MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Türkiye de Türkçülük ve Milliyetçilik Cilt 1 — Ramazan Erhan Güllü

Türkiye de Türkçülük ve Milliyetçilik Cilt 1
341,25
Türkiye ve Cumhuriyet TarihiTürk Tarihi AraştırmalarıTarih Araştırma ve İnceleme Kitapları

Türkiye de Türkçülük ve Milliyetçilik Cilt 1

Ramazan Erhan Güllü

Ötüken Neşriyat

2026496 sf.
Ciltsiz
Kitap SepetiEn ucuz

Türkiye de Türkçülük ve Milliyetçilik Cilt 1

Ramazan Erhan Güllü

Osmanlı nın 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini ne ölçüde etkilediği bu çalışmada ayrıntılı olarak ele alınmaktadır

BKM Kitap
367,50

Ötüken Neşriyat

2018496 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Osmanlı Devleti iç ve dış siyasetinde şer i ve örfi hukuk sistemlerini bir arada kullanmış bu her iki hukuk sistemini birbirlerini tamamlayan kurallar bütünü olarak değerlendirmişti Özellikle klasik dönemde gayrimüslimlerin idaresinde de temel referans İslam Hukuku olmuştu İslam Hukuku çerçevesinde gayrimüslimlerin idaresini belirleyen devlet kendine özgü teşkilâtlanmalarla bu idareyi sistemli bir hale getirmeye gayret etmişti Kimi değişimlerle birlikte bu idare usûlü 19 yüzyıla kadar devam etmiş 1856 tarihli Islahat Fermanı sonrası ise Osmanlı Devleti nin gayrimüslim tebaası için önceki dönemlerden oldukça farklı bir idarî sisteme geçilmişti Bu çalışmada Islahat Fermanı ile değişen idarî sistem ve ferman sonrası yürürlüğe giren millet nizamnameleri ayrıntılı olarak incelenerek Batılılaşma sürecinin Osmanlı Devleti nin gayrimüslim vatandaşlarına getirileri ve idarelerinde yaşanan değişimler ele alınmaktadır Bu çerçevede Osmanlı Devleti nin 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini uygulamalarıyla birlikte ne ölçüde etkilediği bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti nin azınlıklara karşı tavrına nasıl tesir ettiği gibi soruların cevapları aranmaktadır

Ekin Kitap
378,00

Ötüken Neşriyat

2018495 sf.
Ekin Kitap

Osmanlı Devleti iç ve dış siyasetinde şer i ve örfi hukuk sistemlerini bir arada kullanmış bu her iki hukuk sistemini birbirlerini tamamlayan kurallar bütünü olarak değerlendirmişti Özellikle klasik dönemde gayrimüslimlerin idaresinde de temel referans İslam Hukuku olmuştu İslam Hukuku çerçevesinde gayrimüslimlerin idaresini belirleyen devlet kendine özgü teşkilâtlanmalarla bu idareyi sistemli bir hale getirmeye gayret etmişti Kimi değişimlerle birlikte bu idare usûlü 19 yüzyıla kadar devam etmiş 1856 tarihli Islahat Fermanı sonrası ise Osmanlı Devleti nin gayrimüslim tebaası için önceki dönemlerden oldukça farklı bir idarî sisteme geçilmişti Bu çalışmada Islahat Fermanı ile değişen idarî sistem ve ferman sonrası yürürlüğe giren millet nizamnameleri ayrıntılı olarak incelenerek Batılılaşma sürecinin Osmanlı Devleti nin gayrimüslim vatandaşlarına getirileri ve idarelerinde yaşanan değişimler ele alınmaktadır Bu çerçevede Osmanlı Devleti nin 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini uygulamalarıyla birlikte ne ölçüde etkilediği bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti nin azınlıklara karşı tavrına nasıl tesir ettiği gibi soruların cevapları aranmaktadır

