Türkiye de İktisat Sosyolojisi Geçmişten Günümüze Türkiye de İktisat İnsan ve Toplum — İsmail Kitapcı

Türkiye de İktisat Sosyolojisi Geçmişten Günümüze Türkiye de İktisat İnsan ve Toplum
İsmail KitapcıNobel Akademik Yayıncılık
Türkiye de İktisat Sosyolojisi Geçmişten Günümüze Türkiye de İktisat İnsan ve Toplum
İsmail KitapcıTürk toplumundaki geleneksel sosyal iktisadi ve kültürel değerler yeni dünyanın hızına yetişmeye çalışıyor Neo Klasik iktisadın sosyal bilimleri doğa bilimlerine dönüştürme çabası iktisat insan ve toplum arasındaki bağların kopmasına neden oluyor İktisadi olan ın sosyal olan üzerinde tahakkümünü daha çok artırması iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri artırıyor İktisat sosyolojisi ise iktisadi olaylara sosyolojik bir açıdan bakarak tek tip yaklaşımlar yerine çok disiplinli yaklaşımları esas alıyor İktisat sosyolojisi hem tek tek parçalara bakıyor hem de bütünü anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Her ülke için standart bir iktisadi sistemin ve politikanın önerilmesi oldukça sınırlı bir yaklaşım Öyle ki insanı toplumu kültürü ve tarihi anlamadan bir ülkenin iktisadi sorunlarını çözebilme gayreti suya yazı yazmak gibi bir şey Her ülkenin iktisadi sorunlarının kendine özgü olması akıllara tıbbın kurucusu Hippokrates in görüşlerini getirmektedir Hippokrates her bir hastanın özel olduğunu standart tedavinin olamayacağını söyler O meşhur hastalık yok hasta var aforizmasındaki gibi İktisat sosyolojisi de tarihsel gerçeklerden hareket ederek insanı ve toplumu anlama gayreti içerisinde Aynı zamanda sosyal ve iktisadi yapılar açısından her ülkenin kendi gerçeğini görerek ve bilerek iktisadi sorunları çözme amacında Türkiye de İktisat Sosyolojisi adlı bu çalışmada tarihsel süreçte Türkiye de iktisadi düşüncenin nasıl oluştuğu ve ahlaki değerlerin iktisadi yapı üzerinde ne türden etkiler oluşturduğu farklı iktisat sosyologlarının penceresinden anlatılıyor Bu amaçla Türkiye deki iktisat sosyolojisine doğrudan ya da dolaylı olarak katkı yapan düşünürler olarak Ziya Gökalp ten Sabri Ülgener e Fahri Fındıkoğlu ndan Cavit Orhan Tütengil e ve Mehmet Eröz den Amiran Kurtkan Bilgiseven e kadar farklı düşünürlerin görüşleri aktarılıyor Aynı zamanda yakın dönemdeki sosyal ve iktisadi sorunları çözme noktasında devlet merkezli eleştirel yaklaşımlar dini ve ahlaki yaklaşımların iktisadi süreçlerdeki etkisini araştıran kültür merkezli Weberci yaklaşımlar sermaye merkezli eleştirel yaklaşımlar ve yeni iktisat sosyolojisi yaklaşımları anlatılıyor Türkiye de 1990 lardan günümüze hızlı liberalleşmenin sosyal ve iktisadi alanda ortaya çıkardığı sorunlara bütüncül bir açıdan bakabilmek iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri azaltabilmenin en önemli yollarından biri olsa gerek

Nobel Akademik Yayıncılık
Türk toplumundaki geleneksel sosyal iktisadi ve kültürel değerler yeni dünyanın hızına yetişmeye çalışıyor Neo Klasik iktisadın sosyal bilimleri doğa bilimlerine dönüştürme çabası iktisat insan ve toplum arasındaki bağların kopmasına neden oluyor İktisadi olan ın sosyal olan üzerinde tahakkümünü daha çok artırması iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri artırıyor İktisat sosyolojisi ise iktisadi olaylara sosyolojik bir açıdan bakarak tek tip yaklaşımlar yerine çok disiplinli yaklaşımları esas alıyor İktisat sosyolojisi hem tek tek parçalara bakıyor hem de bütünü anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Her