MejelleKitap fiyat karşılaştırma

Türkiye de Yükseköğretim — Fatma Mızıkacı

Türkiye de Yükseköğretim
102,00
Türk Tarihi AraştırmalarıTarih Araştırma ve İnceleme KitaplarıAraştırma İnceleme

Türkiye de Yükseköğretim

Fatma Mızıkacı

Pedagoji

2019
İnce Kapak16,3 x 23,5
Kitap AmbarıEn ucuz

Türkiye de Yükseköğretim

Fatma Mızıkacı

Türkiye Cumhuriyeti nin bilimsel laik ve aydınlanmacı ilkelerinin en üst düzeyde hayat bulduğu kurumlar üniversitelerdir Bu anlayışın ilk üniversitesi 1933 yılında kurulan İstanbul Üniversitesidir Cumhuriyetin kuruluşu ile kurumsal bir yapıya kavuşan üniversiteler bu yönüyle köklü geleneğe sahip Batı daki örneklerinden farklıdır Bilimsel anlayışın kökenlerini oluşturan Avrupa üniversiteleri gelenek oluşturma ve bilimsellikte öncü olurken Türkiye deki üniversiteler yeniliğe ve değişime açık bir yapıya sahip olmuştur Yıllar içinde üniversiteler üzerindeki etkiler kurumsal geleneğin henüz güçlenmediği üniversiteleri olumsuz deneyimlere maruz bırakmıştır Osmanlı döneminde dinin üniversite üstündeki etkisinin tartışılmasıyla başlayan üniversiteye müdahaleler farklı biçimlerde hâlâ devam etmektedir Siyasi iradenin gündelik hesaplar adına akademiyi kullanması askerî darbeler ekonomik dönüşümlerin üniversiteyi teslim alması gibi etkiler akademik özerkliğin ortadan kalkmasına neden olmaktadır Fatma Mızıkacı nın 2006 da UNESCO nun yükseköğretimle ilgili birimi olan UNESCO CEPES için yazdığı monografi bütün bu toplumsal olguları istatistiksel verileri kullanarak ele alıyor Türkiye de yükseköğretimin bir bütün olarak kavranabilmesi için gereken bütün başlıklara özce değinmeyi başarıyor Kitabın üniversiteyi derinlemesine tanımak isteyen okurlar için pek de hoş sayılmayacak bir sürprizi var 2006 daki veriler kullanılarak hazırlanan istatistikler bugün için güncel olmasa da karşılaşılan sorunlar ve yapılan yorumlar ne yazık ki güncel Geçen süre içinde nicelikteki değişimin niteliğe yansımaması kitabı bugün de geçerli kılıyor Türkiye de Yükseköğretim akademik dünyamızda niceliklerde yaşanan değişimlerin olumlu yönde niteliğe de yansıması yolunda dikkate alınması gereken bir çağrı Tanıtım Bülteninden