Kitap Ambarı
393,75

Ötüken Neşriyat

2026496 sf.
Karton Kapak13,5 cm x 21 cm
Kitap Ambarı

Osmanlı Devleti iç ve dış siyasetinde şer i ve örfi hukuk sistemlerini bir arada kullanmış bu her iki hukuk sistemini birbirlerini tamamlayan kurallar bütünü olarak değerlendirmişti Özellikle klasik dönemde gayrimüslimlerin idaresinde de temel referans İslam Hukuku olmuştu İslam Hukuku çerçevesinde gayrimüslimlerin idaresini belirleyen devlet kendine özgü teşkilâtlanmalarla bu idareyi sistemli bir hale getirmeye gayret etmişti Kimi değişimlerle birlikte bu idare usûlü 19 yüzyıla kadar devam etmiş 1856 tarihli Islahat Fermanı sonrası ise Osmanlı Devleti nin gayrimüslim tebaası için önceki dönemlerden oldukça farklı bir idarî sisteme geçilmişti Bu çalışmada Islahat Fermanı ile değişen idarî sistem ve ferman sonrası yürürlüğe giren millet nizamnameleri ayrıntılı olarak incelenerek Batılılaşma sürecinin Osmanlı Devleti nin gayrimüslim vatandaşlarına getirileri ve idarelerinde yaşanan değişimler ele alınmaktadır Bu çerçevede Osmanlı Devleti nin 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini uygulamalarıyla birlikte ne ölçüde etkilediği bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti nin azınlıklara karşı tavrına nasıl tesir ettiği gibi soruların cevapları aranmaktadır

Tamadres
393,75

Ötüken Neşriyat

Ekim 2018495 sf.
Ciltsiz
Tamadres

Osmanlı Devleti iç ve dış siyasetinde şer i ve örfi hukuk sistemlerini bir arada kullanmış bu her iki hukuk sistemini birbirlerini tamamlayan kurallar bütünü olarak değerlendirmişti Özellikle klasik dönemde gayrimüslimlerin idaresinde de temel referans İslam Hukuku olmuştu İslam Hukuku çerçevesinde gayrimüslimlerin idaresini belirleyen devlet kendine özgü teşkilâtlanmalarla bu idareyi sistemli bir hale getirmeye gayret etmişti Kimi değişimlerle birlikte bu idare usûlü 19 yüzyıla kadar devam etmiş 1856 tarihli Islahat Fermanı sonrası ise Osmanlı Devleti nin gayrimüslim tebaası için önceki dönemlerden oldukça farklı bir idarî sisteme geçilmişti Bu çalışmada Islahat Fermanı ile değişen idarî sistem ve ferman sonrası yürürlüğe giren millet nizamnameleri ayrıntılı olarak incelenerek Batılılaşma sürecinin Osmanlı Devleti nin gayrimüslim vatandaşlarına getirileri ve idarelerinde yaşanan değişimler ele alınmaktadır Bu çerçevede Osmanlı Devleti nin 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini uygulamalarıyla birlikte ne ölçüde etkilediği bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti nin azınlıklara karşı tavrına nasıl tesir ettiği gibi soruların cevapları aranmaktadır

Kitap Yurdu
395,85

ÖTÜKEN NEŞRİYAT

22.10.2018495 sf.
Karton Kapak13.5 x 21 cmKitap KağıdıTÜRKÇE
Kitap Yurdu

Osmanlı Devleti iç ve dış siyasetinde şer i ve örfi hukuk sistemlerini bir arada kullanmış bu her iki hukuk sistemini birbirlerini tamamlayan kurallar bütünü olarak değerlendirmişti Özellikle klasik dönemde gayrimüslimlerin idaresinde de temel referans İslam Hukuku olmuştu İslam Hukuku çerçevesinde gayrimüslimlerin idaresini belirleyen devlet kendine özgü teşkilâtlanmalarla bu idareyi sistemli bir hale getirmeye gayret etmişti Kimi değişimlerle birlikte bu idare usûlü 19 yüzyıla kadar devam etmiş 1856 tarihli Islahat Fermanı sonrası ise Osmanlı Devleti nin gayrimüslim tebaası için önceki dönemlerden oldukça farklı bir idarî sisteme geçilmişti Bu çalışmada Islahat Fermanı ile değişen idarî sistem ve ferman sonrası yürürlüğe giren millet nizamnameleri ayrıntılı olarak incelenerek Batılılaşma sürecinin Osmanlı Devleti nin gayrimüslim vatandaşlarına getirileri ve idarelerinde yaşanan değişimler ele alınmaktadır Bu çerçevede Osmanlı Devleti nin 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini uygulamalarıyla birlikte ne ölçüde etkilediği bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti nin azınlıklara karşı tavrına nasıl tesir ettiği gibi soruların cevapları aranmaktadır

