MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Türkçenin Zor Yılları — Mehmet Yalçın Yılmaz

Türkçenin Zor Yılları
357,50
Dil BilimAraştıma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme Referans

Türkçenin Zor Yılları

Mehmet Yalçın Yılmaz

KİTABEVİ

20.02.2026310 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap YurduEn ucuz

Türkçenin Zor Yılları

Mehmet Yalçın Yılmaz

Türkiye de dil devrimi siyah beyaz kadar keskin cephelerde tartışılmayı sürdürüyor Bu tartışmalar çoğu zaman dil devrimini ya mutlak bir ilerleme hamlesi ya da telafisi mümkün olmayan bir kopuş olarak okuyan iki karşıt pozisyon arasında sıkışıp kalıyor Türkçenin Zor Yılları bu konforlu ikiliğin dışında bir yerde duruyor Mehmet Yalçın Yılmaz 1923 sonrasında yürütülen dil politikalarını ne bir ideolojik kazanım ne de bütünüyle reddedilecek bir tarihsel sapma olarak ele alıyor Bunun yerine dil meselesini 19 yüzyıl Osmanlı aydınlarından genç Cumhuriyet in kurucu iradesine uzanan bir hat üzerinde toplumsal bütünleşme homojenleşme ve medeniyet tercihi arayışlarında nasıl merkezî bir araç hâline geldiği üzerinden tarihsel ve kurumsal bağlamı içinde inceliyor 1932 de Atatürk ün himayesinde kurulan Türk Dili Tetkik Cemiyeti bu sürecin kurumsal odağını oluşturur Sadeleşme Türkçeleştirme ve özleştirme politikaları kitapta yalnızca dilin anlaşılabilirliği açısından değil ortak bir yurttaşlık bilinci üretme kamusal alanı yeniden tanımlama ve eski devletle sembolik bir kopuş çabalarının parçası olarak ele alınıyor Okuma seferberliği derleme faaliyetleri Harf Devrimi ve Güneş Dil Teorisi gibi başlıklara uzanan bu hat hem bütünleştirici hem de dışlayıcı gerilimleri birlikte barındıran bir dil planlaması pratiği olarak okunuyor Mehmet Yalçın Yılmaz Türkçenin Zor Yılları nda taraf olmanın konforunu reddederek erken Cumhuriyet dönemi dil politikalarını bütünleştirici hedefleri ve dışlayıcı sınırlarıyla birlikte okumaya davet ediyor

BKM Kitap
385,00

Kitabevi Yayınları

310 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Türkiye de dil devrimi siyah beyaz kadar keskin cephelerde tartışılmayı sürdürüyor Bu tartışmalar çoğu zaman dil devrimini ya mutlak bir ilerleme hamlesi ya da telafisi mümkün olmayan bir kopuş olarak okuyan iki karşıt pozisyon arasında sıkışıp kalıyor Türkçenin Zor Yılları bu konforlu ikiliğin dışında bir yerde duruyor Mehmet Yalçın Yılmaz 1923 sonrasında yürütülen dil politikalarını ne bir ideolojik kazanım ne de bütünüyle reddedilecek bir tarihsel sapma olarak ele alıyor Bunun yerine dil meselesini 19 yüzyıl Osmanlı aydınlarından genç Cumhuriyet in kurucu iradesine uzanan bir hat üzerinde toplumsal bütünleşme homojenleşme ve medeniyet tercihi arayışlarında nasıl merkezî bir araç hâline geldiği üzerinden tarihsel ve kurumsal bağlamı içinde inceliyor 1932 de Atatürk ün himayesinde kurulan Türk Dili Tetkik Cemiyeti bu sürecin kurumsal odağını oluşturur Sadeleşme Türkçeleştirme ve özleştirme politikaları kitapta yalnızca dilin anlaşılabilirliği açısından değil ortak bir yurttaşlık bilinci üretme kamusal alanı yeniden tanımlama ve eski devletle sembolik bir kopuş çabalarının parçası olarak ele alınıyor Okuma seferberliği derleme faaliyetleri Harf Devrimi ve Güneş Dil Teorisi gibi başlıklara uzanan bu hat hem bütünleştirici hem de dışlayıcı gerilimleri birlikte barındıran bir dil planlaması pratiği olarak okunuyor Mehmet Yalçın Yılmaz Türkçenin Zor Yılları nda taraf olmanın konforunu reddederek erken Cumhuriyet dönemi dil politikalarını bütünleştirici hedefleri ve dışlayıcı sınırlarıyla birlikte okumaya davet ediyor

