Türkiye de Modernleşme Din ve Parti Politikası — Ali Yaşar Sarıbay

Türkiye de Modernleşme Din ve Parti Politikası
Ali Yaşar SarıbayDBY Yayınları
Türkiye de Modernleşme Din ve Parti Politikası
Ali Yaşar SarıbayBu kitap münhasıran bir siyasal parti incelemesi değildir Bir partinin Millî Selamet Partisi MSP bizâtihi sonucu olduğu Türkiye nin modernleşme sürecinin paradokslarına patolojilerine temsil ettiği kesimlerin o süreci algılamaları yorumlamaları doğrultusunda verdiği cevaptır İslâmî değerleri savunmada ve telkin etmeye yönelirken MSP temsil ettiği kesimleri birey mertebesinde siyasî özne yapmaya girişmiş Hegelci ifadeyle ister istemez bireysel öznel ahlaka Hegelci anlamda Moralität a tâbi kılmış yurttaş olarak konumlandıramamıştır Bireysel öznel ahlâkın kaynağını bütünüyle İslâmî değerlere indirgemiş mevcut laik siyasî düzenin toplumsal ahlâkını Sittlichkeit ını ikame etmeyi siyasî mücadelesinin odağı yapmıştır Fakat tersinden bakıldığında ise laik siyasî düzen de modernleşme sürecinde Moralität karşısında Sittlichkeit ı yüceltme girişimiydi Sittlichkeit felsefesine dayanan laik düzen siyasal etik ve dinî bir alternatif olarak Moralität ı karşısına almıştı Şüphesiz buradaki dinî olan yurttaşlık dini civil religion özelliğini haiz bir anlayışa dayanmaktaydı ve bireyselliğe indirgenmiş bir mahiyeti son tahlilde muhafaza etmekteydi Bu da Moralität ın depolitizasyonu anlamına gelen Sittlichkeit felsefesinin Moralität a radikal şekilde ikamesiydi Bu doğrultuda dinin devletten ayrılması farklı yasalara tâbi hâle getirilmiş görünmesi ise aslında Moralität ın Sittlichkeit bünyesinde eritilmesiydi Laiklik bu durumun sembol kavramıydı ve Sittlichkeit ın felsefî temeliydi MSP nin sistem karşıtı bir parti tipi sayılması da bu olguyla çok yakından ilgiliydi Bu anlamda MSP nin son tahlilde Türkiye nin modernleşme sürecinin ortaya çıkardığı politik teolojik bir olgu mahiyeti arz ettiği söylenebilir

DBY Yayınları
Bu kitap münhasıran bir siyasal parti incelemesi değildir Bir partinin Millî Selamet Partisi MSP bizâtihi sonucu olduğu Türkiye nin modernleşme sürecinin paradokslarına patolojilerine temsil ettiği kesimlerin o süreci algılamaları yorumlamaları doğrultusunda verdiği cevaptır İslâmî değerleri savunmada ve telkin etmeye yönelirken MSP temsil ettiği kesimleri birey mertebesinde siyasî özne yapmaya girişmiş Hegelci ifadeyle ister istemez bireysel öznel ahlaka Hegelci anlamda Moralität a tâbi kılmış yurttaş olarak konumlandıramamıştır Bireysel öznel ahlâkın kaynağını bütünüyle İslâmî değerlere indirgemiş mevcut laik siyasî düzenin toplumsal ahlâkını Sittlichkeit ını ikame etmeyi siyasî mücadelesinin odağı yapmıştır Fakat tersinden bakıldığında ise laik siyasî düzen de modernleşme sürecinde Moralität karşısında Sittlichkeit ı yüceltme girişimiydi Sittlichkeit felsefesine dayanan laik düzen siyasal etik ve dinî bir alternatif olarak Moralität ı karşısına almıştı Şüphesiz buradaki dinî olan yurttaşlık dini civil religion özelliğini haiz bir anlayışa dayanmaktaydı ve bireyselliğe indirgenmiş bir mahiyeti son tahlilde muhafaza etmekteydi Bu da Moralität ın depolitizasyonu anlamına gelen Sittlichkeit felsefesinin Moralität a radikal şekilde ikamesiydi Bu doğrultuda dinin devletten ayrılması farklı yasalara tâbi hâle getirilmiş görünmesi ise aslında Moralität ın Sittlichkeit bünyesinde eritilmesiydi Laiklik bu durumun sembol kavramıydı ve Sittlichkeit ın felsefî temeliydi MSP nin sistem karşıtı bir parti tipi sayılması da bu olguyla çok yakından ilgiliydi Bu anlamda MSP nin son tahlilde Türkiye nin modernleşme sürecinin ortaya çıkardığı politik teolojik bir olgu mahiyeti arz ettiği söylenebilir

