Türkçenin İnkişafı İçin Tercüme — Ş Alparslan Yasa

Türkçenin İnkişafı İçin Tercüme
Ş Alparslan YasaHitabevi
Türkçenin İnkişafı İçin Tercüme
Ş Alparslan YasaAkkadcadan başlıyarak günümüze kadar belki bütün büyük kültür dillerinin inkişâfında tercümenin başlıca bir âmil olduğu müşâhede edilmektedir Türkçe de bu umûmî kaidenin hâricinde değildir onun da târîh boyunca belki bütün dönüm noktalarında tercümelerin ağır bastığı tesbît olunmaktadır Tanzîmat devri ve sonrasında ise tercümeye gayet şuûrlu planlı bir siyâsetle Türkçenin inkişâfı için başlıca bir vâsıta olarak mürâcaat edilmiştir Hedef İstanbul Türkçesini Fransız nesrini örnek alarak geliştirip resmî yazı dili ve edebî dil yapmaktır Proje daha 19 asrın sonlarında tamâmen muvaffak olmuş Fransız nesrinin her çeşit türünü ve tekniğini kullanabilen asrî Türk nesri inşâ edilmiş ve Türkçemiz aynı zamânda pek geniş bir kelime hazînesine kavuşmuştur Bu safhaya kadar Fransızcadan umûmiyetle millî hassâsiyet ve şuûrla tercümeler yapıldığı için Fransızca Türkçe üzerinde gayet yapıcı inkişâf hattâihyâ edici bir têsîricrâ etmiştir 1930 lardan îtibâren ise Avrupacılık ideolojisi Fransızcaya Türkçeyi olabildiğince Fransızcalaştırmak için mürâcaat etmiş bu devrede Fransızca Türkçe üzerinde tahrîpkâr ve tereddî ettirici bir têsîr göstermiştir Târîh boyunca Türkçenin inkişâfında tercümelerin têsîrinitâkîb etmek demek Türkçenin Göktürkçeden Osmanlıcaya dîğertâbirle İstanbul Türkçesine uzanan on dört asırlık mâcerâsını içinden yaşamak demektir Bu çalışmayı tercüme bilimi traductologie çerçevesinde yürüttüğümüz zamân ondan tercüme pratiğimiz için de çok mühim netîceler çıkmaktadır Tanıtım Bülteninden Sayfa Sayısı 225 Baskı Yılı 2014 Dili Türkçe Yayınevi Hitabevi

Hitabevi Yayınları
Tanzimat Devrinde ve Sonrasında Türkçeyi Geliştirmenin Başlıca Vasıtası Olarak Tercüme Akkadcadan başlıyarak günümüze kadar belki bütün büyük kültür dillerinin inkişâfında tercümenin başlıca bir âmil olduğu müşâhede edilmektedir Türkçe de bu umûmî kaidenin hâricinde değildir onun da târîh boyunca belki bütün dönüm noktalarında tercümelerin ağır bastığı tesbît olunmaktadır Tanzîmat devri ve sonrasında ise tercümeye gayet şuûrlu planlı bir siyâsetle Türkçenin inkişâfı için başlıca bir vâsıta olarak mürâcaat edilmiştir Hedef İstanbul Türkçesini Fransız nesrini örnek alarak geliştirip resmî yazı dili ve edebî dil yapmaktır Proje daha 19 asrın sonlarında tamâmen muvaffak olmuş Fransız nesrinin her çeşit türünü ve tekniğini kullanabilen asrî Türk nesri inşâ edilmiş ve Türkçemiz aynı zamânda pek geniş bir kelime hazînesine kavuşmuştur Bu safhaya kadar Fransızcadan umûmiyetle millî hassâsiyet ve şuûrla tercümeler yapıldığı için Fransızca Türkçe üzerinde gayet yapıcı inkişâf hattâihyâ edici bir têsîricrâ etmiştir 1930lardan îtibâren ise Avrupacılık ideolojisi Fransızcaya Türkçeyi olabildiğince Fransızcalaştırmak için mürâcaat etmiş bu devrede Fransızca Türkçe üzerinde tahrîpkâr ve tereddî ettirici bir têsîr göstermiştir