Kitap Sepeti
385,00

Kitabevi Yayınları

2019310 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Türkiye de dil devrimi siyah beyaz kadar keskin cephelerde tartışılmayı sürdürüyor Bu tartışmalar çoğu zaman dil devrimini ya mutlak bir ilerleme hamlesi ya da telafisi mümkün olmayan bir kopuş olarak okuyan iki karşıt pozisyon arasında sıkışıp kalıyor Türkçenin Zor Yılları bu konforlu ikiliğin dışında bir yerde duruyor Mehmet Yalçın Yılmaz 1923 sonrasında yürütülen dil politikalarını ne bir ideolojik kazanım ne de bütünüyle reddedilecek bir tarihsel sapma olarak ele alıyor Bunun yerine dil meselesini 19 yüzyıl Osmanlı aydınlarından genç Cumhuriyet in kurucu iradesine uzanan bir hat üzerinde toplumsal bütünleşme homojenleşme ve medeniyet tercihi arayışlarında nasıl merkezî bir araç hâline geldiği üzerinden tarihsel ve kurumsal bağlamı içinde inceliyor 1932 de Atatürk ün himayesinde kurulan Türk Dili Tetkik Cemiyeti bu sürecin kurumsal odağını oluşturur Sadeleşme Türkçeleştirme ve özleştirme politikaları kitapta yalnızca dilin anlaşılabilirliği açısından değil ortak bir yurttaşlık bilinci üretme kamusal alanı yeniden tanımlama ve eski devletle sembolik bir kopuş çabalarının parçası olarak ele alınıyor Okuma seferberliği derleme faaliyetleri Harf Devrimi ve Güneş Dil Teorisi gibi başlıklara uzanan bu hat hem bütünleştirici hem de dışlayıcı gerilimleri birlikte barındıran bir dil planlaması pratiği olarak okunuyor Mehmet Yalçın Yılmaz Türkçenin Zor Yılları nda taraf olmanın konforunu reddederek erken Cumhuriyet dönemi dil politikalarını bütünleştirici hedefleri ve dışlayıcı sınırlarıyla birlikte okumaya davet ediyor

Ekin Kitap
410,00

Kitabevi Yayınları

310 sf.
Ekin Kitap

Türkiye de dil devrimi siyah beyaz kadar keskin cephelerde tartışılmayı sürdürüyor Bu tartışmalar çoğu zaman dil devrimini ya mutlak bir ilerleme hamlesi ya da telafisi mümkün olmayan bir kopuş olarak okuyan iki karşıt pozisyon arasında sıkışıp kalıyor Türkçenin Zor Yılları bu konforlu ikiliğin dışında bir yerde duruyor Mehmet Yalçın Yılmaz 1923 sonrasında yürütülen dil politikalarını ne bir ideolojik kazanım ne de bütünüyle reddedilecek bir tarihsel sapma olarak ele alıyor Bunun yerine dil meselesini 19 yüzyıl Osmanlı aydınlarından genç Cumhuriyet in kurucu iradesine uzanan bir hat üzerinde toplumsal bütünleşme homojenleşme ve medeniyet tercihi arayışlarında nasıl merkezî bir araç hâline geldiği üzerinden tarihsel ve kurumsal bağlamı içinde inceliyor 1932 de Atatürk ün himayesinde kurulan Türk Dili Tetkik Cemiyeti bu sürecin kurumsal odağını oluşturur Sadeleşme Türkçeleştirme ve özleştirme politikaları kitapta yalnızca dilin anlaşılabilirliği açısından değil ortak bir yurttaşlık bilinci üretme kamusal alanı yeniden tanımlama ve eski devletle sembolik bir kopuş çabalarının parçası olarak ele alınıyor Okuma seferberliği derleme faaliyetleri Harf Devrimi ve Güneş Dil Teorisi gibi başlıklara uzanan bu hat hem bütünleştirici hem de dışlayıcı gerilimleri birlikte barındıran bir dil planlaması pratiği olarak okunuyor Mehmet Yalçın Yılmaz Türkçenin Zor Yılları nda taraf olmanın konforunu reddederek erken Cumhuriyet dönemi dil politikalarını bütünleştirici hedefleri ve dışlayıcı sınırlarıyla birlikte okumaya davet ediyor

Nobel Kitap
425,00

Kitabevi Yayınları

2019310 sf.
Ciltsiz13x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Türkiye de dil devrimi siyah beyaz kadar keskin cephelerde tartışılmayı sürdürüyor Bu tartışmalar çoğu zaman dil devrimini ya mutlak bir ilerleme hamlesi ya da telafisi mümkün olmayan bir kopuş olarak okuyan iki karşıt pozisyon arasında sıkışıp kalıyor Türkçenin Zor Yılları bu konforlu ikiliğin dışında bir yerde duruyor Mehmet Yalçın Yılmaz 1923 sonrasında yürütülen dil politikalarını ne bir ideolojik kazanım ne de bütünüyle reddedilecek bir tarihsel sapma olarak ele alıyor Bunun yerine dil meselesini 19 yüzyıl Osmanlı aydınlarından genç Cumhuriyet in kurucu iradesine uzanan bir hat üzerinde toplumsal bütünleşme homojenleşme ve medeniyet tercihi arayışlarında nasıl merkezî bir araç hâline geldiği üzerinden tarihsel ve kurumsal bağlamı içinde inceliyor 1932 de Atatürk ün himayesinde kurulan Türk Dili Tetkik Cemiyeti bu sürecin kurumsal odağını oluşturur Sadeleşme Türkçeleştirme ve özleştirme politikaları kitapta yalnızca dilin anlaşılabilirliği açısından değil ortak bir yurttaşlık bilinci üretme kamusal alanı yeniden tanımlama ve eski devletle sembolik bir kopuş çabalarının parçası olarak ele alınıyor Okuma seferberliği derleme faaliyetleri Harf Devrimi ve Güneş Dil Teorisi gibi başlıklara uzanan bu hat hem bütünleştirici hem de dışlayıcı gerilimleri birlikte barındıran bir dil planlaması pratiği olarak okunuyor Mehmet Yalçın Yılmaz Türkçenin Zor Yılları nda taraf olmanın konforunu reddederek erken Cumhuriyet dönemi dil politikalarını bütünleştirici hedefleri ve dışlayıcı sınırlarıyla birlikte okumaya davet ediyor