Türkiye de ve Dünyada Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon Hizmetlerinde Körler — Esat İlter

Türkiye de ve Dünyada Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon Hizmetlerinde Körler
Esat İlterDBY Yayınları
Türkiye de ve Dünyada Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon Hizmetlerinde Körler
Esat İlterToplum içerisinde görünür olma yolunda kör bireylerin karşısına birçok engel çıkmaktadır Bu engellerden en büyüğü geçmişten bugüne formundan çok fazla bir şey kaybetmeyen toplumsal algıdır Toplumsal algıdaki önyargılar kör bireylerin var olan yeteneklerinin görünürlüğünü engellemektedir Toplum tarafından görme yeteneğine yüklenen aşırı anlam kör bireylere karşı acıma duygusunu ön plana çıkartırken sahip oldukları yeteneklerin ikinci plana itilmesine neden olmaktadır Toplum bir taraftan kör bireylerin doğaüstü güçlere sahip oldukları diğer taraftan ise çalışamayacakları yönünde tutarsız inanışlara sahiptir Bu inanış beraberinde kör bireylerin mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri başta olmak üzere hiçbir sosyal politika uygulamasının konusu olamayacakları düşüncesini de beraberinde getirmektedir Toplumun kör bireyler hakkındaki kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için üç ayaklı bir çözüm sistemi uygulamaya konulmalıdır Sistemin birinci ayağında kör bireyin psiko sosyal durumunun güçlendirilmesi ikinci ayağında toplumsal rehabilitasyonun tamamlanması üçüncü ayağında ise mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri ile istihdamının sağlanması yani ekonomik durumunun güçlendirilmesi yer almaktadır Ayrıca tarihsel süreç içerisinde gerek toplumlar gerekse dinler İslam hariç kör bireyleri tehdit edici yük ve aciz olarak kabul etmiştir Bu algı beraberinde yardım temelli bir hizmet anlayışının gelişmesine yol açmıştır Özellikle mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin ilk ortaya çıktığı yer olan Batı ülkelerinde kör bireylerin oldukça hüzünlü bir tarihsel geçmişe sahip olduğu ve bu hüznün bugün de insancıl ölüm ötanazi maskesi altında devam ettiği görülmektedir Kör olmaktan daha kötü olan tek şey görebilip de görüşü olmamaktır Helen Keller Ne eksik ne de fazla körlük yalnızca bir karakteristiktir Bundan daha özel daha tuhaf ya da daha kötü bir durum değildir Kenneth Jernigan

DBY Yayınları
Toplum içerisinde görünür olma yolunda kör bireylerin karşısına birçok engel çıkmaktadır Bu engellerden en büyüğü geçmişten bugüne formundan çok fazla bir şey kaybetmeyen toplumsal algıdır Toplumsal algıdaki önyargılar kör bireylerin var olan yeteneklerinin görünürlüğünü engellemektedir Toplum tarafından görme yeteneğine yüklenen aşırı anlam kör bireylere karşı acıma duygusunu ön plana çıkartırken sahip oldukları yeteneklerin ikinci plana itilmesine neden olmaktadır Toplum bir taraftan kör bireylerin doğaüstü güçlere sahip oldukları diğer taraftan ise çalışamayacakları yönünde tutarsız inanışlara sahiptir Bu inanış beraberinde kör bireylerin mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri başta olmak üzere hiçbir sosyal politika uygulamasının konusu olamayacakları düşüncesini de beraberinde getirmektedir Toplumun kör bireyler hakkındaki kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için üç ayaklı bir çözüm sistemi uygulamaya konulmalıdır Sistemin birinci ayağında kör bireyin psiko sosyal durumunun güçlendirilmesi ikinci ayağında toplumsal rehabilitasyonun tamamlanması üçüncü ayağında ise mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri ile istihdamının sağlanması yani ekonomik durumunun güçlendirilmesi yer almaktadır Ayrıca tarihsel süreç içerisinde gerek toplumlar gerekse dinler İslam hariç kör bireyleri tehdit edici yük ve aciz olarak kabul etmiştir Bu algı beraberinde yardım temelli bir hizmet anlayışının gelişmesine yol açmıştır Özellikle mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin ilk ortaya çıktığı yer olan Batı ülkelerinde kör bireylerin oldukça hüzünlü bir tarihsel geçmişe sahip olduğu ve bu hüznün bugün de insancıl ölüm ötanazi maskesi altında devam ettiği görülmektedir Kör olmaktan daha kötü olan tek şey görebilip de görüşü olmamaktır Helen Keller Ne eksik ne de fazla körlük yalnızca bir karakteristiktir Bundan daha özel daha tuhaf ya da daha kötü bir durum değildir Kenneth Jernigan

