MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Türkiye de Siyasal Katılım — Mücahit Küçükyılmaz

Türkiye de Siyasal Katılım
83,60
Türkiye Siyaseti ve PolitikasıSiyasal Hayat TürkiyeTürkiye Tarihi

Türkiye de Siyasal Katılım

Mücahit Küçükyılmaz

Birey Yayıncılık

2009160 sf.
Şehadet KitapEn ucuz

Türkiye de Siyasal Katılım

Mücahit Küçükyılmaz

Türk siyasi tarihinde yaşanan din devlet ve siyaset tartışmalarını ve Ak Partiyi anlamak için okunması gereken önemli bir çalışma Türkiye de Siyasal Katılım Tek Partiden AK Parti ye Siyasal İslam ve Demokrasi Tartışmaları Mücahit Küçükyılmaz birey yayıncılık Türkiye incelemeli serisi Türkiyede toplumun kendisini merkezin uzağında hisseden geniş bir kesimi DP ve AP gibi muhafazakâr MNP MSP RP gibi İslamcı hareketler ve her iki ideolojinin zımni sentezi gibi duran AK Parti üzerinden Ankaradaki yönetim süreçlerine katılma imkânı buldu İslam ile demokrasi arasındaki ilişkinin felsefi boyutu şimdilik heyecanını kaybetmiş bir tartışma gibi gözükse de pratikte özellikle 28 Şubat 1997 sürecinden sonra bu tartışmanın aşıldığı söylenebilir En azından İslam ile demokrasinin uyumunu vurgulayanlar 1980li yıllardaki gibi itikadi bir sorgulamaya maruz kalmıyor hatta AK Partide somutlaşan bu pratik uyumun RPnin 1990lardaki tecrübesinde olduğu gibi kerhen ortaya çıktığı iddiası da eskisi kadar kabul görmüyor Gerçek şu ki demokrasinin halksız olmayacağı bilindiğine göre Türkiyede demokrasi kitle hareketlerinin inisiyatifleriyle mukim olacaktı Zaten Terakkiperver Fırka örneği ve demokrasiye geçmeyi çok istediği halde bunu ömründe göremeyen Mustafa Kemalin Serbest Fırkayı kurdurtması bile tepeden girişimlerin akıbetine uğrayarak sonuçsuz kalmıştı Bu nedenle muhafazakâr dindar veya İslamcı her ne ad altında olursa olsun İslamın sosyo politik bir imkân olma özelliğini dikkate alan siyasal hareketler halkın yönetime katılımını sağlayarak toplumsal temsil sorununun çözümüne katkıda bulundular Bunu sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir millet olma düsturuna bağlayıp sadece Cumhuriyetin içselleştirme başarısı olarak görmek aynı başarının mesela neden etnik Kürt hareketinde gösterilemediği sorusunu doğuracağı için eksik bir analiz olacaktır Türk siyasal yaşamında demokrasinin toplumsallaşması ve siyasal İslam ın rolünü konu alan ve Türkiye de Siyasal Katılım Tek Partiden AK Parti ye Siyasal İslam ve Demokrasi Tartışmaları başlığıyla daha çok Milli Görüş geleneğine odaklanan bu çalışma siyasal İslamı Türkiye için bir siyasal imkân olarak ciddiye almayı önermektedir Bunu yaparken de demokrasi anlayışının siyasal İslam ile karşılıklı bir etkileşime girmesi ve birbirini besleyerek dönüştürmesinin toplumsal ve siyasal rüşt açısından Türkiyeye büyük mesafe aldırdığını savunmaktadır