DBY Yayınları
Ali Yaşar Sarıbay tarafından kaleme alınan Türkiye de Modernleşme Din ve Parti Politikası DBY Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Türkiye de Modernleşme Din ve Parti Politikası Ali Yaşar Sarıbay Kitap Özeti Bu kitap münhasıran bir siyasal parti incelemesi değildir Bir partinin Millî Selamet Partisi MSP bizâtihi sonucu olduğu Türkiye nin modernleşme sürecinin paradokslarına patolojilerine temsil ettiği kesimlerin o süreci algılamaları yorumlamaları doğrultusunda verdiği cevaptır İslâmî değerleri savunmada ve telkin etmeye yönelirken MSP temsil ettiği kesimleri birey mertebesinde siyasî özne yapmaya girişmiş Hegelci ifadeyle ister istemez bireysel öznel ahlaka Hegelci anlamda Moralität a tâbi kılmış yurttaş olarak konumlandıramamıştır Bireysel öznel ahlâkın kaynağını bütünüyle İslâmî değerlere indirgemiş mevcut laik siyasî düzenin toplumsal ahlâkını Sittlichkeit ını ikame etmeyi siyasî mücadelesinin odağı yapmıştır Fakat tersinden bakıldığında ise laik siyasî düzen de modernleşme sürecinde Moralität karşısında Sittlichkeit ı yüceltme girişimiydi Sittlichkeit felsefesine dayanan laik düzen siyasal etik ve dinî bir alternatif olarak Moralität ı karşısına almıştı Şüphesiz buradaki dinî olan yurttaşlık dini civil religion özelliğini haiz bir anlayışa dayanmaktaydı ve bireyselliğe indirgenmiş bir mahiyeti son tahlilde muhafaza etmekteydi Bu da Moralität ın depolitizasyonu anlamına gelen Sittlichkeit felsefesinin Moralität a radikal şekilde ikamesiydi Bu doğrultuda dinin devletten ayrılması farklı yasalara tâbi hâle getirilmiş görünmesi ise aslında Moralität ın Sittlichkeit bünyesinde eritilmesiydi Laiklik bu durumun sembol kavramıydı ve Sittlichkeit ın felsefî temeliydi MSP nin sistem karşıtı bir parti tipi sayılması da bu olguyla çok yakından ilgiliydi Bu anlamda MSP nin son tahlilde Türkiye nin modernleşme sürecinin ortaya çıkardığı politik teolojik bir olgu mahiyeti arz ettiği söylenebilir Yayınevi DBY Yayınları Yazar Ali Yaşar Sarıbay Sayfa 264 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 13 00x21 00 cm Basım Yılı Nisan 2025 Barkod 9786255905024 Kategori Türkiye Siyaseti ve Politikası

