ve Türkçeleştirilmesi konusu tartışılagelmiş ve konu bir dil sorunu olmaktan öte bir zihniyet mücadelesi ne dönüşmüştür Bu mücadele yaklaşık bin yıllık bir Arap geleneğinin yer aldığı Doğu nun etkisine yeni girilen Fransız kültürünün temsil ettiği Batı nın ve binlerce yıllık birikimiyle Türk kültürünün Osmanlı aydınlarının zihninde yarattığı çatışmanın çıkmazın dile Türkçeye düşen gölgesi olarak ve terim sorunu adıyla Türk bilim hayatında yaşamaya devam etmektedir Felsefe terimlerinden oluşan bu alıntılar araştırmacılar tarafından çeşitli biçimlerde ve anlayışlarla Türkçeleştirilmektedir Ancak Türkçenin olanaklarıyla ür

Kitap Ambarı
365,50

Pegem Akademi Yayıncılık

2022278 sf.
İnce Kapak14 x 21
Kitap Ambarı

Çocuk gelişimi neleri kapsar Çevre mi bireysel faktörler mi Hormonlarım beni yönetebilir mi Hangi yaşta kaç kelime üretebilirim Yakınsak gelişim alanı mı Freud Piaget Vygotsky Bowlby Kohlberg Erikson ne demiş Tüm yaşlarda empati yapmak mümkün müdür Heinz ilacı çalmalı mı Aile her şey midir Akranlarım olmasa ne olur Cinsellik hayatımıza ne zaman girer Cinsellikle ilgili sorulara nasıl cevap vermeliyiz Hepsi ve daha fazlası bu kitapta Tanıtım Bülteninden

