Türkiye de Sosyolojinin Dönüşümü — Muhammed Salim Danış

Türkiye de Sosyolojinin Dönüşümü
Muhammed Salim DanışTezkire Yayınları
Türkiye de Sosyolojinin Dönüşümü
Muhammed Salim DanışTürkiye de sosyoloji ortaya çıktığı andan itibaren toplumsal siyasal ve kültürel dönüşümlerle yakın bir ilişki içinde gelişmiş bu yönüyle yalnızca bir akademik disiplin değil aynı zamanda Türkiye nin modernleşme serüvenine eşlik eden düşünsel bir alan olmuştur Bu çalışma Türk sosyolojisinin özellikle 1980 2000 yılları arasındaki dönüşümünü dönemin siyasal ekonomik ve toplumsal gelişmeleri ekseninde ele almaktadır 12 Eylül askeri darbesi sonrasında yeniden şekillenen siyasal yapı neoliberal politikaların etkisi küreselleşme süreçleri kimlik taleplerinin yükselişi ve sivil toplumun güçlenmesi gibi dinamiklerin sosyolojik bilgi üretimi üzerindeki yansımaları ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir Kitapta köy sosyolojisi kent ve gecekondu çalışmaları din ve siyaset sosyolojisi kadın ve aile araştırmaları kimlik etnisite ve milliyetçilik tartışmaları gibi başlıca temalar üzerinden Türk sosyolojisinin bu dönemdeki gündemleri kuramsal yönelimleri ve paradigma değişimleri incelenmektedir Geniş bir literatür taramasına dayanan çalışma Türk sosyolojisinin aktarmacı niteliği özgünlük arayışları ve akademik üretim koşullarını eleştirel bir çerçevede tartışmaktadır Türk sosyolojisinin entelektüel yönelimlerini ve toplumsal değişimi kavrama biçimlerini tarihsel bir perspektifle değerlendiren çalışma aynı zamanda 2000 sonrası sosyoloji tartışmalarını anlamak açısından da önemli bir referans noktası sunmaktadır Tanıtım Bülteninden

Tezkire
Türkiye de sosyoloji ortaya çıktığı andan itibaren toplumsal siyasal ve kültürel dönüşümlerle yakın bir ilişki içinde gelişmiş bu yönüyle yalnızca bir akademik disiplin değil aynı zamanda Türkiye nin modernleşme serüvenine eşlik eden düşünsel bir alan olmuştur Bu çalışma Türk sosyolojisinin özellikle 1980 2000 yılları arasındaki dönüşümünü dönemin siyasal ekonomik ve toplumsal gelişmeleri ekseninde ele almaktadır 12 Eylül askeri darbesi sonrasında yeniden şekillenen siyasal yapı neoliberal politikaların etkisi küreselleşme süreçleri kimlik taleplerinin yükselişi ve sivil toplumun güçlenmesi gibi dinamiklerin sosyolojik bilgi üretimi üzerindeki yansımaları ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir Kitapta köy sosyolojisi kent ve gecekondu çalışmaları din ve siyaset sosyolojisi kadın ve aile araştırmaları kimlik etnisite ve milliyetçilik tartışmaları gibi başlıca temalar üzerinden Türk sosyolojisinin bu dönemdeki gündemleri kuramsal yönelimleri ve paradigma değişimleri incelenmektedir Geniş bir literatür taramasına dayanan çalışma Türk sosyolojisinin aktarmacı niteliği özgünlük arayışları ve akademik üretim koşullarını eleştirel bir çerçevede tartışmaktadır Türk sosyolojisinin entelektüel yönelimlerini ve toplumsal değişimi kavrama biçimlerini tarihsel bir perspektifle değerlendiren çalışma aynı zamanda 2000 sonrası sosyoloji tartışmalarını anlamak açısından da önemli bir referans noktası sunmaktadır

Tezkire
Türkiyede sosyoloji ortaya çıktığı andan itibaren toplumsal siyasal ve kültürel dönüşümlerle yakın bir ilişki içinde gelişmiş bu yönüyle yalnızca bir akademik disiplin değil aynı zamanda Türkiyenin modernleşme serüvenine eşlik eden düşünsel bir alan olmuştur Bu çalışma Türk sosyolojisinin özellikle 1980 2000 yılları arasındaki dönüşümünü dönemin siyasal ekonomik ve toplumsal gelişmeleri ekseninde ele almaktadır 12 Eylül askeri darbesi sonrasında yeniden şekillenen siyasal yapı neoliberal politikaların etkisi küreselleşme süreçleri kimlik taleplerinin yükselişi ve sivil toplumun güçlenmesi gibi dinamiklerin sosyolojik bilgi üretimi üzerindeki yansımaları ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir Kitapta köy sosyolojisi kent ve gecekondu çalışmaları din ve siyaset sosyolojisi kadın ve aile araştırmaları kimlik etnisite ve milliyetçilik tartışmaları gibi başlıca temalar üzerinden Türk sosyolojisinin bu dönemdeki gündemleri kuramsal yönelimleri ve paradigma değişimleri incelenmektedir Geniş bir literatür taramasına dayanan çalışma Türk sosyolojisinin aktarmacı niteliği özgünlük arayışları ve akademik üretim koşullarını eleştirel bir çerçevede tartışmaktadır Türk sosyolojisinin entelektüel yönelimlerini ve toplumsal değişimi kavrama biçimlerini tarihsel bir perspektifle değerlendiren çalışma aynı zamanda 2000 sonrası sosyoloji tartışmalarını anlamak açısından da önemli bir referans noktası sunmaktadır