Şehadet Kitap
106,50

Pedagoji Yayınları

20241 sf.
Şehadet Kitap

Türkiye Cumhuriyeti nin bilimsel laik ve aydınlanmacı ilkelerinin en üst düzeyde hayat bulduğu kurumlar üniversitelerdir Bu anlayışın ilk üniversitesi 1933 yılında kurulan İstanbul Üniversitesidir Cumhuriyetin kuruluşu ile kurumsal bir yapıya kavuşan üniversiteler bu yönüyle köklü geleneğe sahip Batı daki örneklerinden farklıdır Bilimsel anlayışın kökenlerini oluşturan Avrupa üniversiteleri gelenek oluşturma ve bilimsellikte öncü olurken Türkiye deki üniversiteler yeniliğe ve değişime açık bir yapıya sahip olmuştur Yıllar içinde üniversiteler üzerindeki etkiler kurumsal geleneğin henüz güçlenmediği üniversiteleri olumsuz deneyimlere maruz bırakmıştır Osmanlı döneminde dinin üniversite üstündeki etkisinin tartışılmasıyla başlayan üniversiteye müdahaleler farklı biçimlerde hâlâ devam etmektedir Siyasi iradenin gündelik hesaplar adına akademiyi kullanması askerî darbeler ekonomik dönüşümlerin üniversiteyi teslim alması gibi etkiler akademik özerkliğin ortadan kalkmasına neden olmaktadır Fatma Mızıkacı nın 2006 da UNESCO nun yükseköğretimle ilgili birimi olan UNESCO CEPES için yazdığı monografi bütün bu toplumsal olguları istatistiksel verileri kullanarak ele alıyor Türkiye de yükseköğretimin bir bütün olarak kavranabilmesi için gereken bütün başlıklara özce değinmeyi başarıyor Kitabın üniversiteyi derinlemesine tanımak isteyen okurlar için pek de hoş sayılmayacak bir sürprizi var 2006 daki veriler kullanılarak hazırlanan istatistikler bugün için güncel olmasa da karşılaşılan sorunlar ve yapılan yorumlar ne yazık ki güncel Geçen süre içinde nicelikteki değişimin niteliğe yansımaması kitabı bugün de geçerli kılıyor Türkiye de Yükseköğretim akademik dünyamızda niceliklerde yaşanan değişimlerin olumlu yönde niteliğe de yansıması yolunda dikkate alınması gereken bir çağrı

BKM Kitap
108,00

Pedagoji Yayınları

201996 sf.
Ciltsiz
BKM Kitap

Türkiye Cumhuriyeti nin bilimsel laik ve aydınlanmacı ilkelerinin en üst düzeyde hayat bulduğu kurumlar üniversitelerdir Bu anlayışın ilk üniversitesi 1933 yılında kurulan İstanbul Üniversitesidir Cumhuriyetin kuruluşu ile kurumsal bir yapıya kavuşan üniversiteler bu yönüyle köklü geleneğe sahip Batı daki örneklerinden farklıdır Bilimsel anlayışın kökenlerini oluşturan Avrupa üniversiteleri gelenek oluşturma ve bilimsellikte öncü olurken Türkiye deki üniversiteler yeniliğe ve değişime açık bir yapıya sahip olmuştur Yıllar içinde üniversiteler üzerindeki etkiler kurumsal geleneğin henüz güçlenmediği üniversiteleri olumsuz deneyimlere maruz bırakmıştır Osmanlı döneminde dinin üniversite üstündeki etkisinin tartışılmasıyla başlayan üniversiteye müdahaleler farklı biçimlerde hâlâ devam etmektedir Siyasi iradenin gündelik hesaplar adına akademiyi kullanması askerî darbeler ekonomik dönüşümlerin üniversiteyi teslim alması gibi etkiler akademik özerkliğin ortadan kalkmasına neden olmaktadır Fatma Mızıkacı nın 2006 da UNESCO nun yükseköğretimle ilgili birimi olan UNESCO CEPES için yazdığı monografi bütün bu toplumsal olguları istatistiksel verileri kullanarak ele alıyor Türkiye de yükseköğretimin bir bütün olarak kavranabilmesi için gereken bütün başlıklara özce değinmeyi başarıyor Kitabın üniversiteyi derinlemesine tanımak isteyen okurlar için pek de hoş sayılmayacak bir sürprizi var 2006 daki veriler kullanılarak hazırlanan istatistikler bugün için güncel olmasa da karşılaşılan sorunlar ve yapılan yorumlar ne yazık ki güncel Geçen süre içinde nicelikteki değişimin niteliğe yansımaması kitabı bugün de geçerli kılıyor Türkiye de Yükseköğretim akademik dünyamızda niceliklerde yaşanan değişimlerin olumlu yönde niteliğe de yansıması yolunda dikkate alınması gereken bir çağrı