ülke için standart bir iktisadi sistemin ve politikanın önerilmesi oldukça sınırlı bir yaklaşım Öyle ki insanı toplumu kültürü ve tarihi anlamadan bir ülkenin iktisadi sorunlarını çözebilme gayreti suya yazı yazmak gibi bir şey Her ülkenin iktisadi sorunlarının kendine özgü olması akıllara tıbbın kurucusu Hippokrates in görüşlerini getirmektedir Hippokrates her bir hastanın özel olduğunu standart tedavinin olamayacağını söyler O meşhur hastalık yok hasta var aforizmasındaki gibi İktisat sosyolojisi de tarihsel gerçeklerden hareket ederek insanı ve toplumu anlama gayreti içerisinde Aynı zamanda sosyal ve iktisadi yapılar açısından her ülkenin kendi gerçeğini görerek ve bilerek iktisadi sorunları çözme amacında Türkiye de İktisat Sosyolojisi adlı bu çalışmada tarihsel süreçte Türkiye de iktisadi düşüncenin nasıl oluştuğu ve ahlaki değerlerin iktisadi yapı üzerinde ne türden etkiler oluşturduğu farklı iktisat sosyologlarının penceresinden anlatılıyor Bu amaçla Türkiye deki iktisat sosyolojisine doğrudan ya da dolaylı olarak katkı yapan düşünürler olarak Ziya Gökalp ten Sabri Ülgener e Fahri Fındıkoğlu ndan Cavit Orhan Tütengil e ve Mehmet Eröz den Amiran Kurtkan Bilgiseven e kadar farklı düşünürlerin görüşleri aktarılıyor Aynı zamanda yakın dönemdeki sosyal ve iktisadi sorunları çözme noktasında devlet merkezli eleştirel yaklaşımlar dini ve ahlaki yaklaşımların iktisadi süreçlerdeki etkisini araştıran kültür merkezli Weberci yaklaşımlar sermaye merkezli eleştirel yaklaşımlar ve yeni iktisat sosyolojisi yaklaşımları anlatılıyor Türkiye de 1990 lardan günümüze hızlı liberalleşmenin sosyal ve iktisadi alanda ortaya çıkardığı sorunlara bütüncül bir açıdan bakabilmek iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri azaltabilmenin en önemli yollarından biri olsa gerek Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
Türk toplumundaki geleneksel sosyal iktisadi ve kültürel değerler yeni dünyanın hızına yetişmeye çalışıyor Neo Klasik iktisadın sosyal bilimleri doğa bilimlerine dönüştürme çabası iktisat insan ve toplum arasındaki bağların kopmasına neden oluyor İktisadi olan ın sosyal olan üzerinde tahakkümünü daha çok artırması iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri artırıyor İktisat sosyolojisi ise iktisadi olaylara sosyolojik bir açıdan bakarak tek tip yaklaşımlar yerine çok disiplinli yaklaşımları esas alıyor İktisat sosyolojisi hem tek tek parçalara bakıyor hem de bütünü anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Her ülke için standart bir iktisadi sistemin ve politikanın önerilmesi oldukça sınırlı bir yaklaşım Öyle ki insanı toplumu kültürü ve tarihi anlamadan bir ülkenin iktisadi sorunlarını çözebilme gayreti suya yazı yazmak gibi bir şey Her ülkenin iktisadi sorunlarının kendine özgü olması akıllara tıbbın kurucusu Hippokrates in görüşlerini getirmektedir Hippokrates her bir hastanın özel olduğunu standart tedavinin olamayacağını söyler O meşhur hastalık yok hasta var aforizmasındaki gibi İktisat sosyolojisi de tarihsel gerçeklerden hareket ederek insanı ve toplumu anlama gayreti içerisinde Aynı zamanda sosyal ve iktisadi yapılar açısından her ülkenin kendi gerçeğini görerek ve bilerek iktisadi sorunları çözme amacında Türkiye de İktisat Sosyolojisi adlı bu çalışmada tarihsel süreçte Türkiye de iktisadi düşüncenin nasıl oluştuğu ve ahlaki değerlerin iktisadi yapı üzerinde ne türden etkiler oluşturduğu farklı iktisat sosyologlarının