MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Türkiye de Darbelerde CIA nın Rolü — Selim Özkar

Türkiye de Darbelerde CIA nın Rolü
197,60
Siyasal Hayat Türkiye

Türkiye de Darbelerde CIA nın Rolü

Selim Özkar

Orion Kitabevi

2017272 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Türkiye de Darbelerde CIA nın Rolü

Selim Özkar

Türkiye de 1960 yılından itibaren üç defa darbe iki defa TSK ile siyaset arasında örtülü sürtüşme ve güç mücadelesi üç defa da darbe girişimi olmuştur Cumhuriyet döneminin ilk darbesi 27 Mayıs 1960 darbesidir Bu darbeden sonra 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 yıllarında iki başarısız darbe girişimi olmuştur Bu girişimler 27 Mayıs 1960 darbesinin artçılarıdır Sonra gelen iki darbe 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleridir Bu darbelerden sonra 28 Şubat 1997 de başlayan 28 Şubat süreci ve 27 Nisan 2007 e muhtırası bildirisi bulunmaktadır Ben son iki olayı darbe olarak adlandırmıyo rum Bana göre son iki olay TSK ile siyaset arasında örtülü sürtüşme ve güç mücadelesidir Son olarak Türkiye de 15 Temmuz 2016 tarihinde çok ciddi ve kapsamlı bir darbe teşebbüsü olmuştur Ben 27 Mayıs 1960 darbesi yapıldığı sırada daha çocuktum Bu sebeple 27 Mayıs darbesi kitabımda ele alınmamıştır 12 Mart 1971 darbesi döneminde TSK da teğmen rütbesinde istihbarat subayı olarak görev yapıyordum Bu darbeyi içeriden gözleme imkanı buldum 12 Mart darbesi döneminde TSK dan ihraç edildim 12 Eylül 1980 darbesine giden olaylar sürecinin içinde değildim Ancak olayların içinde olanlarla sınırlı da olsa belli bir ölçüde temasım oldu 28 Şubat süreci 27 Nisan Bildirisi ve 15 Temmuz darbe girişimlerini tamamen dışarıdan izledim Ben bu kitabın 12 Mart 1971 darbesi ile ilgili bölümünü 1980 öncesinde 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili bölü münü de 1990 öncesinde yazmış ancak çeşitli sebeplerle yayınlamamıştım Daha sonra Türkiye de TSK ile siyaset arasında sürtüşmeler en son olarak da bir darbe girişimi oldu Geçmişim sebebiyle TSK ile siyaset arasındaki olaylar hep ilgi alanımda oldu Sahip olduğum bilgi biri kimi ve düşüncelerimi paylaşmak için bu kitabı yayınlamaya karar verdim Türkiye de bütün askeri müdahalelerin arkasında hep ABD ve CIA in olduğu ileri sürülmüştür Sağcısıyla solcusuyla bu konuda fikir beyan edenler arasında tam bir mutabakat bulunmaktadır Ancak askeri müdahalenin iç faktörleri de bulunmaktadır İç faktörler her zaman dış faktörlerden daha belirleyicidir Ben kitabımda olayların iç faktörlerini dış faktörlerini ve dış faktörler arasında ABD ve CIA in nasıl bir rol üstlenmiş olabileceğini inceledim Olaylar hiçbir zaman tek taraflı olarak bir tarafın iradesi doğrultusunda gelişmez Her şey kusursuz bir şekilde baştan planlanamaz Ancak olaylarda yer alan taraflardan bilgi ve deneyimi daha yüksek ve ayrıca ufku daha geniş olan taraf her zaman ortaya çıkabile cek beklenmedik durumlara karşı pozisyonunu yeniden ayarlayarak istediği sonuçlara ulaşabilir ve oyunun sonunda masasından galip olarak ayrılabilir Ben kitabımda incelediğim konularda belirli bir tez oluşturdum Beni bu tezi oluşturmaya sevk eden bilgilere ve olgulara dikkati çektim Bu bilgi ve olguların bir kısmı kendi yaşadığım ve tanık olduğum olaylardır Bir kısmı da basında çıkan iddia ve açıklamalardır Basında çıkan iddia ve açıklamaların doğruluğu her zaman tartışılabilir Bu sebeple benim oluşturduğum tez de tartışılabilir Benzer şekilde basında çıkan iddia ve haberlere dayanarak çeşitli olaylar hakkında vardığım sonuçlar da sadece kuşkuyu ifade etmektedir Eğer basına yansıyan olaylar yanlışsa benim kuşkularım da yersizdir Kitabımda oluşturduğum teze dayanak olarak aldığım siyasi partiler ve siyasi hareketler ile çeşitli kişilerin davranış ve dışa vurulan düşüncelerine objektif bir anlam vermeye çalıştım Verdiğim bu anlama göre olayları yorumladım Elbette siyasi partiler siyasi hareketler ve kişiler farklı niyetlerle hareket etmiş olabilirler Ya da düşünceyi açıklayanın gerçek niyeti ile bu düşüncenin sonradan kazandığı objektif anlam farklı olabilir Bu sebeple bu kitabın amacı hiçbir kurum ve kişiyi sübjektif olarak suçlama ve sorumlu tutmak değildir Bu konu hukuk ve yargılama alanına girer Ben olayları siyasal ve sosyolojik açıdan ele aldım Herhangi bir değer yargısıyla da yargılamadım Kitabımda sıklıkla cunta kelimesi geç