DBY Yayınları
Bu kitap münhasıran bir siyasal parti incelemesi değildir Bir partinin Millî Selamet Partisi MSP bizâtihi sonucu olduğu Türkiye nin modernleşme sürecinin paradokslarına patolojilerine temsil ettiği kesimlerin o süreci algılamaları yorumlamaları doğrultusunda verdiği cevaptır İslâmî değerleri savunmada ve telkin etmeye yönelirken MSP temsil ettiği kesimleri birey mertebesinde siyasî özne yapmaya girişmiş Hegelci ifadeyle ister istemez bireysel öznel ahlaka Hegelci anlamda Moralität a tâbi kılmış yurttaş olarak konumlandıramamıştır Bireysel öznel ahlâkın kaynağını bütünüyle İslâmî değerlere indirgemiş mevcut laik siyasî düzenin toplumsal ahlâkını Sittlichkeit ını ikame etmeyi siyasî mücadelesinin odağı yapmıştır Fakat tersinden bakıldığında ise laik siyasî düzen de modernleşme sürecinde Moralität karşısında Sittlichkeit ı yüceltme girişimiydi Sittlichkeit felsefesine dayanan laik düzen siyasal etik ve dinî bir alternatif olarak Moralität ı karşısına almıştı Şüphesiz buradaki dinî olan yurttaşlık dini civil religion özelliğini haiz bir anlayışa dayanmaktaydı ve bireyselliğe indirgenmiş bir mahiyeti son tahlilde muhafaza etmekteydi Bu da Moralität ın depolitizasyonu anlamına gelen Sittlichkeit felsefesinin Moralität a radikal şekilde ikamesiydi Bu doğrultuda dinin devletten ayrılması farklı yasalara tâbi hâle getirilmiş görünmesi ise aslında Moralität ın Sittlichkeit bünyesinde eritilmesiydi Laiklik bu durumun sembol kavramıydı ve Sittlichkeit ın felsefî temeliydi MSP nin sistem karşıtı bir parti tipi sayılması da bu olguyla çok yakından ilgiliydi Bu anlamda MSP nin son tahlilde Türkiye nin modernleşme sürecinin ortaya çıkardığı politik teolojik bir olgu mahiyeti arz ettiği söylenebilir
Türkiye de Modernleşme Din ve Parti Politikası
Ali Yaşar Sarıbay
ALAN YAYINCILIK

DBY (Dün Bugün Yarın)
Bu kitap münhasıran bir siyasal parti incelemesi değildir Bir partinin Millî Selamet Partisi MSP bizâtihi sonucu olduğu Türkiye nin modernleşme sürecinin paradokslarına patolojilerine temsil ettiği kesimlerin o süreci algılamaları yorumlamaları doğrultusunda verdiği cevaptır İslâmî değerleri savunmada ve telkin etmeye yönelirken MSP temsil ettiği kesimleri birey mertebesinde siyasî özne yapmaya girişmiş Hegelci ifadeyle ister istemez bireysel öznel ahlaka Hegelci anlamda Moralität a tâbi kılmış yurttaş olarak konumlandıramamıştır Bireysel öznel ahlâkın kaynağını bütünüyle İslâmî değerlere indirgemiş mevcut laik siyasî düzenin toplumsal ahlâkını Sittlichkeit ını ikame etmeyi siyasî mücadelesinin odağı yapmıştır Fakat tersinden bakıldığında ise laik siyasî düzen de modernleşme sürecinde Moralität karşısında Sittlichkeit ı yüceltme girişimiydi Sittlichkeit felsefesine dayanan laik düzen siyasal etik ve dinî bir alternatif olarak Moralität ı karşısına almıştı Şüphesiz buradaki dinî olan yurttaşlık dini civil religion özelliğini haiz bir anlayışa dayanmaktaydı ve bireyselliğe indirgenmiş bir mahiyeti son tahlilde muhafaza etmekteydi Bu da Moralität ın depolitizasyonu anlamına gelen Sittlichkeit felsefesinin Moralität a radikal şekilde ikamesiydi Bu doğrultuda dinin devletten ayrılması farklı yasalara tâbi hâle getirilmiş görünmesi ise aslında Moralität ın Sittlichkeit bünyesinde eritilmesiydi Laiklik bu durumun sembol kavramıydı ve Sittlichkeit ın felsefî temeliydi MSP nin sistem karşıtı bir parti tipi sayılması da bu olguyla çok yakından ilgiliydi Bu anlamda MSP nin son tahlilde Türkiye nin modernleşme sürecinin ortaya çıkardığı politik teolojik bir olgu mahiyeti arz ettiği söylenebilir