penceresinden anlatılıyor Bu amaçla Türkiye deki iktisat sosyolojisine doğrudan ya da dolaylı olarak katkı yapan düşünürler olarak Ziya Gökalp ten Sabri Ülgener e Fahri Fındıkoğlu ndan Cavit Orhan Tütengil e ve Mehmet Eröz den Amiran Kurtkan Bilgiseven e kadar farklı düşünürlerin görüşleri aktarılıyor Aynı zamanda yakın dönemdeki sosyal ve iktisadi sorunları çözme noktasında devlet merkezli eleştirel yaklaşımlar dini ve ahlaki yaklaşımların iktisadi süreçlerdeki etkisini araştıran kültür merkezli Weberci yaklaşımlar sermaye merkezli eleştirel yaklaşımlar ve yeni iktisat sosyolojisi yaklaşımları anlatılıyor Türkiye de 1990 lardan günümüze hızlı liberalleşmenin sosyal ve iktisadi alanda ortaya çıkardığı sorunlara bütüncül bir açıdan bakabilmek iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri azaltabilmenin en önemli yollarından biri olsa gerek

Nobel Akademik Yayıncılık
Türk toplumundaki geleneksel sosyal iktisadi ve kültürel değerler yeni dünyanın hızına yetişmeye çalışıyor Neo Klasik iktisadın sosyal bilimleri doğa bilimlerine dönüştürme çabası iktisat insan ve toplum arasındaki bağların kopmasına neden oluyor İktisadi olan ın sosyal olan üzerinde tahakkümünü daha çok artırması iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri artırıyor İktisat sosyolojisi ise iktisadi olaylara sosyolojik bir açıdan bakarak tek tip yaklaşımlar yerine çok disiplinli yaklaşımları esas alıyor İktisat sosyolojisi hem tek tek parçalara bakıyor hem de bütünü anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Her ülke için standart bir iktisadi sistemin ve politikanın önerilmesi oldukça sınırlı bir yaklaşım Öyle ki insanı toplumu kültürü ve tarihi anlamadan bir ülkenin iktisadi sorunlarını çözebilme gayreti suya yazı yazmak gibi bir şey Her ülkenin iktisadi sorunlarının kendine özgü olması akıllara tıbbın kurucusu Hippokrates in görüşlerini getirmektedir Hippokrates her bir hastanın özel olduğunu standart tedavinin olamayacağını söyler O meşhur hastalık yok hasta var aforizmasındaki gibi İktisat sosyolojisi de tarihsel gerçeklerden hareket ederek insanı ve toplumu anlama gayreti içerisinde Aynı zamanda sosyal ve iktisadi yapılar açısından her ülkenin kendi gerçeğini görerek ve bilerek iktisadi sorunları çözme amacında Türkiye de İktisat Sosyolojisi adlı bu çalışmada tarihsel süreçte Türkiye de iktisadi düşüncenin nasıl oluştuğu ve ahlaki değerlerin iktisadi yapı üzerinde ne türden etkiler oluşturduğu farklı iktisat sosyologlarının penceresinden anlatılıyor Bu amaçla Türkiye deki iktisat sosyolojisine doğrudan ya da dolaylı olarak katkı yapan düşünürler olarak Ziya Gökalp ten Sabri Ülgener e Fahri Fındıkoğlu ndan Cavit Orhan Tütengil e ve Mehmet Eröz den Amiran Kurtkan Bilgiseven e kadar farklı düşünürlerin görüşleri aktarılıyor Aynı zamanda yakın dönemdeki sosyal ve iktisadi sorunları çözme noktasında devlet merkezli eleştirel yaklaşımlar dini ve ahlaki yaklaşımların iktisadi süreçlerdeki etkisini araştıran kültür merkezli Weberci yaklaşımlar sermaye merkezli eleştirel yaklaşımlar ve yeni iktisat sosyolojisi yaklaşımları anlatılıyor Türkiye de 1990 lardan günümüze hızlı liberalleşmenin sosyal ve iktisadi alanda ortaya çıkardığı sorunlara bütüncül bir açıdan bakabilmek iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri azaltabilmenin en önemli yollarından biri olsa gerek Tanıtım Bülteninden

Nobel Akademik Yayıncılık
