Türkiye de Din Eğitimi Politikaları — İbrahim Turan

Türkiye de Din Eğitimi Politikaları
İbrahim Turanİdil Yayınları
Türkiye de Din Eğitimi Politikaları
İbrahim TuranAlevi toplumunun kronikleşmiş sorunlarının yeniden ele alınması ve bunların çözümü noktasındaki girişimler her ne kadar iyi niyetli çabalar olarak düşünülse de Alevilerin tümü tarafından kabullenilmiş değildir Meselenin bir sorun olmaktan çıkarılmasına yönelik olarak siyasi iradenin attığı adımlara belirli bir kesim temkinli yaklaşırken bir diğer kesim Alevilerin Sünnileştirileceği endişesi ile karşı çıkmaktadır Bu endişenin altında yatan tarihsel hafıza sorunların sağlıklı bir şekilde çözülmesinin önünde bazı engeller oluştururken meselenin diyalojik bir yaklaşımla ve bütüncül bir bakış açısıyla incelenmesini de gerekli kılmaktadır Türkiye de siyasi iktidarın Alevi Çalıştayları vasıtasıyla Alevilerin sorunlarını masaya yatırarak yeni bir açılım başlatması Diyanet İşleri Başkanlığının Alevi toplumu ile ilişkisini gözden geçirmesi için de bir fırsat oluşturmaktadır Bu bağlamda Alevi toplumuna sunulacak din hizmetlerinde onların taleplerinin yanında hassasiyetlerinin de dikkate alınması toplumsal uzlaşı ve barış kültürünün tesisi cihetinden önemli görülmektedir Elinizdeki çalışmada Alevi köylerine cami yapımından Kur an kursu açılmasına dedelik kurumundan cemevlerinin statüsüne kadar Alevi toplumunun din hizmetleri ve din eğitimi konusunda yaşadığı farklı sorunlar hem Diyanet hem de Aleviler nokta i nazarından incelenerek objektif bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir

İdil Yayınları
Alevi toplumunun kronikleşmiş sorunlarının yeniden ele alınması ve bunların çözümü noktasındaki girişimler her ne kadar iyi niyetli çabalar olarak düşünülse de Alevilerin tümü tarafından kabullenilmiş değildir Meselenin bir sorun olmaktan çıkarılmasına yönelik olarak siyasi iradenin attığı adımlara belirli bir kesim temkinli yaklaşırken bir diğer kesim Alevilerin Sünnileştirileceği endişesi ile karşı çıkmaktadır Bu endişenin altında yatan tarihsel hafıza sorunların sağlıklı bir şekilde çözülmesinin önünde bazı engeller oluştururken meselenin diyalojik bir yaklaşımla ve bütüncül bir bakış açısıyla incelenmesini de gerekli kılmaktadır Türkiye de siyasi iktidarın Alevi Çalıştayları vasıtasıyla Alevilerin sorunlarını masaya yatırarak yeni bir açılım başlatması Diyanet İşleri Başkanlığının Alevi toplumu ile ilişkisini gözden geçirmesi için de bir fırsat oluşturmaktadır Bu bağlamda Alevi toplumuna sunulacak din hizmetlerinde onların taleplerinin yanında hassasiyetlerinin de dikkate alınması toplumsal uzlaşı ve barış kültürünün tesisi cihetinden önemli görülmektedir Elinizdeki çalışmada Alevi köylerine cami yapımından Kur an kursu açılmasına dedelik kurumundan cemevlerinin statüsüne kadar Alevi toplumunun din hizmetleri ve din eğitimi konusunda yaşadığı farklı sorunlar hem Diyanet hem de Aleviler nokta i nazarından incelenerek objektif bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir

