Türkiye de Sendika Özgürlüğü ve Sendika İçi Demokrasi — İmre Sipahi

Türkiye de Sendika Özgürlüğü ve Sendika İçi Demokrasi
İmre Sipahiİstanbul Bilgi Üniversitesi
Türkiye de Sendika Özgürlüğü ve Sendika İçi Demokrasi
İmre SipahiÖrgütlü toplum yapısının zayıfladığı ve demokratik katılım mekanizmalarının siyaseten devre dışı kaldığı günümüz Türkiyesi nde sendikal hak ve özgürlüklerin yanı sıra sendikal demokrasi öncelikle ele alınması gereken konuların başında gelmektedir İşçi sendikaları 20 yüzyıl boyunca gerek emek sermaye dengesinin kurulması gerekse sosyal taleplerin demokratik kanallardan dile getirilmesinde birincil ve hayati rol oynamış örgütlerdir Türkiye de 1961 Anayasası nın sağladığı imkânlar artan kentleşme ve sanayileşme ile sendikacılık faaliyeti ivme kazanmış sendika özgürlüğü geniş bir uygulama alanı bulmuştur Lakin 1980 Askerî Darbesi nin ruhunu yansıtan 1982 Anayasası ile kolektif ve bireysel özgürlükler dar bir alana hapsedilmiş bilinçli bir sendikasızlaştırma siyaseti güdülerek emek örgütlenmesinin önüne çeşitli engeller konulmuştur Aynı zamanda sendikal özgürlüklerin birçok vakada bizzat sendika yönetimleri tarafından suiistimal edildiği ve anti demokratik uygulamalara gidildiği hem farklı ülke deneyimlerinde hem de Türkiye özelinde açıkça görülmektedir Elinizdeki eser sendikal faaliyette yaşanan tıkanıklığın yapısal kaynaklarını sistematik bir biçimde ele alıyor Bu çerçevede bir yandan sendika üyelerinin demokratik bir yönetim inşa ederken karşılaştıkları sosyo ekonomik ve psikolojik sorunları irdelemekte diğer yandan ise sendika çokluğu bireysel ve kolektif sendika özgürlüğü profesyonel ve amatör yöneticilik toplu iş sözleşmesi yetki barajları gibi temel sendikacılık kavramlarını açıklayarak uygulamadaki aksaklıkları tartışıyor Sendikal örgütlenme içinde öngörülen kuvvetler ayrılığının yetersizliklerini organların yetki ve işlevlerini inceleyerek ortaya koyan yazar günümüz Türkiyesi nde siyasal rejimin temel sorunsalına oldukça benzeyen bir manzarayı resmediyor Türkiye deki giderek esnekleşen ve güvencesizleşen çalışma düzeni karşısında örgütlü gücü zayıflamış geniş emekçi kesimlerin güçlü bir duruş sergileyebilmesi için emek hareketinin önündeki engeller ile sendikal demokrasinin açmazlarının kapsamlı bir sorgulamaya tabi tutulması gerekiyor Gerek demokratik bir sendikal yenilenme doğrultusunda yeni bir tartışma zemini ortaya çıkarma potansiyeli gerek Türkiye deki sendikacılığın temel parametrelerini anlamamıza katkı sağlayacak bir kaynak olması açısından eser kuşkusuz önemli bir boşluğu dolduracaktır

İstanbul Bilgi Üniv.Yayınları
Örgütlü toplum yapısının zayıfladığı ve demokratik katılım mekanizmalarının siyaseten devre dışı kaldığı günümüz Türkiyesi nde sendikal hak ve özgürlüklerin yanı sıra sendikal demokrasi öncelikle ele alınması gereken konuların başında gelmektedir İşçi sendikaları 20 yüzyıl boyunca gerek emek sermaye dengesinin kurulması gerekse sosyal taleplerin demokratik kanallardan dile getirilmesinde birincil ve hayati rol oynamış örgütlerdir Türkiye de 1961 Anayasası nın sağladığı imkânlar artan kentleşme ve sanayileşme ile sendikacılık faaliyeti ivme kazanmış sendika özgürlüğü geniş bir uygulama alanı bulmuştur Lakin 1980 Askerî Darbesi nin ruhunu yansıtan 1982 Anayasası ile kolektif ve bireysel özgürlükler dar bir alana hapsedilmiş bilinçli bir sendikasızlaştırma siyaseti güdülerek emek örgütlenmesinin önüne çeşitli engeller konulmuştur Aynı zamanda sendikal özgürlüklerin birçok vakada bizzat sendika yönetimleri tarafından