Ekin Kitap
108,00

Pedagoji Yayınları

201996 sf.
Ekin Kitap

Türkiye Cumhuriyeti nin bilimsel laik ve aydınlanmacı ilkelerinin en üst düzeyde hayat bulduğu kurumlar üniversitelerdir Bu anlayışın ilk üniversitesi 1933 yılında kurulan İstanbul Üniversitesidir Cumhuriyetin kuruluşu ile kurumsal bir yapıya kavuşan üniversiteler bu yönüyle köklü geleneğe sahip Batı daki örneklerinden farklıdır Bilimsel anlayışın kökenlerini oluşturan Avrupa üniversiteleri gelenek oluşturma ve bilimsellikte öncü olurken Türkiye deki üniversiteler yeniliğe ve değişime açık bir yapıya sahip olmuştur Yıllar içinde üniversiteler üzerindeki etkiler kurumsal geleneğin henüz güçlenmediği üniversiteleri olumsuz deneyimlere maruz bırakmıştır Osmanlı döneminde dinin üniversite üstündeki etkisinin tartışılmasıyla başlayan üniversiteye müdahaleler farklı biçimlerde hâlâ devam etmektedir Siyasi iradenin gündelik hesaplar adına akademiyi kullanması askerî darbeler ekonomik dönüşümlerin üniversiteyi teslim alması gibi etkiler akademik özerkliğin ortadan kalkmasına neden olmaktadır Fatma Mızıkacı nın 2006 da UNESCO nun yükseköğretimle ilgili birimi olan UNESCO CEPES için yazdığı monografi bütün bu toplumsal olguları istatistiksel verileri kullanarak ele alıyor Türkiye de yükseköğretimin bir bütün olarak kavranabilmesi için gereken bütün başlıklara özce değinmeyi başarıyor Kitabın üniversiteyi derinlemesine tanımak isteyen okurlar için pek de hoş sayılmayacak bir sürprizi var 2006 daki veriler kullanılarak hazırlanan istatistikler bugün için güncel olmasa da karşılaşılan sorunlar ve yapılan yorumlar ne yazık ki güncel Geçen süre içinde nicelikteki değişimin niteliğe yansımaması kitabı bugün de geçerli kılıyor Türkiye de Yükseköğretim akademik dünyamızda niceliklerde yaşanan değişimlerin olumlu yönde niteliğe de yansıması yolunda dikkate alınması gereken bir çağrı

Kitap Sepeti
109,50

Pedagoji Yayınları

201996 sf.
Ciltsiz
Kitap Sepeti

Türkiye Cumhuriyeti nin bilimsel laik ve aydınlanmacı ilkelerinin en üst düzeyde hayat bulduğu kurumlar üniversitelerdir Bu anlayışın ilk üniversitesi 1933 yılında kurulan İstanbul Üniversitesidir Cumhuriyetin kuruluşu ile kurumsal bir yapıya kavuşan üniversiteler bu yönüyle köklü geleneğe sahip Batı daki örneklerinden farklıdır Bilimsel anlayışın kökenlerini oluşturan Avrupa üniversiteleri gelenek oluşturma ve bilimsellikte öncü olurken Türkiye deki üniversiteler yeniliğe ve değişime açık bir yapıya sahip olmuştur Yıllar içinde üniversiteler üzerindeki etkiler kurumsal geleneğin henüz güçlenmediği üniversiteleri olumsuz deneyimlere maruz bırakmıştır Osmanlı döneminde dinin üniversite üstündeki etkisinin tartışılmasıyla başlayan üniversiteye müdahaleler farklı biçimlerde hâlâ devam etmektedir Siyasi iradenin gündelik hesaplar adına akademiyi kullanması askerî darbeler ekonomik dönüşümlerin üniversiteyi teslim alması gibi etkiler akademik özerkliğin ortadan kalkmasına neden olmaktadır Fatma Mızıkacı nın 2006 da UNESCO nun yükseköğretimle ilgili birimi olan UNESCO CEPES için yazdığı monografi bütün bu toplumsal olguları istatistiksel verileri kullanarak ele alıyor Türkiye de yükseköğretimin bir bütün olarak kavranabilmesi için gereken bütün başlıklara özce değinmeyi başarıyor Kitabın üniversiteyi derinlemesine tanımak isteyen okurlar için pek de hoş sayılmayacak bir sürprizi var 2006 daki veriler kullanılarak hazırlanan istatistikler bugün için güncel olmasa da karşılaşılan sorunlar ve yapılan yorumlar ne yazık ki güncel Geçen süre içinde nicelikteki değişimin niteliğe yansımaması kitabı bugün de geçerli kılıyor Türkiye de Yükseköğretim akademik dünyamızda niceliklerde yaşanan değişimlerin olumlu yönde niteliğe de yansıması yolunda dikkate alınması gereken bir çağrı