DBY Yayınları
Esat İlter tarafından kaleme alınan Türkiye de ve Dünyada Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon Hizmetlerinde Körler DBY Yayınları eseri olarak okurlarla buluşuyor Türkiye de ve Dünyada Mesleki Eğitim ve Rehabilitasyon Hizmetlerinde Körler Esat İlter Kitap Özeti Toplum içerisinde görünür olma yolunda kör bireylerin karşısına birçok engel çıkmaktadır Bu engellerden en büyüğü geçmişten bugüne formundan çok fazla bir şey kaybetmeyen toplumsal algıdır Toplumsal algıdaki önyargılar kör bireylerin var olan yeteneklerinin görünürlüğünü engellemektedir Toplum tarafından görme yeteneğine yüklenen aşırı anlam kör bireylere karşı acıma duygusunu ön plana çıkartırken sahip oldukları yeteneklerin ikinci plana itilmesine neden olmaktadır Toplum bir taraftan kör bireylerin doğaüstü güçlere sahip oldukları diğer taraftan ise çalışamayacakları yönünde tutarsız inanışlara sahiptir Bu inanış beraberinde kör bireylerin mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri başta olmak üzere hiçbir sosyal politika uygulamasının konusu olamayacakları düşüncesini de beraberinde getirmektedir Toplumun kör bireyler hakkındaki kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için üç ayaklı bir çözüm sistemi uygulamaya konulmalıdır Sistemin birinci ayağında kör bireyin psiko sosyal durumunun güçlendirilmesi ikinci ayağında toplumsal rehabilitasyonun tamamlanması üçüncü ayağında ise mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri ile istihdamının sağlanması yani ekonomik durumunun güçlendirilmesi yer almaktadır Ayrıca tarihsel süreç içerisinde gerek toplumlar gerekse dinler İslam hariç kör bireyleri tehdit edici yük ve aciz olarak kabul etmiştir Bu algı beraberinde yardım temelli bir hizmet anlayışının gelişmesine yol açmıştır Özellikle mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin ilk ortaya çıktığı yer olan Batı ülkelerinde kör bireylerin oldukça hüzünlü bir tarihsel geçmişe sahip olduğu ve bu hüznün bugün de insancıl ölüm ötanazi maskesi altında devam ettiği görülmektedir Kör olmaktan daha kötü olan tek şey görebilip de görüşü olmamaktır Helen Keller Ne eksik ne de fazla körlük yalnızca bir karakteristiktir Bundan daha özel daha tuhaf ya da daha kötü bir durum değildir Kenneth Jernigan Yayınevi DBY Yayınları Yazar Esat İlter Sayfa 320 Sayfa Kağıt 2 Hamur Boyut 15 00x21 00 cm Basım Yılı Ağustos 2022 Barkod 9786258371505 Kategori Fen Bilimleri