İdil Yayınları
Alevi toplumunun kronikleşmiş sorunlarının yeniden ele alınması ve bunların çözümü noktasındaki girişimler her ne kadar iyi niyetli çabalar olarak düşünülse de Alevilerin tümü tarafından kabullenilmiş değildir Meselenin bir sorun olmaktan çıkarılmasına yönelik olarak siyasi iradenin attığı adımlara belirli bir kesim temkinli yaklaşırken bir diğer kesim Alevilerin Sünnileştirileceği endişesi ile karşı çıkmaktadır Bu endişenin altında yatan tarihsel hafıza sorunların sağlıklı bir şekilde çözülmesinin önünde bazı engeller oluştururken meselenin diyalojik bir yaklaşımla ve bütüncül bir bakış açısıyla incelenmesini de gerekli kılmaktadır Türkiye de siyasi iktidarın Alevi Çalıştayları vasıtasıyla Alevilerin sorunlarını masaya yatırarak yeni bir açılım başlatması Diyanet İşleri Başkanlığının Alevi toplumu ile ilişkisini gözden geçirmesi için de bir fırsat oluşturmaktadır Bu bağlamda Alevi toplumuna sunulacak din hizmetlerinde onların taleplerinin yanında hassasiyetlerinin de dikkate alınması toplumsal uzlaşı ve barış kültürünün tesisi cihetinden önemli görülmektedir Elinizdeki çalışmada Alevi köylerine cami yapımından Kur an kursu açılmasına dedelik kurumundan cemevlerinin statüsüne kadar Alevi toplumunun din hizmetleri ve din eğitimi konusunda yaşadığı farklı sorunlar hem Diyanet hem de Aleviler nokta i nazarından incelenerek objektif bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir

İdil Yayıncılık
Alevi toplumunun kronikleşmiş sorunlarının yeniden ele alınması ve bunların çözümü noktasındaki girişimler her ne kadar iyi niyetli çabalar olarak düşünülse de Alevilerin tümü tarafından kabullenilmiş değildir Meselenin bir sorun olmaktan çıkarılmasına yönelik olarak siyasi iradenin attığı adımlara belirli bir kesim temkinli yaklaşırken bir diğer kesim Alevilerin Sünnileştirileceği endişesi ile karşı çıkmaktadır Bu endişenin altında yatan tarihsel hafıza sorunların sağlıklı bir şekilde çözülmesinin önünde bazı engeller oluştururken meselenin diyalojik bir yaklaşımla ve bütüncül bir bakış açısıyla incelenmesini de gerekli kılmaktadır Türkiye de siyasi iktidarın Alevi Çalıştayları vasıtasıyla Alevilerin sorunlarını masaya yatırarak yeni bir açılım başlatması Diyanet İşleri Başkanlığının Alevi toplumu ile ilişkisini gözden geçirmesi için de bir fırsat oluşturmaktadır Bu bağlamda Alevi toplumuna sunulacak din hizmetlerinde onların taleplerinin yanında hassasiyetlerinin de dikkate alınması toplumsal uzlaşı ve barış kültürünün tesisi cihetinden önemli görülmektedir Elinizdeki çalışmada Alevi köylerine cami yapımından Kur an kursu açılmasına dedelik kurumundan cemevlerinin statüsüne kadar Alevi toplumunun din hizmetleri ve din eğitimi konusunda yaşadığı farklı sorunlar hem Diyanet hem de Aleviler nokta i nazarından incelenerek objektif bir bakış açısıyla değerlendirilmektedir

İz Yayıncılık
Türkiye nin 1959 yılında üyelik için başvurduğu AET bugünkü adıyla Avrupa Birliği ile ilişkileri Türk siyasi hayatının en çalkantılı en yorucu ve zahmetli süreçlerinden biri hatta en önde gelenidir Cumhuriyet in kuruluşuyla birlikte Batı ile entegrasyonun bir devlet politikası olarak benimsenmesi sebebiyle değişen iktidarlara rağmen AB ile ilişkilerin ivmesini değiştirmemiştir Ülkenin siyasi kültürel ve iktisadî yapısının AB ile uyumlu hale getirilmesine yönelik düzenlemeler de bu ilişkinin bir sonucudur Dünyada insan hakları ve temel özgürlüklerin daha derinlemesine bir şekilde ele alınıp değerlendirildiği bir ortamda Türkiye nin de bu alandaki eksiklerini bir an önce gidermesi bir zaruret olarak gözükmektedir İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında giderilmesi talep edilen eksiklerden birisi de farklı din ve kültürlere mensup bireylerin örgün ve yaygın din eğitiminden eşit oranda ve din ve vicdan özgürlüğünü ihlal etmeden istifade edebilmelerinin sağlanmasıdır Doğal olarak da bu talepler Türkiye nin AB sürecinde örgün ve yaygın din eğitimi gibi alanlarda bazı etkilere açık olduğunu göstermekte ve bu konunun araştırılıp incelenmesi önem arz etmektedir Bu çalışma Avrupa Birliği nin din eğitimine yönelik politikalarının Türkiye ye etkilerini incelemekte ve 2010 yılından sonra yapılan düzenlemeleri de kapsayacak şekilde din eğitimi ve devletin bu eğitimdeki rolü konusunu masaya yatırmaktadır