suiistimal edildiği ve anti demokratik uygulamalara gidildiği hem farklı ülke deneyimlerinde hem de Türkiye özelinde açıkça görülmektedir Elinizdeki eser sendikal faaliyette yaşanan tıkanıklığın yapısal kaynaklarını sistematik bir biçimde ele alıyor Bu çerçevede bir yandan sendika üyelerinin demokratik bir yönetim inşa ederken karşılaştıkları sosyo ekonomik ve psikolojik sorunları irdelemekte diğer yandan ise sendika çokluğu bireysel ve kolektif sendika özgürlüğü profesyonel ve amatör yöneticilik toplu iş sözleşmesi yetki barajları gibi temel sendikacılık kavramlarını açıklayarak uygulamadaki aksaklıkları tartışıyor Sendikal örgütlenme içinde öngörülen kuvvetler ayrılığının yetersizliklerini organların yetki ve işlevlerini inceleyerek ortaya koyan yazar günümüz Türkiyesi nde siyasal rejimin temel sorunsalına oldukça benzeyen bir manzarayı resmediyor Türkiye deki giderek esnekleşen ve güvencesizleşen çalışma düzeni karşısında örgütlü gücü zayıflamış geniş emekçi kesimlerin güçlü bir duruş sergileyebilmesi için emek hareketinin önündeki engeller ile sendikal demokrasinin açmazlarının kapsamlı bir sorgulamaya tabi tutulması gerekiyor Gerek demokratik bir sendikal yenilenme doğrultusunda yeni bir tartışma zemini ortaya çıkarma potansiyeli gerek Türkiye deki sendikacılığın temel parametrelerini anlamamıza katkı sağlayacak bir kaynak olması açısından eser kuşkusuz önemli bir boşluğu dolduracaktır Tanıtım Bülteninden

İstanbul Bilgi Üniv.Yayınları
Örgütlü toplum yapısının zayıfladığı ve demokratik katılım mekanizmalarının siyaseten devre dışı kaldığı günümüz Türkiyesi nde sendikal hak ve özgürlüklerin yanı sıra sendikal demokrasi öncelikle ele alınması gereken konuların başında gelmektedir İşçi sendikaları 20 yüzyıl boyunca gerek emek sermaye dengesinin kurulması gerekse sosyal taleplerin demokratik kanallardan dile getirilmesinde birincil ve hayati rol oynamış örgütlerdir Türkiye de 1961 Anayasası nın sağladığı imkânlar artan kentleşme ve sanayileşme ile sendikacılık faaliyeti ivme kazanmış sendika özgürlüğü geniş bir uygulama alanı bulmuştur Lakin 1980 Askerî Darbesi nin ruhunu yansıtan 1982 Anayasası ile kolektif ve bireysel özgürlükler dar bir alana hapsedilmiş bilinçli bir sendikasızlaştırma siyaseti güdülerek emek örgütlenmesinin önüne çeşitli engeller konulmuştur Aynı zamanda sendikal özgürlüklerin birçok vakada bizzat sendika yönetimleri tarafından suiistimal edildiği ve anti demokratik uygulamalara gidildiği hem farklı ülke deneyimlerinde hem de Türkiye özelinde açıkça görülmektedir Elinizdeki eser sendikal faaliyette yaşanan tıkanıklığın yapısal kaynaklarını sistematik bir biçimde ele alıyor Bu çerçevede bir yandan sendika üyelerinin demokratik bir yönetim inşa ederken karşılaştıkları sosyo ekonomik ve psikolojik sorunları irdelemekte diğer yandan ise sendika çokluğu bireysel ve kolektif sendika özgürlüğü profesyonel ve amatör yöneticilik toplu iş sözleşmesi yetki barajları gibi temel sendikacılık kavramlarını açıklayarak uygulamadaki aksaklıkları tartışıyor Sendikal örgütlenme içinde öngörülen kuvvetler ayrılığının yetersizliklerini organların yetki ve işlevlerini inceleyerek ortaya koyan yazar günümüz Türkiyesi nde siyasal rejimin temel sorunsalına oldukça benzeyen bir manzarayı resmediyor Türkiye deki giderek esnekleşen ve güvencesizleşen çalışma düzeni karşısında örgütlü gücü zayıflamış geniş emekçi kesimlerin güçlü bir duruş sergileyebilmesi için emek hareketinin önündeki engeller ile sendikal demokrasinin açmazlarının kapsamlı bir sorgulamaya tabi tutulması gerekiyor Gerek demokratik bir sendikal yenilenme doğrultusunda yeni bir tartışma zemini ortaya çıkarma potansiyeli gerek Türkiye deki sendikacılığın temel parametrelerini anlamamıza katkı sağlayacak bir kaynak olması açısından eser kuşkusuz önemli bir boşluğu dolduracaktır Tanıtım Bülteninden