Kitap Sepeti
378,40

Pegem Akademi Yayıncılık

2020278 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Türkçedeki bilgi alıntılarının önemli bir kısmının kaynağı felsefedir Osmanlı Devleti nde 18 yüzyıldan itibaren yaşanan siyasî ve askerî başarısızlıklar sonucunda Batı yla birtakım zorunlu ilişkiler kurulmuş ve böylece Batı lı bilgilere maruz kalan Türk toplumu birçok yeni felsefe kavramı ve terimiyle tanışmıştır O dönemden itibaren bu terimlerin dili ve Türkçeleştirilmesi konusu tartışılagelmiş ve konu bir dil sorunu olmaktan öte bir zihniyet mücadelesi ne dönüşmüştür Bu mücadele yaklaşık bin yıllık bir Arap geleneğinin yer aldığı Doğu nun etkisine yeni girilen Fransız kültürünün temsil ettiği Batı nın ve binlerce yıllık birikimiyle Türk kültürünün Osmanlı aydınlarının zihninde yarattığı çatışmanın çıkmazın dile Türkçeye düşen gölgesi olarak ve terim sorunu adıyla Türk bilim hayatında yaşamaya devam etmektedir Felsefe terimlerinden oluşan bu alıntılar araştırmacılar tarafından çeşitli biçimlerde ve anlayışlarla Türkçeleştirilmektedir Ancak Türkçenin olanaklarıyla üretilen bu terimlerin tutunma durumunu yani sözlüklere girmesi ve böylece kurumsallaşarak alan çalışmalarında yaygın bir biçimde kullanılmasını belirleyen birçok etkenin olduğu görülmektedir Bu kitapta felsefe terimleri konusu diller arası ilişkiler kavram alışverişi ile pazarlaması çerçevesinde ele alınmış Türkçe felsefe terimlerinin tutunmasını belirleyen etkenlerle ilgili tespitlerde bulunulmuş ve değerlendirmeler yapılmıştır İncelenen örneklere göre Türkçe felsefe terimlerinin tutunamamasında en az etkili olanının terimin Türkçesi ses yapı anlam olduğunu söylemek mümkündür Dr Mustafa Karataş Türkçe ve Felsefe Terimleri kitabında bize bir yol açıyor Pegem Akademi Yayınları 255 s Ne yazık ki dilimizi geliştirmede ilim dili yolunda ilerlemede çok yavaşız Felsefesi olmayan bir milletin fikri olabilir mi Düşünen üretir Düşünebilmek için hikmet felsefe gerektir Yine İbn Haldun a dikkat çekeceğim Mukaddime sisinde tarih ile hikmet arasında ilişki kurar Hikmet ulemaca vahyin yorumu olarak düşünülse bile geniş anlamda felsefeyi içine alır İbn Haldun der ki Tarihin içinde sak lanan anlam ise düşünmek hakikati araştırmak ve olan şeylerin ilkeleri incedir hâdiselerin keyfiyet ve sebepleri hakkındaki bilgi derindir İşte bundan dolayı tarih şereflidir ve hikmet in içine dalmıştır Bundan dolayı tarih hikmet ilimlerinden sayılmaya lâyık tır İbn Haldun şöyle bir not düşer Mantık gibi aklî olan ilim ler İslâmlar arasında az çok yayılmaya başlamış ise de başlangıçta bu ilimleri felsefe ilimlerinden sayarak şer î ilimlere tamamıyla aykırıdır diye Kelâmcılar öğrenmemişler ve bu ilimleri tamamıyla ihmal etmişlerdi Sıkıntımız burada Yine İbn Haldun dan Allah Peygamberi vasıtasıyla İslâm dinini öğretti Müslümanlar tarihte benzeri görülmemiş derecede zaferler kazandılar Diğer milletleri çiğ neyip geçtikleri gibi Rumların ellerin deki yerleri de aldılar İlk çağda Müslümanlar sa de bir hayat yaşarlar sanat ve hünerden uzak idiler Devlet ve saltanatları kudret ve istikrar kazandıktan sonra medeniyette hiçbir milletin yükselmediği dereceye yükseldiler hüner ve sanatın her çeşidinde ve ilimlerin her dalında ilerledikten sonra İslâm himayesinde bulunan ve Müslümanlarla antlaşma yapmış olan papazlardan her insanın bilmeyi arzu ettiği aklî ve felsefî ilimler hakkında bazı şeyler işitince bu aklî ve felsefî ilimleri anlamak istediler Demek ki gâvurun ilmi demenin bir mantığı yok Eğer bir mantığı olsaydı önce Kadı İbn Haldun itiraz ederdi Felsefe terimleri yerli yerine oturmazsa fikir kesinlikle kısır kalır Biz şimdi o kısırlığı yaşıyoruz Arı Türkçe sevdası her felsefe çalışanın kendi dilini kurmaya kalkması bize ilmi de fikri de kaybettiriyor Şimdi felsefe kitaplarını anlamak ne mümkün Dolayısıyla düşünemiyor ve üretemiyoruz Felsefenin bir adı da bence soru dur Prof Dr Nermi Uygur Felsefe nedir sorusunun karşısına eksiksiz bir çözüm formülüyle çıkmıyacağım Çünkü böyle bir formülüm yok Bana öyle geliyor ki felsefede tek tek sorular önceden tespit edilemez Felsefe bir araştırmadır Araştırma sorularını sık sık yenileyen bir çalışma biçimidir Her araştırma gibi felsefe de yeni sorulara açıktır Nerede sorular hep aynı kalmışsa orada felsefe araştırma olmaktan çıkmış demektir der Bir Felsefe Sorusu Nedir Felsefe Arkivi C 5 S 1 1960 Dr Mustafa Karataş ın Türkçe ve Felsefe Terimleri kitabında bize bir yol açıyor Dr Mustafa Karataş kitabının Ön Söz ünde Türkçenin felsefe ve bilim dili olarak gelişmesi felsefeyi ve bilimi ancak Türkçe yapmakla mümkündür Yeni bilgiler üretilmeli üretilene Türkçe ad verilmeli bu terim çeşitli yayınlarda insanlara duyurulmalı ve böylece terimin yaygınlaşması sağlanmalıdır diyor Dr Mustafa Karataş felsefe terimleri meselesini tartışmaya açarak önemli bir çalışmaya imza attı Kitap üzende daha konuşacağız