İz Yayıncılık
Türkiye nin 1959 yılında üyelik için başvurduğu AET bugünkü adıyla Avrupa Birliği ile ilişkileri Türk siyasi hayatının en çalkantılı en yorucu ve zahmetli süreçlerinden biri hatta en önde gelenidir Cumhuriyet in kuruluşuyla birlikte Batı ile entegrasyonun bir devlet politikası olarak benimsenmesi sebebiyle değişen iktidarlara rağmen AB ile ilişkilerin ivmesini değiştirmemiştir Ülkenin siyasi kültürel ve iktisadî yapısının AB ile uyumlu hale getirilmesine yönelik düzenlemeler de bu ilişkinin bir sonucudur Dünyada insan hakları ve temel özgürlüklerin daha derinlemesine bir şekilde ele alınıp değerlendirildiği bir ortamda Türkiye nin de bu alandaki eksiklerini bir an önce gidermesi bir zaruret olarak gözükmektedir İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında giderilmesi talep edilen eksiklerden birisi de farklı din ve kültürlere mensup bireylerin örgün ve yaygın din eğitiminden eşit oranda ve din ve vicdan özgürlüğünü ihlal etmeden istifade edebilmelerinin sağlanmasıdır Doğal olarak da bu talepler Türkiye nin AB sürecinde örgün ve yaygın din eğitimi gibi alanlarda bazı etkilere açık olduğunu göstermekte ve bu konunun araştırılıp incelenmesi önem arz etmektedir Bu çalışma Avrupa Birliği nin din eğitimine yönelik politikalarının Türkiye ye etkilerini incelemekte ve 2010 yılından sonra yapılan düzenlemeleri de kapsayacak şekilde din eğitimi ve devletin bu eğitimdeki rolü konusunu masaya yatırmaktadır

İz Yayıncılık
Türkiye nin 1959 yılında üyelik için başvurduğu AET bugünkü adıyla Avrupa Birliği ile ilişkileri Türk siyasi hayatının en çalkantılı en yorucu ve zahmetli süreçlerinden biri hatta en önde gelenidir Cumhuriyet in kuruluşuyla birlikte Batı ile entegrasyonun bir devlet politikası olarak benimsenmesi sebebiyle değişen iktidarlara rağmen AB ile ilişkilerin ivmesini değiştirmemiştir Ülkenin siyasi kültürel ve iktisadî yapısının AB ile uyumlu hale getirilmesine yönelik düzenlemeler de bu ilişkinin bir sonucudur Dünyada insan hakları ve temel özgürlüklerin daha derinlemesine bir şekilde ele alınıp değerlendirildiği bir ortamda Türkiye nin de bu alandaki eksiklerini bir an önce gidermesi bir zaruret olarak gözükmektedir İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında giderilmesi talep edilen eksiklerden birisi de farklı din ve kültürlere mensup bireylerin örgün ve yaygın din eğitiminden eşit oranda ve din ve vicdan özgürlüğünü ihlal etmeden istifade edebilmelerinin sağlanmasıdır Doğal olarak da bu talepler Türkiye nin AB sürecinde örgün ve yaygın din eğitimi gibi alanlarda bazı etkilere açık olduğunu göstermekte ve bu konunun araştırılıp incelenmesi önem arz etmektedir Bu çalışma Avrupa Birliği nin din eğitimine yönelik politikalarının Türkiye ye etkilerini incelemekte ve 2010 yılından sonra yapılan düzenlemeleri de kapsayacak şekilde din eğitimi ve devletin bu eğitimdeki rolü konusunu masaya yatırmaktadır