Ötüken Neşriyat
420,00

Ötüken Neşriyat

Mart 20262. baskı496 sf.
13,5 cm x 21 cm
Ötüken Neşriyat

Osmanlı Devleti iç ve dış siyasetinde şer i ve örfi hukuk sistemlerini bir arada kullanmış bu her iki hukuk sistemini birbirlerini tamamlayan kurallar bütünü olarak değerlendirmişti Özellikle klasik dönemde gayrimüslimlerin idaresinde de temel referans İslam Hukuku olmuştu İslam Hukuku çerçevesinde gayrimüslimlerin idaresini belirleyen devlet kendine özgü teşkilâtlanmalarla bu idareyi sistemli bir hale getirmeye gayret etmişti Kimi değişimlerle birlikte bu idare usûlü 19 yüzyıla kadar devam etmiş 1856 tarihli Islahat Fermanı sonrası ise Osmanlı Devleti nin gayrimüslim tebaası için önceki dönemlerden oldukça farklı bir idarî sisteme geçilmişti Bu çalışmada Islahat Fermanı ile değişen idarî sistem ve ferman sonrası yürürlüğe giren millet nizamnameleri ayrıntılı olarak incelenerek Batılılaşma sürecinin Osmanlı Devleti nin gayrimüslim vatandaşlarına getirileri ve idarelerinde yaşanan değişimler ele alınmaktadır Bu çerçevede Osmanlı Devleti nin 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini uygulamalarıyla birlikte ne ölçüde etkilediği bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti nin azınlıklara karşı tavrına nasıl tesir ettiği gibi soruların cevapları aranmaktadır

Pandora
420,00

Ötüken

2018495 sf.
Pandora

Osmanlı Devleti iç ve dış siyasetinde şer i ve örfi hukuk sistemlerini bir arada kullanmış bu her iki hukuk sistemini birbirlerini tamamlayan kurallar bütünü olarak değerlendirmişti Özellikle klasik dönemde gayrimüslimlerin idaresinde de temel referans İslam Hukuku olmuştu İslam Hukuku çerçevesinde gayrimüslimlerin idaresini belirleyen devlet kendine özgü teşkilâtlanmalarla bu idareyi sistemli bir hale getirmeye gayret etmişti Kimi değişimlerle birlikte bu idare usûlü 19 yüzyıla kadar devam etmiş 1856 tarihli Islahat Fermanı sonrası ise Osmanlı Devleti nin gayrimüslim tebaası için önceki dönemlerden oldukça farklı bir idarî sisteme geçilmişti Bu çalışmada Islahat Fermanı ile değişen idarî sistem ve ferman sonrası yürürlüğe giren millet nizamnameleri ayrıntılı olarak incelenerek Batılılaşma sürecinin Osmanlı Devleti nin gayrimüslim vatandaşlarına getirileri ve idarelerinde yaşanan değişimler ele alınmaktadır Bu çerçevede Osmanlı Devleti nin 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini uygulamalarıyla birlikte ne ölçüde etkilediği bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti nin azınlıklara karşı tavrına nasıl tesir ettiği gibi soruların cevapları aranmaktadır

Şehadet Kitap
420,00

Ötüken Neşriyat

2026496 sf.
Şehadet Kitap

Osmanlı Devleti iç ve dış siyasetinde şer i ve örfi hukuk sistemlerini bir arada kullanmış bu her iki hukuk sistemini birbirlerini tamamlayan kurallar bütünü olarak değerlendirmişti Özellikle klasik dönemde gayrimüslimlerin idaresinde de temel referans İslam Hukuku olmuştu İslam Hukuku çerçevesinde gayrimüslimlerin idaresini belirleyen devlet kendine özgü teşkilâtlanmalarla bu idareyi sistemli bir hale getirmeye gayret etmişti Kimi değişimlerle birlikte bu idare usûlü 19 yüzyıla kadar devam etmiş 1856 tarihli Islahat Fermanı sonrası ise Osmanlı Devleti nin gayrimüslim tebaası için önceki dönemlerden oldukça farklı bir idarî sisteme geçilmişti Bu çalışmada Islahat Fermanı ile değişen idarî sistem ve ferman sonrası yürürlüğe giren millet nizamnameleri ayrıntılı olarak incelenerek Batılılaşma sürecinin Osmanlı Devleti nin gayrimüslim vatandaşlarına getirileri ve idarelerinde yaşanan değişimler ele alınmaktadır Bu çerçevede Osmanlı Devleti nin 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini uygulamalarıyla birlikte ne ölçüde etkilediği bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti nin azınlıklara karşı tavrına nasıl tesir ettiği gibi soruların cevapları aranmaktadır