D&R
119,85

Pedagoji

20191. baskı
16,3 x 23,51. HamurTürkçe
D&R

Türkiye Cumhuriyeti nin bilimsel laik ve aydınlanmacı ilkelerinin en üst düzeyde hayat bulduğu kurumlar üniversitelerdir Bu anlayışın ilk üniversitesi 1933 yılında kurulan İstanbul Üniversitesidir Cumhuriyetin kuruluşu ile kurumsal bir yapıya kavuşan üniversiteler bu yönüyle köklü geleneğe sahip Batı daki örneklerinden farklıdır Bilimsel anlayışın kökenlerini oluşturan Avrupa üniversiteleri gelenek oluşturma ve bilimsellikte öncü olurken Türkiye deki üniversiteler yeniliğe ve değişime açık bir yapıya sahip olmuştur Yıllar içinde üniversiteler üzerindeki etkiler kurumsal geleneğin henüz güçlenmediği üniversiteleri olumsuz deneyimlere maruz bırakmıştır Osmanlı döneminde dinin üniversite üstündeki etkisinin tartışılmasıyla başlayan üniversiteye müdahaleler farklı biçimlerde hâlâ devam etmektedir Siyasi iradenin gündelik hesaplar adına akademiyi kullanması askerî darbeler ekonomik dönüşümlerin üniversiteyi teslim alması gibi etkiler akademik özerkliğin ortadan kalkmasına neden olmaktadır Fatma Mızıkacı nın 2006 da UNESCO nun yükseköğretimle ilgili birimi olan UNESCO CEPES için yazdığı monografi bütün bu toplumsal olguları istatistiksel verileri kullanarak ele alıyor Türkiye de yükseköğretimin bir bütün olarak kavranabilmesi için gereken bütün başlıklara özce değinmeyi başarıyor Kitabın üniversiteyi derinlemesine tanımak isteyen okurlar için pek de hoş sayılmayacak bir sürprizi var 2006 daki veriler kullanılarak hazırlanan istatistikler bugün için güncel olmasa da karşılaşılan sorunlar ve yapılan yorumlar ne yazık ki güncel Geçen süre içinde nicelikteki değişimin niteliğe yansımaması kitabı bugün de geçerli kılıyor Türkiye de Yükseköğretim akademik dünyamızda niceliklerde yaşanan değişimlerin olumlu yönde niteliğe de yansıması yolunda dikkate alınması gereken bir çağrı Tanıtım Bülteninden