DBY Yayınları
Toplum içerisinde görünür olma yolunda kör bireylerin karşısına birçok engel çıkmaktadır Bu engellerden en büyüğü geçmişten bugüne formundan çok fazla bir şey kaybetmeyen toplumsal algıdır Toplumsal algıdaki önyargılar kör bireylerin var olan yeteneklerinin görünürlüğünü engellemektedir Toplum tarafından görme yeteneğine yüklenen aşırı anlam kör bireylere karşı acıma duygusunu ön plana çıkartırken sahip oldukları yeteneklerin ikinci plana itilmesine neden olmaktadır Toplum bir taraftan kör bireylerin doğaüstü güçlere sahip oldukları diğer taraftan ise çalışamayacakları yönünde tutarsız inanışlara sahiptir Bu inanış beraberinde kör bireylerin mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri başta olmak üzere hiçbir sosyal politika uygulamasının konusu olamayacakları düşüncesini de beraberinde getirmektedir Toplumun kör bireyler hakkındaki kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için üç ayaklı bir çözüm sistemi uygulamaya konulmalıdır Sistemin birinci ayağında kör bireyin psiko sosyal durumunun güçlendirilmesi ikinci ayağında toplumsal rehabilitasyonun tamamlanması üçüncü ayağında ise mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri ile istihdamının sağlanması yani ekonomik durumunun güçlendirilmesi yer almaktadır Ayrıca tarihsel süreç içerisinde gerek toplumlar gerekse dinler İslam hariç kör bireyleri tehdit edici yük ve aciz olarak kabul etmiştir Bu algı beraberinde yardım temelli bir hizmet anlayışının gelişmesine yol açmıştır Özellikle mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin ilk ortaya çıktığı yer olan Batı ülkelerinde kör bireylerin oldukça hüzünlü bir tarihsel geçmişe sahip olduğu ve bu hüznün bugün de insancıl ölüm ötanazi maskesi altında devam ettiği görülmektedir Kör olmaktan daha kötü olan tek şey görebilip de görüşü olmamaktır Helen Keller Ne eksik ne de fazla körlük yalnızca bir karakteristiktir Bundan daha özel daha tuhaf ya da daha kötü bir durum değildir Kenneth Jernigan

DBY (Dün Bugün Yarın)
Toplum içerisinde görünür olma yolunda kör bireylerin karşısına birçok engel çıkmaktadır Bu engellerden en büyüğü geçmişten bugüne formundan çok fazla bir şey kaybetmeyen toplumsal algıdır Toplumsal algıdaki önyargılar kör bireylerin var olan yeteneklerinin görünürlüğünü engellemektedir Toplum tarafından görme yeteneğine yüklenen aşırı anlam kör bireylere karşı acıma duygusunu ön plana çıkartırken sahip oldukları yeteneklerin ikinci plana itilmesine neden olmaktadır Toplum bir taraftan kör bireylerin doğaüstü güçlere sahip oldukları diğer taraftan ise çalışamayacakları yönünde tutarsız inanışlara sahiptir Bu inanış beraberinde kör bireylerin mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri başta olmak üzere hiçbir sosyal politika uygulamasının konusu olamayacakları düşüncesini de beraberinde getirmektedir Toplumun kör bireyler hakkındaki kafa karışıklığını ortadan kaldırmak için üç ayaklı bir çözüm sistemi uygulamaya konulmalıdır Sistemin birinci ayağında kör bireyin psiko sosyal durumunun güçlendirilmesi ikinci ayağında toplumsal rehabilitasyonun tamamlanması üçüncü ayağında ise mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetleri ile istihdamının sağlanması yani ekonomik durumunun güçlendirilmesi yer almaktadır Ayrıca tarihsel süreç içerisinde gerek toplumlar gerekse dinler İslam hariç kör bireyleri tehdit edici yük ve aciz olarak kabul etmiştir Bu algı beraberinde yardım temelli bir hizmet anlayışının gelişmesine yol açmıştır Özellikle mesleki eğitim ve rehabilitasyon hizmetlerinin ilk ortaya çıktığı yer olan Batı ülkelerinde kör bireylerin oldukça hüzünlü bir tarihsel geçmişe sahip olduğu ve bu hüznün bugün de insancıl ölüm ötanazi maskesi altında devam ettiği görülmektedir Kör olmaktan daha kötü olan tek şey görebilip de görüşü olmamaktır Helen Keller Ne eksik ne de fazla körlük yalnızca bir karakteristiktir Bundan daha özel daha tuhaf ya da daha kötü bir durum değildir Kenneth Jernigan