Şehadet Kitap
420,90

Ötüken Neşriyat

2026664 sf.
Şehadet Kitap

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı Türkçülük Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar Kavramların kullanımı Türkiye de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük Türklüğün kadim tarihini Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen daha çok Türkiye Cumhuriyeti nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı Türkiye de Türkçülük ve milliyetçilik konusunu 1923 1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük milliyetçilik çalışmalarına odaklanmaktadır Bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışları gelişmiştir Elinizdeki çalışma tüm bu anlayışların karşılaştırmalı olarak ele alınmasını aralarındaki geçişkenliklerin benzerliklerin ve ayrılıkların ortaya konulmasını amaçlamaktadır

Nobel Kitap
435,75

Ötüken Neşriyat

2018495 sf.
Ciltsiz14x22 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Osmanlı Devleti iç ve dış siyasetinde şer i ve örfi hukuk sistemlerini bir arada kullanmış bu her iki hukuk sistemini birbirlerini tamamlayan kurallar bütünü olarak değerlendirmişti Özellikle klasik dönemde gayrimüslimlerin idaresinde de temel referans İslam Hukuku olmuştu İslam Hukuku çerçevesinde gayrimüslimlerin idaresini belirleyen devlet kendine özgü teşkilâtlanmalarla bu idareyi sistemli bir hale getirmeye gayret etmişti Kimi değişimlerle birlikte bu idare usûlü 19 yüzyıla kadar devam etmiş 1856 tarihli Islahat Fermanı sonrası ise Osmanlı Devleti nin gayrimüslim tebaası için önceki dönemlerden oldukça farklı bir idarî sisteme geçilmişti Bu çalışmada Islahat Fermanı ile değişen idarî sistem ve ferman sonrası yürürlüğe giren millet nizamnameleri ayrıntılı olarak incelenerek Batılılaşma sürecinin Osmanlı Devleti nin gayrimüslim vatandaşlarına getirileri ve idarelerinde yaşanan değişimler ele alınmaktadır Bu çerçevede Osmanlı Devleti nin 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini uygulamalarıyla birlikte ne ölçüde etkilediği bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti nin azınlıklara karşı tavrına nasıl tesir ettiği gibi soruların cevapları aranmaktadır

Kitap Sepeti
448,50

Ötüken Neşriyat

2026664 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı Türkçülük Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar Kavramların kullanımı Türkiye de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük Türklüğün kadim tarihini Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen daha çok Türkiye Cumhuriyeti nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı Türkiye de Türkçülük ve milliyetçilik konusunu 1923 1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük milliyetçilik çalışmalarına odaklanmaktadır Bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışları gelişmiştir Elinizdeki çalışma tüm bu anlayışların karşılaştırmalı olarak ele alınmasını aralarındaki geçişkenliklerin benzerliklerin ve ayrılıkların ortaya konulmasını amaçlamaktadır

