Türkiye Nasıl Doğdu

Türkiye Nasıl Doğdu
Ark Kitapları
Türkiye Nasıl Doğdu
Mütareke yılları İstanbul unu daha yakından tanımak isteyenler için önemli bilgiler içeren bu kitap 1915 yılında Kûtül Amâre de Türklere esir düşerek Bağdat Musul Halep Mersin Ankara yolunu izleyerek Kastamonu ya oradan da İstanbul a getirilip Anadolu da esirler karargâhı olan Afyonkarahisar a nakledilen bütün bu dolaştığı yerlerde halkı tanımaya çalışan Harold Armstrong adlı bir İngiliz subayının anılarından oluşuyor Yazar daha sonra Mütareke yıllarında işgalci güçler içindeki İngiliz Askerî Ataşesi olarak İstanbul a bu kez esir olarak değil esaret altındaki bir şehrin güvenliğini sağlamak üzere geliyor İstanbul da İngiltere Olağanüstü Komiserliği yardımcılığında ve Askerî Ataşeliğinde Müttefikler Başkumandanlığı Erkân ı Harbiyesi nde Jandarma Müfettişliği nde bulunuyor Bütün bu görevleri sırasında İstanbul dan ayrıldığı 1923 yılına kadar gözlemlerini ortaya koyduğu kitabında yazar zaman zaman Türkleri gerçek yüzüyle görerek onların büyük bir imparatorluğun kurucusu ve yöneticisi asil bir millet olarak üstünlüğünü teslim ediyor ama çoğu zaman da Avrupa da geçerli olan tarihsel yanılgılardan kendini kurtaramayarak onları zavallı kendini yönetmekten aciz kimseler olarak görüyor

DBY Yayınları
çev. Tüccarzade İbrahim Hilmi
19 yüzyıl başlarından itibaren iç ve dış etkenlerle dağılma sürecine giren Osmanlı İmparatorluğu hakimi olduğu geniş topraklarda Avrupa nın büyük güçlerine karşı bilhassa diplomatik ve askeri nitelikleri ön plana çıkan bir var olma mücadelesi vermiştir Yıkılışına kadar sürecek olan bu mücadele sırasında Osmanlı İmparatorluğu kimi zaman 1856 Paris Kongresi nde olduğu gibi Avrupalı büyük güçlerin himayesine girmiş kimi zaman da bir an önce parçalanıp paylaşılması gereken bir ülke olarak görülmüştür Osmanlı İmparatorluğu nun geniş toprakları üzerinde çıkarları bulunan üç büyük devlet Rusya İngiltere ve Fransa imparatorluktaki Hıristiyan toplulukları kışkırtmak suretiyle Osmanlı İmparatorluğu nun paylaşılma zeminini hazırlamışlardır Bu devletlerden Rusya Padişah 3 Ahmed in çağdaşı olan Çar 1 Petro dan 1672 1725 itibaren Balkanlara yakın ilgi duymuş bu bölgeleri kendine bağlamak için her fırsatı değerlendirmiştir İngiltere ise 1878 Berlin Antlaşması ndan sonra tüm 19 yüzyıl boyunca uyguladığı Osmanlı İmparatorluğu nun toprak bütünlüğünü koruma politikasından vazgeçerek önce Ermenileri daha sonra da Kürtleri ve Arapları ayrılıkçı fikirlerle ayaklandırmaya çalışmıştır Fransa nın da Mısır ve Suriye üzerindeki emelleri malumdur Büyük devletlerin bu emellerine 19 yüzyıl boyunca direnen Osmanlı İmparatorluğu Balkan Savaşları ndan 1912 1913 yenik çıkmasından sonra yüzlerce yıldır Türk toprağı olan Balkanları kaybederek dağılma sürecine iyiden iyiye girecektir Paris Üniversitesi öğretim üyelerinden Paul Hourie tarafından Balkan Savaşları nın hemen ardından kaleme alınan ve Tüccarzade İbrahim Hilmi tarafından Osmanlı Türkçesine çevrilen elinizdeki bu eser Osmanlı İmparatorluğu nun Şark Meselesi kapsamında adım adım nasıl parçalanmaya doğru gittiğini ele alan orijinal bir kaynak niteliğindedir

Dorlion Yayınları
çev. Salim Uzun
Bu eser Bozkurt isimli eseriyle tanınan aynı zamanda bir asker olan Armstrong tarafından kaleme alınmıştır H C Armstrong asker sıfatıyla öncesinde esir düşerek sonrasında da ataşe militer olarak görevlendirilerek Türkiye de birçok şehri dolaşmıştır İstanbul da da uzun süre bulunan yazar Osmanlı İmparatorluğu nun son dönemlerine ve bu koca imparatorluğun yıkılışa sürüklenişine şahit olmuştur Bir enkaz devralan Türk milletinin ne pahasına olursa olsun yedi düvele direnerek hayatta kaldıklarını yakından görmüştür Eser Birinci Dünya Savaşı nın tam ortasında meydana gelen hadiseleri ve bütün dünyanın bu hadiselerden nasıl etkilendiğini gözler önüne seriyor Dünyayı kasıp kavuran bir savaşın bütün dengeleri altüst ettiğini ülkelerin ve milletlerin var olmak için verdiği mücadeleyi bunun yanında siyasi çıkarlar uğruna ülkelerinin başında bulunanların neler yapabileceğini içiniz acıyarak okuyacaksınız Kısacası bir İngilizin gözünden dünyaya ve kendi ülkenizin geçmişine bakacaksınız

Yeni Boyut
Hasta Adam haline getirilen IMF adındaki modern Düyûnu Umumiye idaresince eli kolu bağlanan ve nihayet Kuzey Irak ta askerinin başına çuval geçirilen Türkiye Sevr şartlarına uymaya çağrılıyor Çuval Olayı göstermiştir ki Türkiye resmen ilan edilmemiş bir Haçlı savaşının tarafı ve mağlubu konumundadır Haçlı savaşının tarafı ve mağlubu olmanın yüklediği tarihsel hamleyi yapmak yerine kafamıza çuval geçirenleri memnun etmek için durmadan takla atıp ABD yi memnun etmeye çalışanlardan bu ülke adına hüsrandan başka bir şey çıkacağı kanısında değilim