İz Yayıncılık
Türkiye nin 1959 yılında üyelik için başvurduğu AET bugünkü adıyla Avrupa Birliği ile ilişkileri Türk siyasi hayatının en çalkantılı en yorucu ve zahmetli süreçlerinden biri hatta en önde gelenidir Cumhuriyet in kuruluşuyla birlikte Batı ile entegrasyonun bir devlet politikası olarak benimsenmesi sebebiyle değişen iktidarlara rağmen AB ile ilişkilerin ivmesini değiştirmemiştir Ülkenin siyasi kültürel ve iktisadî yapısının AB ile uyumlu hale getirilmesine yönelik düzenlemeler de bu ilişkinin bir sonucudur Dünyada insan hakları ve temel özgürlüklerin daha derinlemesine bir şekilde ele alınıp değerlendirildiği bir ortamda Türkiye nin de bu alandaki eksiklerini bir an önce gidermesi bir zaruret olarak gözükmektedir İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında giderilmesi talep edilen eksiklerden birisi de farklı din ve kültürlere mensup bireylerin örgün ve yaygın din eğitiminden eşit oranda ve din ve vicdan özgürlüğünü ihlal etmeden istifade edebilmelerinin sağlanmasıdır Doğal olarak da bu talepler Türkiye nin AB sürecinde örgün ve yaygın din eğitimi gibi alanlarda bazı etkilere açık olduğunu göstermekte ve bu konunun araştırılıp incelenmesi önem arz etmektedir Bu çalışma Avrupa Birliği nin din eğitimine yönelik politikalarının Türkiye ye etkilerini incelemekte ve 2010 yılından sonra yapılan düzenlemeleri de kapsayacak şekilde din eğitimi ve devletin bu eğitimdeki rolü konusunu masaya yatırmaktadır

İz Yayıncılık
Türkiye nin 1959 yılında üyelik için başvurduğu AET bugünkü adıyla Avrupa Birliği ile ilişkileri Türk siyasi hayatının en çalkantılı en yorucu ve zahmetli süreçlerinden biri hatta en önde gelenidir Cumhuriyet in kuruluşuyla birlikte Batı ile entegrasyonun bir devlet politikası olarak benimsenmesi sebebiyle değişen iktidarlara rağmen AB ile ilişkilerin ivmesini değiştirmemiştir Ülkenin siyasi kültürel ve iktisadî yapısının AB ile uyumlu hale getirilmesine yönelik düzenlemeler de bu ilişkinin bir sonucudur Dünyada insan hakları ve temel özgürlüklerin daha derinlemesine bir şekilde ele alınıp değerlendirildiği bir ortamda Türkiye nin de bu alandaki eksiklerini bir an önce gidermesi bir zaruret olarak gözükmektedir İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında giderilmesi talep edilen eksiklerden birisi de farklı din ve kültürlere mensup bireylerin örgün ve yaygın din eğitiminden eşit oranda ve din ve vicdan özgürlüğünü ihlal etmeden istifade edebilmelerinin sağlanmasıdır Doğal olarak da bu talepler Türkiye nin AB sürecinde örgün ve yaygın din eğitimi gibi alanlarda bazı etkilere açık olduğunu göstermekte ve bu konunun araştırılıp incelenmesi önem arz etmektedir Bu çalışma Avrupa Birliği nin din eğitimine yönelik politikalarının Türkiye ye etkilerini incelemekte ve 2010 yılından sonra yapılan düzenlemeleri de kapsayacak şekilde din eğitimi ve devletin bu eğitimdeki rolü konusunu masaya yatırmaktadır

İz
Türkiye nin 1959 yılında üyelik için başvurduğu AET bugünkü adıyla Avrupa Birliği ile ilişkileri Türk siyasi hayatının en çalkantılı en yorucu ve zahmetli süreçlerinden biri hatta en önde gelenidir Cumhuriyet in kuruluşuyla birlikte Batı ile entegrasyonun bir devlet politikası olarak benimsenmesi sebebiyle değişen iktidarlara rağmen AB ile ilişkilerin ivmesini değiştirmemiştir Ülkenin siyasi kültürel ve iktisadî yapısının AB ile uyumlu hale getirilmesine yönelik düzenlemeler de bu ilişkinin bir sonucudur Dünyada insan hakları ve temel özgürlüklerin daha derinlemesine bir şekilde ele alınıp değerlendirildiği bir ortamda Türkiye nin de bu alandaki eksiklerini bir an önce gidermesi bir zaruret olarak gözükmektedir İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında giderilmesi talep edilen eksiklerden birisi de farklı din ve kültürlere mensup bireylerin örgün ve yaygın din eğitiminden eşit oranda ve din ve vicdan özgürlüğünü ihlal etmeden istifade edebilmelerinin sağlanmasıdır Doğal olarak da bu talepler Türkiye nin AB sürecinde örgün ve yaygın din eğitimi gibi alanlarda bazı etkilere açık olduğunu göstermekte ve bu konunun araştırılıp incelenmesi önem arz etmektedir Bu çalışma Avrupa Birliği nin din eğitimine yönelik politikalarının Türkiye ye etkilerini incelemekte ve 2010 yılından sonra yapılan düzenlemeleri de kapsayacak şekilde din eğitimi ve devletin bu eğitimdeki rolü konusunu masaya yatırmaktadır