Teklif Kitap
408,50

Pegem Akademi Yayıncılık

2021-08-241. baskı278 sf.
Karton135-210-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Türkçedeki bilgi alıntılarının önemli bir kısmının kaynağı felsefedir Osmanlı Devleti nde 18 yüzyıldan itibaren yaşanan siyasî ve askerî başarısızlıklar sonucunda Batı yla birtakım zorunlu ilişkiler kurulmuş ve böylece Batı lı bilgilere maruz kalan Türk toplumu birçok yeni felsefe kavramı ve terimiyle tanışmıştır O dönemden itibaren bu terimlerin dili ve Türkçeleştirilmesi konusu tartışılagelmiş ve konu bir dil sorunu olmaktan öte bir zihniyet mücadelesi ne dönüşmüştür Bu mücadele yaklaşık bin yıllık bir Arap geleneğinin yer aldığı Doğu nun etkisine yeni girilen Fransız kültürünün temsil ettiği Batı nın ve binlerce yıllık birikimiyle Türk kültürünün Osmanlı aydınlarının zihninde yarattığı çatışmanın çıkmazın dile Türkçeye düşen gölgesi olarak ve terim sorunu adıyla Türk bilim hayatında yaşamaya devam etmektedir Felsefe terimlerinden oluşan bu alıntılar araştırmacılar tarafından çeşitli biçimlerde ve anlayışlarla Türkçeleştirilmektedir Ancak Türkçenin olanaklarıyla üretilen bu terimlerin tutunma durumunu yani sözlüklere girmesi ve böylece kurumsallaşarak alan çalışmalarında yaygın bir biçimde kullanılmasını belirleyen birçok etkenin olduğu görülmektedir Bu kitapta felsefe terimleri konusu diller arası ilişkiler kavram alışverişi ile pazarlaması çerçevesinde ele alınmış Türkçe felsefe terimlerinin tutunmasını belirleyen etkenlerle ilgili tespitlerde bulunulmuş ve değerlendirmeler yapılmıştır İncelenen örneklere göre Türkçe felsefe terimlerinin tutunamamasında en az etkili olanının terimin Türkçesi ses yapı anlam olduğunu söylemek mümkündür

Ucuz Kitap Al
408,50

Pegem Akademi Yayıncılık

Eylül 2020278 sf.
13.50x21.00 cm2. Hamur
Ucuz Kitap Al

Mustafa Karataş tarafından kaleme alınan Türkçe ve Felsefe Terimleri Pegem Akademi Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Türkçe ve Felsefe Terimleri Mustafa Karataş Kitap Özeti Türkçedeki bilgi alıntılarının önemli bir kısmının kaynağı felsefedir Osmanlı Devleti nde 18 yüzyıldan itibaren yaşanan siyasî ve askerî başarısızlıklar sonucunda Batı yla birtakım zorunlu ilişkiler kurulmuş ve böylece Batı lı bilgilere maruz kalan Türk toplumu birçok yeni felsefe kavramı ve terimiyle tanışmıştır O dönemden itibaren bu terimlerin dili ve Türkçeleştirilmesi konusu tartışılagelmiş ve konu bir dil sorunu olmaktan öte bir zihniyet mücadelesi ne dönüşmüştür Bu mücadele yaklaşık bin yıllık bir Arap geleneğinin yer aldığı Doğu nun etkisine yeni girilen Fransız kültürünün temsil ettiği Batı nın ve binlerce yıllık birikimiyle Türk kültürünün Osmanlı aydınlarının