D&R
472,50

Ötüken Neşriyat

20181. baskı
13,5 x 212. Hamur
D&R

Osmanlı Devleti iç ve dış siyasetinde şer i ve örfi hukuk sistemlerini bir arada kullanmış bu her iki hukuk sistemini birbirlerini tamamlayan kurallar bütünü olarak değerlendirmişti Özellikle klasik dönemde gayrimüslimlerin idaresinde de temel referans İslam Hukuku olmuştu İslam Hukuku çerçevesinde gayrimüslimlerin idaresini belirleyen devlet kendine özgü teşkilâtlanmalarla bu idareyi sistemli bir hale getirmeye gayret etmişti Kimi değişimlerle birlikte bu idare usûlü 19 yüzyıla kadar devam etmiş 1856 tarihli Islahat Fermanı sonrası ise Osmanlı Devleti nin gayrimüslim tebaası için önceki dönemlerden oldukça farklı bir idarî sisteme geçilmişti Bu çalışmada Islahat Fermanı ile değişen idarî sistem ve ferman sonrası yürürlüğe giren millet nizamnameleri ayrıntılı olarak incelenerek Batılılaşma sürecinin Osmanlı Devleti nin gayrimüslim vatandaşlarına getirileri ve idarelerinde yaşanan değişimler ele alınmaktadır Bu çerçevede Osmanlı Devleti nin 19 yüzyılda değişmeye başlayan idarî anlayışının Türkiye Cumhuriyeti ne geçişte Lozan Antlaşması ile belirlenen azınlık sistemini uygulamalarıyla birlikte ne ölçüde etkilediği bu sürecin Türkiye Cumhuriyeti nin azınlıklara karşı tavrına nasıl tesir ettiği gibi soruların cevapları aranmaktadır Tanıtım Bülteninden

BKM Kitap
483,00

Ötüken Neşriyat

664 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı Türkçülük Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar Kavramların kullanımı Türkiye de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük Türklüğün kadim tarihini Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen daha çok Türkiye Cumhuriyeti nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı Türkiye de Türkçülük ve milliyetçilik konusunu 1923 1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük milliyetçilik çalışmalarına odaklanmaktadır Bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışları gelişmiştir Elinizdeki çalışma tüm bu anlayışların karşılaştırmalı olarak ele alınmasını aralarındaki geçişkenliklerin benzerliklerin ve ayrılıkların ortaya konulmasını amaçlamaktadır

Ekin Kitap
496,80

Ötüken Neşriyat

Nisan 2026664 sf.
Ekin Kitap

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı Türkçülük Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar Kavramların kullanımı Türkiye de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük Türklüğün kadim tarihini Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen daha çok Türkiye Cumhuriyeti nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı Türkiye de Türkçülük ve milliyetçilik konusunu 1923 1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük milliyetçilik çalışmalarına odaklanmaktadır Bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışları gelişmiştir Elinizdeki çalışma tüm bu anlayışların karşılaştırmalı olarak ele alınmasını aralarındaki geçişkenliklerin benzerliklerin ve ayrılıkların ortaya konulmasını amaçlamaktadır

Kitap Ambarı
517,50

Ötüken Neşriyat

2026664 sf.
Karton Kapak13,5 cm x 21 cm
Kitap Ambarı

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı Türkçülük Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar Kavramların kullanımı Türkiye de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük Türklüğün kadim tarihini Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen daha çok Türkiye Cumhuriyeti nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı Türkiye de Türkçülük ve milliyetçilik konusunu 1923 1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük milliyetçilik çalışmalarına odaklanmaktadır Bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışları gelişmiştir Elinizdeki çalışma tüm bu anlayışların karşılaştırmalı olarak ele alınmasını aralarındaki geçişkenliklerin benzerliklerin ve ayrılıkların ortaya konulmasını amaçlamaktadır

Ötüken Neşriyat
552,00

Ötüken Neşriyat

Haziran 20262. baskı664 sf.
13,5 cm x 21 cm
Ötüken Neşriyat

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı Türkçülük Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar Kavramların kullanımı Türkiye de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük Türklüğün kadim tarihini Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen daha çok Türkiye Cumhuriyeti nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı Türkiye de Türkçülük ve milliyetçilik konusunu 1923 1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük milliyetçilik çalışmalarına odaklanmaktadır Bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışları gelişmiştir Elinizdeki çalışma tüm bu anlayışların karşılaştırmalı olarak ele alınmasını aralarındaki geçişkenliklerin benzerliklerin ve ayrılıkların ortaya konulmasını amaçlamaktadır

Kitapsan
552,00

ÖTÜKEN

2026664 sf.
Kitapsan

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı Türkçülük Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar Kavramların kullanımı Türkiye de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük Türklüğün kadim tarihini Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen daha çok Türkiye Cumhuriyeti nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı Türkiye de Türkçülük ve milliyetçilik konusunu 1923 1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük milliyetçilik çalışmalarına odaklanmaktadır Bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışları gelişmiştir Elinizdeki çalışma tüm bu anlayışların karşılaştırmalı olarak ele alınmasını aralarındaki geçişkenliklerin benzerliklerin ve ayrılıkların ortaya konulmasını amaçlamaktadır Yayınevi ÖTÜKEN Yazar RAMAZAN ERHAN GÜLLÜ Sayfa Sayısı 664 SAYFA Yıl 2026