Hitabevi Yayınları
Akkadcadan başlıyarak günümüze kadar belki bütün büyük kültür dillerinin inkişâfında tercümenin başlıca bir âmil olduğu müşâhede edilmektedir Türkçe de bu umûmî kaidenin hâricinde değildir onun da târîh boyunca belki bütün dönüm noktalarında tercümelerin ağır bastığı tesbît olunmaktadır Tanzîmat devri ve sonrasında ise tercümeye gayet şuûrlu planlı bir siyâsetle Türkçenin inkişâfı için başlıca bir vâsıta olarak mürâcaat edilmiştir Hedef İstanbul Türkçesini Fransız nesrini örnek alarak geliştirip resmî yazı dili ve edebî dil yapmaktır Proje daha 19 asrın sonlarında tamâmen muvaffak olmuş Fransız nesrinin her çeşit türünü ve tekniğini kullanabilen asrî Türk nesri inşâ edilmiş ve Türkçemiz aynı zamânda pek geniş bir kelime hazînesine kavuşmuştur Bu safhaya kadar Fransızcadan umûmiyetle millî hassâsiyet ve şuûrla tercümeler yapıldığı için Fransızca Türkçe üzerinde gayet yapıcı inkişâf hattâihyâ edici bir têsîricrâ etmiştir 1930 lardan îtibâren ise Avrupacılık ideolojisi Fransızcaya Türkçeyi olabildiğince Fransızcalaştırmak için mürâcaat etmiş bu devrede Fransızca Türkçe üzerinde tahrîpkâr ve tereddî ettirici bir têsîr göstermiştir Târîh boyunca Türkçenin inkişâfında tercümelerin têsîrinitâkîb etmek demek Türkçenin Göktürkçeden Osmanlıcaya dîğertâbirle İstanbul Türkçesine uzanan on dört asırlık mâcerâsını içinden yaşamak demektir Bu çalışmayı tercüme bilimi traductologie çerçevesinde yürüttüğümüz zamân ondan tercüme pratiğimiz için de çok mühim netîceler çıkmaktadır

Hitabevi Yayınları
Akkadcadan başlıyarak günümüze kadar belki bütün büyük kültür dillerinin inkişâfında tercümenin başlıca bir âmil olduğu müşâhede edilmektedir Türkçe de bu umûmî kaidenin hâricinde değildir onun da târîh boyunca belki bütün dönüm noktalarında tercümelerin ağır bastığı tesbît olunmaktadır Tanzîmat devri ve sonrasında ise tercümeye gayet şuûrlu planlı bir siyâsetle Türkçenin inkişâfı için başlıca bir vâsıta olarak mürâcaat edilmiştir Hedef İstanbul Türkçesini Fransız nesrini örnek alarak geliştirip resmî yazı dili ve edebî dil yapmaktır Proje daha 19 asrın sonlarında tamâmen muvaffak olmuş Fransız nesrinin her çeşit türünü ve tekniğini kullanabilen asrî Türk nesri inşâ edilmiş ve Türkçemiz aynı zamânda pek geniş bir kelime hazînesine kavuşmuştur Bu safhaya kadar Fransızcadan umûmiyetle millî hassâsiyet ve şuûrla tercümeler yapıldığı için Fransızca Türkçe üzerinde gayet yapıcı inkişâf hattâihyâ edici bir têsîricrâ etmiştir 1930 lardan îtibâren ise Avrupacılık ideolojisi Fransızcaya Türkçeyi olabildiğince Fransızcalaştırmak için mürâcaat etmiş bu devrede Fransızca Türkçe üzerinde tahrîpkâr ve tereddî ettirici bir têsîr göstermiştir Târîh boyunca Türkçenin inkişâfında tercümelerin têsîrinitâkîb etmek demek Türkçenin Göktürkçeden Osmanlıcaya dîğertâbirle İstanbul Türkçesine uzanan on dört asırlık mâcerâsını içinden yaşamak demektir Bu çalışmayı tercüme bilimi traductologie çerçevesinde yürüttüğümüz zamân ondan tercüme pratiğimiz için de çok mühim netîceler çıkmaktadır