zihninde yarattığı çatışmanın çıkmazın dile Türkçeye düşen gölgesi olarak ve terim sorunu adıyla Türk bilim hayatında yaşamaya devam etmektedir Felsefe terimlerinden oluşan bu alıntılar araştırmacılar tarafından çeşitli biçimlerde ve anlayışlarla Türkçeleştirilmektedir Ancak Türkçenin olanaklarıyla üretilen bu terimlerin tutunma durumunu yani sözlüklere girmesi ve böylece kurumsallaşarak alan çalışmalarında yaygın bir biçimde kullanılmasını belirleyen birçok etkenin olduğu görülmektedir Bu kitapta felsefe terimleri konusu diller arası ilişkiler kavram alışverişi ile pazarlaması çerçevesinde ele alınmış Türkçe felsefe terimlerinin tutunmasını belirleyen etkenlerle ilgili tespitlerde bulunulmuş ve değerlendirmeler yapılmıştır İncelenen örneklere göre Türkçe felsefe terimlerinin tutunamamasında en az etkili olanının terimin Türkçesi ses yapı anlam olduğunu söylemek mümkündür Dr Mustafa Karataş Türkçe ve Felsefe Terimleri kitabında bize bir yol açıyor Pegem Akademi Yayınları 255 s Ne yazık ki dilimizi geliştirmede ilim dili yolunda ilerlemede çok yavaşız Felsefesi olmayan bir milletin fikri olabilir mi Düşünen üretir Düşünebilmek için hikmet felsefe gerektir Yine İbn Halduna dikkat çekeceğim Mukaddimesisinde tarih ile hikmet arasında ilişki kurar Hikmet ulemaca vahyin yorumu olarak düşünülse bile geniş anlamda felsefeyi içine alır İbn Haldun der ki Tarihin içinde sak lanan anlam ise düşünmek hakikati araştırmak ve olan şeylerin ilkeleri incedir hâdiselerin keyfiyet ve sebepleri hakkındaki bilgi derindir İşte bundan dolayı tarih şereflidir ve hikmetin içine dalmıştır Bundan dolayı tarih hikmet ilimlerinden sayılmaya lâyık tır İbn Haldun şöyle bir not düşer Mantık gibi aklî olan ilim ler İslâmlar arasında az çok yayılmaya başlamış ise de başlangıçta bu ilimleri felsefe ilimlerinden sayarak şerî ilimlere tamamıyla aykırıdır diye Kelâmcılar öğrenmemişler ve bu ilimleri tamamıyla ihmal etmişlerdi Sıkıntımız burada Yine İbn Haldundan Allah Peygamberi vasıtasıyla İslâm dinini öğretti Müslümanlar tarihte benzeri görülmemiş derecede zaferler kazandılar Diğer milletleri çiğ neyip geçtikleri gibi Rumların ellerin deki yerleri de aldılar İlk çağda Müslümanlar sa de bir hayat yaşarlar sanat ve hünerden uzak idiler Devlet ve saltanatları kudret ve istikrar kazandıktan sonra medeniyette hiçbir milletin yükselmediği dereceye yükseldiler hüner ve sanatın her çeşidinde ve ilimlerin her dalında ilerledik Yayınevi Pegem Akademi Yayıncılık Yazar Mustafa Karataş Sayfa 278 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 50x21 00 cm Basım Yılı Eylül 2020 Barkod 9786257880251 Kategori Diğer Felsefe Kitapları Eğitim Bilimleri Eğitim Yönetimi