İstanbul Bilgi Üniversitesi
Örgütlü toplum yapısının zayıfladığı ve demokratik katılım mekanizmalarının siyaseten devre dışı kaldığı günümüz Türkiyesi nde sendikal hak ve özgürlüklerin yanı sıra sendikal demokrasi öncelikle ele alınması gereken konuların başında gelmektedir İşçi sendikaları 20 yüzyıl boyunca gerek emek sermaye dengesinin kurulması gerekse sosyal taleplerin demokratik kanallardan dile getirilmesinde birincil ve hayati rol oynamış örgütlerdir Türkiye de 1961 Anayasası nın sağladığı imkânlar artan kentleşme ve sanayileşme ile sendikacılık faaliyeti ivme kazanmış sendika özgürlüğü geniş bir uygulama alanı bulmuştur Lakin 1980 Askerî Darbesi nin ruhunu yansıtan 1982 Anayasası ile kolektif ve bireysel özgürlükler dar bir alana hapsedilmiş bilinçli bir sendikasızlaştırma siyaseti güdülerek emek örgütlenmesinin önüne çeşitli engeller konulmuştur Aynı zamanda sendikal özgürlüklerin birçok vakada bizzat sendika yönetimleri tarafından suiistimal edildiği ve anti demokratik uygulamalara gidildiği hem farklı ülke deneyimlerinde hem de Türkiye özelinde açıkça görülmektedir Elinizdeki eser sendikal faaliyette yaşanan tıkanıklığın yapısal kaynaklarını sistematik bir biçimde ele alıyor Bu çerçevede bir yandan sendika üyelerinin demokratik bir yönetim inşa ederken karşılaştıkları sosyo ekonomik ve psikolojik sorunları irdelemekte diğer yandan ise sendika çokluğu bireysel ve kolektif sendika özgürlüğü profesyonel ve amatör yöneticilik toplu iş sözleşmesi yetki barajları gibi temel sendikacılık kavramlarını açıklayarak uygulamadaki aksaklıkları tartışıyor Sendikal örgütlenme içinde öngörülen kuvvetler ayrılığının yetersizliklerini organların yetki ve işlevlerini inceleyerek ortaya koyan yazar günümüz Türkiyesi nde siyasal rejimin temel sorunsalına oldukça benzeyen bir manzarayı resmediyor Türkiye deki giderek esnekleşen ve güvencesizleşen çalışma düzeni karşısında örgütlü gücü zayıflamış geniş emekçi kesimlerin güçlü bir duruş sergileyebilmesi için emek hareketinin önündeki engeller ile sendikal demokrasinin açmazlarının kapsamlı bir sorgulamaya tabi tutulması gerekiyor Gerek demokratik bir sendikal yenilenme doğrultusunda yeni bir tartışma zemini ortaya çıkarma potansiyeli gerek Türkiye deki sendikacılığın temel parametrelerini anlamamıza katkı sağlayacak bir kaynak olması açısından eser kuşkusuz

İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Örgütlü toplum yapısının zayıfladığı ve demokratik katılım mekanizmalarının siyaseten devre dışı kaldığı günümüz Türkiyesi nde sendikal hak ve özgürlüklerin yanı sıra sendikal demokrasi öncelikle ele alınması gereken konuların başında gelmektedir İşçi sendikaları 20 yüzyıl boyunca gerek emek sermaye dengesinin kurulması gerekse sosyal taleplerin demokratik kanallardan dile getirilmesinde birincil ve hayati rol oynamış örgütlerdir Türkiye de 1961 Anayasası nın sağladığı imkânlar artan kentleşme ve sanayileşme ile sendikacılık faaliyeti ivme kazanmış sendika özgürlüğü geniş bir uygulama alanı bulmuştur Lakin 1980 Askerî Darbesi nin ruhunu yansıtan 1982 Anayasası ile kolektif ve bireysel özgürlükler dar bir alana hapsedilmiş bilinçli bir sendikasızlaştırma siyaseti güdülerek emek örgütlenmesinin önüne çeşitli engeller konulmuştur Aynı