İz Yayıncılık
Türkiye nin 1959 yılında üyelik için başvurduğu AET bugünkü adıyla Avrupa Birliği ile ilişkileri Türk siyasi hayatının en çalkantılı en yorucu ve zahmetli süreçlerinden biri hatta en önde gelenidir Cumhuriyet in kuruluşuyla birlikte Batı ile entegrasyonun bir devlet politikası olarak benimsenmesi sebebiyle değişen iktidarlara rağmen AB ile ilişkilerin ivmesini değiştirmemiştir Ülkenin siyasi kültürel ve iktisadî yapısının AB ile uyumlu hale getirilmesine yönelik düzenlemeler de bu ilişkinin bir sonucudur Dünyada insan hakları ve temel özgürlüklerin daha derinlemesine bir şekilde ele alınıp değerlendirildiği bir ortamda Türkiye nin de bu alandaki eksiklerini bir an önce gidermesi bir zaruret olarak gözükmektedir İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında giderilmesi talep edilen eksiklerden birisi de farklı din ve kültürlere mensup bireylerin örgün ve yaygın din eğitiminden eşit oranda ve din ve vicdan özgürlüğünü ihlal etmeden istifade edebilmelerinin sağlanmasıdır Doğal olarak da bu talepler Türkiye nin AB sürecinde örgün ve yaygın din eğitimi gibi alanlarda bazı etkilere açık olduğunu göstermekte ve bu konunun araştırılıp incelenmesi önem arz etmektedir Bu çalışma Avrupa Birliği nin din eğitimine yönelik politikalarının Türkiye ye etkilerini incelemekte ve 2010 yılından sonra yapılan düzenlemeleri de kapsayacak şekilde din eğitimi ve devletin bu eğitimdeki rolü konusunu masaya yatırmaktadır

İz Yayıncılık
Türkiye nin 1959 yılında üyelik için başvurduğu AET bugünkü adıyla Avrupa Birliği ile ilişkileri Türk siyasi hayatının en çalkantılı en yorucu ve zahmetli süreçlerinden biri hatta en önde gelenidir Cumhuriyet in kuruluşuyla birlikte Batı ile entegrasyonun bir devlet politikası olarak benimsenmesi sebebiyle değişen iktidarlara rağmen AB ile ilişkilerin ivmesini değiştirmemiştir Ülkenin siyasi kültürel ve iktisadî yapısının AB ile uyumlu hale getirilmesine yönelik düzenlemeler de bu ilişkinin bir sonucudur Dünyada insan hakları ve temel özgürlüklerin daha derinlemesine bir şekilde ele alınıp değerlendirildiği bir ortamda Türkiye nin de bu alandaki eksiklerini bir an önce gidermesi bir zaruret olarak gözükmektedir İnsan hakları ve temel özgürlükler alanında giderilmesi talep edilen eksiklerden birisi de farklı din ve kültürlere mensup bireylerin örgün ve yaygın din eğitiminden eşit oranda ve din ve vicdan özgürlüğünü ihlal etmeden istifade edebilmelerinin sağlanmasıdır Doğal olarak da bu talepler Türkiye nin AB sürecinde örgün ve yaygın din eğitimi gibi alanlarda bazı etkilere açık olduğunu göstermekte ve bu konunun araştırılıp incelenmesi önem arz etmektedir Bu çalışma Avrupa Birliği nin din eğitimine yönelik politikalarının Türkiye ye etkilerini incelemekte ve 2010 yılından sonra yapılan düzenlemeleri de kapsayacak şekilde din eğitimi ve devletin bu eğitimdeki rolü konusunu masaya yatırmaktadır