Teklif Kitap
88,00

Birey Yayıncılık

2009-11-05261. baskı160 sf.
Karton14-20-02.HamurTürkçe
Teklif Kitap

Türk siyasi tarihinde yaşanan din devlet ve siyaset tartışmalarını ve Ak Partiyi anlamak için okunması gereken önemli bir çalışma Türkiye de Siyasal Katılım Tek Partiden AK Parti ye Siyasal İslam ve Demokrasi Tartışmaları Mücahit Küçükyılmaz birey yayıncılık Türkiye incelemeli serisi Türkiyede toplumun kendisini merkezin uzağında hisseden geniş bir kesimi DP ve AP gibi muhafazakâr MNP MSP RP gibi İslamcı hareketler ve her iki ideolojinin zımni sentezi gibi duran AK Parti üzerinden Ankaradaki yönetim süreçlerine katılma imkânı buldu İslam ile demokrasi arasındaki ilişkinin felsefi boyutu şimdilik heyecanını kaybetmiş bir tartışma gibi gözükse de pratikte özellikle 28 Şubat 1997 sürecinden sonra bu tartışmanın aşıldığı söylenebilir En azından İslam ile demokrasinin uyumunu vurgulayanlar 1980li yıllardaki gibi itikadi bir sorgulamaya maruz kalmıyor hatta AK Partide somutlaşan bu pratik uyumun RPnin 1990lardaki tecrübesinde olduğu gibi kerhen ortaya çıktığı iddiası da eskisi kadar kabul görmüyor Gerçek şu ki demokrasinin halksız olmayacağı bilindiğine göre Türkiyede demokrasi kitle hareketlerinin inisiyatifleriyle mukim olacaktı Zaten Terakkiperver Fırka örneği ve demokrasiye geçmeyi çok istediği halde bunu ömründe göremeyen Mustafa Kemalin Serbest Fırkayı kurdurtması bile tepeden girişimlerin akıbetine uğrayarak sonuçsuz kalmıştı Bu nedenle muhafazakâr dindar veya İslamcı her ne ad altında olursa olsun İslamın sosyo politik bir imkân olma özelliğini dikkate alan siyasal hareketler halkın yönetime katılımını sağlayarak toplumsal temsil sorununun çözümüne katkıda bulundular Bunu sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir millet olma düsturuna bağlayıp sadece Cumhuriyetin içselleştirme başarısı olarak görmek aynı başarının mesela neden etnik Kürt hareketinde gösterilemediği sorusunu doğuracağı için eksik bir analiz olacaktır Türk siyasal yaşamında demokrasinin toplumsallaşması ve siyasal İslam ın rolünü konu alan ve Türkiye de Siyasal Katılım Tek Partiden AK Parti ye Siyasal İslam ve Demokrasi Tartışmaları başlığıyla daha çok Milli Görüş geleneğine odaklanan bu çalışma siyasal İslamı Türkiye için bir siyasal imkân olarak ciddiye almayı önermektedir Bunu yaparken de demokrasi anlayışının siyasal İslam ile karşılıklı bir etkileşime girmesi ve birbirini besleyerek dönüştürmesinin toplumsal ve siyasal rüşt açısından Türkiyeye büyük mesafe aldırdığını savunmaktadır

Nobel Kitap
93,50

Birey Yayıncılık

160 sf.
Nobel Kitap
Benli Kitap
93,50

Birey Yayıncılık

2009-11-05261. baskı160 sf.
Karton14-20-02.HamurTürkçe
Benli Kitap

Türk siyasi tarihinde yaşanan din devlet ve siyaset tartışmalarını ve Ak Partiyi anlamak için okunması gereken önemli bir çalışma Türkiye de Siyasal Katılım Tek Partiden AK Parti ye Siyasal İslam ve Demokrasi Tartışmaları Mücahit Küçükyılmaz birey yayıncılık Türkiye incelemeli serisi Türkiyede toplumun kendisini merkezin uzağında hisseden geniş bir kesimi DP ve AP gibi muhafazakâr MNP MSP RP gibi İslamcı hareketler ve her iki ideolojinin zımni sentezi gibi duran AK Parti üzerinden Ankaradaki yönetim süreçlerine katılma imkânı buldu İslam ile demokrasi arasındaki ilişkinin felsefi boyutu şimdilik heyecanını kaybetmiş bir tartışma gibi gözükse de pratikte özellikle 28 Şubat 1997 sürecinden sonra bu tartışmanın aşıldığı söylenebilir En azından İslam ile demokrasinin uyumunu vurgulayanlar 1980li yıllardaki gibi itikadi bir sorgulamaya maruz kalmıyor hatta AK Partide somutlaşan bu pratik uyumun RPnin 1990lardaki tecrübesinde olduğu gibi kerhen ortaya çıktığı iddiası da eskisi kadar kabul görmüyor Gerçek şu ki demokrasinin halksız olmayacağı bilindiğine göre Türkiyede demokrasi kitle hareketlerinin inisiyatifleriyle mukim olacaktı Zaten Terakkiperver Fırka örneği ve demokrasiye geçmeyi çok istediği halde bunu ömründe göremeyen Mustafa Kemalin Serbest Fırkayı kurdurtması bile tepeden girişimlerin akıbetine uğrayarak sonuçsuz kalmıştı Bu nedenle muhafazakâr dindar veya İslamcı her ne ad altında olursa olsun İslamın sosyo politik bir imkân olma özelliğini dikkate alan siyasal hareketler halkın yönetime katılımını sağlayarak toplumsal temsil sorununun çözümüne katkıda bulundular Bunu sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir millet olma düsturuna bağlayıp sadece Cumhuriyetin içselleştirme başarısı olarak görmek aynı başarının mesela neden etnik Kürt hareketinde gösterilemediği sorusunu doğuracağı için eksik bir analiz olacaktır Türk siyasal yaşamında demokrasinin toplumsallaşması ve siyasal İslam ın rolünü konu alan ve Türkiye de Siyasal Katılım Tek Partiden AK Parti ye Siyasal İslam ve Demokrasi Tartışmaları başlığıyla daha çok Milli Görüş geleneğine odaklanan bu çalışma siyasal İslamı Türkiye için bir siyasal imkân olarak ciddiye almayı önermektedir Bunu yaparken de demokrasi anlayışının siyasal İslam ile karşılıklı bir etkileşime girmesi ve birbirini besleyerek dönüştürmesinin toplumsal ve siyasal rüşt açısından Türkiyeye büyük mesafe aldırdığını savunmaktadır