Türk toplumundaki geleneksel sosyal iktisadi ve kültürel değerler yeni dünyanın hızına yetişmeye çalışıyor Neo Klasik iktisadın sosyal bilimleri doğa bilimlerine dönüştürme çabası iktisat insan ve toplum arasındaki bağların kopmasına neden oluyor İktisadi olan ın sosyal olan üzerinde tahakkümünü daha çok artırması iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri artırıyor İktisat sosyolojisi ise iktisadi olaylara sosyolojik bir açıdan bakarak tek tip yaklaşımlar yerine çok disiplinli yaklaşımları esas alıyor İktisat sosyolojisi hem tek tek parçalara bakıyor hem de bütünü anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Her ülke için standart bir iktisadi sistemin ve politikanın önerilmesi oldukça sınırlı bir yaklaşım Öyle ki insanı toplumu kültürü ve tarihi anlamadan bir ülkenin iktisadi sorunlarını çözebilme gayreti suya yazı yazmak gibi bir şey Her ülkenin iktisadi sorunlarının kendine özgü olması akıllara tıbbın kurucusu Hippokrates in görüşlerini getirmektedir Hippokrates her bir hastanın özel olduğunu standart tedavinin olamayacağını söyler O meşhur hastalık yok hasta var aforizmasındaki gibi İktisat sosyolojisi de tarihsel gerçeklerden hareket ederek insanı ve toplumu anlama gayreti içerisinde Aynı zamanda sosyal ve iktisadi yapılar açısından her ülkenin kendi gerçeğini görerek ve bilerek iktisadi sorunları çözme amacında Türkiye de İktisat Sosyolojisi adlı bu çalışmada tarihsel süreçte Türkiye de iktisadi düşüncenin nasıl oluştuğu ve ahlaki değerlerin iktisadi yapı üzerinde ne türden etkiler oluşturduğu farklı iktisat sosyologlarının penceresinden anlatılıyor Bu amaçla Türkiye deki iktisat sosyolojisine doğrudan ya da dolaylı olarak katkı yapan düşünürler olarak Ziya Gökalp ten Sabri Ülgener e Fahri Fındıkoğlu ndan Cavit Orhan Tütengil e ve Mehmet Eröz den Amiran Kurtkan Bilgiseven e kadar farklı düşünürlerin görüşleri aktarılıyor Aynı zamanda yakın dönemdeki sosyal ve iktisadi sorunları çözme noktasında devlet merkezli eleştirel yaklaşımlar dini ve ahlaki yaklaşımların iktisadi süreçlerdeki etkisini araştıran kültür merkezli Weberci yaklaşımlar sermaye merkezli eleştirel yaklaşımlar ve yeni iktisat sosyolojisi yaklaşımları anlatılıyor Türkiye de 1990 lardan günümüze hızlı liberalleşmenin sosyal ve iktisadi alanda ortaya çıkardığı sorunlara bütüncül bir açıdan bakabilmek iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri azaltabilmenin en önemli yollarından biri olsa gerek

Nobel Akademik Yayıncılık
İsmail Kitapcı tarafından kaleme alınan Türkiyede İktisat Sosyolojisi Nobel Akademik Yayıncılık eseri olarak okurlarla buluşuyor Türkiyede İktisat Sosyolojisi İsmail Kitapcı Kitap Özeti Türk toplumundaki geleneksel sosyal iktisadi ve kültürel değerler yeni dünyanın hızına yetişmeye çalışıyor Neo Klasik iktisadın sosyal bilimleri doğa bilimlerine dönüştürme çabası iktisat insan ve toplum arasındaki bağların kopmasına neden oluyor İktisadi olan ın sosyal olan üzerinde tahakkümünü daha çok artırması iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri artırıyor İktisat sosyolojisi ise iktisadi olaylara sosyolojik bir açıdan bakarak tek tip yaklaşımlar yerine çok disiplinli yaklaşımları esas alıyor İktisat sosyolojisi hem tek tek parçalara bakıyor hem de bütünü anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Her ülke için standart bir iktisadi sistemin ve politikanın önerilmesi oldukça sınırlı bir yaklaşım Öyle ki insanı toplumu kültürü ve tarihi anlamadan bir ülkenin iktisadi sorunlarını çözebilme