Tamadres
315,00

Orion Kitabevi

Ocak 2017272 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Türkiye de 1960 yılından itibaren üç defa darbe iki defa TSK ile siyaset arasında örtülü sürtüşme ve güç mücadelesi üç defa da darbe girişimi olmuştur Cumhuriyet döneminin ilk darbesi 27 Mayıs 1960 darbesidir Bu darbeden sonra 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 yıllarında iki başarısız darbe girişimi olmuştur Bu girişimler 27 Mayıs 1960 darbesinin artçılarıdır Sonra gelen iki darbe 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleridir Bu darbelerden sonra 28 Şubat 1997 de başlayan 28 Şubat süreci ve 27 Nisan 2007 e muhtırası bildirisi bulunmaktadır Ben son iki olayı darbe olarak adlandırmıyo rum Bana göre son iki olay TSK ile siyaset arasında örtülü sürtüşme ve güç mücadelesidir Son olarak Türkiye de 15 Temmuz 2016 tarihinde çok ciddi ve kapsamlı bir darbe teşebbüsü olmuştur Ben 27 Mayıs 1960 darbesi yapıldığı sırada daha çocuktum Bu sebeple 27 Mayıs darbesi kitabımda ele alınmamıştır 12 Mart 1971 darbesi döneminde TSK da teğmen rütbesinde istihbarat subayı olarak görev yapıyordum Bu darbeyi içeriden gözleme imkanı buldum 12 Mart darbesi döneminde TSK dan ihraç edildim 12 Eylül 1980 darbesine giden olaylar sürecinin içinde değildim Ancak olayların içinde olanlarla sınırlı da olsa belli bir ölçüde temasım oldu 28 Şubat süreci 27 Nisan Bildirisi ve 15 Temmuz darbe girişimlerini tamamen dışarıdan izledim Ben bu kitabın 12 Mart 1971 darbesi ile ilgili bölümünü 1980 öncesinde 12 Eylül 1980 darbesi ile ilgili bölü münü de 1990 öncesinde yazmış ancak çeşitli sebeplerle yayınlamamıştım Daha sonra Türkiye de TSK ile siyaset arasında sürtüşmeler en son olarak da bir darbe girişimi oldu Geçmişim sebebiyle TSK ile siyaset arasındaki olaylar hep ilgi alanımda oldu Sahip olduğum bilgi biri kimi ve düşüncelerimi paylaşmak için bu kitabı yayınlamaya karar verdim Türkiye de bütün askeri müdahalelerin arkasında hep ABD ve CIA in olduğu ileri sürülmüştür Sağcısıyla solcusuyla bu konuda fikir beyan edenler arasında tam bir mutabakat bulunmaktadır Ancak askeri müdahalenin iç faktörleri de bulunmaktadır İç faktörler her zaman dış faktörlerden daha belirleyicidir Ben kitabımda olayların iç faktörlerini dış faktörlerini ve dış faktörler arasında ABD ve CIA in nasıl bir rol üstlenmiş olabileceğini inceledim Olaylar hiçbir zaman tek taraflı olarak bir tarafın iradesi doğrultusunda gelişmez Her şey kusursuz bir şekilde baştan planlanamaz Ancak olaylarda yer alan taraflardan bilgi ve deneyimi daha yüksek ve ayrıca ufku daha geniş olan taraf her zaman ortaya çıkabile cek beklenmedik durumlara karşı pozisyonunu yeniden ayarlayarak istediği sonuçlara ulaşabilir ve oyunun sonunda masasından galip olarak ayrılabilir Ben kitabımda incelediğim konularda belirli bir tez oluşturdum Beni bu tezi oluşturmaya sevk eden bilgilere ve olgulara dikkati çektim Bu bilgi ve olguların bir kısmı kendi yaşadığım ve tanık olduğum olaylardır Bir kısmı da basında çıkan iddia ve açıklamalardır Basında çıkan iddia ve açıklamaların doğruluğu her zaman tartışılabilir Bu sebeple benim oluşturduğum tez de tartışılabilir Benzer şekilde basında çıkan iddia ve haberlere dayanarak çeşitli olaylar hakkında vardığım sonuçlar da sadece kuşkuyu ifade etmektedir Eğer basına yansıyan olaylar yanlışsa benim kuşkularım da yersizdir Kitabımda oluşturduğum teze dayanak olarak aldığım siyasi partiler ve siyasi hareketler ile çeşitli kişilerin davranış ve dışa vurulan düşüncelerine objektif bir anlam vermeye çalıştım Verdiğim bu anlama göre olayları yorumladım Elbette siyasi partiler siyasi hareketler ve kişiler farklı niyetlerle hareket etmiş olabilirler Ya da düşünceyi açıklayanın gerçek niyeti ile bu düşüncenin sonradan kazandığı objektif anlam farklı olabilir Bu sebeple bu kitabın amacı hiçbir kurum ve kişiyi sübjektif olarak suçlama ve sorumlu tutmak değildir Bu konu hukuk ve yargılama alanına girer Ben olayları siyasal ve sosyolojik açıdan ele aldım Herhangi bir değer yargısıyla da yargılamadım Kitabımda sıklıkla cunta kelimesi geçmektedir Ben cunta kelimesini sıkı bir örgütlenmeyi ifade eden bir oluşum olarak değil benzer düşünceleri benimseyen insanlar grubu anlamında kullandım