Teklif Kitap
120,00

Pedagoji Yayınları

2024-07-181. baskı1 sf.
Karton135-210-0Kitap KağıdıTürkçe
Teklif Kitap

Türkiye Cumhuriyeti nin bilimsel laik ve aydınlanmacı ilkelerinin en üst düzeyde hayat bulduğu kurumlar üniversitelerdir Bu anlayışın ilk üniversitesi 1933 yılında kurulan İstanbul Üniversitesidir Cumhuriyetin kuruluşu ile kurumsal bir yapıya kavuşan üniversiteler bu yönüyle köklü geleneğe sahip Batı daki örneklerinden farklıdır Bilimsel anlayışın kökenlerini oluşturan Avrupa üniversiteleri gelenek oluşturma ve bilimsellikte öncü olurken Türkiye deki üniversiteler yeniliğe ve değişime açık bir yapıya sahip olmuştur Yıllar içinde üniversiteler üzerindeki etkiler kurumsal geleneğin henüz güçlenmediği üniversiteleri olumsuz deneyimlere maruz bırakmıştır Osmanlı döneminde dinin üniversite üstündeki etkisinin tartışılmasıyla başlayan üniversiteye müdahaleler farklı biçimlerde hâlâ devam etmektedir Siyasi iradenin gündelik hesaplar adına akademiyi kullanması askerî darbeler ekonomik dönüşümlerin üniversiteyi teslim alması gibi etkiler akademik özerkliğin ortadan kalkmasına neden olmaktadır Fatma Mızıkacı nın 2006 da UNESCO nun yükseköğretimle ilgili birimi olan UNESCO CEPES için yazdığı monografi bütün bu toplumsal olguları istatistiksel verileri kullanarak ele alıyor Türkiye de yükseköğretimin bir bütün olarak kavranabilmesi için gereken bütün başlıklara özce değinmeyi başarıyor Kitabın üniversiteyi derinlemesine tanımak isteyen okurlar için pek de hoş sayılmayacak bir sürprizi var 2006 daki veriler kullanılarak hazırlanan istatistikler bugün için güncel olmasa da karşılaşılan sorunlar ve yapılan yorumlar ne yazık ki güncel Geçen süre içinde nicelikteki değişimin niteliğe yansımaması kitabı bugün de geçerli kılıyor Türkiye de Yükseköğretim akademik dünyamızda niceliklerde yaşanan değişimlerin olumlu yönde niteliğe de yansıması yolunda dikkate alınması gereken bir çağrı

Nobel Kitap
127,50

Pedagoji Yayınları

201996 sf.
17x24 cm1. Hamur
Nobel Kitap

Türkiye Cumhuriyeti nin bilimsel laik ve aydınlanmacı ilkelerinin en üst düzeyde hayat bulduğu kurumlar üniversitelerdir Bu anlayışın ilk üniversitesi 1933 yılında kurulan İstanbul Üniversitesidir Cumhuriyetin kuruluşu ile kurumsal bir yapıya kavuşan üniversiteler bu yönüyle köklü geleneğe sahip Batı daki örneklerinden farklıdır Bilimsel anlayışın kökenlerini oluşturan Avrupa üniversiteleri gelenek oluşturma ve bilimsellikte öncü olurken Türkiye deki üniversiteler yeniliğe ve değişime açık bir yapıya sahip olmuştur Yıllar içinde üniversiteler üzerindeki etkiler kurumsal geleneğin henüz güçlenmediği üniversiteleri olumsuz deneyimlere maruz bırakmıştır Osmanlı döneminde dinin üniversite üstündeki etkisinin tartışılmasıyla başlayan üniversiteye müdahaleler farklı biçimlerde hâlâ devam etmektedir Siyasi iradenin gündelik hesaplar adına akademiyi kullanması askerî darbeler ekonomik dönüşümlerin üniversiteyi teslim alması gibi etkiler akademik özerkliğin ortadan kalkmasına neden olmaktadır Fatma Mızıkacı nın 2006 da UNESCO nun yükseköğretimle ilgili birimi olan UNESCO CEPES için yazdığı monografi bütün bu toplumsal olguları istatistiksel verileri kullanarak ele alıyor Türkiye de yükseköğretimin bir bütün olarak kavranabilmesi için gereken bütün başlıklara özce değinmeyi başarıyor Kitabın üniversiteyi derinlemesine tanımak isteyen okurlar için pek de hoş sayılmayacak bir sürprizi var 2006 daki veriler kullanılarak hazırlanan istatistikler bugün için güncel olmasa da karşılaşılan sorunlar ve yapılan yorumlar ne yazık ki güncel Geçen süre içinde nicelikteki değişimin niteliğe yansımaması kitabı bugün de geçerli kılıyor Türkiye de Yükseköğretim akademik dünyamızda niceliklerde yaşanan değişimlerin olumlu yönde niteliğe de yansıması yolunda dikkate alınması gereken bir çağrı