zamanda sendikal özgürlüklerin birçok vakada bizzat sendika yönetimleri tarafından suiistimal edildiği ve anti demokratik uygulamalara gidildiği hem farklı ülke deneyimlerinde hem de Türkiye özelinde açıkça görülmektedir Elinizdeki eser sendikal faaliyette yaşanan tıkanıklığın yapısal kaynaklarını sistematik bir biçimde ele alıyor Bu çerçevede bir yandan sendika üyelerinin demokratik bir yönetim inşa ederken karşılaştıkları sosyo ekonomik ve psikolojik sorunları irdelemekte diğer yandan ise sendika çokluğu bireysel ve kolektif sendika özgürlüğü profesyonel ve amatör yöneticilik toplu iş sözleşmesi yetki barajları gibi temel sendikacılık kavramlarını açıklayarak uygulamadaki aksaklıkları tartışıyor Sendikal örgütlenme içinde öngörülen kuvvetler ayrılığının yetersizliklerini organların yetki ve işlevlerini inceleyerek ortaya koyan yazar günümüz Türkiyesi nde siyasal rejimin temel sorunsalına oldukça benzeyen bir manzarayı resmediyor Türkiye deki giderek esnekleşen ve güvencesizleşen çalışma düzeni karşısında örgütlü gücü zayıflamış geniş emekçi kesimlerin güçlü bir duruş sergileyebilmesi için emek hareketinin önündeki

İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ
Örgütlü toplum yapısının zayıfladığı ve demokratik katılım mekanizmalarının siyaseten devre dışı kaldığı günümüz Türkiyesi nde sendikal hak ve özgürlüklerin yanı sıra sendikal demokrasi öncelikle ele alınması gereken konuların başında gelmektedir İşçi sendikaları 20 yüzyıl boyunca gerek emek sermaye dengesinin kurulması gerekse sosyal taleplerin demokratik kanallardan dile getirilmesinde birincil ve hayati rol oynamış örgütlerdir Türkiye de 1961 Anayasası nın sağladığı imkânlar artan kentleşme ve sanayileşme ile sendikacılık faaliyeti ivme kazanmış sendika özgürlüğü geniş bir uygulama alanı bulmuştur Lakin 1980 Askerî Darbesi nin ruhunu yansıtan 1982 Anayasası ile kolektif ve bireysel özgürlükler dar bir alana hapsedilmiş bilinçli bir sendikasızlaştırma siyaseti güdülerek emek örgütlenmesinin önüne çeşitli engeller konulmuştur Aynı zamanda sendikal özgürlüklerin birçok vakada bizzat sendika yönetimleri tarafından suiistimal edildiği ve anti demokratik uygulamalara gidildiği hem farklı ülke deneyimlerinde hem de Türkiye özelinde açıkça görülmektedir Elinizdeki eser sendikal faaliyette yaşanan tıkanıklığın yapısal kaynaklarını sistematik bir biçimde ele alıyor Bu çerçevede bir yandan sendika üyelerinin demokratik bir yönetim inşa ederken karşılaştıkları sosyo ekonomik ve psikolojik sorunları irdelemekte diğer yandan ise sendika çokluğu bireysel ve kolektif sendika özgürlüğü profesyonel ve amatör yöneticilik toplu iş sözleşmesi yetki barajları gibi temel sendikacılık kavramlarını açıklayarak uygulamadaki aksaklıkları tartışıyor Sendikal örgütlenme içinde öngörülen kuvvetler ayrılığının yetersizliklerini organların yetki ve işlevlerini inceleyerek ortaya koyan yazar günümüz Türkiyesi nde siyasal rejimin temel sorunsalına oldukça benzeyen bir manzarayı resmediyor Türkiye deki giderek esnekleşen ve güvencesizleşen çalışma düzeni karşısında örgütlü gücü zayıflamış geniş emekçi kesimlerin güçlü bir duruş sergileyebilmesi için emek hareketinin önündeki engeller ile sendikal demokrasinin açmazlarının kapsamlı bir sorgulamaya tabi tutulması gerekiyor Gerek demokratik bir sendikal yenilenme doğrultusunda yeni bir tartışma zemini ortaya çıkarma potansiyeli gerek Türkiye deki sendikacılığın temel parametrelerini anlamamıza katkı sağlayacak bir kaynak olması açısından eser kuşkusuz önemli bir boşluğu dolduracaktır