Pandora

Birey

2009160 sf.
Pandora

Türkiyede toplumun kendisini merkezin uzağında hisseden geniş bir kesimi DP ve AP gibi muhafazakâr MNP MSP RP gibi İslamcı hareketler ve her iki ideolojinin zımni sentezi gibi duran AK Parti üzerinden Ankara daki yönetim süreçlerine katılma imkânı buldu İslam ile demokrasi arasındaki ilişkinin felsefi boyutu şimdilik heyecanını kaybetmiş bir tartışma gibi gözükse de pratikte özellikle 28 Şubat 1997 sürecinden sonra bu tartışmanın aşıldığı söylenebilir En azından İslam ile demokrasinin uyumunu vurgulayanlar 1980 li yıllardaki gibi itikadi bir sorgulamaya maruz kalmıyor hatta AK Parti de somutlaşan bu pratik uyumun RP nin 1990 lardaki tecrübesinde olduğu gibi kerhen ortaya çıktığı iddiası da eskisi kadar kabul görmüyor Gerçek şu ki demokrasinin halksız olmayacağı bilindiğine göre Türkiye de demokrasi kitle hareketlerinin inisiyatifleriyle mukim olacaktı Zaten Terakkiperver Fırka örneği ve demokrasiye geçmeyi çok istediği halde bunu ömründe göremeyen Mustafa Kemal in Serbest Fırkayı kurdurtması bile tepeden girişimlerin akıbetine uğrayarak sonuçsuz kalmıştı Bu nedenle muhafazakâr dindar veya İslamcı her ne ad altında olursa olsun İslamın sosyo politik bir imkân olma özelliğini dikkate alan siyasal hareketler halkın yönetime katılımını sağlayarak toplumsal temsil sorununun çözümüne katkıda bulundular Bunu sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir millet olma düsturuna bağlayıp sadece Cumhuriyetin içselleştirme başarısı olarak görmek aynı başarının mesela neden etnik Kürt hareketinde gösterilemediği sorusunu doğuracağı için eksik bir analiz olacaktır Türk siyasal yaşamında demokrasinin toplumsallaşması ve siyasal İslam ın rolünü konu alan ve Türkiye de Siyasal Katılım Tek Partiden AK Parti ye Siyasal İslam ve Demokrasi Tartışmaları başlığıyla daha çok Milli Görüş geleneğine odaklanan bu çalışma siyasal İslamı Türkiye için bir siyasal imkân olarak ciddiye almayı önermektedir Bunu yaparken de demokrasi anlayışının siyasal İslam ile karşılıklı bir etkileşime girmesi ve birbirini besleyerek dönüştürmesinin toplumsal ve siyasal rüşt açısından Türkiyeye büyük mesafe aldırdığını savunmaktadır Tanıtım Yazısı ndan