Pandora
552,00

Ötüken

2026664 sf.
Pandora

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı Türkçülük Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar Kavramların kullanımı Türkiye de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük Türklüğün kadim tarihini Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen daha çok Türkiye Cumhuriyeti nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı Türkiye de Türkçülük ve milliyetçilik konusunu 1923 1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük milliyetçilik çalışmalarına odaklanmaktadır Bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışları gelişmiştir Elinizdeki çalışma tüm bu anlayışların karşılaştırmalı olarak ele alınmasını aralarındaki geçişkenliklerin benzerliklerin ve ayrılıkların ortaya konulmasını amaçlamaktadır

Nobel Kitap
572,70

Ötüken Neşriyat

2026664 sf.
Ciltsiz13.5x21 cm2. Hamur
Nobel Kitap

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı Türkçülük Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar Kavramların kullanımı Türkiye de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük Türklüğün kadim tarihini Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen daha çok Türkiye Cumhuriyeti nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı Türkiye de Türkçülük ve milliyetçilik konusunu 1923 1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük milliyetçilik çalışmalarına odaklanmaktadır Bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışları gelişmiştir Elinizdeki çalışma tüm bu anlayışların karşılaştırmalı olarak ele alınmasını aralarındaki geçişkenliklerin benzerliklerin ve ayrılıkların ortaya konulmasını amaçlamaktadır

D&R
621,00

Ötüken Neşriyat

20261. baskı664 sf.
13,5 x 212. HamurTürkçe
D&R

Türkçülük ve Türk milliyetçiliği Türkiye Cumhuriyeti nin ilanından sonra her kesim tarafından aynı anlamda kullanılan kavramlardı Türkçülük Türk milliyetçiliği kurucu ideolojiydi ve devlet yetkilileri resmî söylemde Türkçülük kavramını sıklıkla kullanmaktaydılar Kavramların kullanımı Türkiye de millî devletin kurumsallaşması çalışmaları ve dış politik dengelerin de etkisiyle zamanla farklılaştı İki savaş arası dönem ve İkinci Dünya Savaşı yılları Türkçülük ve Türk milliyetçiliği anlayışlarına doğrudan etki etti Dönemin politik tartışmaları içerisinde Türkçülük Türklüğün kadim tarihini Türkiye dışındaki Türklerle hem kültürel ilişkiler hem de karşılıklı siyasi politikalar geliştirilmesi gerektiğini savunan ve Pantürkçü izleri belirgin bir ideal ideoloji veya dünya görüşü olarak farklı şekillerle tanımlanan bir anlayıştı Milliyetçilik ise mevcut sınırlar ve siyasi yapı içerisinde bütünlüğü korumayı hedefleyen Türkçülüğün özellikle yurt dışında yaşayan Türklerle ilgili kültürel ve siyasi hedeflerine gerek görmeyen daha çok Türkiye Cumhuriyeti nin bütünlüğü ve vatandaşlık esaslı bir millî birlikteliği savunan muhtevadaydı Türkiye de Türkçülük ve milliyetçilik konusunu 1923 1980 yılları arasını kapsamak kaydıyla tahlil edecek ve üç ciltten oluşacak serinin ilk kitabı olan bu çalışma aynı anlamdaki bu iki kavramın anlam farklılaşması süreçlerini değerlendirirken farklı milliyetçilik anlayışlarının şekillenmesine sahne olan tek parti dönemi politikaları ve kültürel Türkçülük milliyetçilik çalışmalarına odaklanmaktadır Bir yandan millî devleti güçlendirmeye yönelik kanun ve uygulamaları çerçevesinde resmî yetkililerin söylemleriyle devletin milliyetçilik anlayışı şekillenirken diğer yandan devletin söylemlerinden farklı Türkçülük ve milliyetçilik anlayışları gelişmiştir Elinizdeki çalışma tüm bu anlayışların karşılaştırmalı olarak ele alınmasını aralarındaki geçişkenliklerin benzerliklerin ve ayrılıkların ortaya konulmasını amaçlamaktadır Tanıtım Bülteninden