Tezkire
Türkiye de sosyoloji ortaya çıktığı andan itibaren toplumsal siyasal ve kültürel dönüşümlerle yakın bir ilişki içinde gelişmiş bu yönüyle yalnızca bir akademik disiplin değil aynı zamanda Türkiye nin modernleşme serüvenine eşlik eden düşünsel bir alan olmuştur Bu çalışma Türk sosyolojisinin özellikle 1980 2000 yılları arasındaki dönüşümünü dönemin siyasal ekonomik ve toplumsal gelişmeleri ekseninde ele almaktadır 12 Eylül askeri darbesi sonrasında yeniden şekillenen siyasal yapı neoliberal politikaların etkisi küreselleşme süreçleri kimlik taleplerinin yükselişi ve sivil toplumun güçlenmesi gibi dinamiklerin sosyolojik bilgi üretimi üzerindeki yansımaları ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir Kitapta köy sosyolojisi kent ve gecekondu çalışmaları din ve siyaset sosyolojisi kadın ve aile araştırmaları kimlik etnisite ve milliyetçilik tartışmaları gibi başlıca temalar üzerinden Türk sosyolojisinin bu dönemdeki gündemleri kuramsal yönelimleri ve paradigma değişimleri incelenmektedir Geniş bir literatür taramasına dayanan çalışma Türk sosyolojisinin aktarmacı niteliği özgünlük arayışları ve akademik üretim koşullarını eleştirel bir çerçevede tartışmaktadır Türk sosyolojisinin entelektüel yönelimlerini ve toplumsal değişimi kavrama biçimlerini tarihsel bir perspektifle değerlendiren çalışma aynı zamanda 2000 sonrası sosyoloji tartışmalarını anlamak açısından da önemli bir referans noktası sunmaktadır

Tezkire
Türkiye de sosyoloji ortaya çıktığı andan itibaren toplumsal siyasal ve kültürel dönüşümlerle yakın bir ilişki içinde gelişmiş bu yönüyle yalnızca bir akademik disiplin değil aynı zamanda Türkiye nin modernleşme serüvenine eşlik eden düşünsel bir alan olmuştur Bu çalışma Türk sosyolojisinin özellikle 1980 2000 yılları arasındaki dönüşümünü dönemin siyasal ekonomik ve toplumsal gelişmeleri ekseninde ele almaktadır 12 Eylül askeri darbesi sonrasında yeniden şekillenen siyasal yapı neoliberal politikaların etkisi küreselleşme süreçleri kimlik taleplerinin yükselişi ve sivil toplumun güçlenmesi gibi dinamiklerin sosyolojik bilgi üretimi üzerindeki yansımaları ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir Kitapta köy sosyolojisi kent ve gecekondu çalışmaları din ve siyaset sosyolojisi kadın ve aile araştırmaları kimlik etnisite ve milliyetçilik tartışmaları gibi başlıca temalar üzerinden Türk sosyolojisinin bu dönemdeki gündemleri kuramsal yönelimleri ve paradigma değişimleri incelenmektedir Geniş bir literatür taramasına dayanan çalışma Türk sosyolojisinin aktarmacı niteliği özgünlük arayışları ve akademik üretim koşullarını eleştirel bir çerçevede tartışmaktadır Türk sosyolojisinin entelektüel yönelimlerini ve toplumsal değişimi kavrama biçimlerini tarihsel bir perspektifle değerlendiren çalışma aynı zamanda 2000 sonrası sosyoloji tartışmalarını anlamak açısından da önemli bir referans noktası sunmaktadır

Tezkire Yayınları
Türkiye de sosyoloji ortaya çıktığı andan itibaren toplumsal siyasal ve kültürel dönüşümlerle yakın bir ilişki içinde gelişmiş bu yönüyle yalnızca bir akademik disiplin değil aynı zamanda Türkiye nin modernleşme serüvenine eşlik eden düşünsel bir alan olmuştur Bu çalışma Türk sosyolojisinin özellikle 1980 2000 yılları arasındaki dönüşümünü dönemin siyasal ekonomik ve toplumsal gelişmeleri ekseninde ele almaktadır 12 Eylül askeri darbesi sonrasında yeniden şekillenen siyasal yapı neoliberal politikaların etkisi küreselleşme süreçleri kimlik taleplerinin yükselişi ve sivil toplumun güçlenmesi gibi dinamiklerin sosyolojik bilgi üretimi üzerindeki yansımaları ayrıntılı biçimde analiz edilmektedir Kitapta köy sosyolojisi kent ve gecekondu çalışmaları din ve siyaset sosyolojisi kadın ve aile araştırmaları kimlik etnisite ve milliyetçilik tartışmaları gibi başlıca temalar üzerinden Türk sosyolojisinin bu dönemdeki gündemleri kuramsal yönelimleri ve paradigma değişimleri incelenmektedir Geniş bir literatür taramasına dayanan çalışma Türk sosyolojisinin aktarmacı niteliği özgünlük arayışları ve akademik üretim koşullarını eleştirel bir çerçevede tartışmaktadır Türk sosyolojisinin entelektüel yönelimlerini ve toplumsal değişimi kavrama biçimlerini tarihsel bir perspektifle değerlendiren çalışma aynı zamanda 2000 sonrası sosyoloji tartışmalarını anlamak açısından da önemli bir referans noktası sunmaktadır