gayreti suya yazı yazmak gibi bir şey Her ülkenin iktisadi sorunlarının kendine özgü olması akıllara tıbbın kurucusu Hippokrates in görüşlerini getirmektedir Hippokrates her bir hastanın özel olduğunu standart tedavinin olamayacağını söyler O meşhur hastalık yok hasta var aforizmasındaki gibi İktisat sosyolojisi de tarihsel gerçeklerden hareket ederek insanı ve toplumu anlama gayreti içerisinde Aynı zamanda sosyal ve iktisadi yapılar açısından her ülkenin kendi gerçeğini görerek ve bilerek iktisadi sorunları çözme amacında Türkiye de İktisat Sosyolojisi adlı bu çalışmada tarihsel süreçte Türkiye de iktisadi düşüncenin nasıl oluştuğu ve ahlaki değerlerin iktisadi yapı üzerinde ne türden etkiler oluşturduğu farklı iktisat sosyologlarının penceresinden anlatılıyor Bu amaçla Türkiye deki iktisat sosyolojisine doğrudan ya da dolaylı olarak katkı yapan düşünürler olarak Ziya Gökalp ten Sabri Ülgener e Fahri Fındıkoğlu ndan Cavit Orhan Tütengil e ve Mehmet Eröz den Amiran Kurtkan Bilgiseven e kadar farklı düşünürlerin görüşleri aktarılıyor Aynı zamanda yakın dönemdeki sosyal ve iktisadi sorunları çözme noktasında devlet merkezli eleştirel yaklaşımlar dini ve ahlaki yaklaşımların iktisadi süreçlerdeki etkisini araştıran kültür merkezli Weberci yaklaşımlar sermaye merkezli eleştirel yaklaşımlar ve yeni iktisat sosyolojisi yaklaşımları anlatılıyor Türkiye de 1990 lardan günümüze hızlı liberalleşmenin sosyal ve iktisadi alanda ortaya çıkardığı sorunlara bütüncül bir açıdan bakabilmek iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri azaltabilmenin en önemli yollarından biri olsa gerek Yayınevi Nobel Akademik Yayıncılık Yazar İsmail Kitapcı Sayfa 168 Sayfa Kağıt 1 Hamur Boyut 16 00x24 00 cm Basım Yılı Ocak 2020 Barkod 9786050331011 Kategori Araştırma İnceleme Diğer Ekonomi Kitapları

Nobel Akademik Yayıncılık
Türk toplumundaki geleneksel sosyal iktisadi ve kültürel değerler yeni dünyanın hızına yetişmeye çalışıyor Neo Klasik iktisadın sosyal bilimleri doğa bilimlerine dönüştürme çabası iktisat insan ve toplum arasındaki bağların kopmasına neden oluyor İktisadi olan ın sosyal olan üzerinde tahakkümünü daha çok artırması iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri artırıyor İktisat sosyolojisi ise iktisadi olaylara sosyolojik bir açıdan bakarak tek tip yaklaşımlar yerine çok disiplinli yaklaşımları esas alıyor İktisat sosyolojisi hem tek tek parçalara bakıyor hem de bütünü anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Her ülke için standart bir iktisadi sistemin ve politikanın önerilmesi oldukça sınırlı bir yaklaşım Öyle ki insanı toplumu kültürü ve tarihi anlamadan bir ülkenin iktisadi sorunlarını çözebilme gayreti suya yazı yazmak gibi bir şey Her ülkenin iktisadi sorunlarının kendine özgü olması akıllara tıbbın kurucusu Hippokrates in görüşlerini getirmektedir Hippokrates her bir hastanın özel olduğunu standart tedavinin olamayacağını söyler O meşhur hastalık yok hasta var aforizmasındaki gibi İktisat sosyolojisi de tarihsel gerçeklerden hareket ederek insanı ve toplumu anlama gayreti içerisinde Aynı zamanda sosyal ve iktisadi yapılar açısından her ülkenin kendi gerçeğini görerek ve bilerek iktisadi sorunları çözme amacında Türkiye de İktisat Sosyolojisi adlı bu çalışmada tarihsel süreçte Türkiye de iktisadi düşüncenin nasıl oluştuğu ve ahlaki değerlerin iktisadi yapı üzerinde ne türden etkiler oluşturduğu farklı iktisat sosyologlarının penceresinden