Türkiye Günlüğü 1573 1576 1 Cilt

Türkiye Günlüğü 1573 1576 1 Cilt
Dorlion Yayınları
Türkiye Günlüğü 1573 1576 1 Cilt
Bu çalışma Türkiye ve Türkler konusuna dair bütünlüklü bir açıklama iddiası taşımaz Özellikle halk kültürü inançlar ya da folklor gibi alanlara hiç girilmemiştir Bu tercih bilinçlidir çünkü bazı araştırmacıların bu konularda sunduğu derinlikli incelemelerden sonra aynı yollardan geçmek olumsuz bir girişim olurdu Kitapta yalnızca bir toplumun gelişimini anlamak açısından zorunlu görülen ölçüde tarihsel olgulara yer verilmiştir Güncel siyasete bilerek yaklaşılmamış çünkü Türkiye üzerine kalem oynatanların çoğunda görülen siyasî önyargılar ve çıkar hesapları bu tür değerlendirmelerin güvenilirliğini zedelemektedir Yazarın tek amacı olayları olabildiğince gerçeğe sadık biçimde aktarmaktır Eğer bu sayfalar sabırla okuyanlara Türkiye ve Türk kavramlarının arkasında yatan anlamları biraz daha açık seçik gösterebiliyorsa kitap görevini yerine getirmiş sayılacaktır

İletişim Yayınları
1641 yılında Rûm Vilayeti Defterdarı Mehemmed Murad Efendi vilâyetinin vergi nüfusunu saymakla görevlendirilir Yapılacak sayıma göre bölgeden ne kadar vergi toplayabileceğine karar verecektir Osmanlı Devleti Bu kitap işte bu defterden yola çıkarak yapılan uzun bir soruşturmanın içine girilen karmaşık bir yolculuğun hikâyesi 20 yüzyılın sonlarında Oktay Özel bu ağzı sıkı defteri konuşturmaya çok yönlü sorgulamaya içinden çıktığı dönemin olağanüstü koşulları bağlamında tarihselleştirmeye anlamlandırmaya girişiyor Türkiye 1643 tarihçi ile malzemesinin ilişkisini iç içe giren paralel hikâyeler olarak ele alan bir deneme Her ne kadar asıl hikâye 16 ve 17 yüzyılda geçiyorsa kahramanları sahiciyse de anlatılan son otuz yılın Türkiye sinin de hikâyesi Oktay Özel den sahiden acayip bir kitap Dönemin bütün kaynaklarının ağız birliği içinde epeyce de dramatik bir dille yıllardır dile getirdikleri sultanlara ve vezirlere yazdıkları raporlarda reaya fukarası tonunda ifadelerle sürekli üzerine dikkati çektikleri köylünün perişanlığı bu kaçgun ya da celâ yı vatan durumu karşısında Osmanlı yönetimi nihayet harekete geçmiş Yanlış anlaşılmasın amaç onların derdine derman olmak değil Tersine tekrar zapt ü rapt ve kayıt altına alıp devleti aliyyenin hazine i hümâyununun vergi gelirlerine küllî ziyan gelmesinin önüne geçmek

Kitap Yayınevi
Stephan Gerlach Avusturya elçisi ile birlikte sefaret heyetinin vaizi olarak 1573 de İstanbul a geldi Güncesi torunu Samuel Gerlach tarafından 1674 te Frankfurt ta basıldı Şimdi de tam 332 yıl sonra Türkçeye kazandırılan bu eser 16 yüzyıl Osmanlı Türk dünyası için çok önemli bir kaynak İstanbul un Müslim ve gayrimüslim halkının yaşamını dikkatle gözlemleyen Gerlach özellikle hükümdar hanedan saray ve iktidarı oluşturan paşalar hakkında önemli bilgiler vermiştir Yalnız Galata daki ecnebi topluluklarda değil Divan ı hümâyûn kalemlerinde de her dilden yazıldığına ve konuşulduğuna şahit olur Gerlach güncesinde Atmeydanı ndaki eğlenceleri yabancı heyetlerin karşılanışını Ramazan davetlerini cenaze alaylarını düğünleri Muharrem âşure nevrûz kutlamalarını Hıdrellez Âmin Alaylarını bin bir çeşit mal satılan pazarları sürüler halinde dolaşan Yunus balıklarını da anlatır Halk renk renk ve çeşit çeşit elbiseler içinde dolaşmaktadır Şehirde bazen ancak belki yüzyılda bir defa görülebilecek semâvî olaylar da yaşanır 11 Kasım 1577 de görünen kuyruklu yıldızı Gerlach ın ifadesine göre bir Arap müneccim önceden hesaplamış ve Padişah a haber vermiştir Gerlach ın da söz konusu ettiği müneccim ilk Rasadhane nin kurucusu Takiyüddin Efendi dir O devirde İstanbul kuşları azad eden sokaklardaki kedi ve köpekleri besleyen hatta bu iş için vakıf kuran tuttuğu balıkları sevaptır diye tekrar denize atan insanlar ile meskûndur

Kitap Yayınevi
Stephan Gerlach Avusturya elçisi ile birlikte sefaret heyetinin vaizi olarak 1573 de İstanbul a geldi Güncesi torunu Samuel Gerlach tarafından 1674 te Frankfurt ta basıldı Şimdi de tam 332 yıl sonra Türkçeye kazandırılan bu eser 16 yüzyıl Osmanlı Türk dünyası için çok önemli bir kaynak İstanbul un Müslim ve gayrimüslim halkının yaşamını dikkatle gözlemleyen Gerlach özellikle hükümdar hanedan saray ve iktidarı oluşturan paşalar hakkında önemli bilgiler vermiştir Yalnız Galata daki ecnebi topluluklarda değil Divan ı hümâyûn kalemlerinde de her dilden yazıldığına ve konuşulduğuna şahit olur Gerlach güncesinde Atmeydanı ndaki eğlenceleri yabancı heyetlerin karşılanışını Ramazan davetlerini cenaze alaylarını düğünleri Muharrem âşure nevrûz kutlamalarını Hıdrellez Âmin Alaylarını bin bir çeşit mal satılan pazarları sürüler halinde dolaşan Yunus balıklarını da anlatır Halk renk renk ve çeşit çeşit elbiseler içinde dolaşmaktadır Şehirde bazen ancak belki yüzyılda bir defa görülebilecek semâvî olaylar da yaşanır 11 Kasım 1577 de görünen kuyruklu yıldızı Gerlach ın ifadesine göre bir Arap müneccim önceden hesaplamış ve Padişah a haber vermiştir Gerlach ın da söz konusu ettiği müneccim ilk Rasadhane nin kurucusu Takiyüddin Efendi dir O devirde İstanbul kuşları azad eden sokaklardaki kedi ve köpekleri besleyen hatta bu iş için vakıf kuran tuttuğu balıkları sevaptır diye tekrar denize atan insanlar ile meskûndur