Hitabevi
Akkadcadan başlıyarak günümüze kadar belki bütün büyük kültür dillerinin inkişâfında tercümenin başlıca bir âmil olduğu müşâhede edilmektedir Türkçe de bu umûmî kaidenin hâricinde değildir onun da târîh boyunca belki bütün dönüm noktalarında tercümelerin ağır bastığı tesbît olunmaktadır Tanzîmat devri ve sonrasında ise tercümeye gayet şuûrlu planlı bir siyâsetle Türkçenin inkişâfı için başlıca bir vâsıta olarak mürâcaat edilmiştir Hedef İstanbul Türkçesini Fransız nesrini örnek alarak geliştirip resmî yazı dili ve edebî dil yapmaktır Proje daha 19 asrın sonlarında tamâmen muvaffak olmuş Fransız nesrinin her çeşit türünü ve tekniğini kullanabilen asrî Türk nesri inşâ edilmiş ve Türkçemiz aynı zamânda pek geniş bir kelime hazînesine kavuşmuştur Bu safhaya kadar Fransızcadan umûmiyetle millî hassâsiyet ve şuûrla tercümeler yapıldığı için Fransızca Türkçe üzerinde gayet yapıcı inkişâf hattâihyâ edici bir têsîricrâ etmiştir 1930 lardan îtibâren ise Avrupacılık ideolojisi Fransızcaya Türkçeyi olabildiğince Fransızcalaştırmak için mürâcaat etmiş bu devrede Fransızca Türkçe üzerinde tahrîpkâr ve tereddî ettirici bir têsîr göstermiştir Târîh boyunca Türkçenin inkişâfında tercümelerin têsîrinitâkîb etmek demek Türkçenin Göktürkçeden Osmanlıcaya dîğertâbirle İstanbul Türkçesine uzanan on dört asırlık mâcerâsını içinden yaşamak demektir Bu çalışmayı tercüme bilimi traductologie çerçevesinde yürüttüğümüz zamân ondan tercüme pratiğimiz için de çok mühim netîceler çıkmaktadır

Hitabevi Yayınları
Akkadcadan başlıyarak günümüze kadar belki bütün büyük kültür dillerinin inkişâfında tercümenin başlıca bir âmil olduğu müşâhede edilmektedir Türkçe de bu umûmî kaidenin hâricinde değildir onun da târîh boyunca belki bütün dönüm noktalarında tercümelerin ağır bastığı tesbît olunmaktadır Tanzîmat devri ve sonrasında ise tercümeye gayet şuûrlu planlı bir siyâsetle Türkçenin inkişâfı için başlıca bir vâsıta olarak mürâcaat edilmiştir Hedef İstanbul Türkçesini Fransız nesrini örnek alarak geliştirip resmî yazı dili ve edebî dil yapmaktır Proje daha 19 asrın sonlarında tamâmen muvaffak olmuş Fransız nesrinin her çeşit türünü ve tekniğini kullanabilen asrî Türk nesri inşâ edilmiş ve Türkçemiz aynı zamânda pek geniş bir kelime hazînesine kavuşmuştur Bu safhaya kadar Fransızcadan umûmiyetle millî hassâsiyet ve şuûrla tercümeler yapıldığı için Fransızca Türkçe üzerinde gayet yapıcı inkişâf hattâihyâ edici bir têsîricrâ etmiştir 1930 lardan îtibâren ise Avrupacılık ideolojisi Fransızcaya Türkçeyi olabildiğince Fransızcalaştırmak için mürâcaat etmiş bu devrede Fransızca Türkçe üzerinde tahrîpkâr ve tereddî ettirici bir têsîr göstermiştir Târîh boyunca Türkçenin inkişâfında tercümelerin têsîrinitâkîb etmek demek Türkçenin Göktürkçeden Osmanlıcaya dîğertâbirle İstanbul Türkçesine uzanan on dört asırlık mâcerâsını içinden yaşamak demektir Bu çalışmayı tercüme bilimi traductologie çerçevesinde yürüttüğümüz zamân ondan tercüme pratiğimiz için de çok mühim netîceler çıkmaktadır