anlatılıyor Bu amaçla Türkiye deki iktisat sosyolojisine doğrudan ya da dolaylı olarak katkı yapan düşünürler olarak Ziya Gökalp ten Sabri Ülgener e Fahri Fındıkoğlu ndan Cavit Orhan Tütengil e ve Mehmet Eröz den Amiran Kurtkan Bilgiseven e kadar farklı düşünürlerin görüşleri aktarılıyor Aynı zamanda yakın dönemdeki sosyal ve iktisadi sorunları çözme noktasında devlet merkezli eleştirel yaklaşımlar dini ve ahlaki yaklaşımların iktisadi süreçlerdeki etkisini araştıran kültür merkezli Weberci yaklaşımlar sermaye merkezli eleştirel yaklaşımlar ve yeni iktisat sosyolojisi yaklaşımları anlatılıyor Türkiye de 1990 lardan günümüze hızlı liberalleşmenin sosyal ve iktisadi alanda ortaya çıkardığı sorunlara bütüncül bir açıdan bakabilmek iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri azaltabilmenin en önemli yollarından biri olsa gerek img src https s3 eu west 1 amazonaws com dia kitadagitim ckeditor_assets pictures 53 content_1_original_original jpg alt height 15 width 15 font size 1 color white font img

Nobel
Türk toplumundaki geleneksel sosyal iktisadi ve kültürel değerler yeni dünyanın hızına yetişmeye çalışıyor Neo Klasik iktisadın sosyal bilimleri doğa bilimlerine dönüştürme çabası iktisat insan ve toplum arasındaki bağların kopmasına neden oluyor İktisadi olan ın sosyal olan üzerinde tahakkümünü daha çok artırması iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri artırıyor İktisat sosyolojisi ise iktisadi olaylara sosyolojik bir açıdan bakarak tek tip yaklaşımlar yerine çok disiplinli yaklaşımları esas alıyor İktisat sosyolojisi hem tek tek parçalara bakıyor hem de bütünü anlamaya ve anlamlandırmaya çalışıyor Her ülke için standart bir iktisadi sistemin ve politikanın önerilmesi oldukça sınırlı bir yaklaşım Öyle ki insanı toplumu kültürü ve tarihi anlamadan bir ülkenin iktisadi sorunlarını çözebilme gayreti suya yazı yazmak gibi bir şey Her ülkenin iktisadi sorunlarının kendine özgü olması akıllara tıbbın kurucusu Hippokrates in görüşlerini getirmektedir Hippokrates her bir hastanın özel olduğunu standart tedavinin olamayacağını söyler O meşhur hastalık yok hasta var aforizmasındaki gibi İktisat sosyolojisi de tarihsel gerçeklerden hareket ederek insanı ve toplumu anlama gayreti içerisinde Aynı zamanda sosyal ve iktisadi yapılar açısından her ülkenin kendi gerçeğini görerek ve bilerek iktisadi sorunları çözme amacında Türkiye de İktisat Sosyolojisi adlı bu çalışmada tarihsel süreçte Türkiye de iktisadi düşüncenin nasıl oluştuğu ve ahlaki değerlerin iktisadi yapı üzerinde ne türden etkiler oluşturduğu farklı iktisat sosyologlarının penceresinden anlatılıyor Bu amaçla Türkiye deki iktisat sosyolojisine doğrudan ya da dolaylı olarak katkı yapan düşünürler olarak Ziya Gökalp ten Sabri Ülgener e Fahri Fındıkoğlu ndan Cavit Orhan Tütengil e ve Mehmet Eröz den Amiran Kurtkan Bilgiseven e kadar farklı düşünürlerin görüşleri aktarılıyor Aynı zamanda yakın dönemdeki sosyal ve iktisadi sorunları çözme noktasında devlet merkezli eleştirel yaklaşımlar dini ve ahlaki yaklaşımların iktisadi süreçlerdeki etkisini araştıran kültür merkezli Weberci yaklaşımlar sermaye merkezli eleştirel yaklaşımlar ve yeni iktisat sosyolojisi yaklaşımları anlatılıyor Türkiye de 1990 lardan günümüze hızlı liberalleşmenin sosyal ve iktisadi alanda ortaya çıkardığı sorunlara bütüncül bir açıdan bakabilmek iktisat ve toplum arasındaki mesafeleri azaltabilmenin en önemli yollarından biri olsa gerek