Pandora

Pegem A Akademik Kitaplar

2020278 sf.
Pandora

Türkçedeki bilgi alıntılarının önemli bir kısmının kaynağı felsefedir Osmanlı Devleti nde 18 yüzyıldan itibaren yaşanan siyasî ve askerî başarısızlıklar sonucunda Batı yla birtakım zorunlu ilişkiler kurulmuş ve böylece Batı lı bilgilere maruz kalan Türk toplumu birçok yeni felsefe kavramı ve terimiyle tanışmıştır O dönemden itibaren bu terimlerin dili ve Türkçeleştirilmesi konusu tartışılagelmiş ve konu bir dil sorunu olmaktan öte bir zihniyet mücadelesi ne dönüşmüştür Bu mücadele yaklaşık bin yıllık bir Arap geleneğinin yer aldığı Doğu nun etkisine yeni girilen Fransız kültürünün temsil ettiği Batı nın ve binlerce yıllık birikimiyle Türk kültürünün Osmanlı aydınlarının zihninde yarattığı çatışmanın çıkmazın dile Türkçeye düşen gölgesi olarak ve terim sorunu adıyla Türk bilim hayatında yaşamaya devam etmektedir Felsefe terimlerinden oluşan bu alıntılar araştırmacılar tarafından çeşitli biçimlerde ve anlayışlarla Türkçeleştirilmektedir Ancak Türkçenin olanaklarıyla üretilen bu terimlerin tutunma durumunu yani sözlüklere girmesi ve böylece kurumsallaşarak alan çalışmalarında yaygın bir biçimde kullanılmasını belirleyen birçok etkenin olduğu görülmektedir Bu kitapta felsefe terimleri konusu diller arası ilişkiler kavram alışverişi ile pazarlaması çerçevesinde ele alınmış Türkçe felsefe terimlerinin tutunmasını belirleyen etkenlerle ilgili tespitlerde bulunulmuş ve değerlendirmeler yapılmıştır İncelenen örneklere göre Türkçe felsefe terimlerinin tutunamamasında en az etkili olanının terimin Türkçesi ses yapı anlam olduğunu söylemek mümkündür Dr Mustafa Karataş Türkçe ve Felsefe Terimleri kitabında bize bir yol açıyor Pegem Akademi Yayınları 255 s Ne yazık ki dilimizi geliştirmede ilim dili yolunda ilerlemede çok yavaşız Felsefesi olmayan bir milletin fikri olabilir mi Düşünen üretir Düşünebilmek için hikmet felsefe gerektir Yine İbn Haldun a dikkat çekeceğim Mukaddime sisinde tarih ile hikmet arasında ilişki kurar Hikmet ulemaca vahyin yorumu olarak düşünülse bile geniş anlamda felsefeyi içine alır İbn Haldun der ki Tarihin içinde sak lanan anlam ise düşünmek hakikati araştırmak ve olan şeylerin ilkeleri incedir hâdiselerin keyfiyet ve sebepleri hakkındaki bilgi derindir İşte bundan dolayı tarih şereflidir ve hikmet in içine dalmıştır Bundan dolayı tarih hikmet ilimlerinden sayılmaya lâyık tır İbn Haldun şöyle bir not düşer Mantık gibi aklî olan ilim ler İslâmlar arasında az çok yayılmaya başlamış ise de başlangıçta bu ilimleri felsefe ilimlerinden sayarak şer î ilimlere tamamıyla aykırıdır diye Kelâmcılar öğrenmemişler ve bu ilimleri tamamıyla ihmal etmişlerdi Sıkıntımız burada Yine İbn Haldun dan Allah Peygamberi vasıtasıyla İslâm dinini öğretti Müslümanlar tarihte benzeri görülmemiş derecede zaferler kazandılar Diğer milletleri çiğ neyip geçtikleri gibi Rumların ellerin deki yerleri de aldılar İlk çağda Müslümanlar sa de bir hayat yaşarlar sanat ve hünerden uzak idiler Devlet ve saltanatları kudret ve istikrar kazandıktan sonra medeniyette hiçbir milletin yükselmediği dereceye yükseldiler hüner ve sanatın her çeşidinde ve ilimlerin her dalında ilerledikten sonra İslâm himayesinde bulunan ve Müslümanlarla antlaşma yapmış olan papazlardan her insanın bilmeyi arzu ettiği aklî ve felsefî ilimler hakkında bazı şeyler işitince bu aklî ve felsefî ilimleri anlamak istediler Demek ki gâvurun ilmi demenin bir mantığı yok Eğer bir mantığı olsaydı önce Kadı İbn Haldun itiraz ederdi Felsefe terimleri yerli yerine oturmazsa fikir kesinlikle kısır kalır Biz şimdi o kısırlığı yaşıyoruz Arı Türkçe sevdası her felsefe çalışanın kendi dilini kurmaya kalkması bize ilmi de fikri de kaybettiriyor Şimdi felsefe kitaplarını anlamak ne mümkün Dolayısıyla düşünemiyor ve üretemiyoruz Felsefenin bir adı da bence soru dur Prof Dr Nermi Uygur Felsefe nedir sorusunun karşısına eksiksiz bir çözüm formülüyle çıkmıyacağım Çünkü böyle bir formülüm yok Bana öyle geliyor ki felsefede tek tek sorular önceden tespit edilemez Felsefe bir araştırmadır Araştırma sorularını sık sık yenileyen bir çalışma biçimidir Her araştırma gibi felsefe de yeni sorulara açıktır Nerede sorular hep aynı kalmışsa orada felsefe araştırma olmaktan çıkmış demektir der Bir Felsefe Sorusu Nedir Felsefe Arkivi C 5 S 1 1960 Dr Mustafa Karataş ın Türkçe ve Felsefe Terimleri kitabında bize bir yol açıyor Dr Mustafa Karataş kitabının Ön Söz ünde Türkçenin felsefe ve bilim dili olarak gelişmesi felsefeyi ve bilimi ancak Türkçe yapmakla mümkündür Yeni bilgiler üretilmeli üretilene Türkçe ad verilmeli bu terim çeşitli yayınlarda insanlara duyurulmalı ve böylece terimin yaygınlaşması sağlanmalıdır diyor Dr Mustafa Karataş felsefe terimleri meselesini tartışmaya açarak önemli bir çalışmaya imza attı Kitap üzende daha konuşacağız